Yazarlar Fenerbahçe için ne dedi?
Fenerbahçe Denizli'den 1 golle 3 puan almayı bildi. Buna rağmen eleştiriler Aragones'in üzerine toplandı. Yazar yorumları...
Sahaya çıkarttığı 11 ve oyun kurgusu olarak Aragones'in yanlış tercihler yaptığını belirten spor yazarları tecrübeli hocanın geçmiş maçlardan ders almadığını söylediler. İşte o yorumlardan bazıları...
Selçuk Yula (Fotomaç): Darısı Kiev'e
Denizli'de dün akşam bir kez daha gördük ki Aragones'in çift ön liberolu sistemi tamamen iflas etmiştir. Önünde bir çok örnek olmasına rağmen hâlâ yanlışlar içinde olan bir teknik adamı kabul etmem mümkün değil.
İleride Güiza her zamanki gibi yalnızdı. Alex'in ceza sahası dışından çektiği iki tane etkisiz şut dışında kaleye bile gidilemedi.
Herhalde çok mutluydu ki ikinci devreye de aynı sistemle başladı. Artık birileri etki mi etti ya da kendi mi düşündü bilmiyorum ama Josico'yu çıkarıp Emre'yi aldı, tek ön liberoya döndü.
Eğer Fenerbahçe bu hakemlerle şampiyonluğa koşacaksa gerçekten alkışı hak edecek bir kulüp olacaktır. Hani "Fenerasyon, Fenerasyon'' diyorlardı ya, amaçlarına belki Fenerbahçe 3 puan aldığı için erişemediler. Ama bundan sonra halkın nezdinde Fenerbahçe'nin mağdur ve şampiyonluğu daha çok isteyen bir takım olduğu kanaatine herhalde varacaklardır. Neyse... Fenerbahçe önemli bir 3 puan almış ve Kiev maçı öncesi moral depolamıştır. Umarım darısı Kiev'e olur.
Kemal Belgin (Türkiye): Aragones'in Manevrası
Hani bizim futbolu televizyonda yorumlayıp, gazetede yazanlar var ya, hani şu Aragones‘i bir türlü teknik direktöre benzetemeyen...
Son yıllarda kulüp takımı çalıştırmadı diye nüfus kağıdını yorumlayanlar var ya...
İşte onlar, dün akşam Denizli'de ilk yarısı halı saha maçından da beter oyundan sonra, Aragones‘in 58. dakikada yaptığı değişiklikten sonra bir anda F.Bahçe tarafına geçiverdi.
Emre girer girmez, futbolda şansın ne kadar önemli olduğunu imzalatırcasına attığı güzel golle F.Bahçe'ye maçı kazandırdı ama, asıl önemlisi Emre‘nin oyuna girişiyle F.Bahçe, yazımın başında dediğim pozisyon ya da gol bulma formülünü çalıştırmaya başladı.
Yani F.Bahçe'nin geri bloklarından ön tarafına doğru hem adamla, hem de uzun pasla çıkılabiliyordu artık.
Her takım Denizli gibi yetenek yoksunu olmayabilir. İkinci konu Deivid‘in
harika golünün hakem talihsizliği sebebiyle güme gidişidir.
Orta hakem nerede ise aynı mesafede, yardımcı da savunma çizgisi paralelinde, yani neredeyse 25 metre uzakta olduğundan gol güme gitti.
Yani hakem şanssızlığı.
Ziya Şengül (Star): Uykuyu Emre Böldü
Denizlispor karşısındaki Fenerbahçe, özellikle maçın ilk 45 dakikasında, seyredenlerin tümünü uyutan bir futbol sergiledi ki, şaşmamak elde değil...
İlk yarı itibariyle dedik söze öyle başladık... Fener ayağa oynuyor, futbolcular kendi aralarında çok pas yapıyor ama dikine ve aktif alana hiç top atmıyordu...
Vederson'un yerine oyuna giren Emre, ilk topla birleştiğinde mükemmel bir gol atan adam oldu... Ama bence Emre'nin bu golü, maçın kırılma anı değildi. Kaleci Volkan, ilk yarının son saniyesinde yüzde 100'lük gol vuruşunu öylesine mükemmel bir şekilde kurtardı ki; işte bu pozisyon sonrası maç döndü...
