Fatih Terim | Teknik Direktör (ARŞİV)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Sizin kadar üslubum olmasada teşekkürler Çiğdem hanim
Estağfurullah, olur mu öyle şey. Samimiyeti olan insanlar arasında zaten bu sıkıntı olmaz.
Sizlerin arasındaki iletişim de doğru o sebeple. Arkadaşlar arasında ben de öyleyim ya da başka sosyal ağlarda.
Burada biraz böyle olduk. Çok forum kullanmışımdır, hepsinde de dikkat ederdim. Biraz da alışkanlık bizimki.
 
Tudor varken iyi kötü oyun biçimimiz vardı, şimdiyse ne biçim belli ne şekili ne şükülü belli!
Saka gibi ya, hala Tudor diyorlar. Birini elestirirken orneginiz de parametrenizde tutarli olsun arkadas. Yapmayin sunu ya. Al hatirlatalim ve tazeleyelim hafizalari;

"Tudor yonetiminde Galatasaray; 34 maçta 19 galibiyet, 11 mağlubiyet aldı."
"Sarı-kırmızılı ekip, fileleri 67 kez sarsarken kalesinde 47 gol görmekten kurtulamadı"
"2. Ön Eleme Turu'nda İsveç ekibi Östersunds'a 2-0 ve 1-1'lik skorlarla elenen Galatasaray'da Tudor'a büyük tepki gösterilmişti."
"39 yaşındaki teknik adam, Beşiktaş, Fenerbahçe, Medipol Başakşehir ve Trabzonspor'a karşı oynadığı 8 karşılaşmada hiç galibiyet alamadı. Bu maçlarda 7 kez kaybeden Galatasaray sadece 1 beraberlik aldı ve 2 gol atabildi..."


Vayyyy be ne taktikmis ne muhtesem yonetimmis. Ayrica doneminde yapilan kontratlar, transferler falan hala belimizi bukmus, avrupadan ceza alma tehlikesi yasamistik o yonetim ve bu capsizin "alin alin" talimatina.

Transferler: Mariano, Maicon, Denayer, Latovlevici, Ndiaye, Fernando, Belhanda, Feghouli, Garry, Gomis, Carrasso.. Korkunc kontrat kosullarina sahipler/sahiplerdi...
 
Son düzenleme:
Tudor bence de örnek verilmesin. Mancini kalsaydi daha iyi olurdu. Ona uzulmustum
 
Saka gibi ya, hala Tudor diyorlar. Birini elestirirken orneginiz de parametrenizde tutarli olsun arkadas. Yapmayin sunu ya. Al hatirlatalim ve tazeleyelim hafizalari;

"Tudor yonetiminde Galatasaray; 34 maçta 19 galibiyet, 11 mağlubiyet aldı."
"Sarı-kırmızılı ekip, fileleri 67 kez sarsarken kalesinde 47 gol görmekten kurtulamadı"
"2. Ön Eleme Turu'nda İsveç ekibi Östersunds'a 2-0 ve 1-1'lik skorlarla elenen Galatasaray'da Tudor'a büyük tepki gösterilmişti."
"39 yaşındaki teknik adam, Beşiktaş, Fenerbahçe, Medipol Başakşehir ve Trabzonspor'a karşı oynadığı 8 karşılaşmada hiç galibiyet alamadı. Bu maçlarda 7 kez kaybeden Galatasaray sadece 1 beraberlik aldı ve 2 gol atabildi..."


Vayyyy be ne taktikmis ne muhtesem yonetimmis. Ayrica doneminde yapilan kontratlar, transferler falan hala belimizi bukmus, avrupadan ceza alma tehlikesi yasamistik o yonetim ve bu capsizin "alin alin" talimatina.

Transferler: Mariano, Maicon, Denayer, Latovlevici, Ndiaye, Fernando, Belhanda, Feghouli, Garry, Gomis, Carrasso.. Korkunc kontrat kosullarina sahipler/sahiplerdi.
Ben burada Tudor la mukayese yapmıyorum ki yani beğenmediğimiz Tudorun dahi sistemi kurgusu vardı burada vurgu yapıyorum yani ironi.
 
