Yıllar yılı Fenerliler "Terim'in milli takımını desteklemem" diye naralar atıyorken onlara kızıyorduk. Şimdi ne değişti? Kızdığımız ne varsa kendimizde de o örneklerden çoğaldı.
Adam diyor ki şartım var. Oldu, milli takım da hepimizden tek tek şartlarımızı öğrenip, onay almalı zaten.
Demirören, tff kurumları vs olan nefretinizi milli takımla karıştırmayın. Aynı yanılgıya kulüplerde de düşülüyor. Servet nefretiyle Galatasaray'dan soğuyan adam gördüm ben. Aynı kafa bence.
Doğru diyorsun abi, ama ben zaten ek olarak burada yazıldığı gibi desteklenmeme durumu olduğunu da düşünmüyorum. Sonuçta bu bir his işi. Ekran başına geçince herşeyi unutup desteklemem desen bile gol kaçırınca o da kaçar mı be diyerek heyecanlanıyordur burada öyle diyenler bile.
Ama şu da bir gerçek. Hem ülke de futbolun git gide belirli bir anlayışın tekeline girmesi, atama usulü ile futbolun yönetilmesi, yönettirilmesi gibi sebepler ile ülke de futbolun ruhu diye bir şey kalmadı.
Kulüp başkanlarından/yönetimlerinden sürekli buna zorlayan taraftarlara kadar bu ülke de başarı nasıl olursa olsun da gelsin anlayışı ile ülke futbolu da bu anlayışa peşkeş çekildi.
Burada suç hem bizim yani taraftarların, hem de güce bu kadar tapıp, ondan pay alma yarışına giren kulüp yöneticilerinin.
Kısaca bir ektiğini biçme durumunu yaşıyoruz.
Bu yüzden zaman zaman kendi adıma da gelgitler yaşasam da bunda en ufak bir payım dahi olabileceğini düşünerek, herşeyi unutup her daim destekledim. Sempatim azaldı, heyecan duygumu yitirdim ama yine de o ufak umut kırıntısı için hep destekledim.
Futboldan da ''maddi manevi'' 'den beri basketboldan da gram zevk alamamış biri olarak hala az da olsa maçlarda kalp çarpıntısı duyuyorsam bu ne bu ruhu katledenler, ve onu katledenlere ses çıkarmayanlara sevgim/saygım'dan değil kendimi bildim bileli içimde safi duygular ile büyüttüğüm taraftarlığımdandır.
Bir gün gelecek futbolu da bu hale getirenler gidecek ama biz kalacağız. O gün geldiğinde bizim gibi düşünenlerin bugün düştüğümüz açmaza düşmemesi dileği ile.