GSC Futbol Nöbeti | Hedef #25

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

dün okan buruk başlığında anlatmaya çalıştığım şey nacizhane buydu. 30 yıl öncesinden bahsettiğimiz için, bir iki rakip örneği verirken tarihsel hata yaptık diye insanlar ana fikirden sapıp işi o noktaya kaydırmaya çalıştılar ama olsun.

ft de o dönemde avrupa konusunda oldukça eleştiri alıyordu. keza hocalığına herkesin hemfikir olacağı, vasat kadrolardan bile üst düzey verim aldığı aşikar olan luce bile, ilk sezonunda bocalamıştı.

hem ligi domine edip, hem avrupa'yı götürmek hiç de kolay bir şey değil. uefa kupasının alındığı sezon bile gruptan son maç, son 5 dk atılan goller ile mucizevi şekilde 3. olarak uefa'ya gidebildik. ligin erken kopmasıyla avrupa'ya iyice odaklanabildik ve işin sonunu getirebildik.

ki mevcut gs'ın yönetilme becerisi, başlı başına bir challenge zaten. yönetimin tüm engellemelerine rağmen, tamamen hoca+futbolcuların karakteri sayesinde başarılı olunuyor.

ayrıca o zamanın rakipleri de şimdinin fb'si ile kabul dahi edilemez. anadolu'da falan puan kaybeden bir fb vardı o zamanlar. 150 puan alıp yine de ancak son hafta şampiyon olunmuyordu. ligi koparabiliyordun.

şimdi ise 2.5 yıldır anadolu'da maç kaybettirilmeyen, her sene 200 m euro'yu çöpe atacak kadar neredeyse sınırsız para harcayabilen, 11 senenin açlığı ile bel altı-bel üstü her şekilde saldıran rezil bir rakip ile iğrenç bir rekabet ortamında yarışılıyor.

ben adım gibi eminim ki, gs rfs'yi, kiev'i, ajax'ı yenip, gruptan lider çıkıp, uefa'da atıyorum yarı final yapıp elenseydi, ancak içeride de antep-rize deplasmanlarından beraberlikle ayrılıp şu an fb şampiyonluk turuna çıkıyor olsaydı (düşüncesi bile korkunç),

şimdi "avrupa rörörörö" diyenler yine ilk önce okan buruk'un kellesini isteyeceklerdi. 300 m euroluk takımla ligi alamadın!! falan yazacaklardı.
 
dün okan buruk başlığında anlatmaya çalıştığım şey nacizhane buydu. 30 yıl öncesinden bahsettiğimiz için, bir iki rakip örneği verirken tarihsel hata yaptık diye insanlar ana fikirden sapıp işi o noktaya kaydırmaya çalıştılar ama olsun.

ft de o dönemde avrupa konusunda oldukça eleştiri alıyordu. keza hocalığına herkesin hemfikir olacağı, vasat kadrolardan bile üst düzey verim aldığı aşikar olan luce bile, ilk sezonunda bocalamıştı.

hem ligi domine edip, hem avrupa'yı götürmek hiç de kolay bir şey değil. uefa kupasının alındığı sezon bile gruptan son maç, son 5 dk atılan goller ile mucizevi şekilde 3. olarak uefa'ya gidebildik. ligin erken kopmasıyla avrupa'ya iyice odaklanabildik ve işin sonunu getirebildik.

ki mevcut gs'ın yönetilme becerisi, başlı başına bir challenge zaten. yönetimin tüm engellemelerine rağmen, tamamen hoca+futbolcuların karakteri sayesinde başarılı olunuyor.

ayrıca o zamanın rakipleri de şimdinin fb'si ile kabul dahi edilemez. anadolu'da falan puan kaybeden bir fb vardı o zamanlar. 150 puan alıp yine de ancak son hafta şampiyon olunmuyordu. ligi koparabiliyordun.

şimdi ise 2.5 yıldır anadolu'da maç kaybettirilmeyen, her sene 200 m euro'yu çöpe atacak kadar neredeyse sınırsız para harcayabilen, 11 senenin açlığı ile bel altı-bel üstü her şekilde saldıran rezil bir rakip ile iğrenç bir rekabet ortamında yarışılıyor.

ben adım gibi eminim ki, gs rfs'yi, kiev'i, ajax'ı yenip, gruptan lider çıkıp, uefa'da atıyorum yarı final yapıp elenseydi, ancak içeride de antep-rize deplasmanlarından beraberlikle ayrılıp şu an fb şampiyonluk turuna çıkıyor olsaydı (düşüncesi bile korkunç),

