Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Gone Girl'u bir de ben izleyeyim. Yarin yorumlarim ile gelirim :D Merak ettim siz oyle istahli tartisinca
 
hırsızlı bilen kimse yok, hırsızlıktan bahsetmelerine gerek yok, tv izliyorlar sonuçta beraber de izlemişlerdi, tv'de kadının ben yatakta bağlı kaldım tecavüze uğradım dediğini görecek haliyle, polisi arayıp bu kadın yalan sölüyor falanca zaman bizim otelde kaldı şu isimle diyecek, sonuçta şahitleri var her türlü ispatlar, hırsızlıktan bahsetmelerine ne gerek var her gen sen gibi akıllı değil, ayrıca ben diyorum ki bu filmin devamı çekilecek, çünkü sonu adam gibi bitmedi..

hirsizliktan illa bahsetmelerine gerek yok belki evet, ama tiplerine dikkat etmedinmi hic bu ikisinin? bir sürü serserinin, komplo teorisyenin kol gezdigi bir ülkede polis bunlari ciddiye bile almayacaktir büyük ihtimalle. hadi aldi diyelim, ellerinde herhangi bir fotograf, video veya kanit yok. o otelimsi yeri tutarken fake isim ve cash ödeyerek tuttugu bariz zaten kadinin.

filmin devami sen cekebilirsin istersen. david fincher'i, michael bay ile karistirmayalim lütfen.
 
İzledikten sonra yorumunu bekliyorum o halde. Aslında bundan önce Bunuel'ın "Nazarin" filmi var; o da bayağı iyidir.Dolaylı yoldan veriyor mesajını...Viridiana ise daha direkt ve sert biçimde yapıyor bunu.

Bekledigimden iyi cikti. O yillarda boyle bir film yapmak icin bayagi cesur olmak gerekiyordu herhalde. Muthis sahneler var. Son bolumu ozellikle cok hosuma gitti.

Ayrica her an arkadan su tipler cikacakmis gibiydi.
tumblr_mu1kwrrBku1rvner1o1_250.gif

Tabii onlarin olayi boyle beklendiginde degil en beklenmedik anlarda ortaya cikmalari. :D
 
Son düzenleme:
The_Good_Lie_poster.jpg






Çok güzel bir film. İnsanın yüreğine dokunuyor.
"Eğer hızlı gitmek istiyorsan yalnız git. "Uzağa" gitmek istiyorsan birlikte...
Afrika Atasözü
 
aslında renkdaş ben de korku filmlerini çok severim ama bu descent beni pek sarmadı. wrong turn'i ilk filmlerini, tepenin gözleri serisini descent'ten önce tutarım şahsen. şöyle önereceğin bu tarz yaratıklı, zombili güzel film var mı?

Ucube konulu çernobil sırları- Şeytanın oteli 1-2-3- Vertige- Dying Breed -stag night -creep -humains ama bu tip filmlerin ağa babası wrong turn ,tepenin gözleri ve descenttir yazdığım ilk 4 film sağlamdır diğerleri göreceli..

Zombililer World War Z -28 gün sonra-28 hafta sonra zombi konusunu pek sevmem arşivim dar biraz..
 
Teri Hatçer'in hangi dizi/filmlerini tavsiye ediyorsunuz?

(Desperate hariç )
 
Bekledigimden iyi cikti. O yillarda boyle bir film yapmak icin bayagi cesur olmak gerekiyordu herhalde. Muthis sahneler var. Son bolumu ozellikle cok hosuma gitti.

Ayrica her an arkadan su tipler cikacakmis gibiydi.
tumblr_mu1kwrrBku1rvner1o1_250.gif

Tabii onlarin olayi boyle beklendiginde degil en beklenmedik anlarda ortaya cikmalari. :D
Aynen çok cesur olmak gerekiyormuş.Bunuel acayip yönetmen bu yönden. Vatikan'ın ve burjuvazinin korkulu rüyası adam :D Yalnız eğitim ile iyilik arasında da denge kuruyor dikkat edersen.Burjuvazi/asillik de eğitimsizlik de kötü, aradaki iyi gibi...Los Olvidados beni en çok etkileyen filmiydi.Belki de Neo-Realism'e çok yaklaştığı içindir. Bahsederim ondan da.
 
Biraz Gone Girl konuşalım.

Öncelikle filmin uzun bir süresi ancak bu süreyi kaldıran bir hikayesi var. Yönetmen zaten gerilimin ustası film de insanı 2 buçuk saat boyunca heyecanlı tutuyor. Ama zaten hikayeyi izleyen öyküyü anlıyor. Bunu anlatmak yerine kendi algıladıklarıma yönelelim. Üç başlık altında inceleyeceğiz. İlişkiler, Medya ve Toplum Algıları.

