Lig Tv de Şansal Büyüka anlattı tüm detayları yüzleşmeye de hazırım diyor...Adama bir hakaret etmeden yargılamadan asmamayı ne zaman öğrencek acaba bizim taraftarımız..Cevap hiçbir zaman.Adam daha bir kuruş para almamış yardımcılarının parasını dahi kendisi karşılamaya hazırmış futbolcuların parasının ödenmesini talep etmiş.Yerli ve yabancı futbolculardaki mentalite farkının farkına çoktan varmış prandelli.Floryada yalnız bırakıldığından şikayetçiymiş hoca.Pandev ve dzemaili kendi istediği oyuncular değil son gün mecburiyetten aracı olmuş.Yaptırdığım antremanları gelip görebilirler diyormuş.Ama yok biz defol git -bilmem ne ..Tamam belki başarısız olduğunu düşüenebilir gitmesini isteyebilirsiniz ama hiçbirimiz hakaret etme hakkı yok bu adama.
agreed renkdas eger topcu td yardimci daha bi kurus para alamadiysa bu sene bu takim basaksehirdende 4 yer dortmund'danda 4 yer

isterse topcumuz CR ve td'miz mourinho olsun
 
Eğer adam gibi bir kadro çıkarsaydı,forma adaleti olsaydı desteklerdim ama ısrarla yanlış yapmaya devam ettiği müddetçe niye destekleyeyim?
Israrla kanat oyuncusuz maçlara çıkması,CL yi umursamaz açıklamaları,Selçuk,Burak,Xhemaili ve Veysel ısrarları,yabancı kuralından memnun olmamasına rağmen sahaya 3-4 yabancıyla çıkması,genç oyunculara şans vermemesi insanı çıldırtıyor.
Şimdiye kadar adam gibi taktik ve kadro ile bu takımı maçlara hazırlasaydı ligdeki Balıkesir-Eskişehir maçlarını kazanır,ECL de ise Anderletch i yenip Dortmund ve Arsenal e karşı puan alamasak bile averaj takımı olmazdık.Benim gözümde Mancini Prandelli den bin kat daha iyi bir hoca.
 
Hala bunun kovulmaması inanılmaz birşey yahu,kasımpaşadan da 4 yedirince mi göndereceksiniz basiretsiz adamlar ?
 
B_308821550d3a8dcf9dd877be87edd8c4.jpg


An itibarıyla gözümde İsmail Kartal kadar değeri kalmadı.İtalya milli takımını nasıl çalıştırmış bu adam?İnanılır gibi değil.
 
Normalde başarisiz sonuçlar, üst üste 4-0 yenilgilerin ardindan istifalar ve bazi oyuncularin kadro dişi birakilmasi gerekirdi. Bizde takimdan kadro dişi birakilan oyuncu birilerinin istegiyle geri döndürülüyor.
 
Pazar gecesi mactan hemen sonra kovulmasi gerekirdi.
Bizim icin 2014-2015 sezonu bitmek uzere.
 
Koşmayan adamları kestiği taktirde gözümde kredisi devam edicek, ama yine aynı oyuncularla ve verimsiz dizilişlerle devam ederse defolup gitsin
 
Furkan Özçal, Umut Gündoğan, Sinan Gümüş. Yapacağı şey çok basit. Bu oyunculara şans tanımalı. Kasımpaşa maçında yine Burak, Selçuk, Dzemaili, Veysel falan oynarsa maç bitmeden bavullarını hazırlasın.
 
Prandelli yerine en büyük aday olarak gösterine ersun yanal abdülrahim albayrakla konuştu
"Galatasaray hücum oynamaya son derece müsait bir kadroya sahip. Burak, Umut, Selçuk benim eski öğrencilerim. Onlardan nasıl verim alınacağını çok iyi biliyorum. Bence Galatasaray'ın kadrosu lig şampiyonluğu için de Avrupa'da başarı için de yeterli. Çok yetenekli, hücum gücü yüksek, tecrübeli ve hırslı oyuncular var. Kadrodaki futbolcuların büyük bölümü birbirini iyi tanıyor. Bu Galatasaray, Türkiye'de Bayern Münih gibi ezici futbol oynayabilecek kapasitede. İyi bir çalışma, analiz ve sinerjiyle bu seviyeye gelir. Kaybedilmiş bir şey yok. Daha ligin başı. Bu takım Avrupa Ligi'ne de kalır."