Fenerbahçe pozisyon üretiminde zorlandı. İki derbiyi kazanan takım bu kadar kısırdöngü içinde futbol sergilememeliydi. Denizlispor ise kendi saha ve seyircisinin önünde Fenerbahçe karşısında ürkek, bir o kadar da korkak futbolun hiçbir fayda sağlamayacağını anlamış olmalı...
Deivid'in ise uzaktan vurduğu ‘Gol mü, değil mi?' tartışmaları, hakem faciasından başka bir şey değildir!.. Bu maçın hakemi Metin Şentürk bile olsaydı, Deivid'in bu golünü geçerli sayardı...
Rıdvan Dilmen (Milliyet): Yardımcıya Rağmen
İlk 60 ve son 30 dakika. Teknik Direktör Aragones ilk 60 dakika Hacettepe, Ankaragücü, Gaziantepspor maçlarından ders almadığını gösterdi.
İkinci yarı Deivid ile Emre'yi birlikte soktuğunda hücumcularını çoğalttı. Belki yine tek forvet gözüküyordu ama arkasındaki oyuncular Josico değil Emre, Vederson değil Deivid idi. Yani hücum yapmasını bilen oyuncular vardı artık.
Denizli takımını 1-0'dan sonra maça ortak eden yardımcı hakemdi. İki golü iptal ederek maçın kopmasını engelledi. Denizli de kalan son bölümde şuursuzca baskı yaptı.
Gürcan Bilgiç (Sabah): Bu Ne Korkaklık
Denizlispor son dört maçında dokuz atmış 10 yemiş. Bu takıma karşı kuracağınız mantıkta kararları "korkuların" değil, "matematiğin" belirlemesi gerekirdi. Çünkü dünyanın her yerinde 10 (yazı ile; on), dokuz'dan büyük. Aragones'in okumayı öğrendiği yokluk yıllarında da bu öğretiliyordu.
Maç deplasmanda; tercih Josico. Denizlispor'un hangi etkin orta sahasına veya forvetine göre böyle bir direnç düşünüyor Aragones. Önüne rakip analizleri sayfa sayfa konmuş. Hadi matematik zayıf, okumada "yakın problemi" var, bari televizyonda özet yayınlara bak.
Değişikliklerin olduğu 57. dakikaya kadar da rakip kaleci kurtarış yapmamış. İki şuttan iki gol buldu Fenerbahçe. Biri sayıldı, diğeri görülemedi. İspanyol tam pozisyona girmiş, ofsayt bayrağı havada (Fenerasyoncular'ın kulakları çınlasın). Sonrasında yine "gerekeni" yapanlar sahada. Bir gol, üç puan. İşin ucunda prim olunca Aragones'in "eşittir işareti" yerini bu kez doğru buluyor.
Takımın kalitesini düştü. Kulübe kısır kaldı. Doğrudur. Ama Fenerbahçe yine de Denizli'den Hacettepe'den, Kocaeli'den daha iyi takım değil mi? O zaman nedir bu pısırıklık? "Önemli olan üç puan" dersiniz, herkes de size "adam haklı" der.
Kimse size yüreğinizin ne için çarptığını sormaz. Hocasına uyan bu takımın kaybolan cesur yüreklerini de...
Hakkı Yalçın (Takvim): Kırmızı Bülten
Denizlispor'un bol gol atmak gibi tehlikeli bir kartviziti vardı. Fenerbahçe'nin de deplasmanda yaprak gibi dökülme alışkanlığı. O yüzden iki takım da, futbol maçına değil, korkunun panayırına çıkmışlardı sanki. O yüzden iki takım da, futbol maçına değil, korkunun panayırına çıkmışlardı sanki.
Sözde yükselişe geçen Fenerbahçe'ye baktım... Defans yalandan bir direnişin içinde, ama karşı saldırıda yok. Orta alan göz hovardası, pozisyonları uzaktan izliyor, katılım hiç yok. Aragones, hala Josico'dan "Fenerbahçe futbolcusu" yaratmak özleminde.
Maçın sonucuna bakılırsa.... Dün geceki üç puan için 4 gün bayram yapılır. 3 gün halay çekilir Ama bu takımla sezon sonuna kadar çekilecek çileler de, hesaba katılmalı. Dünkü futbol, Fenerbahçe'nin Dinamo Kiev maçı için "kırmızı bültenle" aranmasıdır. Kiev'de böyle bir futbolla yakalanırsa... Yandığının resmidir.