Mert Aslan
Ulubatlı Souness
- 31 Mart 2012
- 31.168
- 6.379
- 1.633
Söver cünkü taraftar halden anlamaz. Nagatomo o sakatligi sonrasi nekadar geriye gitti, adeta futbolu unuttu. Lato´da o sezon 3-4 ameliyat olmustu, ve sakat sakat cikti sahaya oynadi. Hayatinin firsati kacti adamin orada.
Ndiaye gidince Terim zaten fernando ve donk ikilisi ile büyük maclar icin sifir riskli bir tandem olusturmustu orada. Ama keyifli degildi elbette.
Kastin muhtemelen daha cok 18/19 sezonu. Kadro orada erozyana ugradi. Tolga zaten anca 10 haftalik topcu. Garry´de gidince arabistana zaten takim da iyicene tempo/mücadele gücü kaybetti. Gomis´de az bile yapsa, yeri geldiginde fil gibi daliyordu presde. Kadrounun bu sekilde degismesi Ndiaye´yi biraz geri plana itti, ki premierligi macerasi sonrasi bir ivme kaybetti. Muhtemelen yasi da 5 yil aksiyor. Bir adamin öyle intensif kosmasi biraz unthankful bir durum. Hele ki diger takim arkadaslari fazla kosmuyorsa, bu sefer Ndiaye pozisyonunu bosaltti olur, o pozisyonlari verschieben ederek doldurmak icin 11 kisi cikiyorsun sahaya.
Bence Ndiaye gayet kurnazda oyuncu, tabi 900 ps ile oynayan adamdan, sen tosbaga gibi top oynayan adamin soguk kanligini bekleyemezsin. Ama gecen sezon etebo yerine alsaydik sampiyon olurduk.
Benim için iyi futbol değil iyi sonuç da değil, doğru futbol önemli. Doğru futbol oynarsan zaten hem iyi futbol oynamış olursun hem de iyi sonuçlar alırsın. Keyif vermeli vermemeli işin o kısmı biraz taraftarların keyfine kalmış. Çünkü bazıları iyi futbol izlemek, gözüme hitap etsin ister bazıları da şampiyonluk ister. Ama genel olarak amaç şampiyonluktur.
Tudor'un ilk 8 haftada oynattığı futbol doğru futboldu. Neden? Anadolu takımları topa daha az sahip olan ancak fizik mücadelesi yüksek olarak büyük takımlara bu şekilde cevap veren takımlardır. Biz onların bu özelliklerini de devre dışı bırakarak resmen rakipleri kullanamaz ve çaresiz durumda bırakıyorduk. Ancak her rakip böyle olmuyordu. Onların da bize karşı planları vardı mesela Başakşehir maçı.
Ndiaye bana kalırsa balon bir oyuncu. Tek sezonluk wonderkid. Kariyeri boyunca toplasan 2 sezon adam gibi oynamamıştır. Ciğersiz olduğu kadar büyük defoları olan bir oyuncu da. Bir Kante değil nihayetinde. Şimdi ben bazen 17-18 sezonundaki ilk devre maçlarını izlerim canım sıkıldığında. Mücadele gücü yüksek, durmadan koşuyor ama rakip biraz teknik ve akıllıysa o kadar etkili olamıyordu. Bu tarz bir oyuncu kesinlikle Galatasaray gibi bir kulübün ilk 11 oyuncusu olamaz. Anadolu takımı değiliz sonuçta.
Tudor'un oynatmak istediği oyunda kendisinin defolarını saklayacak bir yapı da kuramamıştı. Mesela voleybolda manşeti zayıf olan hücumcu oyuncuyu saklarsın rakip oyuncu servisi bilerek ona atar top ona gelmesin diye alanı daha etkili bölersin ki top ona gelmesin. Aynı şekilde Ndiaye'nin defolarını o zaman kapatamadığımız için delik deşik oluyorduk bazı maçlarda.