Alex, FB deki ilk sezonunda oluşturduğu algıyı sonradan silemedi; başlangıçta nadir bulunur yeteneğe sahip ama, güçsüz, tombul, tembel bir oyuncu izlenimi vermişti; ufak bir temasta, istese de ayakta kalamıyordu...Baktı ki bu ligde tempo ve kalite düşük olsa da daha çok ayakta kalmak, hareketli olmak ve yere sağlam basmak gerekiyor, o da çok zeki ve iyi bir profesyonel olarak gereğini yaptı, fazla kilolarını attı vs. Hakemlerin lehte çok kolay verdiği fauller esas itibariyle onun suçudur diyemem, her FB oyuncusu için geçerli bir düzen kuruluydu zira. 32-33 yaşında bile maç başı mesafe ortalaması 10 km nin altına düşmüyordu, pas alabilmek için en doğru yerde bulunacak şekilde hareketliydi hep...Bir Antalya maçında skor 1-1, Antalya çılgınca bastırırken korner dönüşünde aldığı topu kendisini direkt indirmeyi deneyen 4-5 rakip oyuncuyu birer ikişer savuşturup vakit kazanarak, tam zamanında iki arkadaşını rakip kaleciyle başbaşa bıraktığı pasın hayal kırıklığını hala unutamam. FB onun döneminde tek tek kaliteli oyunculardan kurulu olsa da Semih, Lugano, Gönül gibi az sayıda oyuncu onun dilinden anlayabiliyordu aslında, kazmalar da vardı. ''Çevre kontrolü'' denince aklıma gelen ilk isimdir, o yönden halen de TR liginin gelmiş en iyisidir nazarımda.
Başlığı açan kişinin ifade ettiği ama burada ısrarla inkar edildiği üzere, Avrupa maçlarındaki istatistiği oldukça başarılıdır, daha ne yapsaydı yani? Ha, Avrupa' da kupa alamadıysa -bizim efsane kadro gibi-Avrupalı rakiplere kıyasla komple takım kimliği oluşturamadıklarından dolayıdır ki Zico döneminde şans biraz yardım etmiş olsaydı da UCL de Sevilla' yı eleyebilselerdi ne diyecektik?
Breziya A MT; 48 maç, 12 gol ki döneminin Brezilyalı 10 numaralarını aklınızdan geçirin hele bir. Daha FB ye gelmeden önce Brezilya' da fenomen payesine ulaşmış bir futbolcudan bahsediyoruz. Transfer haberleri ilk çıktığı dönemde, 'yine hayal peşinde koşuyorlar, bunlar akıllanmaz' demiştim; yaşı yetmeyenler kulaktan dolma laflar ededursun. Parma' da tutunamamış olmasının sebebini bilmiyorum, bazen böyle şeyler olabiliyor; araştıracak kadar da işsiz değilim. Dediğim gibi, Brezilya' da zaten fenomen olduğu için ısrar etmeyip döndüğü anlaşılıyor.
GS-FB maçlarında kimler kimler marke etmeye çalıştı da ne komik durumlara düştüler hatırlayın; 2-0 yenildiğimiz bir maçta ''Sarbi'' nin kendisini tutmak için sergilediği performans(!), sürekli topu aldıktan sonra peşinden koşturması unutulur gibi değildir mesela.
Ha, hiç mi kusuru yoktu? Sprintinin olmaması dışında bir şey görmedim açıkçası. O sprintsiz haliyle bile FB deki ilk kontratı bitecekken Barca ciddi teklifte bulunmuş, yedek kalırım düşüncesiyle ve de -Kezman etkisiyle filan- Fb deki maaşı da o dönem için kallavi olduğu için gitmedi...
Fazlaca övdüğüm için kızanlar olacaktır ama umurumda değil, taraftardan önce futbolseverim zira. Evet çok beğendiğim bir futbolcuydu kendisi. Burada yazılan bazı saçmalıkları görünce, yeni yetmeler ezbere peşlerinden gitmesinler diye motivasyon buldum sanırım...Sonra ''Antu' ya benzemeyelim''...Benziyor ve benzetiyorsunuz işte...