#6 Tobias Linderoth | Ice-Man

Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Zaten bazılarının mantığına göre Baros ve Kewella en ufak bir eleştiri olunca ve Lincolne en ufak bir övgü olunca o kişi hain oluyor

Kimse kızmasın Ben gördüğümü söylüyorum
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Bizim taraftar iki yılda 58 maç oynayan 28 asist yapıp 16 gol atan, 2008-2009 sezonunu asist kralı olarak tamamlayan, her maç farklı bir resital sunan, Galatasaray'ın marka değerini yükselten(sponsorlarla anlaşmalarda daha yüksek meblağlar kazanmamıza vesile olan, store satışlarını patlatan) Cassio Lincoln için "hiçbirşey yapmadan paramızı yedi", "takımı soydu" gibi saçma, sapan ve haince ifadeler kullanırken Tobias Linderoth adlı 2 buçuk yıldır oynadığı maç sayısı 15 olan, Floryada kendi başına düz koşu yapmaktan başka hiçbir aktivitesi bulunmayan, takıma hiçbir katkısı bulunmayan vatandaşa "ooo Linde baba, dön artık Linderoth sana çok ihtiyacımız var, vayy buz adamım benim, mavi gözlü devim, sarı saçlı civcivim, önliberoların önliberosu" gibi aşırı sevgi bildiren, saçmalık ve sapanlık silsilesi olan ifadeler kullanılmasını gaflet ve dalalet içinde izlemekteyim. 2 buçuk yıldır aldığı para 5-6 m €yu bulmuştur, ayrıca bize gelirken aldığı hava parası var tabii ki, o da en az 2-3 m € toplamda 7-8 m € ama geri dönüşümü olmayan para, direkt Galatasaray'ın kasasından çöpe giden para. Bu paranın karşılığını ne sahadaki oyunuyla ne forma satışlarıyla ne de manevi yönüyle Galatasaray'a vermemiştir Linderoth.





Linderotha gösterilen bu müsahama Lincolne yapılanlarla kıyasladığımızda ne kadar etik tartışılır.









Sevgiler.

Yahu yine döktürmüssün, imzami atmazsam ayip olur.

+1905
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Yahu hepsini geçtim yönetim sözleşmesini fesh edip gönderemiyor mu bu adamı ? Niye tutuyorlar takımda ? Demek ki bizden daha iyi bildikleri şeyler var. Ayrıca ücretini düşürmediğini nerden biliyorsunuz ? Lincoln damarlarına işlemiş herkesin, bir yeri kapatsan diğer taraftan kopuyor. İkisi arasındaki en büyük fark karakter ve işlerine olan saygılarıdır. Biri soğuk diye deplasmana gitmez, diğeri iyileşmek için Florya'dan çıkmaz.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Ne yazsak provakasyon diyorsunuz, şaşkınlıkla izlemekteyim sizi. Gözlemlerimi söyledim, provake edici herhangi bir unsur göremedim mesajımda. "Lincoln" kelimesini kullanmak sizin için provakasyon unsuru ise yapabileceğim birşey yok, neticede Galatasaray'ın eski futbolcusu.







Sevgiler.



bu forumda lincolnü barışı översen senden kötüsü olmaz.hatta biraz daha yazarsan içlerinden sana ana varat küfür edenler olabilir.5 alan lincoln 3 alan linderoth.birisi asistleri golleri hareketleri zevkli futbolu ortada.diğeri 3 yıldır sadece adı var.ama linderoth namuslu diğeri namussuz:boohoo:
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Yahu hepsini geçtim yönetim sözleşmesini fesh edip gönderemiyor mu bu adamı ? Niye tutuyorlar takımda ? Demek ki bizden daha iyi bildikleri şeyler var. Ayrıca ücretini düşürmediğini nerden biliyorsunuz ? Lincoln damarlarına işlemiş herkesin, bir yeri kapatsan diğer taraftan kopuyor. İkisi arasındaki en büyük fark karakter ve işlerine olan saygılarıdır. Biri soğuk diye deplasmana gitmez, diğeri iyileşmek için Florya'dan çıkmaz.







