Formsuz olduğunda neden kariyerinde bir üst basamağı atlayıp en üst düzey takımlarda oynayamadığını daha iyi anlıyoruz. Ayakları çok kötü değil, müthiş olmak zorunda da değil ama biraz formu düşünce her maç bir tane saçma gol yeme potansiyeli var. Büyük takım kalecisi formsuz da olsa her maçta 1 gol yemez ama ben Muslera'nın zirve performansını düşündüğüm için büyük takım kalecisi dediğimde takım olarak da Real Madrid-United'ı filan kastediyorum. Biz o kadar büyük takım değiliz, belli ki Muslera da De Gea-Navas kadar en büyük takımların ayarında kaleci değil. Gelgelelim bizim seviyemiz, Avrupa'nın 2. sınıf takımları için Muslera ciddi anlamda iyi kalecidir. Zaten saha dışında bu kadar sorunsuz olup bir de sezon içinde her maçını en büyük form ve konsantrasyonla oynayan kaleciyi de buralarda tutamazsın. Bugün Muslera'yı eleştirdiğimiz pek çok nokta esasında tavanı bu kadar yüksek kalecinin, kariyer çıkışını da Serie A'da yapmasına rağmen bir türlü en üst seviyede takımlarının radarına girememesinin sebebidir. Ama dediğim gibi bizim seviyemizdeki takımlar için Muslera muazzam bir kalecidir.
Aldığı para tartışılabilir ama Selçuk'un ciddi sakatlık yaşamadığı kariyerinde 33 yaşında kafaca bitirdiği sporda kazandığı paraları düşününce 7 yıldır bu kulübü tek kaleci olarak taşıyan, bir kez Galatasaray'ı yarı yolda bırakacak sakatlık veya disiplinsizlik yaşamayan, takımın en kötü dönemlerinde bile formayı yere fırlatan ''Galatasaray'ın evlatları'' veya altyapı antrenörü vatandaşını takımda rahatlamak için başa getirmeye çalışan lobicilerden olmadığı için bile bu adam büyük saygıyı hak ediyor. Resmen geldiğinden beri adamı 1 iş günü dinlendirmeyip her maçta alternatifsiz kaleye koyduk abi, arada formsuz-yorgun-moralsiz olmaya da hakkı olsun.