Hocanın açıklamalarını gördüm. Hala oyuncuların sadece ayağının ucuyla oynadığını düşünüyor. Halbuki 3 gün önceki vitrin maçında yatan Feghouli bugün Antep'te şakır şakır top oynuyor. Çünkü bütün savunma görevlerinden arındırılmış ve kariyerinin bu noktası itibariyle en iyi özelliklerini ortaya çıkaran yerde oynuyor. Madrid'de kıçını çizgiye dayayıp hiçbir şey yapmayan Babel yanındaki Andone'nin, Adem'in çabasını görünce prese katılıp pozisyon hazırlıyor. Madrid'de ceza sahasından çıkamayan Luyindama arkasında doğru pozisyon almış 2 mevkidaşını görünce topla şova kalkıyor. Bunların hepsi 3-5-2'nin, doğru sistemin, doğru yerde oynayan oyuncuların getirisi. Bu sistem Galatasaray'ın mevcut kadrosunda herkesten maksimum verim alabileceğin tek sistem ve tüm oyuncular da bunun bilincinde ve daha önemlisi kafa rahatlığında oldukları için canla başla oynuyorlar.
Bu takım 3 yıldaki en iyi 4 deplasmanından 3'ünü 3'lü savunmayla oynayıp 3 yıldaki en güzel golünü bugün Antep'te, sol iç Ömer'in arapasında, orta 5'linin sol kanadı Emre Taşdemir'in asistiyle Feghouli'nin boş kaleye bitirişiyle buluyorsa, bu 3 yıldaki 20 deplasman mağlubiyetinde oyuncuların hırsından, çabasından, emeğinden başka eksiklikler de var demektir. İnşallah bu Fatih hoca için bir aydınlanma olur ve 90'ların sonu yerleştirdiği 2-5-3'ü gibi adam akıllı çift yönlü 2 bek bulana kadar (ki bu piyasada FFP'de imkansıza yakın) yeni kariyerini 3-5-2 ve onun varyasyonları üzerine kurar. Gidip PSG deplasmanında, lig derbilerinde ve hatta Anadolu deplasmanlarında elinde malzemesi olmadan 4'lü savunmalara, yeteneksiz 10 numaralara, top götürülemeyen tek santraforlara giderse yine hüsran yaşarız. Bunun emekle, saygıyla, çabayla hocanın önem verdiği kadar ilgisi yok. Bir oyuncu sisteme, hocasına, kendisine inanırsa Antep'te bile kıçını yırtarak oynar. 2 yıldır yaşayıp hiçbir şeye yaramadığını gördüğü boş sistemlerin tekrarlandığını görürse Barnebau'da bile ayağının ucuyla oynar. İki kere iki dört.