Cevap: GSCimbom Bildirisi: Yönetimi İstifaya Davet Ediyoruz!
Aynen katılıyorum, benzer şeyleri çok söyledim, söyleyen çok oldu.
Futbolda başarısızlık her zaman olabilir. Mourinho bile İspanya'da o kadrosuyla başarısızlık sınırına. Barcelona'nın sezon sonuna kadar en fazla 2 maç takılacağı gibi bir izlenim varken şu an puan farkı 4. Real Madrid'in sezonu 10 puan geride kapaması çok olası.
Geçen senenin Galatasaray'ına bakıyorum. Bu günün Beşiktaş'ından iyi kadroyduk. Ama ardı arkası kesilmeyen sakatlıklar mahfetti takımı. Öncesinde Linderoth ve diğer oyuncuların çok uzun süreli sakatlıkları bize bir sezon daha kaybettirdi.
İngiltereeye bakıyoruz koskoca Chealse mükemmel sezon başlangıcından sonra yani 10 haftada atılan 27 gol ve yenilen 3 gol sonrasında Lampard ve Terry'nin sakatlanmasının ardından 7 mağlubiyet ve 1-0 lık 2 galibiyet aldı. Chealse'den bahsediyoruz... Bazı futbolcular vardır ki hiç bir takımda alternatifleri yoktur. Onlar sakatlanırsa takımın dengesi bozulur. Bize de malesef hep öyle oldu.
Bu sezon zaten çok zayıf bir başlangıç yaptık. Kötü bir transfer sezonu geçirdik. Düzelmeyen Baros ve Arda sakatlıkları eklenip dağanık bir takım oluşunca da ortaya kötü bir tablo çıktı.
Ama Polat hep iyi şeyler yaptı.
Hakem hataları, sakatlıklar, şanssızlıklar ve ekonomik sorunlar bu noktaya getirdi.
Tek ve hakikaten affedemediğim hatası ise Galatasaray taraftarına karşı tutumu oldu Aslantepe'nin açılışında. Sonrada konuşmasında bunu toparlamaya çalışsa da kimse yemedi. Gönlüm devam etmesinden yana. Ama gönlüm taraftarını dakkasında satan bir başkanın da Galatasaray başında durmamasından yana. Bir türlü ikisi arasında seçim yapamıyorum. Hangisi olursa iyi olcak, hangisi olursa kötü olucak.
Ama nolursa olsun bu camiaya belki de en büyük hizmeti yapmış 2-3 başkandan bir tanesidir kendisi.
Batma noktasındaki klüp için elini taşın altına sokan Canaydın ve Polat'ı ayrı yere koymamız lazım.
Bu klübün başkanlığından gidecekse bile arkasına teneke bağlayıp göndermek yerine hakettiği saygıyı göstererek uğurlamalıyız.
Şimdi söz genel kurulda. Ben inanıyorum ki bu genel kurulu atlatırsa Adnan Polat bir kaç dönem daha başkanlık yapar.
Bu dönemde Adnan Polat ve ekibine kim ne derse desin ihtiyacımız var(dı). Klübü mali açıdan yeniden şekillendirmek gerekiyordu, iflasın eşiğinden dönen bir Galatasaray vardı. Kimse elini taşın altına sokmuyordu, Polat ve ekibi riski göze aldılar, bir şekilde bu günlere geldik. Ekonomik açıdan çağ atlatıldı, bunu kimse inkar edemez. Fakat bilinmesi gereken birşey var; küçülme politikasıyla yapılmadı bu ekonomik yönden iyileşme süreci. İnamotoları izlemedik sahada, Lincolnleri, Elanoları, Keitaları, Riberyileri izledik. Buna rağmen futbol yönünden başarı sağlanamadı, bunun sebebi şansızlık mı dersiniz, yıldızların Galatasarayla uyuşamaması mı dersiniz bilemem, ama bu olaylar sürecinde, Adnan Polat ve ekibi ellerinden gelen herşeyi yapmaya çalıştılar. Ben buna kefilim, eminim.