Eeee sonuç?



Bilançomuzu çıkaralım;



Lincoln







2 sezon

58 maç

28 asist

16 gol

Patlayan forma ve store satışları

Artan sponsorluk gelirleri

Güzel futbol ve hayranlıkla izleyen gözler

Estetik

Teknik

No-look

artan seyirci ortalaması

"Lincooooln Lincoooln"







Linderoth







2 buçuk sezon

15 maç

1 gol

Sakatlık

sakatlık

Sakatlık

kalça büyümesi

Sakatlık

adele çekmesi

Sakatlık

sarı saçlar

Mavi gözler

ice man









Evet bu bilançoya bakıyoruz, Lincoln çok daha faydalı olmuş. 14 m €nun 5-6m €su sponsorluk, biletler ve store satışlarıyla zaten kapandı. Diğer yarısını da oynadığı güzel oyun, stada çektiği taraftarlar, no-look paslar ve attığı-attırdığı gollere sayıyorum. Linderothun 8m €su nasıl kapandı onu da sen açıkla.





Ama gelgelelim Muhammet Gülhan arkadaşımız bu bilançoya bakarak Linderoth; namuslu, işine sadık, faydalı. Lincoln; namussuz, karaktersiz, deplasmana gitmez!!!(iki yılda 58 Türkiye kupasını da katarsak 67 maç oynamış Lincoln nasıl deplasmana gitmemiş bir açıkla.) Linderotha gelince o sakat ondan oynamıyor, Lincolne gelince sakatlık numarası yapıyor!! Linderothun sakat numarası yapmadığına veya Lincolnün sakat numarası yaptığına nasıl emin olabiliyorsun? İşte çifte standartın kanıtı. Tam da benim anlattığım olaya canlı örnek olman güzel oldu, sıcağı sıcağına örneğimizi de göstermiş olduk.









NOT: Linderothun iyileşmek için Floryadan çıkmadığını söylemişsin(2 buçuk yıldır çıkmıyor zaten) ama bunun Galatasaray Spor Klübüne hiçbir faydası yok maalesef. Floryadan haftada bir çıkıp Ali Sami Yende-deplasmanda ilk onbirdeki yerini alsa çok daha makbule geçerdi.







Sevgiler.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Linderoth araciligiyla Lincoln'e de ok attiniz ya, helal olsun size. Linderoth'un iyi niyetinden suphem yok adamcagiz sakatliktan kurtulamadi bir turlu, ama kalkip Lincoln'e saydirirsaniz karsinizda beni bulursunuz. Butun bunlar medya ve yonetim yonlendirmeleri, kendinize ait hicbir fikriniz, cikariminiz yok. Cok kolay yonlendiriliyorsunuz.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Valla Muhammet kusura bakma da Florya'dan çıkmıyorda Ali Sami Yen'e de hiç girmiyor. Var mı böyle bir dünya?

Yunus doğru söylemiş. Lincoln'e Linderoth'tan daha çok saygı duyulmalı. En azından takıma birşeyler vererek ihanet etti. Tobi ise hiçbirşey vermeden etti ve hala ediyor.



Bir adamın futbol hayatı bittiyse bitmiştir. Ama o parasını alıyor diye yatıyor.



Lincoln'den bu yönden hiçbir farkları yok.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Bu konu yeri değil ama bir yorum yapmak istiyorum

Lincoln konusunda medya sizi çok gaza getirdi Öyle bir gaz ki bu Telegol gibi salak bir programın bile Lincoln Floryadan evine birşeyler götürüyor haberine inandınız en sonunda





Lincolnun hataları elbette olmuştur Ama önemli olan ders çıkarmak ki Lincoln son açıklamalarından sonra ders çıkardığı açıkça görülüyor

Yıldızlar sorunludur Önemli olan onları yönetmektir



Ben Lincolne bir şans daha verilmesi taraftarıyım . Umarım Yönetim ve Rijkaard bunu düşünür