Tudor'un ilk geldiği döneme çok bir şey denemez, kendisinin tarzıyla alakası olmayan, koşmayan bir ekip vardı zira geldiği Karabük kadar bile dirençli bir ekip değildik.

Yıllarca boktan oyunuyla bizi deli etmiş Selçuk'u kesmesi bile başlı başına kritik bir hamleydi. Gidin de Belhanda'ya 10 bonservis 3.5 maaş verin dememiştir zaten o transferlerde Cenk Ergun, Mehmet Özbek falan komisyon almadıysa ben de bir şey bilmiyorum. İstediği oyuncuların çoğu da nokta atışlarıydı ve neredeyse hepsi iş yaptı.

Maicon, Badou ve Belhanda yerine daha iyi adamlar alınabilirdi ama Badou'dan kar ettik zaten Belhanda da satılabilirdi önceden.

O dönem alınan adamları hayvani maaşlarına rağmen sattık ve Badou + Gomis + Fernando hattından da 27 milyon euro bonservis kazandık yani baktığında öyle çöp de bir kadro diyemezsin Belhanda'yı da satsan zaten harcadığını geri alıyormuşsun.

İç sahada oynattığı maçları statta izlemiş biri olarak da takımın ne yaptığını bilen yapısını FT geldikten sonra göremedim ama taraftar etkisi ve motivasyon açısından daha iyidi zaten FT ilk 2 sezon bir şey oynatmayıp şampiyon olurken sonraki 2 sezonda bir şeyler oynatmaya çalışınca olmadı 2 sezonda da.

Tudor'un eleştirileceği nokta Beşiktaş ve Başakşehir maçlarıdır zira saçma takım yapılarıyla çıktı o maçlara ve rezalet yarattı lakin Östersunds'a Ahmet Çalık, Sinan zart zurtla kaybetti diye ana bacı söven basın ne hikmetse o günden sonra hiç bir hocaya karşı soramadı o soruları. O dillediğiniz Sergen sezon başında Rio Ave, Paok'a domalırken ne hikmetse kimse çıkıp da Tudor'a sorduğu gibi "sen hoca mısın?" diyemedi. Sumudica gidene kadar yılın hocasıyken herkesin boklaması gibi, lobin olmayınca olmuyor ne yapsan eleştiriyorlar.

Tudor'un son dönemi zaten FT baskısıyla geçti, FT boştaysa zaten o an var olan hocanın ömrü uzun olmuyor, kariyerinin ikinci hocalık deneyiminde 40 m euro bonservis harcayıp kadro verdin diye herifi suçlamak da çok doğru değil zira kurulan kadro isim ve yapısal anlamda doğruydu ancak hocalık tecrübesi konusunda eksik bir herifti.

Tabi ondan sonra harcanan 40 m euroyu kiralık + Diagne + Akbaba'ya falan verdik düne kadar maaşlarla beraber, hiç birinin de geri dönüşü olmadı.

İsmi farklı olsa farklı anılırdı muhtemelen ama Tudor olunca kondüsyoner oldu, çöp oldu, derbi katili oldu. Herifi başarılı olduğu takımdan tazminatını verip alan da 40 m euroyu veren de, Östersunds maçına saçma kadroyla da çıkaran Dursundu zira Dursun'un olduğu yerde de başarıdan söz edilemez.

3 senede yaptığı 150 m zararla, bu sezon 500 bin eurolarla transfer yapma çabamız da cabası.

Ha bu sezonda da ilk yarıda yarıştan kopsak kimse bir şey demezdi hocanın hatası o eksik kadroyla iş yapıp nispeten kadro dolunca saçmalaması oldu tabii buna zemin zart zurtu da ekleyebilir de Taylan'a yedek almamak da kimin fikriyse bizi müthiş öngörüymüş ya da Etebo denilen futbol katiline 2 m euro gömmek de iyi iş. Zaten bu taraftar zihniyetine her şey müstehak boklanan Seri'nin yarısı kadar pas yapabilen adam yok takımda hala.

Oyuncuların hiç biri birbirinin açığını kapatmıyor, rakip sanki Barcelona anasını satayım, Alanya'dan kovulan Welliton, Nsakala, Ersin, Atiba, Larin zart zurtla oynuyorlar, şunların hiç birini takımınızda istemezdiniz sezon başında.

Bırakın ya şekilciliğe isimciliğe falan son verin. FT'nin hep arkasında olduk karşıdaki yalı çocuğunun şımarıklıklarına karşı hep savunduk, ilk yarı yoktan adam çıkardı herkes gelişiyordu ne olduysa o Fb maçından sonra oldu, bir şımarıklıklar, tavırlar, Taylan'ı falan kesmeler. Etebo - Luyindama ikilisini pas kalitesini düşürmelerine rağmen ısrarla beraber oynatmak, Yatabare, Babacar gibi adamlara karşı Luyi varken Donk'u koymak. Hepsi stratejik hatalar, cuma günü ise tüy dikmek oldu cuma günkü maçı Tudor oynatsa dünyanın en rezil hocasıydı ama FT olunca iki laf söylendi unutuldu.

Bence zaten bu günlük bakan taraftar zihniyeti hiç bir şeyi haketmiyor.
 
Yani doğaçlama oynuyoruz oyun varvasyonlarımız en fazla iki tipte geri yaslanan takımların tuzağına yıllardır düşüyoruz. Sistemi alınan oyunculara göre değil oyuncuları sisteme göre seçmeliyiz.
 
Tudor'un mac sonu roportajlarini da ekleseydiniz keske buraya. O yenilgileri bile normal karsilayan bir isim, yani nerede hocalik yaptigindan bihaver. Kimse zaten ilk donemine atifta bulunmuyor zaten akilda kalan kismi da ikinci donemi, ustte yazan uyenin de ozellikle belirttigi tum kisimlar ikinci donemine ait.

" O transferleri Tudor istememistir, yonetimin isi" zaten mesele bu ki. Pisirik bir hoca tipi olusu sonra boyle kulubun 4-5 yilina hipotek koyarsin. Belhanda'nin maliyeti 30m Euro civari. Soruyorum, Terim/X hoca ovmek degil bu, Sergen diyelim ya hadi iciniz rahat etsin, hani basarili suanda, o olsa bile onay vermezdi bu transfere. Ornek ve ispat mi ? Hulk olsun ya da Mandzukic.. Teknik patronun isi ayrica transfer/butce dengesini de gozetmektir. EPL'de bu isler boyle, hocaya verilir o butce ve o dengeler onaylar. Tudor karar vermemismis zaten sorun da bu ! Pasif, diger lacivert ornegi Erol iste bilemedin Ersun. Yonetim alir gelir, Emre gokten indirir sende "seve seve" oynatirsin. Sonra ne denge kalir ne duzen. Oyuncu kovarlar, bilemedin satarlar. Selcuk'u kesmesi birsey ifade etmiyor, Donk'u da kesmisti hatirlatirim hani. O kadar para verilmis adami oynatmayarak kenarda curuyen Donk. Sonraki sezonda sampiyonlugu getiren isimlerden biri olan Donk, Donk hani.

Sunu da ekleyelim o donemden bir haber (bold yapalim da transferlerden ne kadar habermis bilgimiz olsun);

"
Selçuk İnan’ın dönüşü

Seneye Podolski yok. Muhtemelen Sneijder de olmayabilir... Üstelik Igor Tudor’un maç sonu söylediği “yeni sezonun transfer çalışmalarına başladık” ifadesi son derece dikkat çekici...

En önemli gelişmelerden biri, kısa bir süre önce Galatasaraylıların gözünden ve gönlünden düşen kaptan Selçuk İnan, yeni sezonda bu takımın en önemli parçalarından biri olmaya devam edecek. Galatasaray’da futbolcuya dayalı bir dönem kapanıyor. Florya’daki çiftliğe ve keyfiliğe, düzen geliyor, disiplin geliyor. Görünüş o ki, yeni Galatasaray çok yakında..."

Bu arada Sneijder'in terbiyesizce yollanmasinin da sebebidir. Yollarsin burada sorun yok, adam oradayken 10 numara vermezsin. Bu bildigin dupeduz rezalet ve is bilmezliktir. Is yerinize geliyorsunuz odanizda bir baskasi ya da size ait olan bir obje baskasin ait. Bu is boyle olmaz. Herseyi de yonetime giydirmeyin, teknik patronsan buna izin vermezsin. Bunu ne Terim yapar ne de Sergen hatta Erol. O derece rezil bir adam.
 
Son düzenleme:
Ayrıca yanılıyorsam da söyleyin

Son 3 senede Tudor'un kaldığı döneme kadardan daha fazla puan topladığımız bir sene oldu mu? % 99 ihtimalle olmamıştır. Kaybettiği derbiler de hep deplasmandı, o gittikten sonra deplasmanda ilk kez bu sene Başk ve Trabzon'u yendik, Başak maçını zaten saymamak lazım bu sezon. Hiç deplasmanda diğerlerini yendik mi? Hayır. Feneri de iç sahada yenememişti, ondan sonra yendik mi hayır.

Onun dışında da hoca Belhanda'yı alın der, Belhanda'yı % 100 Tudor istedi, gidip de maaşını sorgulamaz Tudor kim yav başına Sportif Direktör koymuşsun, kulübün mali durumunu falan ne bilsin adam. Her hocanın tarzına, kalitesine ve yapabileceklerine bağlı olarak yetkiler sınırlanır, her hoca da transfere evet der. Terim çok istiyorsa Falcao'yu aldırmasaydı, saçmalıktı zira o adama 5 m euro maaş vermek. Paşa'da 1 alan Diagne'ye 2.3 verdirmeseydi o zaman, Babel'e 3.3 maaş verdiren de o keza, bu mu takımı düşünmek

Eleştirmek için eleştiriyorsunuz, Tudor'un artısı eksisi belli, aldırdığı adamları da rahatça satabilecek duruma geldiysek çok büyük problem yok demektir. Bir de Maicon yerine İtalyan bir stoper istemişti, ne hikmetse kariyeri gerileyen herifi gidip fesih bedelini ödeyerek aldık.
 
Son düzenleme:
Bence hocalar içinde bulundukları dönem, sunulan imkanlara göre değerlendirilmeli. Öteki türlü haksız bir yargılama biçimi olur diye düşünüyorum. Tudor, Terim, Mancini hatta Hamza...Bu dört hocanın dönemi ayrı şekillerde ele alınmalı. Şahsi görüşümü demem gerekirse, ben Fatih Terim'e sağlanan imkanın başka kimselere sağlandığını ve taraftar tarafından da bu denli- başarısızlığa rağmen bile- kredi verildiğini görmedim. Sabır gösterildiğini de tabii. Başarısızlıklarımızda her türlü ceza kesildi. Bana göre zaten olması gereken bu ama bu kişiler bazlı değişti mi benim çok hoşuma gitmiyor, adil de bulmuyorum. Tabi denilecek ki Fatih Terim o krediyi haybeden yapmadı. Belki de haklısınız ama ben koşulsuz sevmenin, saygı ve minnetin de bu olduğunu düşünmüyorum. Hagi'den örnek vermek istiyorum buna da. Kendisi hiç tartışmasız ki hepimizin gözbebeği. Bu kulüpte Metin'den sonra sayabileceğimiz tam bir winner on numara ve efsane. Onunla da güzel başarılara imza attık. Ama kendisini hepimiz hocalığı döneminde haklı olarak eleştirdik. Bu tarz şeyler, bu tarz camiada isim yapmış kişileri asla küçültmez. Onların başarılarına gölge de düşürmez. Bazı arkadaşlar bunları yaptığımız zaman, eleştirdiğimiz de yani, sanki çok affedersiniz nankörlük ediyormuşuz gibi bir algı yaratıyor bu tarz sosyal medya ortamlarında. Bunu artık aşmamız gerektiğini düşünüyorum. Her alana bakın, sadece futbol değil, genel olarak diyorum, adamcılığın oynandığı ve eleştirilerin bastırıldığı hiçbir yerde elde edilmiş sağlam bir başarı göremezsiniz. Ortamı da hep kaostur ve bu da diğer rakip ya da düşmanlarınıza gün doğduran bir fırsattır. Biz kendi hatalarımızı kabul etmediğimiz ve görmezden geldiğimiz sürece yerimizde saymaya devam ederiz. Çözüm aşamasına da geçemeyiz. Çözüm üretmek için de esas nokta hatayı ya da yanlışları kabul etmektir. Biz bu aşamayı biraz başardık görüşündeyim. O kalıpları yavaştan yıkıyoruz. Çünkü aramızda olan ve Fatih Terim'i seven arkadaşlarda bizimle beraber benzer şeyleri ifade ediyor. Bu da camiamız için sevindirici...
 
