Terim ile Galatasaray ilişkisinin tarihsel sürecine bakacak olursak "ortada megeloman bir şahsın" kendini her şeyin üstünde görmesinden kaynaklanan bir güç zehirlenmesi durumu var.Bu gücü de yine tarihteki ilkleri (Milli takım ve GS) başararak kendi kazandı... Öyle ki başarılı olduğu dönemlerde hep kendi karar aldı;ilk Galatasaray'a gelişi, Avrupa'ya gidişi,Fiorentina'dan Milan'a gidişi yine hep kendi kararıyla oldu.Buraya kadar olanları normal karşılamak lazım,keza hayallerini gerçekleştirmek için basamakları birer birer çıkan genç bir antrenör vardı.Ancak ne olduysa Milan'dan kovulması ile oldu.Hedeflerinden vazgeçip tekrar Türkiye'ye hem de sampiyon Galatasaray'in hocasının(Lucescu) gönderilerek yerine geldi.Üstune başarısız olup 2. sezon ortasında gönderildi.Bu sonuçlar artık tercih hakkının sadece kendinde olmadığını, yönetimlerde olduğunu anlaması açısından değerliydi.Tekrar kendini Milli Takım'da kanıtladı, Ünal Aysal döneminde yine geldi.Yine başarılı oldu, yine gitti.Millî Takım'dan gönderilip"pandemi"başlayana kadar hep bildiğimiz Terim modeliyle sahada kaldı.Kendine hep bir motivasyon unsuru, hep yeni bir hedef buldu.Ancak bu 25 yıl içinde dünya değişti,fotbol değişti,futbol ekonomisi de değişti.Hoca herzaman kendisini yeniledi, başarılı da oldu.Bütün bu yaşananlar başarı için "aranan adam" olduğu için yaşandı...
Gelgelelim son iki yılda ne oldu da hoca teknik, taktik,fizik ve motivasyon olarak takımı dibe vurdurdu.Cevap basit,yoruldu.Buna yaşlanma, yaş alma, beyin hücrelerinin ölmesi, aklın ve duyguların isteklerini bedenin yapamaması gibi çeşitli ifadeler de kullanılabilir.Doğanin,doğmanin doğal kanunu.Tipki diğer antrenörlerde olduğu gibi (Lucescu, Ferguson,Venger vb.) ancak kabullenmek de erdem işi.Terim bu gerçeği kabullenmedi, yanındakiler de bunu ona söyleyecek kadar basiret sahibi değildi.En basitinden hedef seçtiği maçları (Fener,Alanya,TS) kazandı ama koca bir sezona enerjisi yetmedi.Bundan sonra da yetmez,2025 felan hayal.Acilen sezon sonu güzelce teşekkür edip yolları ayırmak gerekir...Megolamanlik bu işin neresinde derseniz, hocanın motivasyonunu kıran ikinci olay ise aklındaki durum ile gercekteki durumunun uyusmamasi.Hocanin aklında ben bunca yıl Türk Futbolunun(Milli Takım-GS)bir numaralı adamı idim, şimdi beni tatlı sözlerle, güzel hayallere Federasyona getiren anlayış neden beni oyun dışına atmak istiyor, kullanılmış bir çorap muamelesi yapıyor diyor.Beni bu güçlere karşı koruması gereken yine evim dediği Galatasaray camiası olmalı diyor.Ancak tribünlerde seyirci yasağı olması da "hocanın güç gösterisi yapmasına,destek almasına ve her geçen gün erimesine"yol açıyor.Ancak çözümün sahada çalışarak buna cevap vermek yerine yine suçu yönetime atarak benmerkezci (egosantrik) duruşunu gösteriyor.Hastalikli bir durum.
Son tahlilde ne yapılmalı? Başı sıkışınca hep Terim ezberi olan Galatasaray"başarı''temelli yeni yapıyı nasıl kurmalı? Geçmişte yaşanmış "acı tecrübeler" bize neler gösteriyor?
İlk olarak sezon öyle de böyle de bitti,yeni gelecek yönetim kendi teknik adamını belirlemeli, hocaya teşekkür edilip"onore"edilmeli.Heykel mi dikilir,tesislere ismi mi verilir sonraki konular.İkinci olarak mevcut gelişen Dünya futboluna uyum sağlayan"teknik, taktik, fizik kondisyon becerisi yüksek, hedefi olan, genç bir teknik adam"ile yola devam edilmeli.Turk antrenör içinde Okan Buruk dahil böyle bir isim yok.Omer Erdoğan ışık veriyor ama bir kaç sezon daha beklemek gerekir.Juve deneyimi yaşamış"Tudor" bile olur.Gerard gibi olursa muhteşem olur.Zamaninda Mainz'da çıkış yapan Tuhhel'i istemiştik Prandelli yerine ama olmamıştı.Bu sefer aynı hatayı yapmamak gerekir.Kadro yapılanması genç dinamik isimler üzerine olmalı, teknik ekip yol geçen hanı gibi eski futbolculardan oluşmamalı.Bu şekilde oluşacak yeni yapının da altını oyacak işlere girilmez.Tabi bütün bunları yapacak yine yeni bir dinamik vizyonlu yönetimi de seçerek işe başlamak gerekir.En son olarak da yine hocanın artık teknik direktörlüğü bıraktım açıklaması yaparak yerine gelecek isimlerin üzerinde baskı oluşturmaması gerekir.Hic değilse şu Sergen Yalçın'dan bir ders alalım.Calisirsan,calistirirsan olur!