Fatih Hoca'nın Oyun Anlayışındaki Değişim

Melih Peker

Analiz Süren
Şef Gümüş Kıvrım
Katılım
21 Ocak 2010
Mesajlar
72.819
Tepkime puanı
51.244
Puan
5.003
Hocanın çalıştığı son birkaç sezon bu garantici topu kaybetmemeye dayalı pas oyunu içeren oyun anlayışına geçtiğini çoğunuz fark etmiştir.
Şimdi tabii ki kalkıp taa uefa dönemindeki üst düzey takımın oynadığı baskılı futbol ile kıyaslamayacağım.

Ancak bana gerçekten garip geliyor hocanın bu futbol anlayışı.
Hayır Ünal Aysal döneminde sözleşmesi fesih edilmeden önce de buna yakın bir futbol anlayışımız yoktu.

O sene hatırlarsanı şampiyon olduktan sonra yazın transfer dönemi başlamadan önce hoca demeç vermiş , mesela Burak'dan çok daha fazlasını bekliyorum.Daha fazla koşan bir Burak izleyeceğiz diyordu.Ben o dönem daha agresif daha fazla topu kapmaya ve direk golü düşünen bir takım yaratacağını hayal etmiştim.

Açıkçası o dönem takımdan ayrılmadan önce hocanın tam olarak istediği formasyonu uygulayabilen bir kadromuz da yoktu.Hatırlarsanız Hamit falan varken bazen mecburen kanatsız baklava sisteminde oynadık uzun süre.Bu konuda hocaya istediği kadro ve imkanlar sağlanmadı da diyemeyeceğim transfer listesini kendi hazırlıyordu ama birinci listedeki oyuncular elbette alınamamış olabilir.

Biz günümüze gelelim.Dikkat ederseniz son yaptığımız hazırlık maçında kasımpaşaya karşı ilk yarıda 3 lü baskı yapan ve topu kapıp rakip kaleye hızlı gitmeye çalışan bir takım izledik.Çok iyi bir takım görüntüsü olmasa da ortaya konmaya çalışan futbol anlayışı beni memnun etmişti ki ikinci yarı nerdeyse tamamen değişen takım sezon boyunca gördüğümüz kısır pasa dayalı rakip kaleye oldukça yavaş ilerleyen topu kaybetmemek adına yaratıcılıktan ödün veren bir anlayışla sahaya çıktı.

Ben önce futbolcularda suç aradım ama devre arası fatih hocanın deneyimli oyuncular ile yaptığı konuşmayı görünce afalladım.Hoca topu ne olursa olsun kaybetmemeleri gerektiğini söylüyordu.Bu diktasyonun ciddi bir kısıtlayıcı yanı var.Oyuncular risk almak ve hedef haline gelmek istemiyorlar.Markaj altında beklerken boş alana kaçıp kendini göstermek de istemiyor oyuncular.Yan paslarla oyunu çok yavaş bir şekilde rakip sahaya yıkmaya çalışan takımımız her ne kadar topun hakimi gibi görünse de yaratıcılıktan ve hızdan uzak bu futbol anlayışı ile ileri uç oyuncularını topla buluşturmayı başaramıyor.Çünkü rakibin dengesini bozamıyor.Ayrıca hücum setleri olmadığı için de tamamen rastgele ortalar ile pozisyon bulmaya çalışıyoruz , yay etrafından şut bile denemiyoruz.

Hoca neden iki yarıda tamamen farklı bir oyun anlayışı ile sahaya çıktı bu tesadüf müydü yoksa kıyaslamak mı istedi yoksa sahadaki oyuncuların yapısına göre mi böyle farklı bir tercih içerisindeydi bilemiyorum.Ama ben ilk yarıdaki gibi bir Galatasaray görmek istiyorum.Varsın top rakipte olsun , varsın daha fazla top kaybedelim ama 3.kısımda kaybederiz , eksik yakalanmayız kademede.Çünkü hızlı çıkmaya ve rakip kaleye gitmeye çalışan takımlar zaten max 3-4 oyuncu ile atağa kalkarlar geride hiçbir zaman açık vermezler.

Oysa yavaş yavaş oyunu rakip sahaya yıkan takımların defans çizgisi orta sahaya kadar gelir , rakip ceza sahası etrafında kısır paslarla defans hattını delmeye çalışırken kaybedilen bir top anında bizim sahamıza kontra atağa dönüşür ki nerdeyse geçen sene yediğimiz gollerin büyük bir kısmı bu şekilde geldi.

Dikkat ederseniz Beşiktaş da bu şekilde başarılı oldu bu sene, "rakip kaleye en hızlı en efektif nasıl giderim?" futbolun temel mottosu bu olmalı.Fatih Terim bu anlayışı dikte edecek tecrübe ve teknik kapasiteye sahip bir hoca.Umarım kısır pasa dayalı yavaş futbol anlayışından vazgeçer..
 
Yüzde yüz.

Nerden çıktı bu “Terimball” oyun anlayışı bilmiyorum ama ben böyle bir Terim böyle bir Galatasaray hatırlamıyorum. Sıkıcı, üretken olmayan, tembel pas oyunu…

Kötü kadroyla kötü futbol oynamak değil bu. Bile isteye böyle oyun beni geriyor.
 
Hocanın oyun anlayışı Real rezaletinden sonra degismeye başladı. Galatasaray gibi oynayacaz, rakip kim olursa olsun kendi oyunumuzu kabul ettirecez düşüncesi yerine, Rakibe göre düzen kurmaya başladı. Milli takımda da böyle takıldı.

Pas oyununu oynayamıyoruz biz bu arada. Gecen sezon izledigim kadarıyla Karagumruk iyi oynuyordu bu oyunu. Euro şampiyonu italya da çok farklı bir seviyeye taşımıştı işi
 
Meyvesi alınmadığı sürece anlamsız gelmesi doğal. Dikine direkt futbol diye bir şey de dünyada yok bunu tek yapan Dortmunddu, Klopp sonuç getirmiyor diye Liverpool'da geçiş oyunuyls topa sahip olma oyununu harmanladı.

Biz de iki senedir bu harmanlama için uğraşıyoruz ki dönem dönem çok iyi işler de yaptık ama hücumdaki o hızlı geçişi sağlayacak ve oyunu yönetecek oyuncu konusunda eksiğimiz var. İyiken bunu Seri çok iyi yapmıştı.

Bence forumdaki bir çoğunuzun futbol yorumlamasında problem var. Geçen sene onca sakatlığa rağmen açık ara en çok pozisyon üreten takımdık ve esas sorunu defans oyuncuları yani bireysel hata olan gollerden yedik; buna rağmen de 2 gole kaybettik.

Hiç bir sistem de kısa sürede oturmaz.

Beşiktaş'a gelince o kadar kollanmalarına ve Ghezzal, Rosier, Aboubakar gibi kariyer sezonunu yaşayan adamlara rağmen zoraki kazandılar, öyle bahsettiğiniz gibi büyük farklar yok.

Bizim takımın eleştirilmesi gereken 3 nokta var :

1. 2 senedir süregelen uyluk sakatlıkları
2. Duran toplardaki rezalet
3. Bireysel hata temelli yenilen goller.

Diğer konularda çok sorun yok.
 
Meyvesi alınmadığı sürece anlamsız gelmesi doğal. Dikine direkt futbol diye bir şey de dünyada yok bunu tek yapan Dortmunddu, Klopp sonuç getirmiyor diye Liverpool'da geçiş oyunuyls topa sahip olma oyununu harmanladı.

Biz de iki senedir bu harmanlama için uğraşıyoruz ki dönem dönem çok iyi işler de yaptık ama hücumdaki o hızlı geçişi sağlayacak ve oyunu yönetecek oyuncu konusunda eksiğimiz var. İyiken bunu Seri çok iyi yapmıştı.

Bence forumdaki bir çoğunuzun futbol yorumlamasında problem var. Geçen sene onca sakatlığa rağmen açık ara en çok pozisyon üreten takımdık ve esas sorunu defans oyuncuları yani bireysel hata olan gollerden yedik; buna rağmen de 2 gole kaybettik.

Hiç bir sistem de kısa sürede oturmaz.

Beşiktaş'a gelince o kadar kollanmalarına ve Ghezzal, Rosier, Aboubakar gibi kariyer sezonunu yaşayan adamlara rağmen zoraki kazandılar, öyle bahsettiğiniz gibi büyük farklar yok.

Bizim takımın eleştirilmesi gereken 3 nokta var :

1. 2 senedir süregelen uyluk sakatlıkları
2. Duran toplardaki rezalet
3. Bireysel hata temelli yenilen goller.

Diğer konularda çok sorun yok.
Ne zaman y yedircen kankana ?
 
Meyvesi alınmadığı sürece anlamsız gelmesi doğal. Dikine direkt futbol diye bir şey de dünyada yok bunu tek yapan Dortmunddu, Klopp sonuç getirmiyor diye Liverpool'da geçiş oyunuyls topa sahip olma oyununu harmanladı.

Biz de iki senedir bu harmanlama için uğraşıyoruz ki dönem dönem çok iyi işler de yaptık ama hücumdaki o hızlı geçişi sağlayacak ve oyunu yönetecek oyuncu konusunda eksiğimiz var. İyiken bunu Seri çok iyi yapmıştı.

Bence forumdaki bir çoğunuzun futbol yorumlamasında problem var. Geçen sene onca sakatlığa rağmen açık ara en çok pozisyon üreten takımdık ve esas sorunu defans oyuncuları yani bireysel hata olan gollerden yedik; buna rağmen de 2 gole kaybettik.

Hiç bir sistem de kısa sürede oturmaz.

Beşiktaş'a gelince o kadar kollanmalarına ve Ghezzal, Rosier, Aboubakar gibi kariyer sezonunu yaşayan adamlara rağmen zoraki kazandılar, öyle bahsettiğiniz gibi büyük farklar yok.

Bizim takımın eleştirilmesi gereken 3 nokta var :

1. 2 senedir süregelen uyluk sakatlıkları
2. Duran toplardaki rezalet
3. Bireysel hata temelli yenilen goller.

Diğer konularda çok sorun yok.
bence hücum planlamasında ciddi sorun var.

eğer oyuna hükmedip pas oyunu oynatacaksan hücum setleri olması lazım takımın.Rakibi paslarla hipnotize ederken bir anda hızlanıp o seti uygulayarak pozisyon yaratmalı.ama biz tamamen bireysel yeteneklere dayanarak hücum organizasyonu oluşturmaya çalışıyoruz yada gereksiz pas niteliği olmayan ortalar yapıyoruz kanatlardan.üstelik kaptırdığımız her top anında kontra atağa dönüşüyor , yukarda anlattığım sebepten ötürü.Rakibi hep yerleşik pozisyonda yavaş bir pas oyunu ile çözmeye çalışıyoruz ve defans hattımız çok önde yakalanıyor.

hocanın bir karar vermesi lazım , devamlılığı olmayan oyuncularla bir mentalite oturtamayacağımıza göre adam gibi 3-4 sene kendi oyun anlayışını uygulayabileceği bir takım oluşturmalı.Bunu yapamayacaksa o zaman sonuca endeksli bir futbol oynatsın yoksa oluşturmaya çalıştığı oyun anlayışı da kariyeri de istediği seviyeye ulaşamadan bitecek.
 
Bence sorun çok ciddi
Birçok maçta özellikle ilk yarılarda stoperler arası pas, sonra ileri çıkmış beke pas, o döner tekrar stopere pas, kanat oyuncusu biraz geri gelir alır, sonra döner tekrar stopere pas
Hepsi de kağnı hızında paslaşmalar
Sonra bir top kaybı, hop kontra atak yeriz

İlk yarı tek atak yapamadan geçtikten sonra 2. yarılarda hızlı oynayacaz diye telaşlı telaşlı hareketler, bu sefer de kim nerde ne yapacağını bilmiyor

Kaç tane maçta kendi evimizde bize gol lazımken son dakikaları rakip oynadı hatırlamıyor musunuz

Duran top, korner falan bahsetmiyorum bile

Topu kaybetmeyin diye taktik sistem mi olur ya

Saçma ötesi bir futbol oyuyoruz işte

2 gol farkla şampiyonluğu kaybetmemiz ise tesadüf değil

Bu oyuncu grubuyla averaj üstü herhangi bir hoca 8-10 puan farkla şampiyon olurdu
 
bence hücum planlamasında ciddi sorun var.

eğer oyuna hükmedip pas oyunu oynatacaksan hücum setleri olması lazım takımın.Rakibi paslarla hipnotize ederken bir anda hızlanıp o seti uygulayarak pozisyon yaratmalı.ama biz tamamen bireysel yeteneklere dayanarak hücum organizasyonu oluşturmaya çalışıyoruz yada gereksiz pas niteliği olmayan ortalar yapıyoruz kanatlardan.üstelik kaptırdığımız her top anında kontra atağa dönüşüyor , yukarda anlattığım sebepten ötürü.Rakibi hep yerleşik pozisyonda yavaş bir pas oyunu ile çözmeye çalışıyoruz ve defans hattımız çok önde yakalanıyor.

hocanın bir karar vermesi lazım , devamlılığı olmayan oyuncularla bir mentalite oturtamayacağımıza göre adam gibi 3-4 sene kendi oyun anlayışını uygulayabileceği bir takım oluşturmalı.Bunu yapamayacaksa o zaman sonuca endeksli bir futbol oynatsın yoksa oluşturmaya çalıştığı oyun anlayışı da kariyeri de istediği seviyeye ulaşamadan bitecek.
Abi bence bizde bireysel yetenek pek yok, hatta orta da açmıyoruz, topu sıfıra indirip çevirme odaklı hücumlarımız var yani aslında hücum setlerimiz var ama oyunu organize eden oyuncumuz yok.
2 sene önce bunu yapanlar vardı o zaman senin dediğin gibi oynuyorduk.

Ceza sahası dışından atamıyoruz
Kafayla atamıyoruz
Duran toptan atamıyoruz

Ona rağmen 80 gol attık yani bunu sistemsiz bir yapıda yapamazdık diye düşünüyorum.
 
Abi bence bizde bireysel yetenek pek yok, hatta orta da açmıyoruz, topu sıfıra indirip çevirme odaklı hücumlarımız var yani aslında hücum setlerimiz var ama oyunu organize eden oyuncumuz yok.

Ceza sahası dışından atamıyoruz
Kafayla atamıyoruz
Duran toptan atamıyoruz

Ona rağmen 80 gol attık yani bunu sistemsiz bir yapıda yapamazdık diye düşünüyorum.
ben hep işleyen bir makinanın çarkları arasında eksik bir mekanizma yada parça gibi görüyorum bizim takımı.Her sene kritik bir parça eksik , verim alamıyoruz.Ghezal bizde olsa mesela inanılmaz fark yaratırdı yada Sasa İliç tarzı bir adam.Bir tane adam gibi pas niteliğinde orta yapan bir kanat oyuncumuz olsa yine çok farklı olurdu gol sayımız.

Transfer sürecindeki eksik adımlar resmen son 2-3 senedir kaderimizi belirliyor.
 
son 3 sezondur oynanan futbolu beğenmiyorum pas oyunu oynamak için elinde derin pas atabilme yetenegine sahip en az 2 oyuncu sart.

ben daha düz demiyeyim ama hizli sonuca giden bir takim istiyorum. rakip ataga cikarken topu kapiyoruz ama oyun sistemimiz pasa dayali oldugu icin bu avataji son zamanlarda hic kullanamiyoruz sağa pas ve geriye oyna derken rakip hep yerlesiyor.
 
son 3 sezondur oynanan futbolu beğenmiyorum pas oyunu oynamak için elinde derin pas atabilme yetenegine sahip en az 2 oyuncu sart.

ben daha düz demiyeyim ama hizli sonuca giden bir takim istiyorum. rakip ataga cikarken topu kapiyoruz ama oyun sistemimiz pasa dayali oldugu icin bu avataji son zamanlarda hic kullanamiyoruz sağa pas ve geriye oyna derken rakip hep yerlesiyor.
belkide top rakipteyken farklı bizdeyken farklı oynamalıyız.

defanstan çıkarken pas oyunu ve top hakimiyetinin gerekli olduğuna inanıyorum.ama top rakipteyken daha baskılı ve hızlı atağa kalkan ve direk rakip kaleyi düşünen bir Galatasaray görmek isterim ben.Rakibin yerleşmesine izin vermeyecek kadar hızlı oyun kurabilmeliyiz.bunu yapmak istiyor ama başaramıyorsak o zaman burdaki eksik oyuncuları nokta transfer ile takımımıza katmalıyız.
 
belkide top rakipteyken farklı bizdeyken farklı oynamalıyız.

defanstan çıkarken pas oyunu ve top hakimiyetinin gerekli olduğuna inanıyorum.ama top rakipteyken daha baskılı ve hızlı atağa kalkan ve direk rakip kaleyi düşünen bir Galatasaray görmek isterim ben.Rakibin yerleşmesine izin vermeyecek kadar hızlı oyun kurabilmeliyiz.bunu yapmak istiyor ama başaramıyorsak o zaman burdaki eksik oyuncuları nokta transfer ile takımımıza katmalıyız.
elinde bir tane sneijder olsa oyunu iki türlüde oynamak problem olmaz.

dediğin gibi nokta transfer yapilmali ama transfer listemizdeki oyuncularin 2. bazende 3. alternatiflerini aldigimiz için sil baştan taktik kurguluyoruz.
 
kim bu futbol anlayışını hocanın kafasına soktu bilmiyorum ama üst düzey oyunculara sahip olmadıkça bu şekilde bi oyun anlayışı rakibin işine gelir. luyindama, marcao muslera ve vasat bekler arasındaki vasat paslaşmalardan kaynaklı bir sürü gol gördük kalemizde. ön alan presine dayalı ikinci topları toplama oyununu özledim açıkçası, bence oynamamız gerek oyun da bu. bizde geriden bol pasla çıkacak teknik kaliteye sahip oyuncular yok ve bu kısıtlı mali durumla da uzun süre olmayacak gibi. boşuna ısrar ediyor hoca, sonu yine hüsran olur. topa sahip olma oyunu eski cazibesini kaybetti zaten.
 
ben hep işleyen bir makinanın çarkları arasında eksik bir mekanizma yada parça gibi görüyorum bizim takımı.Her sene kritik bir parça eksik , verim alamıyoruz.Ghezal bizde olsa mesela inanılmaz fark yaratırdı yada Sasa İliç tarzı bir adam.Bir tane adam gibi pas niteliğinde orta yapan bir kanat oyuncumuz olsa yine çok farklı olurdu gol sayımız.

Transfer sürecindeki eksik adımlar resmen son 2-3 senedir kaderimizi belirliyor.
Ee normal, fırsat transferlerini kaçırıyoruz diğer türlü de istenilen adamlar pahalı oluyor. Bir de alıp oyuna alıştırmak lazım bu da en az 2 sene demek, oynayabilenleri de 20 m eurodan başlıyor.

Bir de sen konu açmışsın konuyu futboldan zerre çakmayan tek derdi antiftcilik yapmak olan tipler istila etmiş, amacından da saptıracaklar gibi, müsaadenle ben çıkış yapıyorum.
 
Ee normal, fırsat transferlerini kaçırıyoruz diğer türlü de istenilen adamlar pahalı oluyor. Bir de alıp oyuna alıştırmak lazım bu da en az 2 sene demek, oynayabilenleri de 20 m eurodan başlıyor.

Bir de sen konu açmışsın konuyu futboldan zerre çakmayan tek derdi antiftcilik yapmak olan tipler istila etmiş, amacından da saptıracaklar gibi, müsaadenle ben çıkış yapıyorum.
benim amacım futbol konusmak bir nevi üzüm yemek bagcıyı dövmek değil , aynen.konu oraya dogru evrilirse kitlenir zaten.
 
Pas oyunu oynarken, hücumda hem birtakım çalışılmış kollektif varyasyonlarla, hem de bireysel girişimlerle rakibin savunma örgüsünü delmeye çalışırsın. Hele de kollektif girişimleri hiçbir Terim takımında gerçek manasıyla göremediğimi belirtmem gerekir...

Pek çoğumuzun en beğendiğimiz takımlardan olan 2011-2012 takımımız bile bu konuda defoluydu. Elmander sahadayken prese dayalı ''Bam bam bam'' oynuyorduk zaten. Elmander' in yokluğunda o takım da şimdikine benzer 'kabız' bir kimliğe bürünüyordu. Topu geveleyip geveleyip zar zor 3. bölgeye kadar taşıdıktan sonra ceza yayına doğru dürtüp kalabalıktan mucize çıkmasını bekliyorduk. İçerde enayice bir penaltıyla 1-1 lik beraberliği zor kurtardığımız TS maçı gibi örneklerini hala hatırlıyorum. Allahtan Elmander ilk sezon fazla sakatlanmadı da takımı ''4-5-2'' oynatabildi...Elmander' den sonra Drogba ile bile o baskın oyunu oynayamadık zaten...
 
Geri
Üst Alt