evet 2001'de galatasaray'ı üst üste 5. kez şampiyon yapmayalım diye bir operasyon düzüldü, kadıköy'de deplasman tribünündekiler boklu samanın içinde oturtuldu, çantalar gitti geldi, itirafçı cihan oskay'ın da söylediği üzere 150 bin dolar karşılığında maçlar satıldı, en nihayetinde de aziz yıldırım mustafa denizli'ye ''bu takımı sen mi şampiyon yaptın, ben yaptım'' diyerek şampiyonluğuna rağmen takımından kovdu. fenerbahçe'yi şampiyon yapalım operasyonu bitince sonraki sezon da yine yakın kalibrede bir top oynayıp şampiyonluğa uzandık. bu sene öyle bir kadro avantajımız da olmamasına rağmen yine ''galatasaray ve terim dışında kim olursa olsun'' operasyonuna maruz kaldık. beşiktaş'a kartlar çıkmadı, hatay'da yeni kural uyduruldu, kimseye çıkmayan kırmızı derbide lehlerine çıktı, teknik direktörleri terim'in kötü taklidi olmasına rağmen kenardan eksiltilmedi, ilk eksik kaldıkları haftada bile 5. dakikada avansla başlatıldılar ve buna karşın 1 maça bize gelip 2 maç farkla önde gidiyorlar. fener'e ilk beşiktaş derbisi ve başakşehir maçından itibaren yapılanları saymıyorum bile.
seneye daha adil bir yönetimle bu takımla bile galatasaray şampiyon olur, terim olsun ya da olmasın. ama seneye biz 2001-02'de yaptığımız süren'den altaylı ve albayrak'a değişimi bu mayıs'ta yönetimde yapamazsak ve galatasaray'ın sahada hakkı bu kadar yenirse terimsiz senaryoda bugünleri bile mumla arar, ocak'ta havlu atarız. terim'i sevmemek bir şeydir ama bu sene galatasaray aleyhine yürütülen saha içi ve dışı operasyona sırf terim antipatisinden sessiz kalmak ve göz yummak galatasaraylılık değildir.