CL çok büyük vitrin. Prestij ve maddi kazancın yanında transfer kolaylığı da getiriyor. Ama kazandığın kadar da harcaman gerekiyor.
Bayern, Barca, Real, City, Liverpool, Arsenal, Psg, Chelsea İnter organizasyon ve kalite olarak en iyileri. Bütçeleri 1 milyar eurodan fazla takımlar.
Kadrolarında hep prime dönemini yaşayan futbolcular var.
Her sezon, önceki turlarda birbirleri ile eşleşmezlerse çeyrek finaldeler.
Portekiz, Brezilya, Fransa, İspanya, Arjantin gibi liglerdeki yetenekli oyuncuları parayı basıp çok rahat alabiliyorlar.
Kazara CL ye katılamazlarsa Uefa ya da Konferans ligini çok rahat alabilirler.
Milan, Juventus, ManU dönemsel bir çöküşteler. Yoksa onlarda bu seviyede olurlar.
Atletico, Napoli, Totenham, Dortmund, Leverkusen, Sporting, Porto, Benfica, Marsilya, Monaco, Roma, Atalanta, Ajax, Psv gibi takımlar da bu takımlarla hem kendi liglerinde hem de CL de mücadele ediyorlar. Ülke puanı muhabbetine bu liglerden 3-4 takım CL ye direk katılıyor.Her sezon birçoğu CL grup aşamasından çıkıp playoff ya da son 16 yapıyorlar.
Brezilya, Arjantin ve Afrka'nın genç yeteneklerin ilk durakları bu takımlar oluyor. Altyapılarından ve alt liglerinden yetenekli oyuncuları buluyorlar.
Biz 10-15 yılda bir gruptan çıkma, son 16, çeyrek final yapabiliyoruz. Çıktığımızda da şampiyon olma hayalleri kuruyoruz. Karşımıza büyük takımlar çıkınca da fark yemediğimize seviniyoruz.
Biz her sezon ligde ilk 2 ye girip direk ya da playofftan CL ye kalmalıyız.
Altyapıyı iyi organize etmek zorundayız. Altyapıya işi bilen profesyonelleri getirmeliyiz.
Torpile, futbolcu avcısı menajerlere fırsat vermemeli, yetenekli gençlere sahip çıkmalıyız.