- 10 Nisan 2013
- 58.593
- 41.736
- 3.943
2 kupa kazanmış 4.yıldızı taktırmış bir hoca nasıl olur da kendinden bu kadar kısa sürede nefret ettirir aklım almıyor
Tapatalk
Tapatalk
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Vallahi Hamza hocayı belki de en çok destekleyenlerden biri olarak ben bile bıktım şu saçmalıklarından, hadi Bilal i anlarım sonuçta milli takım oyuncusu falan da Jem ne yav ? Gidin bulun Afrika dan Latin amerika dan 18- 19 yaşında topçu bulun tutmazsa parayı çöpe attık deyin. Ama 26 yaşında adam almanın ne mantığı var ????
| Sezon | İncelenecek | olan | sezonlar | Kabul edilebilir zarar tutarı |
| 2013-2014 | --- | 2011-12 | 2012-13 | 45 milyon € |
| 2014-2015 | 2011-12 | 2012-13 | 2013-14 | 45 milyon € |
| 2015-2016 | 2012-13 | 2013-14 | 2014-15 | 30 milyon € |
| 2016-2017 | 2013-14 | 2014-15 | 2015-16 | 30 milyon € |
| 2017-2018 | 2014-15 | 2015-16 | 2016-17 | 30 milyon € |
| 2018-2019 | 2015-16 | 2016-17 | 2017-18 | 30 milyon €'dan az |
şu anda ne armaya nede onun gerçek sahibi olan taraftara saygısı varGerçek Galatasaray taraftarı armaya zerre kadar katkısı olan şahısları yad etmiştir. Lafım zaten gerçek Galatasaraylılara.
Desteğe devam et genç meslektaşım, burda çokça olan tiplerin gazına gelmeye gerek yok; geçen sezon sırf Hamza Hoca gitsin diye şampiyon olmamayı temenni edenler, bu yıl da şampiyon olmayalım, CL de darma duman olalım istiyorlar, maksat Hamza gitsin; art niyetli olduklarını düşünmüyorum ama sabit fikir mutlak...Sanki yeni bir Prandelli faciasının yaşanmayacağının garantisi var...
Daha iki yıl önce Jem İngiltere' de beğenilen bir futbolcuydu ve burada pek çok kişi ''Ah keşke!'' diye iç geçirmekteydi, şimdi üşendim mesajları arayıp bulmaya, bunda yabancı sınırının da etkisi vardı tabi; o zaman 4-5 milyon bonservis verilip alınmış olsa hiç de yadırganmazdı...Takımın TD ü kaç yıldır takip etmekte olduğu bir futbolcuyu transfer etmeye değer bulmuş ve bonservissiz, makul bir ücretle aldırmış, ne var bunda?...26 yaşına kadar hiçbir şey yapmamış biri değil sözünü ettiğimiz futbolcu, geçirdiği sakatlıktan sonraki toparlanma sürecini bizde tamamlayıp çok faydalı olacak belki...Son transfer dönemlerinde alınan Furkan, Umut Gündoğan, Tarık gibi futbolculardan hiç beklentim yoktu, o zamanlar çok yazdık da Jem' den var umudum....
şu anda ne armaya nede onun gerçek sahibi olan taraftara saygısı var
Resmen torpil ile evlatcılık ile takım oluşturuyor
Katkısı olan şahısların hiç biri bu katkıları babalarının hayrına yapmıyorlar
senin benim gibi bu armanın gerçek sahibi olan insanların cebinden çıkan paralarla yapıyorlar
yani yad edilecek birileri var ise o ne teknik direktörler nede futbolcular sadece ve sadece taraftarlardır
biz bu kadar gönülden bağlı olmasak ne bu adamlar böyle paraları alabilir nede bu arma ayakta kalabilir
Ağabey samimiyetle söylüyorum Fener Rvp yi değil Rooneyi alsa imrenmem çünkü geçmişte Ortegalar Guizalar vs vs bir sürü örneğini gördüm. Hamzaoğlu' nu futbolcu olduğu zamanlarda ben ilkokul sonlarında ortaokul başlarında idim. Ve en sevdiğim futbolculardan biri idi sebebini tam hatırlamıyorum ama çok severdim. Galatasaray a td olduğunda da çok sevindim şampiyon olduğunda da. Bugüne kadar da Galatasaray td ü olması benim için olumlu bir olgu idi.
Ancak bana bu Jem Karacan mevzuu bana çok anlamsız geldi. - benim eksikliğim olabilir Jemin iyi oynadığı söylenen dönemlerde yoğun bir asistanlık döneminde olduğumdan pek futbol takip edemiyordum- Belki yanılıyorumdur ama meblağlar daha düşük olsa da bana Ontivero transferini hatırlatıyor. Moralimi bozan bu.
Desteğe devam et genç meslektaşım, burda çokça olan tiplerin gazına gelmeye gerek yok; geçen sezon sırf Hamza Hoca gitsin diye şampiyon olmamayı temenni edenler, bu yıl da şampiyon olmayalım, CL de darma duman olalım istiyorlar, maksat Hamza gitsin; art niyetli olduklarını düşünmüyorum ama sabit fikir mutlak...Sanki yeni bir Prandelli faciasının yaşanmayacağının garantisi var...