şimdi "avrupa rörörörö" diyenler yine ilk önce okan buruk'un kellesini isteyeceklerdi. 300 m euroluk takımla ligi alamadın!! falan yazacaklardı.
Uefa yarı finali ağır basar bence hocam, şahsen ben kızmazdım. Senin attığın videodaki 98 öncesi 97 sezonunda takım kupa galipler kupasında yine ortaya bir şeyler koymuş, okan hocanın hiç verisi yok elde terim elde bir şeyler olmasına rağmen eleştriliyormuş ben ona şaşırdım. O dönem için çokta kötü olmayan bir avrupa karnesine eleştiri yağıyormuş vay be. Benim zaten gitsin şl'de veya uefada final oynasınlar diye bir temennim yok realiteye uygun değil malesef bu temenni şu aşamada ama en azından şu ezikler topluluğunun eline gidip avrupa da ezilip geliyorsunuz dedirtmesin hoca da artık, kantarın topuzu kaçtı bu sene elenmenin de bir adabı olur çünkü. Neyse bu sene İnşallah güzel günler yaşayacağız hayırlısı bakalım.
 
Uefa yarı finali ağır basar bence hocam, şahsen ben kızmazdım. Senin attığın videodaki 98 öncesi 97 sezonunda takım kupa galipler kupasında yine ortaya bir şeyler koymuş, okan hocanın hiç verisi yok elde terim elde bir şeyler olmasına rağmen eleştriliyormuş ben ona şaşırdım. O dönem için çokta kötü olmayan bir avrupa karnesine eleştiri yağıyormuş vay be. Benim zaten gitsin şl'de veya uefada final oynasınlar diye bir temennim yok realiteye uygun değil malesef bu temenni şu aşamada ama en azından şu ezikler topluluğunun eline gidip avrupa da ezilip geliyorsunuz dedirtmesin hoca da artık, kantarın topuzu kaçtı bu sene elenmenin de bir adabı olur çünkü. Neyse bu sene İnşallah güzel günler yaşayacağız hayırlısı bakalım.
Abi iyi de daha 2 sene Avrupa yaptı takım kendisi ile. Bir bekleyelim diyorum. Kendisi Avrupa'da başarılı demiyorum. Bunu demek için kör olmak lazım zaten. Bekleyelim görelim diyorum sadece.
 
Öncelikle bu altyapısızlık ile Avrupada başarı bence çok zor. Ben as takımın antrenman tesisini altyapıdan önce bitiren bir yönetime sahip takımın Avrupada başarılı olabileceğini düşünmüyorum. (Vizyon olarak) Rotasyon oyuncunu bile transfer etmek zorunda kaldığın için uefaya 25 kişi yerine 21-22 kişilik kadrolar bildirebiliyorsun. Altyapıdan oyuncuyu tak diye koyamadığın için 2 senede 6-7 sağ/sol bek vs alıyorsun. Bunlar temelde sürdürülebilir şeyler değil. Her sene en azından 2 rotasyon oyuncusu çıkabilcek düzeyde altyapı olmalı. Önce de bunu sağlayabilecek tesis vs. olmalı.

Ligde de başarı beklendiği ve rakibinin her hafta kollandığını gördüğün için avrupa maçları öncesi/sonrası rotasyon da yapamıyorsun. Çünkü rotasyon oyuncunla as oyuncun arasında dağlar var. Takım belli aylarda düşüşe geçip Nisan-Mayısta fizik kapasitesi yükseliyor. 3 senedir bu şekilde olunca Okan hoca nın yüklemesi bu şekilde deniyor. Belki Avrupa için sadece bunu değiştirsen lig gidecek. Tek başına Avrupa başarısı da kabul edelim ki taraftarı tatmin etmiyor (Mancini dönemi çıktığı gruptan türkiyede bir daha kimse çıkamaz). Taraftarı tek başına cl çeyrek finali bile tatmin etmiyor ligde 2. olursan başarısızlık sayılıyor.

Ve altyapısını kurmadan ne zaman hedef avrupa desek fatih hoca döneminde rüyalarım hülyalarım vs diyerek nzonzi seri lemina falcaolu kiralık kadroda olduğu gibi ve ya erden timurun 2. Senesinde zaha ziyech teteleri doldurduğu gibi hüsranla sonuçlanıyor. Bunun sebeplerini oturup düşünmek gerekir.
 
dün okan buruk başlığında anlatmaya çalıştığım şey nacizhane buydu. 30 yıl öncesinden bahsettiğimiz için, bir iki rakip örneği verirken tarihsel hata yaptık diye insanlar ana fikirden sapıp işi o noktaya kaydırmaya çalıştılar ama olsun.

ft de o dönemde avrupa konusunda oldukça eleştiri alıyordu. keza hocalığına herkesin hemfikir olacağı, vasat kadrolardan bile üst düzey verim aldığı aşikar olan luce bile, ilk sezonunda bocalamıştı.

