Ne yaparsa yapsın kimseye yaranamıyor ama oturup düşününce çok da anormal şeyler yapmıyor. Temel eleştiri noktalarına bakarsak:
TFF'yle münasebet: Benim için de en büyük hayalkırıklığı buydu ancak çok kez Apo üzerinden AKP lobisi kullanmayı ve TFF'yi düşman bellemeyi denedik son birkaç senede, her seferinde daha kötü sonuçlar aldık. Uzun vadede belki de kendilerinin yaklaşımı kulüp için daha hayırlı olacaktır bilemeyiz. Ben yine de duruş gösterilmesini tercih ederdim ama neden sopa gösterip geri adım attıklarını kestirmek de zor değil, 2023'ü beklemekte fayda var bir açıdan bakınca.
Seçim vaatleri: Transferlerin biraz uzun sürmesi sponsorlukların birkaç lira oynaması dünyanın sonu değil. Kemerburgaz meselesi nolacak merak etmiyor değilim, onun dışındaki kart zart zurt vaatleri hep eften püften bulmuşumdur şahsen.
FT süreci: En büyük FT'ci kendisi, hatta bence hala da öyle son basın toplantısında da hocayı rencide etmemek için elinden geleni yaptı. Bu adamın taraftarı çok heyecanlandırmasının en büyük sebebi Galatasaray'ı sürdürülebilir bir sistem takımı haline getireceğinin sözünü vermesiydi ki bu yıllardır bizlerin hayali. Listesinde de bunu başarabilecek yetkinlikte isimler vardı. Bu sistemin tahsis edilme sürecinde FT'yi seçmeleri kimilerince eleştirilse de bence denemeye değer bir kumardı çünkü FFP FT'nin de elini kolunu bağlamıştı ve 4 sezonda iki şampiyonluk bir gasp edilen averajla kaçan şampiyonluk bir de Covid ve sakatlıklarla kaçan şampiyonluk iyi bir karneydi. Hocanın genç transferleri de genel olarak pozitif görünüyordu. Yalnız ligde son gelinen durum, hocanın inatla yardımcı almaya vs. yanaşmaması onu bu yollara itti. Öyle açıktan kovmalıydı falan deniyor da, bunun tam olarak hangi maçtan sonra ne diyerek yapacaktı, o zaman tepkiler ne olacaktı? Bence hocayla her türlü uzlaşmayı deneyip mümkün olmadığını gösterip akabinde yollaması hocanın hatalarını rasyonel olanlar için gözler önüne serdi. Ayrıca 'arkadan dolanma' denilen mevzu sayesinde biz yarın yeni hocamıza kavuşuyoruz bir de Bjk ve Fener'in çektiklerine bakın.
Özellikle yönetim kurulunda her görüş konuşulur tartışılır karara bağlanır ben uygulayıcı başkanım ve gücümü genel kuruldan alırım duruşu çok doğru bir duruş. Yaşatılması gereken gerçek kültür bu Galatasaray demokrasi kültürüdür. Bugün aklıevveller dalga geçti bununla ama kafalarına vura vura da olsa öğrenecekler, Galatasaray kurumu onların sandığı gibi bir yer değildir. M.Cengiz ve F.Terim gibi popülistler bu kültüre zarar verse de bu kurum baki olduğunu bir kez daha gösterdi bence bugün.
İnatla başından beri sosyal medyaya göre kulüp yönetmeyeceğini söylüyor doğrusunu da yapıyor umarım muvaffak ve muzaffer olur bizim de yüzümüz güler.