Yaw hoca olmayınca floryada disiplin sorunları oluyor. Olunca bir türlü düzgün bir sistem takımı düzgün 11 göremiyoruz sürekli diken üstündeyiz. Bizim işimizde zor. Klopp gibi adamda bulamazsın hem disiplin hem taktik anlamda gereğini yapsın. Hoca devam edecekse biraz çağ futboluna ayak uydursun artık yanına gerçekten yardımcı olacak teknik heyet alsin. Devam etmeyeceksede cidden başarıyı çok isteyen ne yaptığını bilen birini getirsinler. Yarın herşey belli olcak. Bjk alırsa gitti sene alamazsa bilmiyorum. İsin en kötüsü de biliyorum hep böyle sacma şeyler bizi bulur bu takım haftaya gidip Hataya 5 atacak hey Allam ya... Futbolun güzelliği diycem olmuyo yarıştan kopmak uzereyiz. Talihsizlik diycem taktiksel ve bireysel hatalar yaktı bizi. Yorum yapması bile güç bir durum
 
Bence hocalar içinde bulundukları dönem, sunulan imkanlara göre değerlendirilmeli. Öteki türlü haksız bir yargılama biçimi olur diye düşünüyorum. Tudor, Terim, Mancini hatta Hamza...Bu dört hocanın dönemi ayrı şekillerde ele alınmalı. Şahsi görüşümü demem gerekirse, ben Fatih Terim'e sağlanan imkanın başka kimselere sağlandığını ve taraftar tarafından da bu denli- başarısızlığa rağmen bile- kredi verildiğini görmedim. Sabır gösterildiğini de tabii. Başarısızlıklarımızda her türlü ceza kesildi. Bana göre zaten olması gereken bu ama bu kişiler bazlı değişti mi benim çok hoşuma gitmiyor, adil de bulmuyorum. Tabi denilecek ki Fatih Terim o krediyi haybeden yapmadı. Belki de haklısınız ama ben koşulsuz sevmenin, saygı ve minnetin de bu olduğunu düşünmüyorum. Hagi'den örnek vermek istiyorum buna da. Kendisi hiç tartışmasız ki hepimizin gözbebeği. Bu kulüpte Metin'den sonra sayabileceğimiz tam bir winner on numara ve efsane. Onunla da güzel başarılara imza attık. Ama kendisini hepimiz hocalığı döneminde haklı olarak eleştirdik. Bu tarz şeyler, bu tarz camiada isim yapmış kişileri asla küçültmez. Onların başarılarına gölge de düşürmez. Bazı arkadaşlar bunları yaptığımız zaman, eleştirdiğimiz de yani, sanki çok affedersiniz nankörlük ediyormuşuz gibi bir algı yaratıyor bu tarz sosyal medya ortamlarında. Bunu artık aşmamız gerektiğini düşünüyorum. Her alana bakın, sadece futbol değil, genel olarak diyorum, adamcılığın oynandığı ve eleştirilerin bastırıldığı hiçbir yerde elde edilmiş sağlam bir başarı göremezsiniz. Ortamı da hep kaostur ve bu da diğer rakip ya da düşmanlarınıza gün doğduran bir fırsattır. Biz kendi hatalarımızı kabul etmediğimiz ve görmezden geldiğimiz sürece yerimizde saymaya devam ederiz. Çözüm aşamasına da geçemeyiz. Çözüm üretmek için de esas nokta hatayı ya da yanlışları kabul etmektir. Biz bu aşamayı biraz başardık görüşündeyim. O kalıpları yavaştan yıkıyoruz. Çünkü aramızda olan ve Fatih Terim'i seven arkadaşlarda bizimle beraber benzer şeyleri ifade ediyor. Bu da camiamız için sevindirici...