Evvela ana konu olan ilişkiler. Burada ana karakteri kadın kabul ediyorum. 3 ayrı hikayesi var. Onu üzen biri, üzdüğü biri ve finalde evlilik. Birini seversin ama o seni istemez, biri seni sever ama sen istemezsin, sonunda biri ile evlenirsin. Pek çok insanın aşina olduğu bir öykü. Bir defa yönetmen ilişki kavramını ego tatminine bağlıyor. Önce ilk ilişki, kadın seviyor adam uzak duruyor. Kadının egosu zarar görüyor ve karşı tarafın canını yakıyor. Biri sizi terk ettikten sonra geleneksel, zaten x'di tarzı suçlamalar ve onun acı çekmesini isteme kavramını izah ediyor. Evet kadına kızıyoruz ama eski erkek arkadaşını tecavüz ile suçlayıp hayatını karartması her ne kadar abartı olsa da özünde hepimizin kısmen yaptığı birşey. Canımız acıyınca karalamaya çalışmak. Gelelim ikinci ilişkiye. Adam çok seviyor, kendi sözü ile 20 yıl boyunca bekliyor. Bu adam son derece beyefendi, zengin, kibar, kültürlü. Ama kadın sevmiyor. Adam asla kadını zorlamadan ona hep yardımcı oluyor, hep el üstünde tutuyor. Kadın bunca süre mektuplarına cevap vererek, başı sıkışınca onu arayarak, kendine duyulan ilgili canlı tutuyor. Bu da bir nevi ego tatmini. Bugün internet aleminde friendzone olarak şakası yapılan durumu adama uyguluyor. Sadece arkadaş sınıfına koymuyor yani aynı zamanda inceden her zaman ateşi yanmaya hazır tutuyor. Ancak kadının gönlünün her zaman başkasında olması ve nihayetinde ona dönecek olması, bu adamı öldürüyor. Filmde kelime anlamı ile gerçekleşen bu durum, gerçek hayatta manevi olarak pek çok defa gerçekleşmiştir.

Ve ana mevzu evlilik. Evlilik, Her filmini yazarken de bahsettiğim gibi her çiftin, her ilişkinin kendini çok özel ve farklı sanması ancak özünde hepsinin birbirinin kopyası olma durumu var. Herşey yolundayken, diğerleri gibi olmayalım diye başlayan ilişki, çarpan her dalgada biraz daha parçalanıyor. Ancak evlilik sıradan bir birliktelik değil. Hani meşhur tabiri ile kutsal bir müessese. Öyle ha diyince dağılmaz. Bunun yerine her partner, karşıdaki partneri kendine göre yontmaya ve "eğitmeye" çalışır. Sonunda ortaya ilk günle alakasız 2 tip çıkar. Bu da aradaki sevgiyi bitirir. Filmde gördüğümüz durum bu. Filmin finalinin ise "havada kaldı" "belirsiz bitti" iddialarının tersine mükemmel olduğuna inanıyorum. Çünkü sevgi bitiyor, evlilikler alışkanlıklara ve daha önemlisi "elalem ne der" temalı toplumsal olarak belirlenmiş davranışlar bütününe dönüşüyor. Hatta öyle ki birbirlerinden nefret ettikleri anlarda bile evlilik ateşini tekrar yakmak için ufak bir kıvılcım arıyorlar ve kendilerini aşkın devam ettiğine inandırmaya çalışıyorlar. Kadının o kadar kaçtıktan sonra geri dönüşü bunu anlatıyor. Birbirlerini sevmiyorlar ama evlilik devam ediyor. Ekran başında mantıksız diye haykırıyoruz ancak biraz abartılı anlatılan bu durumun özünün çevredeki 10 çiftten 7'sinde var olduğunu biliyoruz.

Bazen el ele tutuşmalıyız diyor kadın. Sevdikleri için, içlerinden öyle geldiği için değil. Toplum öyle onları alkışlayacağı için.

