Hamzaoğlu nasıl bir Galatasaray’lıdır ? (Galatasaray’a teknik direktör olarak gelmeden 2 yıl önce sözlüğe yazılmış bir entry’i paylaşmak istedik;
“1992 senesiydi sanırım, feldkamp’ın ilk göreve geldiği zamanlardı. çok iyiydi o zaman galatasaray. biz de çocuktuk, florya tesisleri içinde halı saha vardı oraya gider maç yapardık ara sıra. bazen maç bitişi galatasaray’ın akşam idmanına denk gelirdik, izlerdik. ben hamza’nın kestiği ortaların hastasıydım. arif de iyiydi ama hamza başkaydı. bir de gurbetçi bir sadettin vardı o zaman, hiç oynamadı as kadroda ne oldu bilmiyorum sonra. o da fena değildi. neyse, bir gün idmanda taktik çalışıyorlar, hakan şükür içeri doğru koşuyor paslaşarak, hamzooo! diye bağırıyor, hamza da tam o’nun kafasına kesiyordu. gülüyorduk hakan şükür’ün her hamzoo! deyişine.
idman çıkışı baktık herkes içeri girdi hamza biriyle konuşuyor. arkadaşlar dedi imza alalım hamza’ dan. üstlerindeki formaları falan imzalatacaklar. bende de fenerbahçe forması var. dedim gidelim ama benimkini imzalamaz. bari ben de transfer meselesini sorarım. çünkü o dönem hamza’yı sezon sonunda fenerbahçe’nin alacağı haberleri yazıyordu. ben de çok seviniyordum hamza’yı alacaz diye.
gittik yanına, imza istedi bizimkiler, ben de en dış kulvarda duruyorum. hani belki imzalayacağı varsa da benimkini imzalamasın diye diğerlerini de imzalamaz falan diye olaydan bağımsız gibi takılıyorum. neyse, imzalıyor, bana geldi sıra, dedim abi ben de şimdiden imzalatayım mı? bir şey demedi, gülümsedi. formamın göğüs tarafını imzalarken geleceksin di mi abi seneye dedim. gülümsedi, niye geleyim? dedi. ben de çocuk aklı, abi biz tanju’yu aldık, semih’i aldık, onlar niye geldiyse sen de ondan gelebilirsin dedim. o da her şey para demek değil ama? dedi. gelmeyeceksin yani abi dedim. ben galatasaray’lıyım dedi gülümseyerek. fotoğraf makinamız yoktu olsaydı fotoğraf da çekilecektik. sonra gitmem gerekiyor çocuklar dedi gitti.