Polat ve ekibinin yanlışları yok mudur? Elbette ki vardır, nedir biliyor musunuz en büyük yanlışı? Taraftarı dinlemek, onların görüşlerine saygıyla yaklaşmak. Taraftar ilk başta medyanın gazına gelip Hakan Şükür, Hasan Şaş ve onların dönemindeki yaşlanmış ama klübe büyük emekleri olan futbolcuları eleştirip ıslıkladı, Polat ve ekibi jübile bile yapamadan gönderdi onları. Gerets, Kalli, Bülent, Skibbe, Rijkaard.. Bu sayılı teknik direktörlerin arkasında durmadı taraftar, benimsemedi. Rekor puanla şampiyon olan Gerets, bir sonraki sezon kaybedilen maçlar sonucu kovulurcasına gitti. Kalli, Bülent, Skibbe, Rijkaardın arkasında da durmadı bizim taraftar, kendini Mourinho sanan insanların gazetelerde yazdıklarına kanıp, stadta ıslıkladı, forumlarda acımasızca eleştirdi. Polatın en büyük yanlışı burda oldu, teknik direktörünün arkasında durmalıydı, medyanın acımasız kampanyalarına alet ettirmemeliydi. Yumruğunu masaya vurup spekülasyonları kesmeliydi. Sadece teknik direktör olaylarında değil, futbolcularına da sahip çıkmalıydı, tıpkı Lincoln olayında olduğu gibi. O dönem kriz yönetimini başarabilselerdi, bence Lincoln kendini bu kadar yanlız hissedip yanlış işlerin peşine düşmezdi. Konuyu toparlamak gerekirse, 8:45 şovuyla gelen Polat(o dönemde Galatasaray dağılma aşamasındayken birlik haline getiren hadise), bu medyatik özelliğini devam ettiremedi. Bir Aziz Yıldırım olamadı desek yeridir, karizmasını, gücünü, makamını kullanamadı.
Şimdi bu yazılanlara baktığımızda, BJKnin yaptığı gibi günü kurtarmak yerine Galatasarayımıza sağlam bir gelecek bırakan bir yönetim var. Ekonomik açıdan çağ atlatan bir yönetim var. Futbolun üzerine düşmemeleri, Galatasarayın büyüklüğüne bazı olaylarda yakışmayacak hareketlerde bulunmaları belli başlı yanlışlarından olan bir yönetim var. Bence bu yönetim istifa etsin diyemeyiz. Faruk Süren'in yaptığı gibi Rivayı satıp, Hagi gibi, Tafarel gibi oyuncuları alabilirdi, 4 senelik muhteşem bir Galatasaray izlettirebilirdi Adnan Polat. Ama onun yerine Galatasarayın son atımlık kurşununu bir sürü projeye ayırdı, ve başarılıda oldu. Sivas gibi dandik bir takımla yapılan maçta elde edilen ciro 1.5 milyon tl deniyor ki bu sadece stadtan elde edilen miktar. Nike sponsor olacak deniyor, 4-5 milyon euro yıllık vereceği söyleniyor. Riva şekillenmeye başladı, o projeye önümüzdeki dönemde başlayacaklar, oraya yaklaşık 400 milyon dolar değer biçiyorlar. Galatasaray storelar geçen yıl forma satışında Fener olsun BJK olsun hepsini solladı, mor forma satış rekoru kırdı. Senelik gelirimizin yarısını sömüren şirketleri birleştirerek sırtımızdaki en büyük kambur kalktı. Senelik 20-30 milyonumuz kasada kaldı, ki bu gerçekten en büyük başarısıdır Polat ve ekibinin. GSbonus, GSbilyoner, GSTV, GSmobil vb. bir sürü ek kaynak yaratıldı. 6-7 sene öncesinde televizyonlarda para dilenen klüp bu günlere geldi arkadaşlar, bunlar hiç kolay değil. 7-8 sponsor arayıp, bankalara yalvarıp 5-6 milyon dolarlık oyuncuları anca alırken şimdiki durumumuza bir bakın. Bu gelirler muhalefetin ağzının suyunu akıtıyor. Çarklar kurulmuş, işlemeye başlamış, geriye sadece paranın dolması bekleniyor. Muhalefet kurulmuş bu işin üzerine oturup kaymağını yemek istiyor. Ben olsam bende geçmek isterim Galatasarayın başına şu halimle. Çünkü artık Galatasarayın önü açık. Galatasarayın çözülecek bir problemi kalmadı, eskiden yaptığı borçları ne kadar büyük borcu olursa olsun 2-3 senede amorti edecek kadar büyüdü Galatasaray. Zaman başarı, ve show zamanı. Lütfen muhalefetin oyununa kanmayın! Bu kadar emeği geçmiş bir yönetimi 1 sezon için silmeyin. 5 senelik yönetiminde, o zor zamanlarda 2 şampiyonlukla imkansızı başarmış yönetimi birkaç muhalif sese inanarak silmeyin. Bırakın, 2012ye kadar kalsınlar. Sportif başarıyı görmezsek o zaman bende istifalarını isterim, ama tam işi düzlüğe çıkattıklarında istifa edin derseniz, yanlış anlamayın, sözüm meclisten dışarı, 'nankörlük' olur. Kusursuz ve yanlışsız demiyorum, ama ellerinden gelenin en iyisini, hatta fazlasını yaptılar. Zaman ayırıp bu yazıyı okuyanlara teşekkürler şimdiden..
Aynen katılıyorum, benzer şeyleri çok söyledim, söyleyen çok oldu.
Futbolda başarısızlık her zaman olabilir. Mourinho bile İspanya'da o kadrosuyla başarısızlık sınırına. Barcelona'nın sezon sonuna kadar en fazla 2 maç takılacağı gibi bir izlenim varken şu an puan farkı 4. Real Madrid'in sezonu 10 puan geride kapaması çok olası.
Geçen senenin Galatasaray'ına bakıyorum. Bu günün Beşiktaş'ından iyi kadroyduk. Ama ardı arkası kesilmeyen sakatlıklar mahfetti takımı. Öncesinde Linderoth ve diğer oyuncuların çok uzun süreli sakatlıkları bize bir sezon daha kaybettirdi.
İngiltereeye bakıyoruz koskoca Chealse mükemmel sezon başlangıcından sonra yani 10 haftada atılan 27 gol ve yenilen 3 gol sonrasında Lampard ve Terry'nin sakatlanmasının ardından 7 mağlubiyet ve 1-0 lık 2 galibiyet aldı. Chealse'den bahsediyoruz... Bazı futbolcular vardır ki hiç bir takımda alternatifleri yoktur. Onlar sakatlanırsa takımın dengesi bozulur. Bize de malesef hep öyle oldu.
Bu sezon zaten çok zayıf bir başlangıç yaptık. Kötü bir transfer sezonu geçirdik. Düzelmeyen Baros ve Arda sakatlıkları eklenip dağanık bir takım oluşunca da ortaya kötü bir tablo çıktı.
Ama Polat hep iyi şeyler yaptı.
Hakem hataları, sakatlıklar, şanssızlıklar ve ekonomik sorunlar bu noktaya getirdi.
Tek ve hakikaten affedemediğim hatası ise Galatasaray taraftarına karşı tutumu oldu Aslantepe'nin açılışında. Sonrada konuşmasında bunu toparlamaya çalışsa da kimse yemedi. Gönlüm devam etmesinden yana. Ama gönlüm taraftarını dakkasında satan bir başkanın da Galatasaray başında durmamasından yana. Bir türlü ikisi arasında seçim yapamıyorum. Hangisi olursa iyi olcak, hangisi olursa kötü olucak.
Ama nolursa olsun bu camiaya belki de en büyük hizmeti yapmış 2-3 başkandan bir tanesidir kendisi.
Batma noktasındaki klüp için elini taşın altına sokan Canaydın ve Polat'ı ayrı yere koymamız lazım.
Bu klübün başkanlığından gidecekse bile arkasına teneke bağlayıp göndermek yerine hakettiği saygıyı göstererek uğurlamalıyız.
Şimdi söz genel kurulda. Ben inanıyorum ki bu genel kurulu atlatırsa Adnan Polat bir kaç dönem daha başkanlık yapar.