Fatih hoca ortadaki rezaletin farkına varamayacak kadar konsantrasyonunu kaybetmiş durumda. Yani şu ''futbolun?'' neresinden tutarsak tutalım, BAL ligi takımlarının organizasyon seviyesinden farksız.
Takımın taktik antrenmanlarının yetersiz olduğu bariz şekilde ortada. Şu takım son 2 sezondur kornerden 2 ya da 3 gol bulabiliyorsa, ortada bir yanlışlık var demektir. Bunu görmek ya da dile getirmek için sanıyorum futbolu yalayıp, yutmaya gerek yok.
Bunun haricinde oyun içerisinde pratik çözümler üretemeyen, doldur boşalt yapmaktan başka alternatif yaratamayan basiretsiz ve birbirinden kaprisli bir oyuncu grubu var ortada. Her şeyden önce bu takımın bir serbest vuruşçusu, korner kullananı veya bu organizasyonların içersinde bulunacak standart oyuncuları olmak zorunda.
Bugün Galatasaray'ın kornerini 1 milyarıncı kez ön direğe kısa kesen Emre, Sabri ve Engin, frikiklerini sürekli baraja takan Drogba kullanıyorsa o takım baya 21-22 halı saha ekibine dönmüş demektir.
Yine benzer bir konu, takımın kendi arasında yaptığı paslarda bile anlamsız bir amaçsızlık var. Belirli bir amacımız, sistemimiz olsa derim ki tamam, doğru yoldayız en azından. Böyle bir şey yok ama...
Tabii, burada yalnızca kendisini suçlamak ya da eleştirmekte doğru değil. Gerek maç analistleri, gerekse Ümit Davala ve Hasan Şaş gayet yetersizler demektir bu görüntüden sonra.
Nasıl ki Scott Piri gibi kondisyon konusunda işinin uzmanı bir kişiye görev verip, profesyonel davranıyorsa; yanındaki kişileri seçerken de duygusal olmamalı. Tabii artık iş işten geçti, büyük ihtimalle hoca görevini bıraktıktan sonra Ümit Davala ve Hasan Şaş yorum yapmaya devam edecekler. Kendilerini biraz olsun bile geliştirdiklerine ihtimal vermiyorum.
Profesyonel olma konusunda çok büyük eksikleri var maalesef. Duygusal ve eski metodları kullanmaktan geri durmayan bir antrenör. 4-3-1-2 ve 4-4-2 artık demode olmuş dizilişler. Bir oyuncudan verim alamıyorsak o oyuncuyu kesmekten başka bir seçenek yok. Bu Sneijder, Drogba, Burak, Selçuk vs.. farketmez.
Bunların dışında Galatasaray için büyük bir güç. Varlığı ile bile maç kazandırabilecek bir kişi iken, bu denli konsatrasyondan yoksun ve formsuz olması aynı oranda bir düşüş yaratıyor takımda.
Fatih Terim motiveyse ve iyi hazırlandıysa o maç bir şekilde kazanılır; ama böyle 2. ve 3. gündemler yaratınca aynı şekilde baltalıyor kendisini ve takımı.
Bu işin gelişimi lig 2.ciliği ya da 3.lüğü arasında seyredecek gibi. Sezon sonu büyük ihtimalle hoca yine duygusal davranıp, yoluna milli takımda devam eder. Bizde büyük ihtimalle Gerets'i falan getirip, binbir fantazi içerisinde takımın maçlarını izleriz.