Pek kimse üzerinde durmamış sanırım; basın toplantısında soruları yazılı olarak kabul etmesinin ki tam ''Şark kurnazlığı''...Tüm kameraların önünde sarfettiği, kelimesi kelimesine ''Birileri rahat etsin diye sözleşme imzalayacak değilim'' ifadesi muhtemelen açık ara en çok sorulan konu olmuştur, ancak hiç böyle bir soru yöneltilmemiş gibi davranmayı tercih etti...O cümlede kastedilen kişinin Ünal Aysal olduğu çok net, tüm kamuoyu da bunu böyle anladı zaten, haklı olarak...Gündemi takip edipte aksini düşünenin akıl sağlığından şüphe ederim...Yerli yersiz, Galatasaray an'anelerine ne denli sadık olduğuna vurgu yapan bir ''Duayen'' Hoca, ne olursa olsun, Galatasaray başkanına böyle bir göndermede bulunamaz...
Fatih Terim bu süreçte hiç samimi olmadı; bir yandan 4. yıldızı takan adam olmak arzusu vardı, bir yandan Milli Takıma kapağı atma fırsatını kaçırmama konusunda çoktan kararını vermişti bile...Tam anlamıyla fiyasko bir kadro planlamasıyla başladığı sezonu FB nin domine edeceğini, sezonun kaybedilme ihtimalinin arttığını gördükçe provokasyonun dozunu arttırarak sonunda kendisini kovdurttu...Durumdan üzgün olduğunu hiç sanmıyorum...Efendilikle ''Milli takıma gidiyorum, isterseniz şimdi bırakayım, isterseniz sezonu tamamlayalım, sizde benden sonrasını planlayın'' idi söylemesi gereken, yapamadı maalesef, iyi ayrılmayı becerecek duruşu sergileyemedi bir kez daha ve demagoji ile durumu kurtardığını sanıyor, memleketteki entellektüel ortalamaya güvenerek, yiyenlere afiyet olsun!...
Ünal Aysal babamın oğlu değil, hatta seçim sürecinde verdiği mesajlarla bende oluşturduğu ''Saygın, Avrupalı Başkan'' imajıyla hiç örtüşmeyen ''Katıksız Alaturka'' davranışları tam bir hayal kırıklığı oldu şahsen. (Muhabirleri doldurduğu uçakla Madrid' e transfer seferi düzenlemek, Amrabat transferinde Uefa yı devreye sokabilecek gereksiz açıklamalar, çilek teranesi, her gördüğü mikrofona uzunca beyanatlar vermek, kurumsallık lafını tiksindirecek kadar sık kullanması vs...)... Hiçte ''Aysalcı'' değilim yani...
Fatih Terim' i göndermesini yanlış bulmuyorum, belki geç bile kalmış olabilir... ''Birileri rahat etsin diye sözleşme imzalayacak değilim'' cümlesi gündeme düştüğü anda acil bir şekilde yönetim kurulunu toplayıp Hocayı da çağırarak ''Birileri'' nden kimi kastettiğini sormalıydı; eğer kastedilen kendisi ise derhal istifasını istemeli, değilse de kimi kastettiğini kamuoyuna açıklayıp oluşan yanlış algıyı düzeltmesini istemeliydi; o sözü yalatmalıydı yani...Sezon baştan kaybedilmişti zaten, Milli Takım olayı hiç ortaya çıkmamış olsaydı bile, Terim de kalsa, Mancini yerine başkası gelmiş olsa da...