hem ligi domine edip, hem avrupa'yı götürmek hiç de kolay bir şey değil. uefa kupasının alındığı sezon bile gruptan son maç, son 5 dk atılan goller ile mucizevi şekilde 3. olarak uefa'ya gidebildik. ligin erken kopmasıyla avrupa'ya iyice odaklanabildik ve işin sonunu getirebildik.

ki mevcut gs'ın yönetilme becerisi, başlı başına bir challenge zaten. yönetimin tüm engellemelerine rağmen, tamamen hoca+futbolcuların karakteri sayesinde başarılı olunuyor.

ayrıca o zamanın rakipleri de şimdinin fb'si ile kabul dahi edilemez. anadolu'da falan puan kaybeden bir fb vardı o zamanlar. 150 puan alıp yine de ancak son hafta şampiyon olunmuyordu. ligi koparabiliyordun.

şimdi ise 2.5 yıldır anadolu'da maç kaybettirilmeyen, her sene 200 m euro'yu çöpe atacak kadar neredeyse sınırsız para harcayabilen, 11 senenin açlığı ile bel altı-bel üstü her şekilde saldıran rezil bir rakip ile iğrenç bir rekabet ortamında yarışılıyor.

ben adım gibi eminim ki, gs rfs'yi, kiev'i, ajax'ı yenip, gruptan lider çıkıp, uefa'da atıyorum yarı final yapıp elenseydi, ancak içeride de antep-rize deplasmanlarından beraberlikle ayrılıp şu an fb şampiyonluk turuna çıkıyor olsaydı (düşüncesi bile korkunç),

şimdi "avrupa rörörörö" diyenler yine ilk önce okan buruk'un kellesini isteyeceklerdi. 300 m euroluk takımla ligi alamadın!! falan yazacaklardı.
Iste bu
 
dün okan buruk başlığında anlatmaya çalıştığım şey nacizhane buydu. 30 yıl öncesinden bahsettiğimiz için, bir iki rakip örneği verirken tarihsel hata yaptık diye insanlar ana fikirden sapıp işi o noktaya kaydırmaya çalıştılar ama olsun.

ft de o dönemde avrupa konusunda oldukça eleştiri alıyordu. keza hocalığına herkesin hemfikir olacağı, vasat kadrolardan bile üst düzey verim aldığı aşikar olan luce bile, ilk sezonunda bocalamıştı.

hem ligi domine edip, hem avrupa'yı götürmek hiç de kolay bir şey değil. uefa kupasının alındığı sezon bile gruptan son maç, son 5 dk atılan goller ile mucizevi şekilde 3. olarak uefa'ya gidebildik. ligin erken kopmasıyla avrupa'ya iyice odaklanabildik ve işin sonunu getirebildik.

ki mevcut gs'ın yönetilme becerisi, başlı başına bir challenge zaten. yönetimin tüm engellemelerine rağmen, tamamen hoca+futbolcuların karakteri sayesinde başarılı olunuyor.

ayrıca o zamanın rakipleri de şimdinin fb'si ile kabul dahi edilemez. anadolu'da falan puan kaybeden bir fb vardı o zamanlar. 150 puan alıp yine de ancak son hafta şampiyon olunmuyordu. ligi koparabiliyordun.

şimdi ise 2.5 yıldır anadolu'da maç kaybettirilmeyen, her sene 200 m euro'yu çöpe atacak kadar neredeyse sınırsız para harcayabilen, 11 senenin açlığı ile bel altı-bel üstü her şekilde saldıran rezil bir rakip ile iğrenç bir rekabet ortamında yarışılıyor.

ben adım gibi eminim ki, gs rfs'yi, kiev'i, ajax'ı yenip, gruptan lider çıkıp, uefa'da atıyorum yarı final yapıp elenseydi, ancak içeride de antep-rize deplasmanlarından beraberlikle ayrılıp şu an fb şampiyonluk turuna çıkıyor olsaydı (düşüncesi bile korkunç),

şimdi "avrupa rörörörö" diyenler yine ilk önce okan buruk'un kellesini isteyeceklerdi. 300 m euroluk takımla ligi alamadın!! falan yazacaklardı.
%100 katılıyorum. O dönemlerde ligi kırıyorduk, lig maçları erteleniyordu bir şekilde avrupa maçlarına rahat çıkıyorduk. Her şeyi geçtim ligimizde bu kadar maç yoktu, devre arası denen bir dinlenme zamanı falanda vardı. Kaç sezondur lig 21-20-19 takımlı oynanıyor. Yahu ligin sonlarında Taffarel orta sahada oynasın diye muhabbetler dönüyordu o derece stressiz şampiyon oluyorduk. Birde bu 3 sezona bakalım ve kıyaslayalım nasıl zor şampiyon oluyoruz. 300 milyonluk kadro güle oynaya şampiyon olacak diye dolananlar rakibine baksın onlarda 300 milyon değerinde...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt