Fenerbahçe Hakkındaki Tüm Konular [Lütfen Başka Başlık Açmayınız!]

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bu haberin yeri burası değil !



''Hasan Doğan'' Türk Futbol Forumu'na taşınmıştır !
 
Emre attı, Horoz sustu 0-1



7_235725_haberrr_414_232.jpg




Türkcell Süper Lig'de 14. haftanın açılış maçında Denizlispor'a konuk olan Fenerbahçe, Emre'nin 60. dakikada attığı golle karşılaşmayı 1-0 kazanarak maç fazlasıyla 2. sıraya oturdu...



Uğur Boral 18'de yok

Turkcell Süper Lig’de yapılan Denizlispor-Fenerbahçe maçında, konuk sarı-lacivertli ekipte, Uğur Boral 18 kişilik kadroda yer almadı. Fenerbahçe Teknik Direktörü Luis Aragones’in, geçen hafta Beşiktaş derbisinde sahaya çıkardığı 11’de 2 değişikliğe gittiği gözlendi. Sakatlığı bulunduğu öğrenilen Uğur Boral, 18 kişilik maç kadrosunda yer almazken, Deivid de yedek soyundu. Bu oyuncuların yerine Josico ve Vederson ilk 11’de forma şansı buldular.



Denizli Valisi'nden ziyaret

Karşılaşma öncesi kale arkası tribününde yerlerini alan Fenerbahçeli taraftalar, futbolculara sevgi gösterilerinde bulundular.Denizli Valisi Yavuz Erkmen, maçtan önce Denizlispor kampını ziyaret ederek, kulüp başkanı Ali İpek ve futbolculara başarılar diledi. Fenerbahçeli taraftarlar, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından "Meclis’te PKK istemiyoruz" biçiminde slogan attılar.



Denizlispor Teknik Direktörü Ümit Kayıhan, müsabaka başlamadan önce Fenerbahçe yedek kulübesine giderek, teknik direktör Luis Aragones’e başarı diledi ve Emre ile selamlaştı.Aragones, yardımcı hakem Mehmet Şahan Yılmaz’a da başarı diledi.Müsabaka öncesinde Zafer Katrancı Tesisleri’nde yapılan PAF Ligi maçı golsüz berabere bitti.
 
Sercan işi karıştı!



Yöneticilerin genç yıldıza kancayı taktığının öğrenilmesinin ardından Bursa karıştı... Ajanslara Sercan´ın ağzından düşen, "Fener´i istemem" haberini oyuncunun menaceri yalanladı



‘Sadece Avrupa’da’


Devre arası transfer sürecine yaklaşılırken piyasada ilk kıvılcımlar yandı... FANATİK’in, ilk sayfasından Fenerbahçe’nin Bursasporlu Sercan Yıldırım ile ilgilendiğini duyurduğu manşet, bir anda gündemi değiştirdi, gelişmeler ardı ardına yaşanmaya başladı. İlk haber Yeşil-Beyazlı cepheden geldi. Sercan’ın ağzından ajanslara düşen haber aynen şöyleydi: Fenerbahçe’ye gitmek istemiyorum. Ben Bursasporluyum ve buradan ayrılırsam ancak bir Avrupa takımında oynarım...



Cezalı ama Konya’da!

Bu haber ajanslara düşmüştü ki, daha da güçlüsü gündemdeki yerini alıverdi... İddianın sahibi Sercan’ın menaceriydi. Efgan Erciyas’ın iddiaları son derece ciddiydi: “Sercan’ın böyle bir ifadesi hiçbir zaman olmamıştır. Bursaspor Yönetimi bunları oyuncunun fiyatını yükseltmek için ortaya atmaktadır.” Bursaspor Yönetimi ve teknik heyeti ise konuya el koymakta gecikmedi. Sercan, Antalya maçında gördüğü kırmızı kartla cezalı duruma düşmüş olmasına rağmen Konya kafilesine dahil edildi.
 
Fenerbahçe Güiza'yı satıyor

325096266.jpg




Geçen sezon Mallorca’da 27 golle İspanya Gol Kralı apoletini takan ve F.Bahçe’ye transfer olan Daniel Güiza satışa çıktı. Büyük umutlarla alınan ve menajeriyle birlikte tapusunu yaklaşık 16 milyon Euro harcanan golcü futbolcu 3’ü Avrupa’da 3’ü de ligde olmak üzere toplam 6 golle hayâl kırıklığı yarattı.



Eşi Nuria ile yaşadığı sorunları adeta futboluna da yansıtan Güiza konusunda yönetimin fikri değişti. F.Bahçe yönetimi, gol atamadığında da suratı düşen İspanyol golcüye ödenen rakamı (16 milyon Euro) veren olduğu anda hemen satmayı planlıyor. İngiliz kulübü Tottenham’ın F.Bahçe’ye transferinden sonra gündeminde olan Güiza’nın adı geçtiğimiz günlerde Real Madrid’le de anılır olmuştu.



B PLANI HAZIR



Eğer Daniel Güiza satılırsa yönetimin alternatif planında uzun boylu forvet var. Anderlecht’li Frutos’u ve Sevilla’lı Kanoute’yi gündeminde tutan yönetim, İspanyol golcüye uygun bir talip çıktığı anda devre arasında operasyonu yapmaya hazır.
 
Yazarlar Fenerbahçe için ne dedi?

573149705.jpg


Fenerbahçe Denizli'den 1 golle 3 puan almayı bildi. Buna rağmen eleştiriler Aragones'in üzerine toplandı. Yazar yorumları...















Sahaya çıkarttığı 11 ve oyun kurgusu olarak Aragones'in yanlış tercihler yaptığını belirten spor yazarları tecrübeli hocanın geçmiş maçlardan ders almadığını söylediler. İşte o yorumlardan bazıları... Selçuk Yula (Fotomaç): Darısı Kiev'e

Denizli'de dün akşam bir kez daha gördük ki Aragones'in çift ön liberolu sistemi tamamen iflas etmiştir. Önünde bir çok örnek olmasına rağmen hâlâ yanlışlar içinde olan bir teknik adamı kabul etmem mümkün değil.

İleride Güiza her zamanki gibi yalnızdı. Alex'in ceza sahası dışından çektiği iki tane etkisiz şut dışında kaleye bile gidilemedi.

Herhalde çok mutluydu ki ikinci devreye de aynı sistemle başladı. Artık birileri etki mi etti ya da kendi mi düşündü bilmiyorum ama Josico'yu çıkarıp Emre'yi aldı, tek ön liberoya döndü.

Eğer Fenerbahçe bu hakemlerle şampiyonluğa koşacaksa gerçekten alkışı hak edecek bir kulüp olacaktır. Hani "Fenerasyon, Fenerasyon'' diyorlardı ya, amaçlarına belki Fenerbahçe 3 puan aldığı için erişemediler. Ama bundan sonra halkın nezdinde Fenerbahçe'nin mağdur ve şampiyonluğu daha çok isteyen bir takım olduğu kanaatine herhalde varacaklardır. Neyse... Fenerbahçe önemli bir 3 puan almış ve Kiev maçı öncesi moral depolamıştır. Umarım darısı Kiev'e olur.

Kemal Belgin (Türkiye): Aragones'in Manevrası

Hani bizim futbolu televizyonda yorumlayıp, gazetede yazanlar var ya, hani şu Aragones‘i bir türlü teknik direktöre benzetemeyen...

Son yıllarda kulüp takımı çalıştırmadı diye nüfus kağıdını yorumlayanlar var ya...

İşte onlar, dün akşam Denizli'de ilk yarısı halı saha maçından da beter oyundan sonra, Aragones‘in 58. dakikada yaptığı değişiklikten sonra bir anda F.Bahçe tarafına geçiverdi.

Emre girer girmez, futbolda şansın ne kadar önemli olduğunu imzalatırcasına attığı güzel golle F.Bahçe'ye maçı kazandırdı ama, asıl önemlisi Emre‘nin oyuna girişiyle F.Bahçe, yazımın başında dediğim pozisyon ya da gol bulma formülünü çalıştırmaya başladı.

Yani F.Bahçe'nin geri bloklarından ön tarafına doğru hem adamla, hem de uzun pasla çıkılabiliyordu artık.

Her takım Denizli gibi yetenek yoksunu olmayabilir. İkinci konu Deivid‘in harika golünün hakem talihsizliği sebebiyle güme gidişidir.

Orta hakem nerede ise aynı mesafede, yardımcı da savunma çizgisi paralelinde, yani neredeyse 25 metre uzakta olduğundan gol güme gitti.

Yani hakem şanssızlığı.

Ziya Şengül (Star): Uykuyu Emre Böldü

Denizlispor karşısındaki Fenerbahçe, özellikle maçın ilk 45 dakikasında, seyredenlerin tümünü uyutan bir futbol sergiledi ki, şaşmamak elde değil...

İlk yarı itibariyle dedik söze öyle başladık... Fener ayağa oynuyor, futbolcular kendi aralarında çok pas yapıyor ama dikine ve aktif alana hiç top atmıyordu...

Vederson'un yerine oyuna giren Emre, ilk topla birleştiğinde mükemmel bir gol atan adam oldu... Ama bence Emre'nin bu golü, maçın kırılma anı değildi. Kaleci Volkan, ilk yarının son saniyesinde yüzde 100'lük gol vuruşunu öylesine mükemmel bir şekilde kurtardı ki; işte bu pozisyon sonrası maç döndü...

Fenerbahçe pozisyon üretiminde zorlandı. İki derbiyi kazanan takım bu kadar kısırdöngü içinde futbol sergilememeliydi. Denizlispor ise kendi saha ve seyircisinin önünde Fenerbahçe karşısında ürkek, bir o kadar da korkak futbolun hiçbir fayda sağlamayacağını anlamış olmalı...

Deivid'in ise uzaktan vurduğu ‘Gol mü, değil mi?' tartışmaları, hakem faciasından başka bir şey değildir!.. Bu maçın hakemi Metin Şentürk bile olsaydı, Deivid'in bu golünü geçerli sayardı...

Rıdvan Dilmen (Milliyet): Yardımcıya Rağmen

İlk 60 ve son 30 dakika. Teknik Direktör Aragones ilk 60 dakika Hacettepe, Ankaragücü, Gaziantepspor maçlarından ders almadığını gösterdi.

İkinci yarı Deivid ile Emre'yi birlikte soktuğunda hücumcularını çoğalttı. Belki yine tek forvet gözüküyordu ama arkasındaki oyuncular Josico değil Emre, Vederson değil Deivid idi. Yani hücum yapmasını bilen oyuncular vardı artık.

Denizli takımını 1-0'dan sonra maça ortak eden yardımcı hakemdi. İki golü iptal ederek maçın kopmasını engelledi. Denizli de kalan son bölümde şuursuzca baskı yaptı.

Gürcan Bilgiç (Sabah): Bu Ne Korkaklık

Denizlispor son dört maçında dokuz atmış 10 yemiş. Bu takıma karşı kuracağınız mantıkta kararları "korkuların" değil, "matematiğin" belirlemesi gerekirdi. Çünkü dünyanın her yerinde 10 (yazı ile; on), dokuz'dan büyük. Aragones'in okumayı öğrendiği yokluk yıllarında da bu öğretiliyordu.

Maç deplasmanda; tercih Josico. Denizlispor'un hangi etkin orta sahasına veya forvetine göre böyle bir direnç düşünüyor Aragones. Önüne rakip analizleri sayfa sayfa konmuş. Hadi matematik zayıf, okumada "yakın problemi" var, bari televizyonda özet yayınlara bak.

Değişikliklerin olduğu 57. dakikaya kadar da rakip kaleci kurtarış yapmamış. İki şuttan iki gol buldu Fenerbahçe. Biri sayıldı, diğeri görülemedi. İspanyol tam pozisyona girmiş, ofsayt bayrağı havada (Fenerasyoncular'ın kulakları çınlasın). Sonrasında yine "gerekeni" yapanlar sahada. Bir gol, üç puan. İşin ucunda prim olunca Aragones'in "eşittir işareti" yerini bu kez doğru buluyor.

Takımın kalitesini düştü. Kulübe kısır kaldı. Doğrudur. Ama Fenerbahçe yine de Denizli'den Hacettepe'den, Kocaeli'den daha iyi takım değil mi? O zaman nedir bu pısırıklık? "Önemli olan üç puan" dersiniz, herkes de size "adam haklı" der.

Kimse size yüreğinizin ne için çarptığını sormaz. Hocasına uyan bu takımın kaybolan cesur yüreklerini de...



Hakkı Yalçın (Takvim): Kırmızı Bülten

Denizlispor'un bol gol atmak gibi tehlikeli bir kartviziti vardı. Fenerbahçe'nin de deplasmanda yaprak gibi dökülme alışkanlığı. O yüzden iki takım da, futbol maçına değil, korkunun panayırına çıkmışlardı sanki. O yüzden iki takım da, futbol maçına değil, korkunun panayırına çıkmışlardı sanki.

Sözde yükselişe geçen Fenerbahçe'ye baktım... Defans yalandan bir direnişin içinde, ama karşı saldırıda yok. Orta alan göz hovardası, pozisyonları uzaktan izliyor, katılım hiç yok. Aragones, hala Josico'dan "Fenerbahçe futbolcusu" yaratmak özleminde.

Maçın sonucuna bakılırsa.... Dün geceki üç puan için 4 gün bayram yapılır. 3 gün halay çekilir Ama bu takımla sezon sonuna kadar çekilecek çileler de, hesaba katılmalı. Dünkü futbol, Fenerbahçe'nin Dinamo Kiev maçı için "kırmızı bültenle" aranmasıdır. Kiev'de böyle bir futbolla yakalanırsa... Yandığının resmidir.
 
Star Tv'de Mevlüt Tercihini Yaptı. Son Dakika Haberi Olarak Yazıyor.



Galiba Fener Aldı.
 
mevlüt bizden cıktı:D GSliyim dedi ama profesyonelim belli olmaz dedi. ulan emre az delikanlı olsaydında sende zamanında bn GSLiyim gelirsem sadece GSye gelirim demeseydinde adam gbi belli olmaz deseydin o yuzden mevlüte gitsede kızmam yani
 
Tele Röportaj Yapmışlar. Gerçi Hiç Mevlütün Sesine Benzetemedim Ama :D



Fenerbahçe İle Külübüm Görüşüyor Olabilir Ve Küçükken Galatasarayı Tutardım Gibi Birşeyler Söylemiş :D
 
Fener aldı galiba. çünkü Sochaux da Sverkos'u aldı Banik Ostrava'dan. İsviçre - Çek Cumhuriyeti maçını hatırlayanlar varsa, sonradan girip golü atan adam.



bu arada Mevlüt'ün çok üst düzey bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Fener'in tek forvetli sisteminde zaten tutunamaz. boş transfer yaptılar yine.
 
ben olsam mevlutun yerinde turkiyeye gelmem avrupada devam ederim
 
3. Kezman



Futboldan Anlayan Aziz Yıldıvım Ne Zaman Sisteme Göre Transfer Yapacak Merak Ediyorum :D
 
Az Önce Futbolig Ekibi Mevlüt İle Bir Röpörtaj Yapmış. Mevlüte Gelen Teklif Yok Ama Kulübüyle Görüşülmüş Olabileceğini Söyledi Mevlüt. Mevlüte Şu Şekilde Bir Soru Soruldu ' Eğer 3 Büyüklerden Birini Seçsen Hangi Takım Olurdu ' Cevap İse ' Ben Küçükken Galatasaray'ı Çok Severdim ama Şimdi Ne Olur Bilmem '



Ben Burdan Şunu Çıkardım. Sayın Tanburacınında Dediği Gibi Mevlütün Küçüklüğünde Galatasaray Türkiye'de Ençok Sevilen Takımdı ( Halen Öyle ) Onun İçin Mevlütde Doğal Olarak GS'liydi.



Şimdi Ne Olur Bilmem Demesinde Para Herşeyin Anahtarıdır Demek İstedi Kanımca ...
 
Potansiyeli var Ama Fenerde Harcanır Örnekler Çok



İlhan Parlakta Geleceğin Golcüsü Diye alınmıştı ama yatıyor
 
Semih Guiza Devid Alex ilhan Mevlüt Sercan Bu adamlar bu kadar Forveti napıcak

Aziz Yıldırım parayı basıp Takımı 11 tane forvetten kurarsam durum düzelir diye düşünüyor Heralde :)
 
Yine yanlış tercih olur tıpkı Sercan'ın düşünülmesi gibi. Tıpkı Kezman'ın, Güiza'nın alınması gibi. Fenerbahçe'nin santraforu Semih'tir. O adama güvendikleri an Fenerbahçe gerçekten büyük yol alır. Ama görünüyor ki Fenerbahçe'nin hala yararlı değil popüler adam alma hastalığı geçmemiş. Yazık. Bu kadar iyi maddi imkanlara rağmen boşa saçılmamalı o paralar. Gerçekten Semih'e de, Fenerbahçe'nin bütçesine de yazık.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt