Futbolcularda, istediği parayı versen, el üstünde tutsan bile ülkemizi ve ligimizi hakir görme, hafife alma durumunu sıklıkla gözlemliyoruz.
Mesela Fernando geldiğinde gayet fit durumdaydı; gitgide hantallaşmış, ikinci sezonun sonunda o halinden eser kalmamış, müdahalelerinde geç kalmaya başlamıştı. 3. sezon hazırlıklarına ise sırım gibi gelip çok kalmadan Sevilla' nın yolunu tutmuştu. Meğer sezon bitmeden Sevilla ile söz kesmiş bile, tatil yapmayıp oraya hazırlanmış; bizde devam edecek olsa kampa çuval gibi katılırdı yine. Sonradan, iki şampiyonluk yaşadığı GS ye gelmesinin kariyeri açısından geri adım atmak olduğunu pişmanlık ifadesi olarak söylemekten çekinmemişti herif. Geçmişten günümüze böyle sayısız örnek hatırlarız; Anelka vs...
İcardi için bu durum geçerli değil diye ummakla birlikte, kendisinin İnter-PSG dönemlerinde de 'rahat' biri olduğu bilinen bir şeyken, GS de tutunabilmek için çok kasmayacağını tahmin etmek zor değildir. Sezonun kalan bölümünde eleştirileri boşa çıkarıp devam etmesini çok isterim, ligin gördüğü en klas santrfor olduğu görüşüm hiç değişmedi. Yeni sözleşme önermek için aceleye gerek yok; fiziksel durumunu düzeltemezse MLS kendisini bekler, kusura bakmayacak artık...