Daha iki yıl önce Jem İngiltere' de beğenilen bir futbolcuydu ve burada pek çok kişi ''Ah keşke!'' diye iç geçirmekteydi, şimdi üşendim mesajları arayıp bulmaya, bunda yabancı sınırının da etkisi vardı tabi; o zaman 4-5 milyon bonservis verilip alınmış olsa hiç de yadırganmazdı...Takımın TD ü kaç yıldır takip etmekte olduğu bir futbolcuyu transfer etmeye değer bulmuş ve bonservissiz, makul bir ücretle aldırmış, ne var bunda?...26 yaşına kadar hiçbir şey yapmamış biri değil sözünü ettiğimiz futbolcu, geçirdiği sakatlıktan sonraki toparlanma sürecini bizde tamamlayıp çok faydalı olacak belki...Son transfer dönemlerinde alınan Furkan, Umut Gündoğan, Tarık gibi futbolculardan hiç beklentim yoktu, o zamanlar çok yazdık da Jem' den var umudum...
FB nin transferlerine karşı eziklik duygusuna kapılanlar var; bu yıl transferde onlarla sidik yarışına giremezdik zaten, bunun başlıca bir sebebi var: FFP...
FB henüz UEFA nın FFP takibinde değil, bu en öncelikli belirleyici faktördür...Hisse satışından gelen paranın yanısıra alabildiğine borçlanıyorlar; Aziz Yıldırım camiada tartışılır duruma düşmüş olmanın hırsıyla son kozlarını oynuyor. Hele birde işler umdukları gibi gitmezse, sonraki yönetime tam bir enkaz bırakacak...Bizim yöneticiler çok istese ve hatta ceplerinden para verseler bile bunu yapamazlar, UEFA tarafından elleri kolları bağlanmış durumda. Haa, UEFA' nın bu kısıtlamaları getirmelerini de gayet faydalı buluyorum, durup dururken konmadı o kurallar; ''İktidarsız muhteris'' yönetici tiplerinin kulüpleri iflasa götürmelerinin önüne geçmek amaç, bazı popülist ''Vizyonist'' lerin kaçıp gitmesinin sebebi de bu oldu. Koskoca Rangers-Parma gibi kulüplerin düştüğü hal ortada, Dinamo Moskova Avrupa kupalarından 4 yıl men cezası yedi vs...
Burda büyük çoğunluğun, kurdukları Dünya' da yok farzetmeyi tercih ettikleri kuralları güzel özetleyen bir yazı (İsteyen çok daha kapsamlısını da kolayca bulabilir, Google a sormaları yeterli):
Finansal Fair Play nedir? Uyulması Gereken Kurallar Neler?
Avrupa futbolunda artık kulüplerin atacağı her adımın kılavuzu olan UEFA Finansal Fair-Play Kurallarını yakından inceledik.
Simon Kuper’in ünlü sözünde ki gibi Futbolun Sadece Futbol Olmadığını bu büyük endüstrinin kat ettiği yolları daha önceki yazılarımız da incelemiştik. Endüstri her ne kadar inanılmaz boyutlara ulaşmış olsa da bu havuzda harcanan paralarda fazlasıyla ciddi miktarlara ulaştığından şirketleşen kulüplerin gelir-gider tablolarının eksiye gidişi UEFA’yı harekete geçmek zorunda bırakmış ve 2012-2013 sezonu ile birlikte Financal Fair Play uygulamasını hayata geçmeye zorlamıştır.
Ana hatlarıyla ve önemli noktaların detay raporlarıyla bu konular üzerinde duracağımız yazı dizisinde ilk olarak FFP nedir ? İlkeleri Nelerdir bunları incelememiz uygun olacaktır.
FFP NEDİR?
Futbol kulüplerinin gelirlerindeki dikey artış, giderleri de aynı ölçüde artırdı ve sorunların başlangıç noktasını teşkil etti. Artan bu gelir kalemlerinin etkin ve verimli şekilde kullanılmaması, üstüne bir de kötü yönetimlerle birleşince, kulüplerin mali disiplinleri zaman içinde yok olmaya başladı. Kaybolan bu mali disiplin ise kulüpleri altından kalkamayacakları mali bir kısır döngüye itti.
Birçok kulüp pahalı ve akılcı olmayan transfer harcamaları ile birlikte yaşadığı sportif rekabette kötü gidişatın esiri olup, kaynaklarını da etkin ve verimli şekilde kullanamayınca, şirket şekilde kurulduysa iflasa sürüklenerek, dernek şeklinde kurulduysa kapanarak ve tasfiye olarak yok olup gitti.
İşte günümüz futbolunda 100 milyon euro eden süper yıldızların, 40 milyon euroluk reklam anlaşmalarının bazen getiremediği o başarı köklü kulüpleri batma noktasına getirip, futbolu ticaret yapmak için kullanan kişilerin eline geçmesine neden olurken Uefa artık bu duruma dur demek için 2004 yılında Uefa kriterlerini devreye sokma kararı aldı. Kendisine bağlı lokal federasyonlar aracılığı ile kulüpleri mali, iktisadi, yönetsel, sportif ve tesis koşulları bakımından yönlendirmeye ve disipline etmeye yönelik kararları uygulamaya geçirdi. Bu sistem ile bugün mevcut olan kulüp lisanslama yöntemi kurulmuş oldu.
Kulüp Lisanslama Yöntemi ile kulüpler nisan ayının ilk haftasına kadar ;
Belirterek Uefa da oynayabilmek için lisans almak zorundadır. Bu kriterlerin alt evrakları mevcut olduğu gibi Denk Hesap Zorunluluğu ana şarttır.
- İçinde bulunduğu yılın veya ara yılın mali tablolar listesini
- Gelecek döneme ait mali tabloları
- Nisan ayı ilk haftası itibarıyla vadesi geçmiş borç kontrollerini
Kulüp Lisans Sistemi uygulamada olmasına rağmen hepimizin bildiği gibi Türkiye Süper Liginde her sezon en az iki takım lisans alamamakta.
İşte tam da bu yüzden Uefa Kulüp Lisans Sisteminin de bu olumsuz mali gidişata çözüm olmadığını görerek Uefa Kriterleriyle beraber uygulanmak üzere 2009 yılında Financal Fair Play uygulamasını hayata geçirmek için çalışmalara başladı. Financal Fair Play uygulaması 2013-2014 yılı için uygulanması planlanırken Premier Lig takımlarının kısa sürede buna uyum sağlamakta zorlanacağını gündeme getirmesiyle bu uygulama 2014-2015 sezonuna ertelendi.
FFP Kriterleri Nelerdir?
- Yöneticiler ve Kulüp başkanları kulüp için cebinden harcama yapamayacak. (Örn. Ferit Şahenk - Moussa Sow)
- Kulüpler, kendi yöneticilerine veya iş ortaklarına ait borçlarını kaynaklarına iade edecekler. (Örn. Yıldırım Demirören - BJK)
- 2012-2013’den itibaren kulüpler transferlere gelirlerinden daha fazla harcama yapmayacak. (Denk Bütçe)
- Sadece kulübe hibe edilen ve kulübe ait gelirler değerlendirmede kulüp geliri sayılacak. (Örn. Başkanın kulübe borç vermesi gelir sayılmayacak)
Tüm bu kriterlere uyum ve başa baş noktasının denk bütçe ilkesiyle beraber uygulamasının kısa sürede kulüpler için zor bir geçiş olduğunu bilen Uefa bu nedenle kulüplere aşamalı bir geçiş imkanı sağlamış ve aşağıda ki tablo dâhilinde incelemelerde başa baş noktasının sapmasını göstermiştir.
- Hiçbir futbolcu, kulüp ya da yasal otoriteye vadesi geçmiş borç bulunmayacak. Gelirden daha fazla borçlanılmayacak. Borçlanılırsa transfer yasağı cezası alınacak. (Örn.Galatasaray-SPK-Vergi)
- Öz sermayenin eksiye düşmesine izin verilmeyecek.Kulüpler denk bütçe kapsamında ve yıllık gelir-gider tahmininde başa baş noktasını yakalayacak.(Sistemin oturması için ilk yıllarda istisnai olarak belli noktada zarar edilmesine-eksiye düşülmesine izin verilecek.)
- Futbolculara yapılacak ücret, maaş ve prim ödemeleri, toplam gelirin yüzde 70 ini geçemeyecek.
- Bütçesi 5milyon Euro’nun altındaki takımlar kriterlerden muaf olacak.
- Kulüplerin fahiş yüksek ve fahiş düşük fiyatlarda yaptığı anlaşmalarla kurduğu şirket ilişkileri gelir-gider tablosuna katılmayarak, emsal fiyat esas alınacak.(Örn: M.City’nin Etihad ile olan 10 yıllık 642 milyon dolarlık sponsorluk anlaşması.)
- Kulüplerin altyapı, stadyum ve antrenman sahası için yapacağı yatırım amaçlı harcamalar başa baş noktası hesaplamalarına dahil edilmeyecek.
Bu kriterleri sağlamayan kulüplerin yaptırımları ise tahmin edebileceğiniz gibi Uefa Avrupa Kupalarına katılmaktan men edilmek.
Sezon İncelenecek olan sezonlar Kabul edilebilir zarar tutarı 2013-2014 --- 2011-12 2012-13 45 milyon € 2014-2015 2011-12 2012-13 2013-14 45 milyon € 2015-2016 2012-13 2013-14 2014-15 30 milyon € 2016-2017 2013-14 2014-15 2015-16 30 milyon € 2017-2018 2014-15 2015-16 2016-17 30 milyon € 2018-2019 2015-16 2016-17 2017-18 30 milyon €'dan az
İlk cümlesi hariç seninle ilgisi yok tabi bu mesajın, yeri geldiğini düşündüğüm için yazma gereği gördüm...