Cevap: Avrupa Ligi F Grubu | Galatasaray 1-1 Sturm Graz SK | 1 Ekim | Maç Sonucu
Şimdi tutupta skora göre eleştirmek hiç hoş değil eğer bulduklarımızın yarısını atabilsek rahat farka giderdi bu maç, heleki o maçın başındaki Elano'nun karşı karşıya kaçırdığı, verilmeyen gol hemen akabinde Baros'un vuruşunu kalecinin çelişi ve sonrasındaki golle ilk yarı bitti. İkinci yarıda kaçanları saymaya bile gerke yok. Ama ne olursa olsun bence bazı şeyler yanlıştı takımda.
Servet mesala artık top şişirmeyi ve extreme hareketleri(çalımdır, uzaktan şuttur) bırakmalı. Ben Rijkaard ile artık bunu bıraktı sanmıştım ama maalesef yeniden hortladı adeta bu durum.
Ayrıca Mehmet Topal bence bir iki maçta olsa artık dinlendirilmeli hem takım açısından hemde kendi açısından çok isabetli bir karar olur bu. Nasıl ki milli maçlarda formsuz olan Gökhan'ın yerine neden formu tavan yapan Sabri oynatılmadı sorusu bence benzer durumda olan Sarp ve Topal için geçerli. Sonuçta formda bir Topal gayette katkı sağlayabilir.
Elano için gelince yaşanan sevinci ve şuanki saçma yorumları görünce insan gülsemmi ağlasam mı diye düşünüyor. Ne kalitede olduğunu hepimiz biliyoruzki bize neler katabileceğide gün gibi ortada ama yok bir anda gelsin hemen sıralasın golleri asistleri dimi? Elano sezon öncesi City'de antreman bile yapmadı, kondisyon yüklemesi yapılmadı, ayrıca yeni bir takıma ve özelliklede yeni bir sisteme alışma gibi bir durumda söz konusuyken bu zaman tanımamalar niye ki göstermemiz gereken sabır Lincoln'e gösterilen sabrın sadece 10'da biri olsa kafidir bence.
Son olarak Ardamıza gelirsek bence sadece gereksiz hareketlerden kaçınması onun için yeterli olacaktır. Tamam formsuz ve olası bir güzel hareketlerle süsleyeceği futbolu onu bir anda eski haline getirebilir ama maalesef istedikleri pekte yerine getiremiyor ve buda onun bu halinin sürmesine neden oluyor. Biraz daha basit oynasa herşey çok daha güzel olabilir onun adına oysaki.
Bu maçta birde özellikle göze batan hatrı sayılrı derecedeki top kayıpları ise gelecek için düşündürücü maalesef ki bununda o verilmeyen ve kaçırılan golün ardından yediğimiz golle devreyi kapatıp ikinci yarı sadece aklımızda gol blulunmasıyla bir bağı olduğunu düşünüyorum.
Fakat ne olursa olsun sezonu bu kadar erken açmış ve yeni bir sistemi oturtmaya çalışan bu takım şu an Uefa liginde lider, süper ligdede liderle arasında iki puan var. Bunların üstünede ilerde çok daha iyi yerlere geleceğimizden şüphe duymamızda cabası. Sonuçta hangimiz sezon öncesi bunları düşünebiliyorduk? Biz değilmiydik sınırsız destek, hep destek tam destek niraları atan, biz değil miydik Rijkaard'ın neleri başarabileceğini ama sadece ona zaman verilmesi gerektiğini kötü sonuçlar alsak(ki daha almadık) dahi yinede güvenimizden en ufak birşey eksilmeyeceği sözleri veren. Şimdi nolduda o zaman bir anda 180 derece dönüp takımı kötüler oldunuz?
Ben şahsen oynanan oyun ve gelecekten çok umutluyum, çünkü forumdaki bazı arkadaşlar gibi skora bağlı olarak yorum yapmıyorum ve Rijkaard'ın "Sıkıcı ve renksiz oyunla kazananlar tarihe yazılır ama hafızalara yazılmaz" görüçünede sonsuza kadar katılıp takımımında bu yönde futbol oynamasını istiyorum . Bu yüzdende birer farklarla, son dakika golleriyle kazanılan galibiyetleri; saç baş yoldurtan, takımın önde olmasına rağmen "yedik, yiyeceğiz" diye bekleyen bir futbolu, son 10 dakika gol yememek uğruna forvetsiz oynayabilecek kadar küçülen, bir adama bel bağlayıp sadece onun üzerinden skor üretilebilen, her maça aynı 11 mantığı güden bir futbol anlayışını tercih etmiyorum. Eğer tercih edersinizde artık cidden en ufak bir laf etmiyorum, buyrun yapın yorumlarınızı...