Terim'e olan bu imtiyaz sence de normal degil mi Cigdem ? 8 lig sampiyonlugundan bahsediyoruz. 23'te 8. Her uc sampiyonluktan birini bu adam oyle yada boyle, cok para az para, sansa ya da degil almis. Yetmemuz ilk ve tek Avrupa kupasini getirmis. Imtiyazin uzerine vurgu yapmak bence cok akilci degil cunku bu olagan bir durum. Ben sahseh ustte yazdiklarimla verdigim imaj Terim'cilik oynamaksa, bu degilim. Ancak oyle seyler yaziliyor ki cok tutarsiz. Ulke, kulup ve futbol genetigimiz gerceginden uzak beklentiler.

Bence Hocamiz artik birakmali. Gerek tercihler, gerek yonetimle olan hatta "her" yonetimle olan sorunlari sebebiyle emekli olup baska sekilde kulube hizmet vermeli. Dun yaptigi desigiklikler ve oyun plani kotuydu. Ancak yerine Okan yazanlar yada Avrupa'dan "su yonetim sekliyle" hoca isteyenler hayalci oluyor. Cokca yazdik, yazildi, yabanci hoca gelecekse cok farkli degiskenler gerekiyor bu ulkede. Guclu bir yonetim, iyi bir butce (yoksa yabanci iyi bir hoca sana kolay kolay gelmez bunu anlamak gerekiyor artik), sert ve agresaif bir futbol idaresi (yonetim/basin sozcusu vs..) ayrica iyi bir scouting/transfer heyeti yani iyi networku olan bir grup profesyonel. Yoksa, yabanci hoca buralarda 3-4 ay ancak tutunur.
 
Bence hocalar içinde bulundukları dönem, sunulan imkanlara göre değerlendirilmeli. Öteki türlü haksız bir yargılama biçimi olur diye düşünüyorum. Tudor, Terim, Mancini hatta Hamza...Bu dört hocanın dönemi ayrı şekillerde ele alınmalı. Şahsi görüşümü demem gerekirse, ben Fatih Terim'e sağlanan imkanın başka kimselere sağlandığını ve taraftar tarafından da bu denli- başarısızlığa rağmen bile- kredi verildiğini görmedim. Sabır gösterildiğini de tabii. Başarısızlıklarımızda her türlü ceza kesildi. Bana göre zaten olması gereken bu ama bu kişiler bazlı değişti mi benim çok hoşuma gitmiyor, adil de bulmuyorum. Tabi denilecek ki Fatih Terim o krediyi haybeden yapmadı. Belki de haklısınız ama ben koşulsuz sevmenin, saygı ve minnetin de bu olduğunu düşünmüyorum. Hagi'den örnek vermek istiyorum buna da. Kendisi hiç tartışmasız ki hepimizin gözbebeği. Bu kulüpte Metin'den sonra sayabileceğimiz tam bir winner on numara ve efsane. Onunla da güzel başarılara imza attık. Ama kendisini hepimiz hocalığı döneminde haklı olarak eleştirdik. Bu tarz şeyler, bu tarz camiada isim yapmış kişileri asla küçültmez. Onların başarılarına gölge de düşürmez. Bazı arkadaşlar bunları yaptığımız zaman, eleştirdiğimiz de yani, sanki çok affedersiniz nankörlük ediyormuşuz gibi bir algı yaratıyor bu tarz sosyal medya ortamlarında. Bunu artık aşmamız gerektiğini düşünüyorum. Her alana bakın, sadece futbol değil, genel olarak diyorum, adamcılığın oynandığı ve eleştirilerin bastırıldığı hiçbir yerde elde edilmiş sağlam bir başarı göremezsiniz. Ortamı da hep kaostur ve bu da diğer rakip ya da düşmanlarınıza gün doğduran bir fırsattır. Biz kendi hatalarımızı kabul etmediğimiz ve görmezden geldiğimiz sürece yerimizde saymaya devam ederiz. Çözüm aşamasına da geçemeyiz. Çözüm üretmek için de esas nokta hatayı ya da yanlışları kabul etmektir. Biz bu aşamayı biraz başardık görüşündeyim. O kalıpları yavaştan yıkıyoruz. Çünkü aramızda olan ve Fatih Terim'i seven arkadaşlarda bizimle beraber benzer şeyleri ifade ediyor. Bu da camiamız için sevindirici...
Dediklerinizde haklısınız sadece bir ekleme yapmak istiyorum. Bende mesela kimin ne düşündüğü umrumda bile değil Fatih hoca baba gibi adam çok seviyorum onu. Ama bu sezonda geçen sezonda eleştirdim. Ama yanlış olan şey bazı arkadaşlar hakaret ediyor. Bazısı bela okuyor. Ya herşeyi geçtim sen burda forum ortamında bile burdaki herhangi birine hakaret edersen hem karşılığını alırsın hemde ceza yersin. Pardon ama sen kimsin ki koskoca Fatih Terime hakaret ediyorsun. Senin 3 şampiyonluğundan birinde bu adamın imzası var. Sen Galatasaray efsanesine başarısız bir sezonda geçirse kufur edemezsin bela okuyamazsin yada hakaret edemezsin. Başarısız olmuş. Olmuşsa olmuş. Başarılı olduğunda da çıkıp özür dilerim deyip kendine hakaret ediyomusun yada kendine küfür ediyomusuz. E hocaya hangi hakla böyle konuşuyorsun. Tamam bizde kızıyoruz bazı şeyler böyle olmamalıydı ama sende kantarin topuzunu kaçırma güzel kardeşim. Küfür ettigin hakaret ettigin adam Fatih Terim senin onca yıllar yüzünü güldürmus bu adam. Kredisi var ve evet tüketmek üzere hepsine okeyim. Ben dün aşırı kızdım son haftalarda çok tepkide gösterdim. Hatta yerine gerçekten is yapabilecek birini bulsalar hocanın emekli olmasını yada yönetime girmesinide isterim. Ama saygı saygı saygı. Sen adama hakaret edersen sevenleride asla seni dinlemez ve inadına hocayı asla eleştirmez. Bizdeki en büyük sorun bu işte ortamiz yok. Oysa herşeyi saygı sevgi çerçevesinde yapsak ortak yok gözümüzün önünde zaten.
 
Son düzenleme:
Birde Allah aşkına şu Tudor u artık örnek göstermeyin. Tudor hoca filan değildi. Hoca nasıl olur görmek isteyen Avrupa'ya gözünü bir cevirsin bakalim ne takımları hangi kadrolarla nerelere taşıyan hocalar var. Onları örnek gösterelim. Bizi derbilerde rezil eden köy takımına eleten en son gittiği takımıda batırıp yardımcı hocaliga düşen Tudor u örnek vermeyelim lütfen.
 
Terim'e olan bu imtiyaz sence de normal degil mi Cigdem ? 8 lig sampiyonlugundan bahsediyoruz. 23'te 8. Her uc sampiyonluktan birini bu adam oyle yada boyle, cok para az para, sansa ya da degil almis. Yetmemuz ilk ve tek Avrupa kupasini getirmis. Imtiyazin uzerine vurgu yapmak bence cok akilci degil cunku bu olagan bir durum. Ben sahseh ustte yazdiklarimla verdigim imaj Terim'cilik oynamaksa, bu degilim. Ancak oyle seyler yaziliyor ki cok tutarsiz. Ulke, kulup ve futbol genetigimiz gerceginden uzak beklentiler.

