Takimin sadece basarili olmasini degil iyi top oynamasini isteyenler
- ya kulubun ve ulke futbolunun realitesinden kopmus
- ya da Terim nefreti gozlerini burumustur.
1. gruptaki adamlarin cogu iyi niyetlidir, keza Galatasaray gercekten de kendisine yakisan dominant oyunu istikrarli olarak oynayamamistir senelerdir. En son surekli olarak guzel oyun sahaya 2011-12 sezonunda yansitilmis ve 2012-13 sezonunda etkisini yitirerek tukenmistir. O zamandan beri hicbir hoca, kadro yahut yonetim kisa sureli donemleri saymazsak ortaya haz veren futbolu kalici olarak koyamamistir. Fakat gelin gorun ki bu kulubun Dursun Ozbek ile iyice rezil rusva oldugu, cogunun kurtulus yolu olarak baktigi gayrimenkullerinin hic edildigi, Avrupa'dan men yemek gibi bir rezaletle yuz yuze geldigi, buradan cikmak icin cok agir sartlari olan bir anlasma imzaladigi unutulmaktadir.
Bu takimin iyi futbolu oncelik haline getirmeden once belini dogrultmayi oncelik haline getirmesi gerekir. Su an borc eritmek icin gecis donemine giren kulubumuzun gercek onceligi borcu eritmek, settlement agreement surecini dogru yonetmek, kadrodaki gerekli degisiklikleri akilli hamlelerle yapmaktir. Su anki hocamizin gercekten yapmasi gereken eldeki malzemeyle sampiyonluk kovalarken bir yandan da gelecekte iyi oynayacak takimi kuracak akilli hamleleri yapmaktir.
Bu takima adina yakisan futbolu en son oynatan da bu takimi en yuksek basarisina tasiyan da Terim'dir, bu sureci yonetmek icin de dolayisiyla en ideal isim yine kendisidir. Kaldi ki eldeki malzemeden daha iyi sonuclar alabilecek bir kisi de mevcut degildir. Bu zorlu surecte ihtiyac duydugumuz butunlesmenin katalizoru yine kulup efsanesi mertebesine yukselmis imparatordur.
Bazilari ikinci donemine benzeterek elestiriyor ki bu komik, keza yaptigi transferlere ve altyapiya verdigi oneme bakinca gorulecektir ki akilda her zaman gelecek vardir. Zaten hocanin kendisi de sahadaki futboldan memnun olmadigina, degisikliklere yazin da devam edilecegini ustune basa basa soylemektedir. Taraftarin ona sabredecegine inandigini da belirtmistir ve bu inancinda da sonuna kadar haklidir. Zaten ortadaki surec sabredilmeyecek bir surec degildir.
2. gruptaki adamlar icin soylenecek bir sey zaten yoktur.