Buradan geçelim toplum algısına. Geleneksel toplum algısı ve elalem ne der anlayışını yerden yere vurmuş yönetmen. Film boyunca, binbir sıkıntı çeken insanlar hemen hemen tüm davranışlarını "gören insanlar ne der" düşüncesi ile yapıyor. Olayın medyatik hale gelmesinde olay bu. Onlar ulusal, sıradan insanlar belki mahallede, iş yerinde. Ama tüm davranışlar sürekli başkalarının beğeneceği şekilde. Öyle ki eşinin nerede olduğunu bilmeyen ve cinayetle suçlanan bir adamın düştüğü durumlara iyi bakalım. Sadece insanlara iyi davranmak istediği için "karısını kaybeden adam böyle mi davranır" damgası yiyor. Ancak tam da toplumun istediği gibi davrandıktan sonra affediliyor. (o kadının programında) Kadın kaçtığına pişman olmasına rağmen geri dönmek istemiyor. Benden nefret ederler diyor ve döndükten sonra kocasını da aynı şekilde tehdit ediyor. Senden nefret ederler, komşuların hamile bir kadını terk ettin diye sana sırt döner. Yani hiç kimse içinden geleni, kendi sevdiğini yapmıyor. Başkalarının sevdiği, takdir edeceği şeyleri yaparak kendi mutluluğunu arıyor. Film baştan sonra sürekli bunlarla dolu zaten tüm örnekleri vermeye lüzum yok. Ama sen, kendi isteklerini değil toplumun isteklerini yapmak zorundasın. Üniversiteyi bitirmek, güzel bir işe girmek, sonra evlenmek, çocuk yapmak ve onları da kendi yaptıklarını tekrar yapmaya zorlamak. Bundan ne kadar mutsuz olduğunuz ise kendiniz dahil kimsenin umrunda değil.

Son kısım olan medya taşlaması ile zaten fazla klasik. Reyting çekmek ve ilgi görmek adına en ufak bir araştırma yapma gereği duymadan insanları karalamak, sonra aklamak. Normlara uyuyor diye kötüyü iyi, uymuyor diye iyiyi kötü göstermek. İşin rengi değişince en ufak bir utanma göstermeden, özür dahi dilemeden bu defa başkasına odaklanmak. Ve tüm bunları yaparken toplumun kesilmez dikkatini elinde tutmak. Bunca ilgiye ve etkileme gücüne sahipken bu gücü son derece biçimsiz ve özensiz kullanmak.

edit: sonradan aklıma geldi kadın cinselliğinin toplum üzerindeki etkisi üzerine de yazılabilir de işim var. Onu da başka zaman yazarız. Kadının, Amerikalılar hamile kadınlara bayılır, sanki bacaklarını açmak çok zor bir işmiş gibi sözünü baz alacaktım

Toparlamak gerekirse, tartışma ortamı yaratan filmleri her zaman severim. Açıkçası aile-toplum-medya kavramını eleştirmesi ve farklı bir yönden bakması ile aile-çocuk kavramını çok farklı ele alan We Need to Talk About Kevin filmini anımsattı. Tabii hikaye ve kurgu açısından bu film çok daha başarılı. Açıkçası onun bir tık üstüne seve seve koyarım.
 
Son düzenleme:
dW5o0X.jpg


denzel yine döktürmüş son zamanlarda izlediğim en iyi aksiyon filmiydi...

VgVA6Z.jpg


izlemeyen varsa kaçırmamalı...

l07Lvr.jpg


unutulmaz bir filmdi...hiç beklemediğim kadar güzeldi...
 
Los Olvidados (1950)







Film Hakkında : Dünyanın unutulmuş şehirlerinden Meksika'da geçen film, dönemin Meksika'sını son derece dokunaklı bir şekilde peliküle yansıtıyor. Meksika'nın en yoksul mahallerinden birinde yaşayan bir grup çocuk, doğdukları gün suçla tanışmaktadır. Her biri yaşamak için çalmak ya da çeşitli irili ufaklı suçlara yönelmek zorundadır. Ailelerinin durumları ise çocuklarından farklı değildir. Bu gençlerden biri olan El Jaibo, hapistan kaçar ve dışarıdaki hayata kaldığı yerden devam eder. Jaibo suça başvurmaya devam ederken çevresindekilerin hayatını da onarılması mümkün olamayan hasarlar verecektir.



Usta yönetmen Luis Bunuel'in ülkesinden ayrı kalmak zorunda olduğu dönemlerde yaşadığı Meksika'da çektiği 'Unultulmuşlar' dönemin sosyal yapısı ve ekonomisinin insanlar üzerindeki etkisini oldukça çarpıcı bir şekilde ele alıyor.



Değerlendirmem : Luis Bunuel'in "sürrealist yönetmen" kimliğini yıkan filmi...Hayallere,rüyalara çok önem veren ve olayı biraz da dolaylı yönden anlatmayı seven Bunuel, bu filmde köklerinden biraz olsun ayrılıyor.Nitekim tamamı amatör oyunculardan oluşan,Meksika'nın o iç burkan fakir hayatının kabak gibi,abartısız anlatıldığı bir yapım Los Olvidados. Biraz İtalyan Yeni Gerçekçiliği'nin tadı var. Ondan tek farkı film içindeki rüyanın anlatımı. Ayrıca yönetmen burada da, daha sonra çekeceği Viridiana'da olduğu gibi, yine fakirlik ve eğitimsizliğin,insanın içindeki iyiliği bastırdığını anlatmış ki bu durum filmin sonunda acı biçimde veriliyor.Gerçekten etkileyici bir başyapıttır...8,2 / 10




"Ali Özer" mention yapamadım,olmadı bir türlü; izle bu filmi mutlaka eğer izlemediysen. Viridiana ile benzer noktasını göreceksin,"din" olgusu olmasa da bu filmde.
 
Son düzenleme:
Cloud Atlas
MV5BMTczMTgxMjc4NF5BMl5BanBnXkFtZTcwNjM5MTA2OA@@._V1_SX640_SY720_.jpg


1850’de Pasifik Okyanusu’nu geçmekte olan isteksiz bir gezgin, iki savaş arasında kalan Belçika’da yaşayan, istikrarsız bir geçim kaynağı olan bir besteci, Vali Reagan’ın yönettiği California’da yaşayan yüce gönüllü bir gazeteci, yeraltı dünyasındaki alacaklılarından kaçan işe yaramaz bir yayıncı, ölüm hücresinde genetik olarak değiştirilmiş bir servis elemanı ve bilim ile medeniyetin çöküşüne tanık olan ve Pasifik Okyanusu’ndaki adaların birinde yaşayan Zachry. Cloud Atlas’ın anlatıcıları tarih koridorunda birbirlerinin sesinin yankısını duyuyorlar ve kaderleri bir şekilde mutlaka değişiyor.David Mitchell büyüleyici üçüncü romanında insanoğlunun tehlikeli güç arzusuna dair düşünme fırsatı sunmak adına dil, tür ve zaman sınırlarını tamamen kaldırıyor.

sinemalar.com
 
Dün sinemada sonunda izledim çok şükür beklediğim kadar süper ve başarılı kaliteli bir yapım olmuş. :hat:

exodus-tanrilar-ve-krallar-1417968902.jpg
 
Hobbit'i izledim bugün ite kaka bilet bulup. Söyleyecek kelime yok. Fevkaladeydi. Orta Dünya serisinin son filmi olduğu için burukluk oluyor biraz filmden çıkınca.
 
fruy

fury_ver2_xlg.jpg


1945 yılının Nisan ayında İkinci Dünya Savaşı’nın son ayları. Avrupa Tiyatrosunda müttefikler son kozlarını oynarken, savaş ile yoğrulmuş ordu çavuşu Wardaddy (Brad Pitt), bir Sherman tankını yönetmektedir ve düşman hattı ardında ölümcül bir görev üstlenen beş kişilik bir ekibi vardır. Çok az sayıda ve yeterince silahı olmayan Wardaddy ve adamları, Nazi Almanya’sının kalbini vurmak için kahramanlıkları içerisinde tehlikeye atılmaktadır.

sinemalar.com

h_01288860.jpg
 
Hobbit: 5 Ordular Savasi

Iyiydi yani fena degil, sikmiyor en azindan. Pj'e kafadan karakter uyduruyor diye kiziyorduk da elf kizi karakteri iyi olmustu yani hosuma giti. Oturdu o karakter. Seri sonu yapip hikayeyi kapatmayi ise hala cozememis son kisim sakiz gibi uzadikca uzamis. Kralin donusunde de aynisini yapmisti. Kral demisken sonraki Aragorn gondermesi cok gereksiz oldu bence ama kabul edilebilir. Sacma olan ise belki 30 yildir Yolgezer olarak cevrilen sifati bir anda Uzun adim olarak cevirmeye karar vermeleri.

Neyse cok yazacak bisey yok. Ikinci film o kadar rezildi ki bu kurtardi gene. Bu arada silmarilliondan alinan Sauron'lu sahne en iyi sahneydi.

7/10
 
Hobbit: 5 Ordular Savasi

Iyiydi yani fena degil, sikmiyor en azindan. Pj'e kafadan karakter uyduruyor diye kiziyorduk da elf kizi karakteri iyi olmustu yani hosuma giti. Oturdu o karakter. Seri sonu yapip hikayeyi kapatmayi ise hala cozememis son kisim sakiz gibi uzadikca uzamis. Kralin donusunde de aynisini yapmisti. Kral demisken sonraki Aragorn gondermesi cok gereksiz oldu bence ama kabul edilebilir. Sacma olan ise belki 30 yildir Yolgezer olarak cevrilen sifati bir anda Uzun adim olarak cevirmeye karar vermeleri.

Neyse cok yazacak bisey yok. Ikinci film o kadar rezildi ki bu kurtardi gene. Bu arada silmarilliondan alinan Sauron'lu sahne en iyi sahneydi.

7/10

O gandalf'in yuzugu farkettigi sahne ne saçma bir sahneydi oyle. Benmi yanlis hatirliyorum simdi, gandalf yuzuklerin efendisinde ilk defa yuzugu gormuyormu zaten? Kitaptada boyle birsey yok

Silmarillon ve durin serileri için bu studyonun hakki yokmus zaten. Tolkien fundation ile anlasamamislar.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt