Apple, Çin Hükümetinin Ricası Üzerine Apple Store’dan Kuran Aplikasyonunu Kaldırdı

Renktaş Kuranda bahsedilen okadar ayet var bilim'e dayalı. Denizlerin birbirine karısmamasi mi dersin, havadaki bulutlarin dönmesi mi dersin. Okadar kavimden ornekler sunuluyor binlerce yıl önce vuku bulmuş. Sizin gözünüzde bir 'bedevi' olan biri bunlarin hepsinden haberi olup vahiy diye uyduracak değil ki..

Gercekten saat ta geç pek uzun yazmak istemiyorum. Belli ki katılaşmış dusunceler var. Herkesin doğrusu kendine diyelim..


Son cumlen sebebiyle yazdiklarimi (cevaben) sildim. Belli ki "katilasmis" dusuncelerin temsili bir bakis acisiyla yaziyorsun. Cevap verir gibi yapip sonradan bir kalip icinde cevap vermeni dogru bulmuyorum.
 
Evet hiçbir din gelmemiş olsaydı, insanlar ahlak, doğru yanlış, iyi kötü, suç ceza vs. hepsini kafalarından bu şekilde oturtacaklardı.

Bu kadar saftirik bir varsayım yapabilmek için o cahiliye devri Araplarını mumla aratacak bir cahillik ve Firavunla yarışacak bir kibir lazım.
Anayasanın, kanunun, iyinin kötünün dinden devşirilmesine değil ki aslında inanmayanın itirazı. İnanmayan birine göre o dinleri ve ilgili kitaplarını da insanlar yazdı zaten. Yani, ahlak, iyi kötü veya anayasanın dinle irtibatlandırılması dinin veya tanrının varlığını göstermeye yeterli değil. Haa söylemiş olayım, ben müslümanlığa inanan biriyim.
 
Evet hiçbir din gelmemiş olsaydı, insanlar ahlak, doğru yanlış, iyi kötü, suç ceza vs. hepsini kafalarından bu şekilde oturtacaklardı.

Bu kadar saftirik bir varsayım yapabilmek için o cahiliye devri Araplarını mumla aratacak bir cahillik ve Firavunla yarışa

Çarpıtma. Cahiliye devrinde elbette din gerekliydi.

Evet hiçbir din gelmemiş olsaydı, insanlar ahlak, doğru yanlış, iyi kötü, suç ceza vs. hepsini kafalarından bu şekilde oturtacaklardı.

Bu kadar saftirik bir varsayım yapabilmek için o cahiliye devri Araplarını mumla aratacak bir cahillik ve Firavunla yarışacak bir kibir lazım.
 
Konu aslında din tartışma konusu olmasa da (@Ibrahim Özveren açacağın başlığa doktorcum) konu buraya kadar gelmiş. Bu konuyu tartışmanın bir alemi yok. İsteyen istediğine inanır uzatmayalım.
 
Savunulacak bir tarafı yok. Saygı duymayı bilmeliler.
 
ebu cehil üstadın kemikleri artık sızlamıyor
 
1. O muhteşem evreni geç dünyanın yaşı dört buçuk milyar yıl. İnsanlık ise sadece ikiyüz bin yıl civarı. Sonuna bile yetişememişiz ki neredeyse şahit olalım. Kuran ise sadece 1400 yıl. İnsanlık için hiçbirşey, varlığını bi bu kadar daha sürdürmesi imkansız gibi.
2. Eğer gerçekten bu sebepten yaratılacak olsaydık, irademiz olmasına gerek yoktu. Yaratsaydı kulluk etseydik. Eğer irademizin kulluk edip etmememize bir etkisi olacaksa, bizi bunun için yaratmasına gerek yoktu. Kafası karışmış olabilir mi? Sanırım.
3. Aramızdaki iyi ve kötüyü ayırt etmek için ne dünyaya, ne ödüllendirecek cennete ne de cezalandıracak cehenneme ihtiyacı yok. Sonuçta Allah seni iyi yaratmışsa iyi kötü yaratmışsa kötüsün. Allaha karşımı geleceksin.
4. Evet, sen anlayamadığın ve bilmediğin bazı sebeplerden ötürü inanmaya devam edebilirsin. Ama gel gör ki her insan senin gibi değil, insanoğlu anlayabiliyor, görebiliyor, doğruyu yanlışı ayırt edebiliyor, gelişiyor, geliştiriyor ve evrimleşmeye devam ediyor. Din dediğin şey insanlık tarihinin son çeyreği, islamiyet ise bu son çeyreğin 50 de 1 i neredeyse. Kendini çok kaptırma derim.
Ve ekstra olarak evet senin o dinin getirdiğini sandığın ahlak kurallarının, bazı temel yasaların temelleri değil islamiyet daha dinler bile ortaya çıkmadan önce vardı. Saygısızlık yapmak istemem ayrıca ama malesef hem ahlak bilgisi hem de temel haklar olarakda Kuran sınıfta kalır. Normalde aslında ama neyse.
İnsanların inancınıza olan saygısını kaybetmemesi için “ben eminim var” “hakikati bul” gibi sadece sizin anlayabileceğiniz, gerçelikle bir alakası olmayan söylemlerden kaçının derim, sonra birisi gelip bu saçma peri masalına mı inanıyorsun diye sorar, seninde ağrına gider.




GSCimbom Forum kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

1. İslam varlığını kıyamete kadar sürdürecek, Alah’ın vaadi bu. Son din. Hakikatin, bozulamaz ve değiştirilemez Kur’an’ın anlattığı dindir.

2. Bakara suresinde melekler (bahsettigin iradesiz yaratılmışlar), Allah’a sorarlar. Biz sana ibadet ederken dünyada kaos çıkaracak birilerini mi halife edineceksin? Allah, ben sizin bilmediğinizi bilirim der. Hz. Adem’e isimleri öğretir. (Devamini anlatmiyorum, merak ediyorsan aç oku)

3. Tamamen yanlış. Allah, dileyeni hidayete, dileyeni sapkınlığa iletir. Sen istersin, O da verir. O yüzden hesaba çekiliyoruz.

4. İnsanoğlunun anlayabildiği, görebildiği şeyler, keşfedilenler ve öğrenilenler sadece ve sadece Allah’ın sünnetidir, yani düzenidir, yani sanatıdır. Daha önce yazdığım gibi, iki tane bilimsel gerçek keşfedip kendini tanrıcık zanneden zavallı insanların kibri, aslında sadece Allah’ın sanatına övgüdür. Benzer keşifleri yapıp, bu sanata hayran kalan ve Allah’ı birleyen insanlar da var. Kendini bir halt zannedip kibrinde boğulanlar da.

Zaten Kur’an’da Allah, biz bir sivrisinegi bile örnek gösteririz, inananlar bunun bizden gelen bir gercek oldugunu bilir, inanmayanlar ise bununla ilgili alay ederler der. Yani aynı ayet, kendi niyetine göre seni iki yönden birine iletir.

Kur’an’da o zaman diliminde kimsenin bilmedigi, bilemeyeceği onlarca ayet var. Bu gercegi, işine geldigi icin, gormezden gelip, boyunu asan laflarla kendini rahatlatmak anlaşılabilir bir insan davranışı olsa da, üzücü.

Caner Taslaman’ın aşağıdaki makalesinde bu gerçeklerden bazıları tartışılıyor.


Daha da uzatmiyorum, Allah hepimizin yardımcısı olsun.


Sent from my iPhone using Tapatalk
 
Benim soylediklerimin hicbirine cevap vermeden bir cevap vermişsin, senden iyi politikacı olur :)

Ben zaten diyorum ki, anayasalar dinler sayesinde oluşmuş. Soyledigimi teyid etmişsin sadece.

Ayrıca dinler sadece insanları korkutup iyi olmalarını sağlamaya çalışmıyor. Ama daha fazla uzatmayayım
Dinler de mitolojik hikayelerin bir derlemesi ile oluşmuş. 4 bin yıl önceki tabletlerde bulunan hikayelerin bir kolajı misali. Sümer mitolojisinde Kur'an da bulunan bir çok anlatı mevcuttur.
 
Dinler de mitolojik hikayelerin bir derlemesi ile oluşmuş. 4 bin yıl önceki tabletlerde bulunan hikayelerin bir kolajı misali. Sümer mitolojisinde Kur'an da bulunan bir çok anlatı mevcuttur.

Tabii ki mevcut olacak, Sümerlere de, ondan öncekilere de peygamber gelmiştir. Aynı kaynaktan geldiğine göre, benzerlik olması garip değil beklenen bir durumdur.

Kuran’ın ordan burdan toplama bir kitap olduğu iddiasını da desteklemez bu durum.


Sent from my iPhone using Tapatalk
 
Tabii ki mevcut olacak, Sümerlere de, ondan öncekilere de peygamber gelmiştir. Aynı kaynaktan geldiğine göre, benzerlik olması garip değil beklenen bir durumdur.

Kuran’ın ordan burdan toplama bir kitap olduğu iddiasını da desteklemez bu durum.


Sent from my iPhone using Tapatalk
Sümerlere kim gelmiş? Sümerler çoklu tanrı inancına sahipti ayrıca
 
Sümerlere kim gelmiş? Sümerler çoklu tanrı inancına sahipti ayrıca
Evet de bu benim yazdığım şeyin cevabı değil ki. Yaşanmış olayların anlatıları Kur'an da farklı isim ve olaylarla benzerlikler taşıyarak anlatılmakta. diyorum.
Neyse konu din değil Çin. :money:
 
Sümerlere kim gelmiş? Sümerler çoklu tanrı inancına sahipti ayrıca

Bu soru nereden tutsan kopacak bir soru:

1. Hz. İbrahim, tek başına bir ümmet (inanan topluluk idi) bir peygamberin gelmesi, herkesin ona inacagini garanti etmez. Yani Sümerlerde cok tanrili dinler olmasi, onlara bir peygamber gelmedigine kanit degildir.

2. Zaten o peygambere inanıp hak din üzerine yaşasalar, bozulmamış bir dini düzeltmek için, arkasından peygamber gelmezdi.

3. Kuran’da bir çok peygamberin gönderildigi toplulugun cogunlugu tarafindan reddedilip, biz atalarımızın dini üzerineyiz ya da eskilerin masalları bunlar gibi sebeplerle kabul gormedigi anlatilir zaten.

Sonuç: Sümerlerin çok tanrılı bir dine inanması, onlara peygamber gonderilmedigi anlamina gelmez.
 
20211017_123415.webp
 
Ah ah boey in sağ kanattan bindirmesini özledim.
 
Bu soru nereden tutsan kopacak bir soru:

1. Hz. İbrahim, tek başına bir ümmet (inanan topluluk idi) bir peygamberin gelmesi, herkesin ona inacagini garanti etmez. Yani Sümerlerde cok tanrili dinler olmasi, onlara bir peygamber gelmedigine kanit degildir.

2. Zaten o peygambere inanıp hak din üzerine yaşasalar, bozulmamış bir dini düzeltmek için, arkasından peygamber gelmezdi.

3. Kuran’da bir çok peygamberin gönderildigi toplulugun cogunlugu tarafindan reddedilip, biz atalarımızın dini üzerineyiz ya da eskilerin masalları bunlar gibi sebeplerle kabul gormedigi anlatilir zaten.

Sonuç: Sümerlerin çok tanrılı bir dine inanması, onlara peygamber gonderilmedigi anlamina gelmez.
Çok tanrılı bir dine nasıl etki etmiş olabilir? Ona karşı olmalılar; ondan bazı şeyleri benimsememeleri gerekir. Kendi açından bakınca kopacak bir soru bu.
 
Konu niye nihat hatipoğlu ile hakka doğru'ya döndü anlamadım.
 
Geri
Üst Alt