Eğer uygulanan bir politika sonucu senin oy kazancın kaybından fazla ise, o politika uygulanmaya devam edilir..
Yani ;
Politika sonucu oy kazancı > Oy kaybı ------> Politika devam ettirilir (Kamusal Tercih teorisi)
Profesyonel olarak yönetilen Galatasaray'a uyarlayalım bunu :
Burak'ın ilk geldiği sezonda yarattığı etki > Mali külfeti ----> Maaşa zam yapılabilir (Terim dönemi)
Burak'ın ikinci sezon yaratığı etki < Mali külfeti----> Maaşa zam yapılamaz (Mancini ve sonrası Prandelli dönemi)
Ama yapıldı...
Bakın Mancini ile yollar, istediği bütçeyi karşılayamayacağımız için ayrıldı.. Yönetim bütçe belirler,teknik heyete bunu arz eder...Yani "Terim'in de hesap vermesi" olayı işin matematiğine aykırı bir kere.. Ha Terim yolsuzluk yapmışsa eyvallah, kesinlikle hesap verisin; ama parayı yanlış kullandı diye yargılama yapılmalı demek, idari yapıya yeni bir tanımlama getirir.
Burak'ın ilk geldiği sezonda yarattığı etki = Kaybettigi zaman bile zevk veren bir takimdan kazandigi zaman bile zevk vermeyen bir takima donusum.
Dunyanin her yerinde teknik direktorler yapilan transferler icin elestirilirler, hesap sorulur yani. Yonetimler de elestirilir tabii yapilan veya yapilmayan transferler uzerinden. Fakat bir tek bizde gordum herkesin sadece kendi sevmedigi tarafi komisyonculukla suclamasini.
Bence asil problem Aysal ve Terim'in ilk goreve geldikleri gunku "basari, basari, basari" ve "yenildiginde bile zevk veren" sozlerini unutmalariydi. Bizde gecmis veya gelecek yok. Hem basarili, hem de rakibini yenilse bile domine eden bir takim istiyoruz. Terim'in ikinci yilda istedigi oyuncularin da, gecen seneki transfer politikamizin da alakasi yok o ilk secildiklerinde vaat ettikleriyle.