Ersun da gelirse selçuk-burak banko oynayama devam eder gibime geliyor
[h=2][/h]
 
Hoca, Dzemali ile Pandev'i yönetim aldı. Sabri-Eboue'yi yönetim kesti. Amrabat'ı yönetim gönderdi falan diyordu. Anlasılan hocaya hicbirsey sormamıslar, kadro bu ve oynat demisler.

Prandelli hem lige hem takıma yabancı. Muhtemelen gecen sezonki sorunlarıda bilmiyor. En büyük hatası süphesiz kanatsız sistem ile maclara cıkması, kafasında Sneijder'i hep sol kanat olarak görüyor ama olmuyor iste, Sneijder'İn kanat olmadıgını artık kabullenmeli.

Birde Prandelli'nin Maraton kosacak kadar kondisyonumuz var ama sahaya cıkınca isin rengi degisiyor sözleri üzerinde durulmalı. Futbolcuların Prandelli'ye cephe aldıgını, başka bir deyişle hocayı takmadıgı ve maclarda takımı sattıklarını düsünüyorum. Hani kötü sonucun tek sorumlusu hocadır mantıgı var ya...Hoca kovulur ve tüm fatura hocaya kesilerek oyuncular aklanır.

Tek sorunun hoca olmadıgı artık görülmeli.
 
Hoca, Dzemali ile Pandev'i yönetim aldı. Sabri-Eboue'yi yönetim kesti. Amrabat'ı yönetim gönderdi falan diyordu. Anlasılan hocaya hicbirsey sormamıslar, kadro bu ve oynat demisler.

Prandelli hem lige hem takıma yabancı. Muhtemelen gecen sezonki sorunlarıda bilmiyor. En büyük hatası süphesiz kanatsız sistem ile maclara cıkması, kafasında Sneijder'i hep sol kanat olarak görüyor ama olmuyor iste, Sneijder'İn kanat olmadıgını artık kabullenmeli.

Birde Prandelli'nin Maraton kosacak kadar kondisyonumuz var ama sahaya cıkınca isin rengi degisiyor sözleri üzerinde durulmalı. Futbolcuların Prandelli'ye cephe aldıgını, başka bir deyişle hocayı takmadıgı ve maclarda takımı sattıklarını düsünüyorum. Hani kötü sonucun tek sorumlusu hocadır mantıgı var ya...Hoca kovulur ve tüm fatura hocaya kesilerek oyuncular aklanır.

Tek sorunun hoca olmadıgı artık görülmeli.
Bence yönetim de bunu anlatmaya çalışıyor futbolculara,bakın biz bu adamı göndermiyoruz ayağınızı denk alın diye ha bu arada hocanın yapması gereken Selçuk,Burak,Veysel i ilk etapta kulübeye almak
 
4 gol yediğimiz için aklınca savunma önlemlerini arttıracaktır. Olcan yerine Hakan B oynar diye tahmin ediyorum.
 
Tüm suç hocada olmasa da hoca da sütten çıkmış ak kaşık değil. Bence suç Prandelli ve futbolcular arasında fifti fifti dağılır. Prandelli'nin çok net hataları var ve bunu kimse inkar edemez.

Benim için en kabul edilmezi ve içime dert olan birinci madde.

1- Kabullenmişlik ve hedefsizlik, küçük düşünmek. Teknik adam dediğin hedefleri büyük olan adamdır. Eğer Simeone biz lig'de şampiyon olamayız çok daha güçlü takımlar var deseydi emin olun futbolcular da buna inanır ona göre hareket ederlerdi. Ve sorumluluk almaktan kaçınırlardı. Klopp futbolcularına CL'de bir şey yapamayız orası bizim kulvarımız değil deseydi Dortmund CL'de finale çıkamazdı. Kabul ediyorum bu takımlar bizden kumaş olarak çok üstün takımlar ama kabul edin kimse Atletico Madrid'ten CL'de finale çıkma ve LaLiga'yı alma başarısı göstereceğini beklemiyordu. İşte burda işin içine teknik direktör giriyor, hedefi en yukarı koyup futbolcularını da inandırmış buna belli ki. Peki bizim hocamız ne yapıyor zaten işi salmaya baştan meyilli futbolcularımıza sert çıkacağına onlarla bir olup bizim hedefimiz 4. yıldız CL önemli değil diyor. Bir hoca bunu diyebilir mi. Kaldı ki bunun etkisi hemen oyuncularda görünüyor ve Burak'ta yaptığı açıklama da hocasıyla aynı şeyleri söylüyor. Hoca böyle düşünürken futbolcusu ne düşünür.

2- Israrlar sene başından beri tek olumlu katkısı olmayan oyuncuları oynatmaya devam etmesi.

3- Genç oyunculara hiç şans vermemesi. Emre, Umut G., Koray, Sinan vs.

4- Sahaya hep anlamsız dizilişlerle çıkması. Hangi teknik direktör Dortmund karşısına kanatsız bir taktikle çıkar. Bunu akıl edemeyen bir hoca olur mu?

5- Ya rakiplerini küçümseyip analiz yapmaya gerek duymuyor ya da bu adam analiz özürlüsü. Rakip takımlara karşı bu kadar açık verilen dizilişler ilk defa görüyorum. Arsenal'e karşı 3-5-2 Dortmund'a karşı 4-3-1-2 ve daha bir sürü saçmalık.

6- Sabri'yi kadro dışı bırakan kendisi değilmiş. Dzemali ile Pandev'i alan kendisi değilmiş. Eğer öyleyse bu adamı şu takımın başında bir dakika bile tutmayın hemen kovun. Sen İtalya Milli Takımı'ndan gelmişsin buraya bu kadar aciz ve pasifsen, yönetim ne derse boynunu büküp kabul edecek kadar basiretsiz bir hocaysan o zaman zaten ne işin var senin burda.

7- Oyuncu değişiklikleri, hem çok geç kalıyor hem de akıl almaz şeyler yapıyor. Olcan'ı beke çekmek Yasin oyuna almak gibi garip, enteresan hamleler.

8- Hedefler konusunda camianın büyüklüğünü özümseyememiş olması. Tamam CL'de gruplardan bile çıkamayabiliriz ama Anderleth'i kendi evinde yenemeyecek kadar da basit değiliz. Nitekim son dakikalarda gelen beraberlik golüne sevinişi sanırsın Real'e deplasmanda gol atmışız da berabere kalıyormuşuz gibi bir durum var.

9- Maç sonu açıklamaları zaten rezil ötesi. Olcan'ı Başakşehir maçına saklıyormuş. Lig maçlarında oynatmadığı Yasin'i Avrupa maçlarında oynatıyor, bir nevi Şampiyonlar Ligi'ni Türkiye Kupası yerine koyuyor bu adam. Ve bunu hiçbir Galatasaraylı kabul etmez edemez.
 
Son düzenleme:
Small club mentalite var bu adamda, beraberlik için sevinen adam Galatasaray'in teknik direktörü olmamali.

Terim gibi her maçta full hücum oynamakta delilik, ama bu adam o kadar ultra defansif ve sıkıcı futbol oynatiyor ki hem takimin hem taraftarin morelini bozuyor. Ondan sonra Telles ve Bruma gibilerin özgüvenini bitiriyor, Selçuk ve kankasi'ni sürekli oynatiyor sanki ikisi Ronaldo-Özil esque performans gösteriyormush gibi.

Taktiksel anlamda zayif biri.
 
Sık teknik direktör değişikliğinden yana değilim. Örnek olarak oldukça sınırlı yeteneklerle kurulu bir Beşiktaş kadrosu hocada istikrarı yakalamış olması dolayısıyla gayet iyi performans gösteriyor. Eminim Trabzonspor da Halilhodzic'de ısrar ederse seneye şampiyonluk potasında iddialı bir takım haline gelir. Ayrıldığı güne kadar 2. Fatih Terim döneminde dahi hocayı destekledim. Keza 3.'de de... Camiaya ihanet etmeseydi çok iyi olacaktı. Neyse o ayrı konu. Mancini ile de devam etme yanlısıydım. Mancini mevcut şartlar dahilinde başarı olasılığını az görünce ayrıldı. Yapacak bir şey yok. Ancak Prandelli konusunda gerçekten kafam karışık. Şampiyonluk istiyorum ancak bunu beklemiyorum kendisinden. Başarı kriterim şampiyonluk değil. Bana göre ilk geldiği sezon şampiyonluk beklentisi biraz kolaycılık oluyor. Her hocaya zaman tanınmalı. Fakat Prandelli bu ışığı henüz veremedi. Takımda geleceğe dair umut vaad eden bir oyun yok. Sonuçta gösterilecek sabrın da akılcı olması gerekiyor. İşte bu noktada gerçekten kafam karışık. Değişmesi halinde bir defa Tuchel gibi uzun vadeli plan yapılması gereken bir hoca asla istemem. Zira yönetimimiz geçici. Mayıs ayı itibarıyla bir daha aday olmamak üzere ayrılacak. Camianın iç durumu biraz karışık. Gelen hocanın kadro kurma imkanı olmadığı gibi sürekli yoğun medya saldırısı altında da olacak. Bu durumda düşünüyorum gelen yabancı hoca ne olursa olsun beklentileri karşılayamaz ve sezon sonunda gider. Bu kaotik ortamda bir de tanımadığı futbolcu kadrosuyla dayanması neredeyse imkansız. Uzun seneler Almanya'da yaşadım. Özellikle Türkiye futbol mantalitesine uyum sağlamaları kısa vadede namümkün. Beyinleri böyle bir düzeni algılamaz. Niye? Çünkü yenildikleri Polonya maçı sonrası, maç boyu belki tarihi fark yakalayacak kadar pozisyona girseler de ve son dünya şampiyonu olsalar da nerede yanlış yaptık diye araştıran, en ufak sorunu bile örtmeden efektif çözümler arayan insanlar bunlar. Yani hakem odası basan yöneticiler, Demirören gibi Federasyon Başkanları ve bunların normal olduğu bir düzen hayal güçlerinin ötesinde. Dolayısıyla bir değişim olacaksa Türk teknik adamlar ya da Türkiye'de daha önce çalışmış teknik adamlar tercihim. Listem Lucescu, Yanal ve Ertuğrul Sağlam şeklinde. Teşvikçi Yanal'ı başarı yakalama ihtimali en yüksek aday olsa da açıkcası miğdem kaldırmaz. Bu camianın prensipleri olmalı. Galatasaray'ı Fenerbahçe'den farklı kılan zira budur. Yani Yanal'ı üzülerek geçiyorum. Lucescu bana göre şu karışık Galatasaray'a asla gelmez. Ne de olsa Mayıs ayında anlaşma imzalanmak istenecek ilk ismin kendisi olduğunu çok iyi biliyor. Geriye bir Ertuğrul Sağlam kalıyor. Onun da Galatasaray seceresini tam hatırlayamıyorum. Var mıdır bizde çalışmasına engel bir geçmişi aklıma net bir şey gelmedi. Ancak Bursaspor şampiyonluğu kesinlikle şans verilecek bir hoca olduğunun kanıtıdır. Görüldüğü üzere alternatiflerimiz sınırlı. Dolayısıyla yine de Prandelli'yi desteklemek en iyi çözüm gibi duruyor. Ancak hoca da ipleri kesinlikle eline almalı. Bu takımın kadrosu kaliteli. Sneijder, Bruma, Burak ve Olcan'dan etkin bir ofans hattı çıkarmak mümkün. Ayrıca Umut Bulut da var. Melo, Hamit, Dzemaili, Selçuk, Emre, Yekta, Furkan gibi oyunculardan da illa ki etkin bir orta saha hattı çıkar. Zaten Türkiye'de defans oyuncularının hali içler acısı, bu durumda elimizdeki defans kadrosu da bizim ligimiz için yeterli. Tek gereken bu oyuncuları takım yapabilmek. Daha ligin 7. haftasını oynayan bir teknik adamın 40 küsür kişilik bir kadrodan takım yaratamamasını normal karşılıyorum aslında. Bakalım neler olacak ancak Prandelli'nin elinde kendi kariyerindeki ilk kulüp şampiyonluğunu yakalama potansiyeli olan bir takım var. Bu fırsatı harcamak istemeyecektir. Belki destek olup şans vermek en iyisi. Bir defa da tüketim toplumu gibi davranmayalım ve başarı için emek sarfedelim. Abdullah Avcı dahi istikrar sağladığında başarılı bir takım kurdu. Hani FM oynayamaz diye dalga geçtiğimiz adam. Prandelli'de bu potansiyel fazlasıyla var. O yüzden takımın başında tutulmasını yadırgamam. Ancak gönderilirse de itirazım olmaz. Durum öyle bir durum. İzlenecek en kötü strateji ise kararsızlık. Kararsızlık hem camianın Prandelli'ye olan inancını sarsar, hem de adamın başarı şansını elinden almak anlamına gelir. Bu adamı ya gönderecez ya da birleşip destek vericez. Durumunu sürüncemede bırakmak bizi bitirir.
 
Son düzenleme:
Sık teknik direktör değişikliğinden yana değilim. Örnek olarak oldukça sınırlı yeteneklerle kurulu bir Beşiktaş kadrosu hocada istikrarı yakalamış olması dolayısıyla gayet iyi performans gösteriyor. Eminim Trabzonspor da Halilhodzic'de ısrar ederse seneye şampiyonluk potasında iddialı bir takım haline gelir. Ayrıldığı güne kadar 2. Fatih Terim döneminde dahi hocayı destekledim. Keza 3.'de de... Camiaya ihanet etmeseydi çok iyi olacaktı. Neyse o ayrı konu. Mancini ile de devam etme yanlısıydım. Mancini mevcut şartlar dahilinde başarı olasılığını az görünce ayrıldı. Yapacak bir şey yok. Ancak Prandelli konusunda gerçekten kafam karışık. Şampiyonluk istiyorum ancak bunu beklemiyorum kendisinden. Başarı kriterim şampiyonluk değil. Bana göre ilk geldiği sezon şampiyonluk beklentisi biraz kolaycılık oluyor. Her hocaya zaman tanınmalı. Fakat Prandelli bu ışığı henüz veremedi. Takımda geleceğe dair umut vaad eden bir oyun yok. Sonuçta gösterilecek sabrın da akılcı olması gerekiyor. İşte bu noktada gerçekten kafam karışık. Değişmesi halinde bir defa Tuchel gibi uzun vadeli plan yapılması gereken bir hoca asla istemem. Zira yönetimimiz geçici. Mayıs ayı itibarıyla bir daha aday olmamak üzere ayrılacak. Camianın iç durumu biraz karışık. Gelen hocanın kadro kurma imkanı olmadığı gibi sürekli yoğun medya saldırısı altında da olacak. Bu durumda düşünüyorum gelen yabancı hoca ne olursa olsun beklentileri karşılayamaz ve sezon sonunda gider. Bu kaotik ortamda bir de tanımadığı futbolcu kadrosuyla dayanması neredeyse imkansız. Uzun seneler Almanya'da yaşadım. Özellikle Türkiye futbol mantalitesine uyum sağlamaları kısa vadede namümkün. Beyinleri böyle bir düzeni algılamaz. Niye? Çünkü yenildikleri Polonya maçı sonrası, maç boyu belki tarihi fark yakalayacak kadar pozisyona girseler de ve son dünya şampiyonu olsalar da nerede yanlış yaptık diye araştıran, en ufak sorunu bile örtmeden efektif çözümler arayan insanlar bunlar. Yani hakem odası basan yöneticiler, Demirören gibi Federasyon Başkanları ve bunların normal olduğu bir düzen hayal güçlerinin ötesinde. Dolayısıyla bir değişim olacaksa Türk teknik adamlar ya da Türkiye'de daha önce çalışmış teknik adamlar tercihim. Listem Lucescu, Yanal ve Ertuğrul Sağlam şeklinde. Teşvikçi Yanal'ı başarı yakalama ihtimali en yüksek aday olsa da açıkcası miğdem kaldırmaz. Bu camianın prensipleri olmalı. Galatasaray'ı Fenerbahçe'den farklı kılan zira budur. Yani Yanal'ı üzülerek geçiyorum. Lucescu bana göre şu karışık Galatasaray'a asla gelmez. Ne de olsa Mayıs ayında anlaşma imzalanmak istenecek ilk ismin kendisi olduğunu çok iyi biliyor. Geriye bir Ertuğrul Sağlam kalıyor. Onun da Galatasaray seceresini tam hatırlayamıyorum. Var mıdır bizde çalışmasına engel bir geçmişi aklıma net bir şey gelmedi. Ancak Bursaspor şampiyonluğu kesinlikle şans verilecek bir hoca olduğunun kanıtıdır. Görüldüğü üzere alternatiflerimiz sınırlı. Dolayısıyla yine de Prandelli'yi desteklemek en iyi çözüm gibi duruyor. Ancak hoca da ipleri kesinlikle eline almalı. Bu takımın kadrosu kaliteli. Sneijder, Bruma, Burak ve Olcan'dan etkin bir ofans hattı çıkarmak mümkün. Ayrıca Umut Bulut da var. Melo, Hamit, Dzemaili, Selçuk, Emre, Yekta, Furkan gibi oyunculardan da illa ki etkin bir orta saha hattı çıkar. Zaten Türkiye'de defans oyuncularının hali içler acısı, bu durumda elimizdeki defans kadrosu da bizim ligimiz için yeterli. Tek gereken bu oyuncuları takım yapabilmek. Daha ligin 7. haftasını oynayan bir teknik adamın 40 küsür kişilik bir kadrodan takım yaratamamasını normal karşılıyorum aslında. Bakalım neler olacak ancak Prandelli'nin elinde kendi kariyerindeki ilk kulüp şampiyonluğunu yakalama potansiyeli olan bir takım var. Bu fırsatı harcamak istemeyecektir. Belki destek olup şans vermek en iyisi. Bir defa da tüketim toplumu gibi davranmayalım ve başarı için emek sarfedelim. Abdullah Avcı dahi istikrar sağladığında başarılı bir takım kurdu. Hani FM oynayamaz diye dalga geçtiğimiz adam. Prandelli'de bu potansiyel fazlasıyla var. O yüzden takımın başında tutulmasını yadırgamam. Ancak gönderilirse de itirazım olmaz. Durum öyle bir durum. İzlenecek en kötü strateji ise kararsızlık. Kararsızlık hem camianın Prandelli'ye olan inancını sarsar, hem de adamın başarı şansını elinden almak anlamına gelir. Bu adamı yan gönderecez ya da birleşip destek vericez. Durumunu sürüncemede bırakmak bizi bitirir.
seni çok sevdim bnce haklısın
 
Tarik ve Burakin bakislar cok manali. Ah be hocam biseyden cakmiyonda iyi niyetlisin iste der gibi. Sneijder utancindan bakamamis bile ne anlatiyosa artik

~tap
 

Ekli dosyalar

  • uploadfromtaptalk1414581239718.webp
    uploadfromtaptalk1414581239718.webp
    22,2 KB · Görüntüleme: 72
Geri
Üst Alt