Fatih Terim | Teknik Direktör (ARŞİV)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Luce'ye makine gibi takım bıraktı da ikisi aynı tarzda hocalar değildi. 4 senedir çalıştığı, kendi inşa ettiği bir takımı; kendi oyun felsefesinden farklı yabancı bir hocaya bıraktı. Ki o sezon çok da başarısız değildik. 2001 senesi şaibelerin olduğu bir sezondu. fenerin 0-3'den 4-3 döndürdüğü maçlar, bizim Ankaragücü maçında ersunun itiraf ettiği şike ve o maçta bazı oyuncuların takımı sabote etmesi, Jardel'in mobbinge uğraması ve ailevi sorunlarından dolayı ikinci yarıda çoğu maçta oynamaması, kadıköydeki maçta hakemlerin bizi katletmesi. Azizin Denizli'ye sen mi şampiyon yaptın bu takımı ben yaptım dediği bir sezon. Bence 2011 sezonundan bile daha şaibeliydi. Şampiyonlar Ligi'nde de 2 kez gruptan çıkarak çeyrek finale çıktık. Sonraki 2 sezonda da ligde şampiyon oldu.

2014 sezonunda da hocanın başkanla ego savaşına girmesi, zaten lige ve ŞL'ye de kötü başlamıştık o sezon. Tamamen suçu yabancı hocalara atmayı doğru bulmuyorum. Çünkü en kolayı o.

2004'te enkaz bıraktığı doğrudur. Rize'ye 5-0 yenildikten sonra "Galatasaray ceketimi astım bir daha katiyen asla, Galatasaray benim için bitmiştir" 2010'da Adnan Polat kapısında yalvarırken reddedip aylar sonra Aysal'la takımın başına geçmesi vs. vs.
Sonraki iki sezonda ligde şampiyon olmadık.

O zaman yönetimin hatası kadroya-sisteme uygun hoca getirseymiş diyeceğim de o kadronun oynayamayacağı sistem yoktu. Ligi de hiç karakterimize uymayan bir şekilde son haftalarda kaybettiğimiz maçlarla verdik fenere. Son 4 maçta ikisini kaybedince(birisi rakibine) doğal olarak gidiyor şampiyonluk. Winner karakterimize pek uymayan bir durum gibi(?). Bu iki bilgiyi düzeltelim öncelikle. Takım içindeki sıkıntıları çözemiyorsa o da antrenörün problemidir yine yapacak bir şey yok. Ben Luce'yi severim bu arada ama bana kötü takım bıraktı falan deseydi(ki demedi manyak olmadığı için) sadece gülünürdü o dönem.

Ben yabancı hocaya suç atmıyorum. Terim enkaz bırakır argümanının zırvalığına dikkat çekiyorum.


2003 dönemiyle ilgili forumda arastirmam var, ben hocaya kirginliktan->burukluga döndüm yani hala kalbimde bir sizi var ama 2003 yılını enkaz olarak tanımlayıp terime yüklemek tam anlamıyla kötü niyettir. Minimum maliyetle alınan oyuncular gayet iyiydiler ama gel gelelim o donem yeniden yapılanmaya başlamış fenerbahçe ve tekrar yükselişe geçmesinin engellenmesi gerekilen ve bu konuda her turlu pisliğin yapıldığı Galatasaray vardı.

O dönemki önemli sıkıntılardan birisi de Olimpiyat stadına geçisti. Bizi ciddi baltaladı. Hoca hiç istemiyor ama Özhan Başkan diretiyor o konuda.
 
O sene bizim takım çok iyidi ama mesela aç Malatyayı mı ne 5-2 yendiğimiz maçı izle. Muazzam bir hücum takımıydık.

Onların ise iyi oyunculardan kurulu iyi bir takımı vardı.

2006 çok kritikti tabi; 4 sene üst üste şampiyon olsalar hikaye farklı yöne gidebilirdi.

Hasan sıfırdan gol atmıştı galiba o maçta.

bence 14 yıllık zinciri kırdığımız 87'den sonraki en değerli şampiyonluk.

o sene fener ile diğer takımlar arasındaki kadro/ekonomik güç farkı o günden sonra bir daha hiç bir takım için söz konusu olmadı bana göre. biz ve beşiktaş'a kıyasla çok üst düzey bir kadroları vardı.

orada şampiyonluğu versek belki de bugün hala arkalarında olabilirdik.
 
O sene bizim takım çok iyidi ama mesela aç Malatyayı mı ne 5-2 yendiğimiz maçı izle. Muazzam bir hücum takımıydık.

Onların ise iyi oyunculardan kurulu iyi bir takımı vardı.

2006 çok kritikti tabi; 4 sene üst üste şampiyon olsalar hikaye farklı yöne gidebilirdi.

2008-2008-2010 bu 3 sezonu çok beleşe verdiler.2010 zaten 2011'e sebep oldu ve geleceklerini kararttı tamamen.
 
O sene bizim takım çok iyidi ama mesela aç Malatyayı mı ne 5-2 yendiğimiz maçı izle. Muazzam bir hücum takımıydık.

Onların ise iyi oyunculardan kurulu iyi bir takımı vardı.

2006 çok kritikti tabi; 4 sene üst üste şampiyon olsalar hikaye farklı yöne gidebilirdi.
Necati-Hakan-Ümit Karan hücum hattı. Şu an var mı öyle bir kalite? Bunlara ek olarak Hasan Kabze de iyiydi. Hasan Şaş acayip besliyordu bunları yanlış hatırlamıyorsam 16-18 gibi bir asist sayısı vardı. Ilıc'in katkısı da unutulmaz tabii.
 
Necati-Hakan-Ümit Karan hücum hattı. Şu an var mı öyle bir kalite? Bunlara ek olarak Hasan Kabze de iyiydi. Hasan Şaş acayip besliyordu bunları yanlış hatırlamıyorsam 16-18 gibi bir asist sayısı vardı. Ilıc'in katkısı da unutulmaz tabii.

hasan'ın 2002 ile birlikte en iyi iki sezonundan biriydi. asist sayısı 20'yi bulmuş da olabilir.

bütün hücumcuların arkasını tek başına toplayan saidou'yu da unutmamak lazım.
 
Sonraki iki sezonda ligde şampiyon olmadık.

O zaman yönetimin hatası kadroya-sisteme uygun hoca getirseymiş diyeceğim de o kadronun oynayamayacağı sistem yoktu. Ligi de hiç karakterimize uymayan bir şekilde son haftalarda kaybettiğimiz maçlarla verdik fenere. Son 4 maçta ikisini kaybedince(birisi rakibine) doğal olarak gidiyor şampiyonluk. Winner karakterimize pek uymayan bir durum gibi(?). Bu iki bilgiyi düzeltelim öncelikle. Takım içindeki sıkıntıları çözemiyorsa o da antrenörün problemidir yine yapacak bir şey yok. Ben Luce'yi severim bu arada ama bana kötü takım bıraktı falan deseydi(ki demedi manyak olmadığı için) sadece gülünürdü o dönem.

Ben yabancı hocaya suç atmıyorum. Terim enkaz bırakır argümanının zırvalığına dikkat çekiyorum.

Abi ben sonraki iki sezonda şampiyon olduk demedim zaten oldu dedim. Yani Luce'yi kastettim orada. 2002 ve 2003'te şampiyon oldu adam. Yani suç Luce'de değildi aslında.

Jardel'in sadece takımla ilgili sorunları yoktu karısıyla ilgili sorunları vardı sürekli ülkesine dönüyordu. Hakan da sezon başı gidince (ki makine gibi işleyen takımın en önemli halkasıydı) forvet olmadan oynuyorduk bazı maçları.

Luce kendi kurduğu takımlarla hem de mütevazı bir kadroyla şampiyon oldu. 2002 şampiyonluğu Galatasaray tarihinin en underrated şampiyonluğudur. Yıldızlar olunmadan alınan bir şampiyonluktu. Ertesi sene Canaydın geldi Fatih hocayı getireceğim dedi. Getirdi. Fatih hoca 2. oldu kendisi bjk'deyken şampiyon oldu.

Terim gidince enkaz bırakıyor mu orası ağır kaçar ama ortada büyük bir kaos bırakıyor o da hakikattir.
 
Abi ben sonraki iki sezonda şampiyon olduk demedim zaten oldu dedim. Yani Luce'yi kastettim orada. 2002 ve 2003'te şampiyon oldu adam. Yani suç Luce'de değildi aslında.

Jardel'in sadece takımla ilgili sorunları yoktu karısıyla ilgili sorunları vardı sürekli ülkesine dönüyordu. Hakan da sezon başı gidince (ki Fatih hocanın sistemindeki en önemli adamdı) forvet olmadan oynuyorduk bazı maçları.

Luce kendi kurduğu takımlarla hem de mütevazı bir kadroyla şampiyon oldu. 2002 şampiyonluğu Galatasaray tarihinin en underrated şampiyonluğudur. Yıldızlar olunmadan alınan bir şampiyonluktu. Ertesi sene Canaydın geldi Fatih hocayı getireceğim dedi. Getirdi. Fatih hoca 2. oldu kendisi bjk'deyken şampiyon oldu.

Terim gidince enkaz bırakıyor mu orası ağır kaçar ama ortada büyük bir kaos bırakıyor o da hakikattir.
Biz de geçen sene forvetsizdik yaw ki kadronun geri kalanı o kaliteyle kıyaslanamaz bile. Sonuç itibariyle gayet iyi bir takım bıraktı hoca Türk futbol tarihinin en iyi, en dominant futbolunu oynayan en kaliteli kadrosunu bıraktı Luce'ye. Buna bir itirazın var mı? Şu yüzden bu yüzden şampiyon olamadı ayrı hikaye zaten benzer şeyleri her sezon için yazabiliriz. Bu sene için de yazabiliriz onlarca sıkıntı. Ama eleştirirken çoğu kişi bunları görmezden geliyor ki anlaşılabilir aslında, tutarlı olunduğu takdirde. Canaydın-luce-bjk süreciyle ilgili de benzer şeyler yazabiliriz ama bunlara gerek yok. Gerçekler ortada Terim'le 10'da 8 şampiyonluk, Terimsiz 15'de 4. Yani öyle kötü halimiz bile şampiyon oluyor argümanı gerçekçi değil en azından bunu söylemek için referans alınabilecek bir veri yok elimizde.

Luce Bjk kariyeri zaten çok iyiydi, Terim onları da ıska geçmese imkansız bir istatistik yapacaktı.
 
2008-2008-2010 bu 3 sezonu çok beleşe verdiler.2010 zaten 2011'e sebep oldu ve geleceklerini kararttı tamamen.
2008 ve 2010da çok baskın değillerdi bence zaten 2010da son 8 hafta 1-0 1-0 ala ala geldiler sona.

2008de ise kötü başlamışlardı, ilk yarı sonu ve ikinci yarı başında toparladılar.

Tabii ŞL olmasa farklı olabilirdi.
 
Biz de geçen sene forvetsizdik yaw ki kadronun geri kalanı o kaliteyle kıyaslanamaz bile. Sonuç itibariyle gayet iyi bir takım bıraktı hoca Türk futbol tarihinin en iyi, en dominant futbolunu oynayan en kaliteli kadrosunu bıraktı Luce'ye. Buna bir itirazın var mı? Şu yüzden bu yüzden şampiyon olamadı ayrı hikaye zaten benzer şeyleri her sezon için yazabiliriz. Bu sene için de yazabiliriz onlarca sıkıntı. Ama eleştirirken çoğu kişi bunları görmezden geliyor ki anlaşılabilir aslında, tutarlı olunduğu takdirde. Canaydın-luce-bjk süreciyle ilgili de benzer şeyler yazabiliriz ama bunlara gerek yok. Gerçekler ortada Terim'le 10'da 8 şampiyonluk, Terimsiz 15'de 4. Yani öyle kötü halimiz bile şampiyon oluyor argümanı gerçekçi değil en azından bunu söylemek için referans alınabilecek bir veri yok elimizde.

Luce Bjk kariyeri zaten çok iyiydi, Terim onları da ıska geçmese imkansız bir istatistik yapacaktı.
Geçen sezon forvetsiz olmamızda hocanın da etkisi vardı. 2 sezondur bu takımın başında. Gomis'in prim mevzusu aylardır bilinen bir şeydi. Satılacağı da biliniyordu. Ona rağmen ağırdan almak doğru bir şey değildi. Yumurta kapıya dayanınca son günler deli gibi forvet aradık. Başarılarda nasıl hem yönetimin hem de hocanın payı varsa başarısızlıklarda da iki tarafın payı vardır. Başarısız olunca suçu yönetime at, başarılı olunca hoca başarılı olsun. Bu mantık bana hiçbir zaman doğru gelmedi.

Her hocanın kendine ait bir futbol felsefesi ve kurduğu takım var. Klopp Liverpool'a ilk geldiğinde başarılı oldu mu? Olamadı. Çünkü kendi oyun felsefesine yabancı bir takım vardı ortada. Zamanla kendi takımını kurmaya başladı. Dortmund'daki oyunu oraya getirdi ve başarılı oldu. Bunun için de bu futbol taktiğine uyum sağlayacak oyuncuları transfer etti. Şimdi Mourinho'yu koyalım Liverpool'a başarılı olur mu? Kağıt üzerinde bir takımın kaliteli olması yetmez. O kadro hocanın oynatacağı sisteme uyuyor mu, kadro mühendisliği de çok önemli. 2001'de Fatih hoca kalsaydı o sezon da şampiyon olurduk. Luce geldi olamadı çünkü kendi takımı değildi. Ne zaman kendi takımını kurdu gittiği takımlarda o zaman başarılı oldu.
 
Geçen sezon forvetsiz olmamızda hocanın da etkisi vardı. 2 sezondur bu takımın başında. Gomis'in prim mevzusu aylardır bilinen bir şeydi. Satılacağı da biliniyordu. Ona rağmen ağırdan almak doğru bir şey değildi. Yumurta kapıya dayanınca son günler deli gibi forvet aradık. Başarılarda nasıl hem yönetimin hem de hocanın payı varsa başarısızlıklarda da iki tarafın payı vardır. Başarısız olunca suçu yönetime at, başarılı olunca hoca başarılı olsun. Bu mantık bana hiçbir zaman doğru gelmedi.

Her hocanın kendine ait bir futbol felsefesi ve kurduğu takım var. Klopp Liverpool'a ilk geldiğinde başarılı oldu mu? Olamadı. Çünkü kendi oyun felsefesine yabancı bir takım vardı ortada. Zamanla kendi takımını kurmaya başladı. Dortmund'daki oyunu oraya getirdi ve başarılı oldu. Bunun için de bu futbol taktiğine uyum sağlayacak oyuncuları transfer etti. Şimdi Mourinho'yu koyalım Liverpool'a başarılı olur mu? Kağıt üzerinde bir takımın kaliteli olması yetmez. O kadro hocanın oynatacağı sisteme uyuyor mu, kadro mühendisliği de çok önemli. 2001'de Fatih hoca kalsaydı o sezon da şampiyon olurduk. Luce geldi olamadı çünkü kendi takımı değildi. Ne zaman kendi takımını kurdu gittiği takımlarda o zaman başarılı oldu.
Hoca forvet istiyor, yönetim alamıyor, akabinde forvetsiz çıkıyoruz maçlara. Mevzu budur. He sen dersen ki direkt yönetimin işi olan transfer pazarlıkları işini bile hocaya sorumluluk olarak yüklerim o zaman başarı geldiği zaman da yüzde yüz mimarı kendisidir. Bunu geçen sezon 8 puan gerideyken yazmıştım çünkü herkes adan zye her şeyin hocanın sorunu olduğunu yazıyordu. Sorunların hepsi onunsa başarı da onundur. Bence böyle değil tabii ancak mantık bunu gerektirir. Ondan önceki sene de yönetim Badou'yu satıp kimseyi alamadı, kadro dışı Donk'la şampiyon olduk. Olamasaydı muhtemelen Badou'yu sattırdı kimseyi almadı falan diye eleştirirdi aynı kitle.

O halde Lucescu'yu getirmek yönetimin hatasıydı. Zaten benim problemim Luce-Mancini vs ile değil. Terim arkasından gelen teknik direktöre gayet mükemmel bir kadro bıraktı. Ona enkaz falan diyen varsa kendisini antuya postalamak gerekir. Mancini'ye de enkaz bırakmadı, alakası bile yok. İlk mesajımda belirttiğim üzere sadece 2003 dönemi kötüydü. Bu konuda genel olarak yaratılmak istenen algı yalanlar ve fanteziler üzerine kurulu. Sonrasında gelen adam niye şampiyon olamadı, forvet yoktu vs bunlarla ilgilenmiyorum. Kendisi ayrıldıktan sonra alınan forvetin ailesiyle yaşadığı sıkıntıları da Terim'in hesabına yazacaksak o başka tabii.
 
2008 ve 2010da çok baskın değillerdi bence zaten 2010da son 8 hafta 1-0 1-0 ala ala geldiler sona.

2008de ise kötü başlamışlardı, ilk yarı sonu ve ikinci yarı başında toparladılar.

Tabii ŞL olmasa farklı olabilirdi.

Öyle de son maçta verdiler sonuçta 2010'da.Üstelik okyanusu geçip derede boğulmak gibi ne deplasmanlardan çıkıp içerde verdiler şampiyonluğu.Rahat 10-15 gol kaçırmışlardı o maç.Giray ve Onur çok iyi oynamıştı TS'de.
 
Öyle de son maçta verdiler sonuçta 2010'da.Üstelik okyanusu geçip derede boğulmak gibi ne deplasmanlardan çıkıp içerde verdiler şampiyonluğu.Rahat 10-15 gol kaçırmışlardı o maç.Giray ve Onur çok iyi oynamıştı TS'de.
40 şut falan çekmişlerdi.
 
Hoca forvet istiyor, yönetim alamıyor, akabinde forvetsiz çıkıyoruz maçlara. Mevzu budur. He sen dersen ki direkt yönetimin işi olan transfer pazarlıkları işini bile hocaya sorumluluk olarak yüklerim o zaman başarı geldiği zaman da yüzde yüz mimarı kendisidir. Bunu geçen sezon 8 puan gerideyken yazmıştım çünkü herkes adan zye her şeyin hocanın sorunu olduğunu yazıyordu. Sorunların hepsi onunsa başarı da onundur. Bence böyle değil tabii ancak mantık bunu gerektirir. Ondan önceki sene de yönetim Badou'yu satıp kimseyi alamadı, kadro dışı Donk'la şampiyon olduk. Olamasaydı muhtemelen Badou'yu sattırdı kimseyi almadı falan diye eleştirirdi aynı kitle.

