Evet arkadaşlar, bu konuda biraz fikrinizi almak istiyorum. Detaylar uzun ama kısaca özetlemeye çalışacağım.
Yurt dışında yaşıyorum. Master derecesine sahip, 15 yılı aşkın tecrübeli bir yazılım geliştiricisiyim. Yaklaşık 8 yıldır aynı özel şirkette çalışıyorum.
Sekiz yıl önce telefonum çaldı. Arayan kişi, maalesef geçen yıl kaybettiğimiz şirketin ortak kurucularından biriydi. Bana bir iş teklif etti. Görüşmeye gittim ve teklifi kabul ettim.
O dönem şirket yıllık yaklaşık £500 bin ciro yapan, küçük ama büyümekte olan bir işletmeydi. Kullandıkları sistem ise tam anlamıyla çağ dışıydı.
Şirket hem online hem de mağaza üzerinden satış yapıyordu. Satışların %70'ten fazlası internet sitesinden gelmesine rağmen, web sitesindeki tüm siparişler ofiste çalışan personel tarafından tek tek manuel olarak sisteme giriliyordu. Siparişler sisteme işlenirken hesap makinesiyle toplam tutar hesaplanıyordu. Alışveriş merkezlerinden gelen siparişlerin faturaları ise WhatsApp üzerinden ofise gönderiliyor, onlar da yine tek tek sisteme giriliyordu.
Tahmin edebileceğiniz gibi bu sistemin ölçeklenebilmesi mümkün değildi. Sipariş sayısı arttıkça tek çözüm daha fazla personel işe almaktı.
Ben şirkete Yazılım Geliştirme Departmanı'nın başı olarak girdim. Ortaklardan sonra gelebilecek en üst pozisyonlardan birindeydim. Yeni yılın başlamasına sadece dört ay vardı ve bu süre içerisinde tüm bu manuel süreçleri ortadan kaldıracak tamamen yeni bir ERP sistemi geliştirmem gerekiyordu.
Gece gündüz çalıştım ve yeni yıla yeni sistemle girmeyi başardık.
Shopify üzerinden gelen siparişler artık otomatik olarak ERP sistemine düşüyor, müşteri hizmetleri siparişleri anında görebiliyor ve gerekli değişiklikleri yapabiliyordu. Alışveriş merkezlerindeki satış danışmanları siparişleri iPad üzerinden alıyor, bu siparişler de otomatik olarak sisteme aktarılıyordu.
Artık ister günde 100 sipariş gelsin ister 1.000, aynı ekiple bu yükü rahatlıkla yönetilebiliyordu.
Bu şirket için adeta bir devrimdi.
Zamanla şirket içinde herkesin saygısını kazandım. Maaşım arttı ve çalışmaya devam ettim. Bununla da kalmadım; ertesi güne sipariş verme, teslimat günü seçme, depoya henüz ulaşmamış ürünlerin ön siparişle satılması gibi birçok sistemi de geliştirip devreye aldım. Bunlar şirketin büyümesine ciddi katkı sağladı.
Bugün o şirket yıllık £500 bin ciro yapan küçük bir işletme olmaktan çıkıp aylık yaklaşık £3 milyon ciro yapan bir firmaya dönüştü. Bu büyümenin temelinde yıllar boyunca geliştirdiğim altyapı ve sistemler var.
Yaptığım iş sadece yazılım geliştirmek de değildi. Sunucu altyapılarının kurulması, Amazon AWS servislerinin entegrasyonu, sistem mimarisi, güvenlik, otomasyon... Kısacası tam anlamıyla full-stack ve altyapı tarafında da şirketin tüm teknolojik yükünü üstlendim.
Beni işe alan ortakla aramız çok iyiydi. İş hayatında da özel hayatımda da ne zaman bir sıkıntım olsa hep yanımda olurdu. Maalesef kendisini geçen yıl, henüz 35 yaşındayken amansız bir hastalık nedeniyle kaybettik. Hâlâ büyük üzüntüsünü yaşıyorum.
Onun vefatından sonra işler tamamen değişti.
Diğer ortak, ofis tarafını yönetmeye başladı ve peş peşe yeni yöneticiler işe aldı. Bir anda benim üstümde beş farklı yönetici oluştu. Bugün hesap verdiğim insanların hiçbiri teknik anlamda kendi şifresini bile sıfırlayabilecek seviyede değil.
Sekiz yılın sonunda, şirketi büyüten ekibin bir parçası olmama rağmen kendimi sıradan bir çalışan konumunda buldum.
Yeni gelen yöneticiler kendi ekiplerini kurmaya başladılar. Şirketi bugünlere getiren eski çalışanlar ise birer birer ayrıldı. Yaklaşık 60 kişilik şirkette eski kadrodan sadece 8 kişi kaldı ve onların da neredeyse tamamı mutsuz.
Son dönemde alınan kararlar da durumu daha da kötüleştirdi.
Sekiz yıldır sorunsuz devam eden hibrit çalışma düzeni hiçbir mantıklı gerekçe gösterilmeden değiştirildi. Ofiste ciddi otopark problemi olmasına rağmen herkesi aynı gün ofise çağırma kararı alındı.
İki ay önce baba oldum. Çocuğumu aile hekimine kaydettirebilmek için sadece yarım saat erken çıkmak istediğimi söyledim. Talebim reddedildi.
O an benim için her şey bitmişti.
Dün ise yazılım ekibi olarak yeni bir haber aldık. Sekiz yıldır kullandığımız odamızdan çıkarılıp, sürekli insanların girip çıktığı, gürültülü açık ofis alanına taşınacağımız söylendi. Bizim kullandığımız oda ise yine yeni işe alınan kişilere verilecekmiş.
Yazılım geliştiren insanların dikkat gerektiren bir iş yaptığını düşünürsek, bu kararın ne kadar mantıklı olduğunu siz değerlendirin.
Şimdi size sormak istiyorum.
Siz benim yerimde olsaydınız ne yapardınız?
Ben artık yeni iş aramaya başladım. Uygun bir fırsat bulduğum anda ayrılmayı düşünüyorum. Ben gittikten sonra geliştirdiğim sistemleri yönetmekte bir süre ciddi zorluk yaşayacaklarını tahmin ediyorum ama artık bunun sorumluluğunu hissetmiyorum.
Diğer yanım ise "Hiç bekleme, bugün çık git." diyor.
Sonuçta iş bulunur. Allah büyük.