Çağatay Vatansever
Tecrübeli Üye
- 18 Haziran 2009
- 6.081
- 0
- 1.331
Cevap: #17 Emre Çolak
gerçekten xavi-iniesta karışımı bir çocuk bu.
rijkaard'ın gözüne girmiştir diye düşünüyorum, yapması gereken herşeyi yapmaya çalıştı ve bence başarılı da oldu.
oyunun yönünü birden değştirebiliyor, tek pas oynamaya çalışıyor, top istiyor, oyunu yönlendiriyor, tempoyu belirliyor, pas yüzdesi gayet başarılı.
fiziki bir eksikliği var ama düzeltilemeyecek birşey değil, arda'nın boleslav maçındaki fiziğini hatırlaynın bir de şimdikini.
rıdvan dilmen rijkaard'ın gelişinden sonra bir programda 4-3-3'ü uygularken galatasaray ile barça arasında ortaya çıkabilecek bir farkı şöyle yorumluyordu;
"messi'nin başında hiç adam gördünüz mü? sürekli boşta oluyor çünkü barcelona'da topu henry iniesta'ya veriyor o da tek bir uzun pasla messi'ye gönderiyor. 2 saniyede oyunun yönü değişiyor, rakip takım defansta dengesiz yakalanıyor. galatasaray'da bu işi yapabilcek bir futbolcu yok. top arda'dan kewell'a geçene kadar önce ayhan'a sonra topal'a ve barış'a uğradıktan sonra gider oraya ve bu da arada 5-6 saniyelik bir fark demek."
cümleler tam olarak böyle olmasa da anafikir böyleydi. şimdi ben diyorum ki bu görevi üstlenebiliecek kişi emre'dir.
casablanca maçında kendine güveni de gelince böyle uzun topları denedi ve başarılı da oldu.
acele etmemek lazım ama emre'yi artık yavaş yavaş bu takıma monte etmeli rijkaard.
gerçekten xavi-iniesta karışımı bir çocuk bu.
rijkaard'ın gözüne girmiştir diye düşünüyorum, yapması gereken herşeyi yapmaya çalıştı ve bence başarılı da oldu.
oyunun yönünü birden değştirebiliyor, tek pas oynamaya çalışıyor, top istiyor, oyunu yönlendiriyor, tempoyu belirliyor, pas yüzdesi gayet başarılı.
fiziki bir eksikliği var ama düzeltilemeyecek birşey değil, arda'nın boleslav maçındaki fiziğini hatırlaynın bir de şimdikini.
rıdvan dilmen rijkaard'ın gelişinden sonra bir programda 4-3-3'ü uygularken galatasaray ile barça arasında ortaya çıkabilecek bir farkı şöyle yorumluyordu;
"messi'nin başında hiç adam gördünüz mü? sürekli boşta oluyor çünkü barcelona'da topu henry iniesta'ya veriyor o da tek bir uzun pasla messi'ye gönderiyor. 2 saniyede oyunun yönü değişiyor, rakip takım defansta dengesiz yakalanıyor. galatasaray'da bu işi yapabilcek bir futbolcu yok. top arda'dan kewell'a geçene kadar önce ayhan'a sonra topal'a ve barış'a uğradıktan sonra gider oraya ve bu da arada 5-6 saniyelik bir fark demek."
cümleler tam olarak böyle olmasa da anafikir böyleydi. şimdi ben diyorum ki bu görevi üstlenebiliecek kişi emre'dir.
casablanca maçında kendine güveni de gelince böyle uzun topları denedi ve başarılı da oldu.
acele etmemek lazım ama emre'yi artık yavaş yavaş bu takıma monte etmeli rijkaard.