O halde Lucescu'yu getirmek yönetimin hatasıydı. Zaten benim problemim Luce-Mancini vs ile değil. Terim arkasından gelen teknik direktöre gayet mükemmel bir kadro bıraktı. Ona enkaz falan diyen varsa kendisini antuya postalamak gerekir. Mancini'ye de enkaz bırakmadı, alakası bile yok. İlk mesajımda belirttiğim üzere sadece 2003 dönemi kötüydü. Bu konuda genel olarak yaratılmak istenen algı yalanlar ve fanteziler üzerine kurulu. Sonrasında gelen adam niye şampiyon olamadı, forvet yoktu vs bunlarla ilgilenmiyorum. Kendisi ayrıldıktan sonra alınan forvetin ailesiyle yaşadığı sıkıntıları da Terim'in hesabına yazacaksak o başka tabii.
Benim genel olarak eleştirdiğim nokta da bu zaten. Hoca başkanın bile vazifelerini yapmaya çalışıyor. Yeri geliyor başkan, yeri geliyor basın sözcüsü, yeri geliyor transferden sorumlu yönetici vs. Çünkü çevresinde profesyonel, donanımlı adam yok. Belki de böyle olmasını kendi istiyor. Çünkü hoca kendi işine karışılmasını pek sevmeyen, ders almam ders veririm düşüncesinde bir profil. Bu yüzden başarısızlıklarda kendisinin büyük payı var aynı başarılarda olduğu gibi. Tek kişilik takım gibi. Her işe o koşturuyor. O zaman biz bu eleştirileri kime yapacağız Florya'daki bahçıvana mı? Görev dağılımı yapsın. Profesyonel bir yapı kursun aynı Avrupa'nın büyük takımlarındaki gibi. O zaman hem bu kadar yorulmayıp sadece kendi işine odaklanır hem de eleştiriler de azalır. Donk'u ve Rodrigues'i futbola döndürmesi hocanın başarısıdır mesela. Ben bunu reddetmiyorum. Yani burada eleştiri yapıyoruz diye doğrularını görmezden gelecek değiliz.

Ben zaten hangi mesajımda her döneminde enkaz bırakıyor demişim ki? Tutulmuş bir enkaz, enkaz lafı. Sadece 2004'te gittiğinde enkaz var demişim. O da herkesin kabul ettiği bir şey. Ekonomik buhran başladı kulüpte o yıl. Uzun yıllar sportif anlamda başarılı olamadık. Bu enkaz değildir de nedir? Diğer gittiği senelerde ise kaos bırakıyor. 2013'te gittiğinde kulüpte tam anlamıyla bir kaos havası hakimdi.

Burada ad hominem yapıyorsunuz. Daha önce Luce'ye makine gibi takım bıraktı dediniz. Ben de o kadronun Luce'nin futbol sistemine uymadığını ona rağmen başarılı olduğunu (2 kere ŞL gruplarından çıkıp çeyrek finale yükselmek, şampiyonluğu son ana kadar kovalamak hem de o kadar şike ve şaibeye rağmen) söyledim. Burada makine gibi takım bıraktı diyerek Luce'ye başarısız olduğunu ima ettiniz. Sonrasında da bu argümanı kendi kurduğu takımlarla şampiyon olarak çürüttüğünü iddia ettim. Olay bundan ibaret.
 
Benim genel olarak eleştirdiğim nokta da bu zaten. Hoca başkanın bile vazifelerini yapmaya çalışıyor. Yeri geliyor başkan, yeri geliyor basın sözcüsü, yeri geliyor transferden sorumlu yönetici vs. Çünkü çevresinde profesyonel, donanımlı adam yok. Belki de böyle olmasını kendi istiyor. Çünkü hoca kendi işine karışılmasını pek sevmeyen, ders almam ders veririm düşüncesinde bir profil. Bu yüzden başarısızlıklarda kendisinin büyük payı var aynı başarılarda olduğu gibi. Tek kişilik takım gibi. Her işe o koşturuyor. O zaman biz bu eleştirileri kime yapacağız Florya'daki bahçıvana mı? Görev dağılımı yapsın. Profesyonel bir yapı kursun aynı Avrupa'nın büyük takımlarındaki gibi. O zaman hem bu kadar yorulmayıp sadece kendi işine odaklanır hem de eleştiriler de azalır. Donk'u ve Rodrigues'i futbola döndürmesi hocanın başarısıdır mesela. Ben bunu reddetmiyorum. Yani burada eleştiri yapıyoruz diye doğrularını görmezden gelecek değiliz.

Ben zaten hangi mesajımda her döneminde enkaz bırakıyor demişim ki? Tutulmuş bir enkaz, enkaz lafı. Sadece 2004'te gittiğinde enkaz var demişim. O da herkesin kabul ettiği bir şey. Ekonomik buhran başladı kulüpte o yıl. Uzun yıllar sportif anlamda başarılı olamadık. Bu enkaz değildir de nedir? Diğer gittiği senelerde ise kaos bırakıyor. 2013'te gittiğinde kulüpte tam anlamıyla bir kaos havası hakimdi.

Burada ad homine yapıyorsunuz. Daha önce Luce'ye makine gibi takım bıraktı dediniz. Ben de o kadronun Luce'nin futbol sistemine uymadığını ona rağmen başarılı olduğunu (2 kere ŞL gruplarından çıkıp çeyrek finale yükselmek, şampiyonluğu son ana kadar kovalamak hem de o kadar şike ve şaibeye rağmen) söyledim. Burada makine gibi takım bıraktı diyerek Luce'ye başarısız olduğunu ima ettiniz. Sonrasında da bu argümanı kendi kurduğu takımlarla şampiyon olarak çürüttüğünü iddia ettim. Olay bundan ibaret.
Luce'ye makine gibi takım bıraktı. Bunu 100 kez daha yazabilirim. Onun sistemine uyup uymaması, neden şampiyon olamadığı vs beni ırgalamıyor.

Sen enkaz yazdın demedim, yazıp yazmadığını da bilmiyorum zaten. Benden alıntıladığın ilk mesaj bu fason "enkaz" muhabbetine yapılan bir eleştiriydi. Aynı muhabbet devam ettiği için sürekli tekrarlıyorum. Çünkü ilk yazma sebebim bu. Bu algıya katılmıyorsan zaten bir sıkıntı yok. Savunmana da gerek yok. Savunmayı seçiyorsan da benim o mesajda eleştirdiğim "enkaz bırakma" olayını vurgulamamın gayet normal olduğunu kabul etmen gerekir.

Şey de efsane yaw "Terim enkaz bıraktı" argümanı :asd:

Birisi Lucescuya bıraktığı avrupa şampiyonu makina gibi takım (ki şampiyon olamadık). Birisi de Mancini'ye verdigi Burak-Sneijder-Drogba-Melo'lu kadro(Bu da ersundan 10 puan fark yedi). Tamam 2003 dönemi kötü bir takım bıraktı da sanki genel bir şeymiş gibi zırvalanması da ayrıca komik.


Alıntılanan mesaj bu. Lucescu'ya makina gibi avrupa şampiyonu takım bıraktı-şampiyon olamadık demişim. Yalan, yanlış bir şey var mı? Enkaz bırakıyor algısı fantezi diyorum. Yalan mı? Mancini'ye bıraktığı takım ortada- ersundan yenilen puan farkı ortada. 9 olacak orada bir yuvarlama yapmışım onun dışında yine direkt gerçekler bunlar. Hangisiyle sıkıntın var tam olarak çözemedim ama durum budur. Sadece olayları kronolojik sırayla yazdım. Subjektif olan kısımlar 2000 ve 2012 kadrolarının enkaz olup olmaması. Onlar da normal bir futbol izleyicisi için gayet net cevapları olan sorular. Yönetimle sorunlu ayrılması başka bir olay. Ben sportif olarak bakıyorum. Magazin kısımlarına gireceksek başka sezonlarda hocanın kriz anlarındaki müdahaleleri, taraftarı-takımı kenetlemesi, medyaya-tff'ye karşı takımı savunması vs diye karşısına 500 tane argüman çıkar. Oralara girmeye gerek yok, başka bir tartışma konusu.
 
Luce'ye makine gibi takım bıraktı. Bunu 100 kez daha yazabilirim. Onun sistemine uyup uymaması, neden şampiyon olamadığı vs beni ırgalamıyor.

Sen enkaz yazdın demedim, yazıp yazmadığını da bilmiyorum zaten. Benden alıntıladığın ilk mesaj bu fason "enkaz" muhabbetine yapılan bir eleştiriydi. Aynı muhabbet devam ettiği için sürekli tekrarlıyorum. Çünkü ilk yazma sebebim bu. Bu algıya katılmıyorsan zaten bir sıkıntı yok. Savunmana da gerek yok. Savunmayı seçiyorsan da benim o mesajda eleştirdiğim "enkaz bırakma" olayını vurgulamamın gayet normal olduğunu kabul etmen gerekir.




Alıntılanan mesaj bu. Lucescu'ya makina gibi avrupa şampiyonu takım bıraktı-şampiyon olamadık demişim. Yalan, yanlış bir şey var mı? Enkaz bırakıyor algısı fantezi diyorum. Yalan mı? Mancini'ye bıraktığı takım ortada- ersundan yenilen puan farkı ortada. 9 olacak orada bir yuvarlama yapmışım onun dışında yine direkt gerçekler bunlar. Hangisiyle sıkıntın var tam olarak çözemedim ama durum budur. Sadece olayları kronolojik sırayla yazdım. Subjektif olan kısımlar 2000 ve 2012 kadrolarının enkaz olup olmaması. Onlar da normal bir futbol izleyicisi için gayet net cevapları olan sorular. Yönetimle sorunlu ayrılması başka bir olay. Ben sportif olarak bakıyorum. Magazin kısımlarına gireceksek başka sezonlarda hocanın kriz anlarındaki müdahaleleri, taraftarı-takımı kenetlemesi, medyaya-tff'ye karşı takımı savunması vs diye karşısına 500 tane argüman çıkar. Oralara girmeye gerek yok, başka bir tartışma konusu.
Her makine gibi bırakılan takım şampiyon olacak diye bir kaide yok. Bunu anlamamakta diretiyorsunuz. Hocanın sistemine uymadıktan sonra Los Galacticos kurulsa ne olur? Ki zamanında Real Madrid, Los Galacticos'u kurmasına rağmen şampiyon olamamıştı. 96-00 takımı Fatih hocanın futbol felsefine göre kurulmuş bir takımdı. Şimdi Fatih hocayla tamamen farklı bir futbol mentalitesi olan Luce'den aynı performansı ve oyunu beklemek ne kadar doğru olur? Kadro aynı diye her şey aynı olacak diye bir kaide yok. Belirli parametreler, dinamikler var. Siz burada yüzeysel ve düz mantık düşünüyorsunuz.

Konuyu baştan sonra okumadım o yüzden hoca enkaz bıraktı lafının bana söylenen bir laf olduğunu düşündüm. Zaten bu enkaz muhabbeti çok uzadı, konumuzla pek ilgisi de yok.

2014 Mancini de aynı şekilde. Adam sezon ortasında, kendi kurmadığı, kaosun içinde sürekli puan kayıpları yaşayan bir takıma geldi. Bütün suç ona atıldı. Ha ben yabancı hocalara suçsuz demiyorum, karıştırılmasın. Fatih hocayı savunacağız diye günah keçisi seçilip bütün suç onlara atılmamalı.
 
Her makine gibi bırakılan takım şampiyon olacak diye bir kaide yok. Bunu anlamamakta diretiyorsunuz. Hocanın sistemine uymadıktan sonra Los Galacticos kurulsa ne olur? Ki zamanında Real Madrid, Los Galacticos'u kurmasına rağmen şampiyon olamamıştı. 96-00 takımı Fatih hocanın futbol felsefine göre kurulmuş bir takımdı. Şimdi Fatih hocayla tamamen farklı bir futbol mentalitesi olan Luce'den aynı performansı ve oyunu beklemek ne kadar doğru olur? Kadro aynı diye her şey aynı olacak diye bir kaide yok. Belirli parametreler, dinamikler var. Siz burada yüzeysel ve düz mantık düşünüyorsunuz.

Konuyu baştan sonra okumadım o yüzden hoca enkaz bıraktı lafının bana söylenen bir laf olduğunu düşündüm. Zaten bu enkaz muhabbeti çok uzadı, konumuzla pek ilgisi de yok.

2014 Mancini de aynı şekilde. Adam sezon ortasında, kendi kurmadığı, kaosun içinde sürekli puan kayıpları yaşayan bir takıma geldi. Bütün suç ona atıldı. Ha ben yabancı hocalara suçsuz demiyorum, karıştırılmasın. Fatih hocayı savunacağız diye günah keçisi seçilip bütün suç onlara atılmamalı.
Los Galacticos'un kadrosu iyiydi ama hiçbir zaman efsane top oynamadı. Bizim 2000'deki oyun olarak da iyiydi, hazırdı. Sadece şunu düşünelim Fatih Terim geliyor takımın başına. Devraldığı takım uefa şampiyonu olmuş. Kadroya avrupa gol kralı dahil edilmiş. İlk resmi maçında şampiyonlar ligi şampiyonu Liverpoolu yenip süper kupayı alıyor öyle de bir oyunu ve kalitesi var. Ama sezon sonunda Tr liginde şampiyon olamıyor. Kendisine yönelik burada "ama takımı kendisi kurmadı, forvetin ailesiyle sorunu vardı, zaman lazım, onun sistemi değil" falan diye savunma yapılacağını düşünüyor musun? Bence küfür hakaret cezalarından forumda adminler ve bir iki tane moderatör dışında adam kalmazdı. Ve yine tekrarlıyorum enkaz muhabbeti için yazdım onu. Bıraktığı takım ve sonucu ortada. Bunlar gerçekler, geri kalanı kişisel fantezidir saygı duyarım lakin dezenformasyona her daim müdahale ederim.

Sana söylemediğimi belirttim senin de üzerine alınmana gerek yok dolayısıyla, enkaz muhabetine son verebiliriz.

Mancini'nin kendi kurduğu takımı da gördük. Devre arası yapılan transferleri ve alınan verimi buraya yazalım mı tek tek? Kaosun içinde sürekli puan kayıpları yaşayan takım dediğin de sadece 5 haftalık bir süreç. 2 galibiyet 3 beraberlik alınmıştı ki hocanın son maçı da 3-0'lık Beşiktaş deplasmanıdır. 5 haftada lig kaybedilecek olsa bizim 5-6 şampiyonluğumuz falan olurdu.


Luce'yi de Mancini'yi de severim bu arada.
 
Los Galacticos'un kadrosu iyiydi ama hiçbir zaman efsane top oynamadı. Bizim 2000'deki oyun olarak da iyiydi, hazırdı. Sadece şunu düşünelim Fatih Terim geliyor takımın başına. Devraldığı takım uefa şampiyonu olmuş. Kadroya avrupa gol kralı dahil edilmiş. İlk resmi maçında şampiyonlar ligi şampiyonu Liverpoolu yenip süper kupayı alıyor öyle de bir oyunu ve kalitesi var. Ama sezon sonunda Tr liginde şampiyon olamıyor. Kendisine yönelik burada "ama takımı kendisi kurmadı, forvetin ailesiyle sorunu vardı, zaman lazım, onun sistemi değil" falan diye savunma yapılacağını düşünüyor musun? Bence küfür hakaret cezalarından forumda adminler ve bir iki tane moderatör dışında adam kalmazdı. Ve yine tekrarlıyorum enkaz muhabbeti için yazdım onu. Bıraktığı takım ve sonucu ortada. Bunlar gerçekler, geri kalanı kişisel fantezidir saygı duyarım lakin dezenformasyona her daim müdahale ederim.

Sana söylemediğimi belirttim senin de üzerine alınmana gerek yok dolayısıyla, enkaz muhabetine son verebiliriz.

Mancini'nin kendi kurduğu takımı da gördük. Devre arası yapılan transferleri ve alınan verimi buraya yazalım mı tek tek? Kaosun içinde sürekli puan kayıpları yaşayan takım dediğin de sadece 5 haftalık bir süreç. 2 galibiyet 3 beraberlik alınmıştı ki hocanın son maçı da 3-0'lık Beşiktaş deplasmanıdır. 5 haftada lig kaybedilecek olsa bizim 5-6 şampiyonluğumuz falan olurdu.


Luce'yi de Mancini'yi de severim bu arada.
Abi şimdi Süper Kupa şampiyonu olmak ile lig şampiyonu olmak arasında çok fark var. Tek maç ile uzun maratonu aynı kefeye koymak normal değil. Geçen sene Akhisar bizi Süper Kupa'da yendi bizden iyi takım mı oldu? Tek maçlı finallerde her şey olabiliyor. Finalde yendik diye Real Madrid'den iyi bir takım olmadık.

Jardel geldi ama sistemin en önemli çarkı Hakan gitti. Çünkü o "makine gibi işleyen" dediğiniz takımın en önemli çarkı Hakan'dı. İleride pres yapar, top tutar, hava toplarında üstünlük kurardı. Jardel bu sistemin oyuncusu değildi. Hakan'dan tam tersi özellikte bir oyuncuydu. Yani sistem tam takır çalışmıyordu. İkinci yarıda ailevi problemlerinden dolayı ülkesine gitmesinde Luce'nin ne gibi bir suçu olabilir? Bu herkesin başına gelebilecek bir durum.

Bıraktığı takım şampiyon olamadı belki ama Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıktı. O zamana kadar Fatih hoca gruptan bile çıkamamıştı. Hoca zaten kariyerinde ilk kez 2013'te gruptan çıktı.

Mancini geldiğinde sadece 5 haftada 3 kez puan kaybı yaşayan bir takım yoktu aynı zamanda ŞL'de evinde 6 yiyen, oyuncuların hocanın gitmesinden sonra isteksiz olduğu hatta sabote etmeye varan performansları (başta Selçuk ve Burak olmak üzere ki aynı saboteyi Prandelli zamanında da yaptılar) hepimiz gördük. Mancini'nin hataları vardır o sezon özelinde. Lakin sezon devam ederken geldiğini, kendi takımı olmadığını, geldiğinde zaten kayıpsız giden bir takımın başına geçmediğini, tribünlerin ona destek vermediğini, medyanın sürekli üstüne geldiğini, imzalar imzalamaz Juve deplasmanına çıkmasını, ŞL'den gruptan çıkarttığını, 9 sene aradan sonra Ztk'yı aldırmasını, iç sahada derbilerde rakiplere şut bile attırmadığını, son haftalarda galibiyet serisi yakaladığını vs. görmezden gelemeyiz.

Mancini'nin en büyük şanssızlığı Fatih hocadan sonra gelmesi ve fenerin tarihin en iyi ve en ballı sezonunu yaşaması oldu. Biz o sezon hiç kenetlenemedik. Herkes parça pörçüktü. Aysalcılar Terimciler bilmem neciler vs. Burada çok kişi vardı puan kaybedelim de Mancini'yi eleştirelim Fatih hoca güzellemesi yapalım diye pusuda bekleyen. Ben hepsini gördüm.
 
Son düzenleme:
Mancininin ligdeki kotu performansini yerliler sabote etti gibi bahanelerle savunurken oynattigi b.ktan futbolu da görmezden gelmeyelim. Ilk maçlarda özellikle Kopenhag maçinda oynattigi tope birsey denilmez, fakat ondan sonraki dönemde sürekli gol yememek, berabere oynamak için çikan bir takim kurdu. Devre arasi 20m avroyu Ontivero Hajrovic gibilere heba ettigini de unutmamak lazim. Drogbanin performansi da bi hayli dusmustu, gerci berabere bitmek uzere olan macta 90. dkda Drogba-Ceyhun degisikligi yaparasan Drogbaya kizamazsin
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt