Sırf bu tartışmalar bitsin diye bile göndeirlmesine razıyım Elano'nun. Her girdiğimde hep aynı tartışmalar, aynı savunmalar, aynı suçlamalar... Elano'yu amatör topçu yapanlar da, abarta abarta göklere çıkaranlar da artık bir ortak noktada buluşamayacaklarını anlasınlar. Elano kötü oyuncu mudur, hayır. Galatasaray'da kötü oynuyor mu, evet. Seneye daha iyi oynayabilir mi, evet. Peki yine oynayamayabilir mi, o da evet. Bu tartışmalar bir yere varmaz çünkü tartışmalar sadece karşıdakini küçük düşürmeye yönelik oluyor. Kimsenin fikir alışverişinde bulunmaya niyeti yok, çünkü kimse kendisinden taviz vermek istemiyor.
Elano transfer edildiğinde çok sevinmiştim, inanamamıştım. Artık bizde mi tutmadı, ben mi yeterince tanımıyor muşum, isme mi aldanmışım bilmiyorum ama burada en azından benim beklentilerimi karşılayamadığı ortada. Beklentilerim nedir? En genel olarak daha ofansif oynaması. Çünkü bu şekilde oynadığı zaman en azından bu halinden daha verimli olduğunu gördük, nitekim İngiltere'de, Ukrayna'da da daha çok burada gösterdiği performansla öne çıkmış bir isim. Kimse Elano'yu defansif yönü kuvvetli diye almadı ama şu andaki haliyle bu şekilde oynuyor. City'de yaptıklarını bilmesem, yaratıcı bir oyuncu olduğunu bilmesem bu adam bu kadar, vasat bir oyuncu derdim ama o da değil işte.
Elano'nun durumu biraz karışık, seneye bu performansının üstüne çıkabilir ama çıkamayadabilir. İyi bir teklife rağmen Elano'nuyu takımda tutmak demek bu riski almak, yani bir nevi Elano'nun elde patlama riskini almak demektir. Bakın Fenerbahçe'ye, Güiza'yı ilk başarısız sezonunun ardından gelen tekliflere rağmen takımda tuttu, daha iyi olacağına inandı ama aldığı bu risk pahalıya mal oldu. Biz de eğer Elano'yu Dünya Kupasın'dan sonra gelecek tekliflere rağmen takımda tutarsak bu riski alıyoruz demektir.