Ha bu şansıda değerlendiremesse o zaman güle güle
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Bu konu yei değil ama bir yorum yapmak istiyorum

Lincoln konusunda medya sizi çok gaza getirdi Öyle bir gaz ki bu Telegol gibi salak bir programın bile Lincoln Floryadanevine birşeyler götürüyor haberine inandınız en sonunda





Lincolnun hataları elbette olmuştur Ama önemli olan ders çıkarmak ki Licoln son açıklamalarından sonra ders çıkardığı açıkça görülüyor



Bne Lincolne bir şans daha veirlmesi taraftarıyım . Umarım Yönetim ve Rijkaard bunu düşünür

Ha bu şansıda değerlendiremesse o zaman güle güle



^ ahanda budur. :tiphat:
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Yunus'cum bu kadar uzun yazmasaydın ya, herkes ait olduğu yerde. :tiphat:
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Yazarım Yunus'cum, yazarım da, herkesin görüşüne saygım vardır. Kendi görüşümü kabul ettirmek zorunda değilim kimseye. Geldiği günden beri müthiş işlere imza atan yönetimimizin 2 yıldır verimli olamayan Linderoth'u rahatlıkla gönderebileceği yerine takımda tutması benim gibi keşke senide düşündürebilse.



Sevgiyle kal.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Yazarım Yunus'cum, yazarım da, herkesin görüşüne saygım vardır. Kendi görüşümü kabul ettirmek zorunda değilim kimseye. Geldiği günden beri müthiş işlere imza atan yönetimimizin 2 yıldır verimli olamayan Linderoth'u rahatlıkla gönderebileceği yerine takımda tutması benim gibi keşke senide düşündürebilse.



Sevgiyle kal.



Hocam ben sana olayı şu şekilde bir örnekle anlatayım istersen



Sen koyu bir Barca taraftarısın Ronaldinho çok disiplinsiz ve çoğu zaman takımın huzurunu kaçıran bir futbolcuydu

Ama Roni Barcaya bir ayak bassın taraftarlar nasıl coşar



Neden ?



Taraftara keyif verdi



Yaptığı gol ve asistlerle takımına birçok puan kazandırdı



Messi gibi bir futbolcunun yetişmesini sağladı Messi kendi açık açık söyledi Ronaldinhodan çok şey öğrendim diye



Misyonunu tamamladı ve gitti sorunluydu ama onu idare etmeyi bildiler

Lincolnude o şekilde düşün Ama sorun Onu idare edemediler
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Bak Okan, konu başka yerlere kayıyor ama bu konuda son mesajımı yazıcam. Kendin bahsediyorsun Roni'den. Şimdi disiplinsiz tavırları yüzünden Milan'da ne hale geldi görüyorsun dimi ? İyi futbolcular iyi işler başarırlar, ama işlerine saygısı olmazsa bir yere kadar. Bundan 4-5 sene dünyanın en iyi futbolcularından biriydi kendisi, doğru. Ama göbeği çatladı, koşamıyor artık. Kendine bakmıyor. Buda işine ne kadar saygısı olduğunu gösterir.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Lincoln antrenmanlara gelmeyerek, Sivas deplasmanlarına sakatım bahanesiyle çıkmayarak kendisinden nefret ettirmiştir..



Görüşüm budur.Lincoln hakkındaki ilk ve son mesajımı yazdım..
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Yazarım Yunus'cum, yazarım da, herkesin görüşüne saygım vardır. Kendi görüşümü kabul ettirmek zorunda değilim kimseye. Geldiği günden beri müthiş işlere imza atan yönetimimizin 2 yıldır verimli olamayan Linderoth'u rahatlıkla gönderebileceği yerine takımda tutması benim gibi keşke senide düşündürebilse.



Sevgiyle kal.







Sen yaz, saygı duyarız merak etme. Yazmadığın mesajın yazmadığın paragrafının yazmadığın cümlesinin yazmadığın kelimesine nasıl saygı duymamı bekliyorsun?





Kendi görüşünü kabul ettirmeye çalışmak ile kendi görüşü çerçevesinde alıntılara cevap vermek arasındaki ince çizgiyi(aslında gayet kalın bir çizgi ya neyse) fark etmemişsin demekki.





Linderoth hakkında hergün(365 gün) medyada boy boy haberler çıksa, her programda 15-20 dakika Linderoth ve sakatlığı üzerine konuşulsa, Linderothun sakatken Floryada yediği yemekler-içtiği meyve suları mevzu bahis olsa, neden saçlarının sarı-gözlerinin mavi olduğu tartışılsa emin ol yönetim Linderothu çoktan kapının önüne koymuştu. Medyanın tıpkı sizi olduğu gibi yönetimi de etki altında bırakabileceği neden aklına gelmiyor acaba? :)



Yönetimi ilahlaştırman saçmalıktan ibaret, yönetim sanki hata yapmaz, her yaptığı doğru gibi lanse etmişsin. Şaşırtıcı doğrusu.









Sevgiler.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Peki, senimi kıracam. Yazayım hadi. Lincoln'den bahsetmişsin, oynadığı maçlar, deplasmanlar. Bende Linderoth'un geçmişinden söz edeyim.





21 Nisan 1979 Fransa doğumlu. 1.76 boyu var, defansif ön libero. Erkek. İnsan suratına bakınca bir soğukluk hissediyor. Buz adam diyorlar bu yüzden. Profesyonel anlamda futbola başladığı Elfsborg takımında 2 sezonda 57 maça çıkmış. Elfsborg'un bulunduğu ligde 16 takım mücadele ediyor. Buda iki sezonda 30 maç eder. Ama müzmin sakat denen Tobi, 57 maça çıkmış. İstikrar burdan geliyor. Daha sonra sırayla Stabæk, Everton ve Kopenhag takımlarının formasını giymiş. Bu 3 takımda toplam 190 maça çıkmış. Boru değil, 190 maç, üstelik Elfsborg'u saymıyorum. 2007 yılında Galatasaray'ı transferi gerçekleşti. Aynı yıl takıma dahil olan Lincoln'den vecih, Linderoth'un gelmesine daha çok sevindim öznel olarak. Çünkü tanıdığım bir oyuncuydu ve araştırmalarımı boşa çıkartmadı. İsveç gibi üst düzey uluslararası bir takımın kaptanlığını yaptı, belki sakatlık yaşamasa tekrar çağırılacak ve yine kaptan olacak. Burdan liderlik özelliği olduğunuda varyasayabiliriz. Onun dışında oyunu iyi okuması ve atakları olgunlaştırması, oyunu iki yönlü oynaması ne kadar önemli bir futbolcu olduğunu gösterir. Kariyerine baktığınız zamanda ne kadar istikrarlı olduğunu görebilirsiniz.





İlk geldiği sene Feldkamp ile birlikte çok az resmi maç oynayabildi. Çünkü şansızdı Tobi. Şuan vücudunda hiç bir izin bulanmadığı o sakatlığın adı kemik büyümesiydi. Milyonda bir futbolcuda görülebilecek bir sakatlık. Bir sonraki sezon Florya'nın havasından mıdır suyundan mıdır yine bir türlü çıkamadı sakatlıktan. Bunda sağlık ekibinin ve Skibbe'nin büyük payı olduğunu düşünüyorum. Çünkü takım idman yapmıyordu ve güçsüzdü, sezonun genelinde sakat oyuncusu sayısı 3-4'ten aşağı düşmüyordu. Linderoth'ta bunlardan nasibini almıştı.





Bu sezona gelelim, takım Frank Rijkaard'ın ellerindeydi. Tobi eski sakatlığından kurtulmuşi, yepyeni beyaz bir sayfa açacaktıki, bu seferde menüsküse yakalandı. Bu sakatlığın eskisiyle hiç bir alakası yoktu. Ameliyat oldu ve döndü. Şuan kendisi takımla birlikte çalışmakta. Güçlenmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var. Oynadığında ise bu takımın kilit adamlarında biri olacak.





Lincoln, Galatasaray'da 2 sezonda 41 maça çıkmış. 16 gol kaydetmiş. Kariyerine baktığında ise, Schalke formasıyla 3 sezonda 88 maça çıkmış. Yani Galatasaray'da bunun 4-2'sini bile başaramamış. İlk sezon Feldkamp ile çalıştı. Bilirsin, Almanlar ve disiplinli huyları. Kalli öyle bir adamdı işte. İlk sezon sadece 6 gol kaydedebildi. İstikrar yoktu, sürekli sakatlandı. İkinci sezon yine bir Alman, Micheal Skibbe. Ancak bu öyle böyle Alman değildi, yumuşak, nazik ve beyefendiydi. Lincoln ile DNA'ları tuttu, Skibbe Galatasaray takımını Lincoln yaptı. Yani Lincoln = Galatasaray oldu. Lincoln olmayınca Galatasaray koca bir 0'dı. Takım onun üzerine kurulmuştu. İlk yarıyı Lincoln'ün müthiş performansına rağmen 3. bitirdi Galatasaray. İkinci yarı ise koca bir handikaplarla başladı. Lincoln deplasmandaki Sivas maçına sakat bahanesiyle gitmedi. Tabi hocasıda Skibbe, kibar adam, bişey demedi. Sonra ortalardan kayboldu. Galatasaray hezimetler yaşadı, Kocaeli, Eskişehir vs. Skibbe kovuldu. Bülent Korkmaz geldi. Onunda bir manifestosu vardı; Disiplin. Yorumculuk hayatında Lincoln'den bahsediyordu, disiplinsiz bir oyuncu diyordu. Başka bir hoca yedek bırakınca kimse birşey demiyor, ama ben kulübeye gönderince Bülent Hoca niye böyle yaptı diyorlardı. Yine DNA'sı tutmadı Lincoln'ün, sezon bitmeden bir hafta önce yönetimden "Teyzemin dedesi hastalandı, babamın oğlu kaza geçirdi, kuzenimin ateşi çıktı" bahaneleriyle 20 bavulla ülkesine döndü. 2 sene boyunca tribünlerde gırtlak patlatan taraftarın elinde ise artık bir Lincoln yoktu. Kötü oynasada "Lincooooln Lincoooln" diye bağıramıyordu. Sinirlerini Sabri'den, Ayhan'dan, Skibbe'den Bülent Korkmaz'dan çıkarıyorlardı. Böylelikle Galatasaray tarihinin en sorunlu adamı oldu Lincoln, taraftarda yarattığı profil düşüncesi ise, Tanrı'nın onu olması gereken yere göndermesiydi, ya da Galatasaray taraftarının sözde (!) kalbinde olmasıydı.





Bir Galatasaray efsanesi; Gündüz Kılıç 1962-63 sezonu açılışında bütün takımı toplamış ve onlara bildiği, bilebildiği Galatasaraylılık’ı anlatmıştı. Hem takıma yeni katılanlara konuşmak istemişti Gündüz Kılıç, hem de eskilere başka bir Galatasaray vizyonu çizmek. Baba Gündüz’ün bu sözleri de unutulmaz replikler arasındadır Galatasaraylılık konusunda:





“Bilirsiniz ki her insanın ayrı bir huyu, ayrı bir karakteri olduğu gibi, her futbol takımının da kendine has bir karakteri vardır.Biz sizlere burada Galatasarayımız’ın huyunu suyunu açıkça ve iyice anlatabilirsek, onu adamakıllı tanıyıp, inşallah senelerce dost geçinirsiniz. Galatasaray bir his takımıdır. Renklerine aşık birbirlerine seven futbolcuların takımıdır. Galatasaray feragat (vazgeçiş) ve fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. Galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. Kısacası Galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır.”



Ne güzel söylemişsin Gündüz baba.
 
Cevap: #6 Tobias Jan Hakan Linderoth



Ne güzel ve seviyeli bir tartışma (daha doğrusu bilgi paylaşımı) olmuş bu konuda.



Okurken zevk aldım. Her ikinizin de ellerine sağlık.
 
Geri
Üst Alt