Bence Hocamiz artik birakmali. Gerek tercihler, gerek yonetimle olan hatta "her" yonetimle olan sorunlari sebebiyle emekli olup baska sekilde kulube hizmet vermeli. Dun yaptigi desigiklikler ve oyun plani kotuydu. Ancak yerine Okan yazanlar yada Avrupa'dan "su yonetim sekliyle" hoca isteyenler hayalci oluyor. Cokca yazdik, yazildi, yabanci hoca gelecekse cok farkli degiskenler gerekiyor bu ulkede.

Ben de zaten onu diyorum. Kendinizce belki de haklısınız. Özellikle o kısmı vurguladım. Ama misal bu kısım sizin bakış açınız.
O başarıları yaptığında da tek başına imza atmadı ki. Arkasında güçlü bir yönetim, elinde de bunları yapacağı kadrolar vardı.
Özellikle 96-2000 yılları misal. En üst düzey diyebileceğimiz noktadır muhtemelen. Ki o zamanlar futbol olarak da yani gerçek bir sıçrayış vardı.

Ama ben misal eleştirdiğimde bu başarılarını inkar etmiş olmuyorum. Bu anı değerlendirerek yazdığım şeyler onun kariyerine, aldığı ve aldırdığı kupalara asla gölge düşürmez ama sizler de biliyorsunuz ki futbolda dün yoktur, bugün vardır.

İçinde bulunduğumuz şartlar kariyerini değil ama bugünkü yaptığı hatalı seçimleri diyeyim eleştiriyi açık hale getirdi.
Az çok sosyal ortamları takip ettiğim için yazdım görüşümü ki, en ufak farklı eleştiri de ya da çözümde kendisine toz kondurulmadı.
Ben her şeyden önce Galatasaraylıyım ve belki birçoğunuz Fatih Terim ve onun başarısıyla Galatasaraylı oldunuz, belki de bir minnet bundan. Ya da sevginizin bir alt temeli de başarının yanında bu. Ben de babadan böyleyim misal. Ondan bana miras. Çoğu seven de Fatih Terimi babası gibi görür. Bu camia için öyle bir adamdır. Bunu asla inkar etmiyorum. Bence en sevmeyeni bile etmez. Ama bu demek değil ki o dokunulmazı.

Bu camiaya gönülden hizmet veren çok insan oldu, hepsi de geldi geçti. Yeri geldi eleştirildi, yeri geldi belki yerden yere vuruldu.
Ne eksiltti bu onlardan...Ama emin olun Galatasaray o noktada çok şey de kazandı. Bizim de amacımız bu.

Kişisel bazlı sevgilerimiz bazen sevdiklerimize de zarar veriyor. Fatih Terim'in geldiği nokta da tam olarak bu.
Biraz da tepkiler giderek yükseliyorsa ve daha sertse en büyük sebebi, misal argüman olarak yaratılan vardır hocanın bildiği...gibi şeyler.

Üste Keramettin adminin de dediği bir noktayı çok doğru buldum. O da kendisi kimle karşı karşıya gelirse gelsin, seveni sevmeyeni herkes yanında oldu. Kimse de yedirmedi. Bakın ben kimseyi Galatasaray'dan çok sevmem ama saygı duyarım. Sinir anında yanlış şeyler ifade edersem misal yine en çok ben kahrolurum. Herkesin hata yapma lüksü var. Elbette başarılı olana verilen imtiyaz her zaman diğerinden daha fazladır ama benim lugatımda bu böyle değil. Belki başka arkadaşlar farklı düşünüyor olabilir. Ben biraz anlık değerlendiren bir insanım. O ana göre derim. Haftaya doğru kadro çıkarsın, iyi oynatsın. Buraya gelir bu yazdıklarımı unutur hakkını veririm. Ben böyle bakan bir taraftarım.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt