İzlediğiniz Filmler, Görüşleriniz ve Önerileriniz

izleyeni elbet vardir, belki de baslikta daha once eklenmistir. yine de degineyim istedim ; night on earth - dunyada bir gece .
90lardan cok sevdigim jim jarmusch imzali leziz eser .
"beş taksi. beş şehir. bir gece."
los angeles, new york , paris , roma , helsinki . . .

hayrani oldugum oyuncularin filmde yer almasi da bi nevi kremasi ; winona ryder ve roberto benigni .

*soundtracks tarafi da ayri bi lezizdir defalarca dinlenesi - buyuk usta ^tom waits imzali .


saygi ve selamlar .
 
9255d9aeb17004f6a622cc47e573777e.jpg


harrison ford'un mimikleri dışında pek izleyecek bişey yoktu, belki biraz celestialın oradaki jet sahneleri

mcu bitmiş de okeye dönüyor şeklinde yorumlayabiliriz bu yapımları
 
Oppenheimer

Ellerinde bu kadar güzel bir malzeme var, canavar gibi bir bilim filmi yapabilirlermiş. Onun yerine adamlar 3 saatin yarısından fazlasını Komünizme harcamışlar. İzlerken dayanamayıp hay sokacam Komünizminize artık dedirttiler insana. Bir bakıyorsun Einstein'den Bohr'a, Fermi'den Heisenberg'e tarihin en büyük bilimadamları bir araya gelmiş ama adamlar takmışlar kafayı saçma salak bir muhabbete, o ondan şüpheleniyor, o onu fişliyor, öbürü berikini aşağı çekmeye çalışıyor heba etmişler resmen.

Koca Oppenheimer'ın bütün hayatını Komünizm dalgasından başka bir şey yokmuş gibi resmetmişler. Adamın nasıl bu seviyede bir bilimadamı haline geldiğine dair neredeyse hiçbir şey yok. Bir anda öğrencilikten doktorluğa atladı, oradan saniyesinde süper bilimadamı oldu. Bir de bence bombanın psikolojik etkilerini gösterirken adamdaki o korkunun giderek artmasını hiç resmedememişler. İlk bombadan sonra adam mutlu, heyecanlı. 2. bombadan hemen sonraki tepkisi yok. Bombalar atılmış, savaş bitmiş adam haliyle iyice gerginleşmiş ben ne yaptım dediği kısma atlamışlar. Bir tek bombanın test edildiği zamanki psikolojiyi verebilmişler.
 
IMG_6168.webp

elde avucta ne varsa kriptoya kaptiran 3 arkadasin intikam cabasini anlatan bir film. degisik bisey izleriz diye oturduk ama dandik home invasion filmi cikti. belki filmdeki muhabbetler coinci arkadaslara bisey ifade eder ama beni hic sarmadi.
 
Oppenheimer

Ellerinde bu kadar güzel bir malzeme var, canavar gibi bir bilim filmi yapabilirlermiş. Onun yerine adamlar 3 saatin yarısından fazlasını Komünizme harcamışlar. İzlerken dayanamayıp hay sokacam Komünizminize artık dedirttiler insana. Bir bakıyorsun Einstein'den Bohr'a, Fermi'den Heisenberg'e tarihin en büyük bilimadamları bir araya gelmiş ama adamlar takmışlar kafayı saçma salak bir muhabbete, o ondan şüpheleniyor, o onu fişliyor, öbürü berikini aşağı çekmeye çalışıyor heba etmişler resmen.

Koca Oppenheimer'ın bütün hayatını Komünizm dalgasından başka bir şey yokmuş gibi resmetmişler. Adamın nasıl bu seviyede bir bilimadamı haline geldiğine dair neredeyse hiçbir şey yok. Bir anda öğrencilikten doktorluğa atladı, oradan saniyesinde süper bilimadamı oldu. Bir de bence bombanın psikolojik etkilerini gösterirken adamdaki o korkunun giderek artmasını hiç resmedememişler. İlk bombadan sonra adam mutlu, heyecanlı. 2. bombadan hemen sonraki tepkisi yok. Bombalar atılmış, savaş bitmiş adam haliyle iyice gerginleşmiş ben ne yaptım dediği kısma atlamışlar. Bir tek bombanın test edildiği zamanki psikolojiyi verebilmişler.

Aynı fikirdeyim. Yeni çağın en büyük yönetmeni kabul edilen Christopher Nolan malesef Interstellar'dan sonra "ben ne yapsam oluyor" hatasına yenik düşerek kariyerinde bir duraklama devrine girdi. Dunkirk, Tenet ve Openheimer yine iyi filmler olsa da üstattan beklenen harikalığın altında kaldılar.

Ortalama bir savaş filmi olmayı büyük bütçesiyle ancak geçebilen Dunkirk, beyin yakmaya odaklanıpta zeka satmaya niyetlenilen ve film ögeleri geri planda kalan Tenet ve de son olarak çatala giderken direkten dönen top Openheimer.

Üstatdan bir an önce şovu, egoyu bırakıp dinamiklerine dönmesini temenni ediyorum.
 
Oppenheimer

Ellerinde bu kadar güzel bir malzeme var, canavar gibi bir bilim filmi yapabilirlermiş. Onun yerine adamlar 3 saatin yarısından fazlasını Komünizme harcamışlar. İzlerken dayanamayıp hay sokacam Komünizminize artık dedirttiler insana. Bir bakıyorsun Einstein'den Bohr'a, Fermi'den Heisenberg'e tarihin en büyük bilimadamları bir araya gelmiş ama adamlar takmışlar kafayı saçma salak bir muhabbete, o ondan şüpheleniyor, o onu fişliyor, öbürü berikini aşağı çekmeye çalışıyor heba etmişler resmen.

Koca Oppenheimer'ın bütün hayatını Komünizm dalgasından başka bir şey yokmuş gibi resmetmişler. Adamın nasıl bu seviyede bir bilimadamı haline geldiğine dair neredeyse hiçbir şey yok. Bir anda öğrencilikten doktorluğa atladı, oradan saniyesinde süper bilimadamı oldu. Bir de bence bombanın psikolojik etkilerini gösterirken adamdaki o korkunun giderek artmasını hiç resmedememişler. İlk bombadan sonra adam mutlu, heyecanlı. 2. bombadan hemen sonraki tepkisi yok. Bombalar atılmış, savaş bitmiş adam haliyle iyice gerginleşmiş ben ne yaptım dediği kısma atlamışlar. Bir tek bombanın test edildiği zamanki psikolojiyi verebilmişler.
Patlama sahnesi hariç tırt ama sahne güzel çekilmiş.
 
Bir zamanlar holiywudda da buruce lee yi neden mal yapmışlar yav
Filmin finali enfesti bu arada
 
Arthur the king
Hoş, tatlı bir filmdi. O yarış sahnelerinde bende iaradayim gibi hissettim
 
Aynı fikirdeyim. Yeni çağın en büyük yönetmeni kabul edilen Christopher Nolan malesef Interstellar'dan sonra "ben ne yapsam oluyor" hatasına yenik düşerek kariyerinde bir duraklama devrine girdi. Dunkirk, Tenet ve Openheimer yine iyi filmler olsa da üstattan beklenen harikalığın altında kaldılar.

Ortalama bir savaş filmi olmayı büyük bütçesiyle ancak geçebilen Dunkirk, beyin yakmaya odaklanıpta zeka satmaya niyetlenilen ve film ögeleri geri planda kalan Tenet ve de son olarak çatala giderken direkten dönen top Openheimer.

Üstatdan bir an önce şovu, egoyu bırakıp dinamiklerine dönmesini temenni ediyorum.
Hiç sevmem ama dunkirk bu ucluden yine en iyisi ama o bile 1917 ya da batı cephesinde yeni birşey yok filmleri kadar iyi değil
 
IMG_6210.webp

parazit ve snowpiercer filmlerinden bildigimiz bong joon ho'nun insan klonlama temali mizahi bilim kurgu filmi. fena degil, suresi uzun olmasina ragmen sikilmadan izleniyor. robert pattinson boyle rolleri iyi oynuyor, yine iyi oynamis. yalniz filmin basiyla sonu arasinda hem mizahin tonu hem hikayenin odagi ciddi sekilde kayiyor. kara mizah gibi baslayan film sonlara dogru sulu komedi kivamina geldi. insan kopyalamanin felsefi/pratik/romantik/sonuclari etrafinda dolananirken son bolumde bunlari tamamen unutup herhangi birinin kotu adamlarla mucadelesini izlemeye basladik. bunlar filmi asagi cekse de ortalamada izlenebilir bir film olmus.
 
bu harikulade simülasyon içerikli yapımlara denk geldim
özellikle alttaki alman yapımı uyarlandığı kitapla beraber matrixe baya bir ilham olmuş


sevgili osman , - ilk yazdigini ara ara bu baslikta nacizane degindim/dik , sevgili @Hayri Cund'un kulaklari cinlasin . :hat:
cok begendigim bir filmdir . favori aktorlerimden ikisi -jude law ve willem dafoe- bu filmde yer aldigindan yeri ayridir .

2. yazdigini ise hayal meyal hatirliyorum . iki episode olmasi lazim . toplam hali 3 saat uzeri yanilmiyorsam. fassbinder imzali.

diger yandan , bahsedilen kitap hafizam yaniltmiyorsa ,merhum galouye nin ; simulacron three kult eseri . <-nazarimda saglam bir eserdir .
ozellikle 99 yapimli the thirteenth floor <- filmi -> kanimca en net/bold ornektir referans kitap'a dair .

- matrix filmi ise - ^kanimca ; bir cok eser den (bilumum kitap , film vs den ) bold ilham almis bir film .
hatta hafizam yaniltmiyorsa ^filmde bold bir sahneyi de bu noktaya ayna tutulmus buldum .

*matrix den once tozlu raf dan inip

misal bu baglamda bence hakki cok yenilmis- koleksiyonum dan bir ornek film onerisi de yapayim ;
95yapimi *strange days filmi . ozellikle *cyberpunk *havasi & *hacker ve de filmin *muzikleri - .

tum bunlar goreceli elbette .

son olarak ,
*janra (genel sci fi , alt konular virtual reality,hyper reality vs vb) baglaminda kitap/roman olarak 50ler den bugune cok tuttugum baska yazarlar da var - kitap basligina bi ara yorum birakmayi dusunuyorum . :hat:


@Aras Şimşek , @Onur Adıbelli , @Ata B. Oğuz , @Levent Kolpgün

saygi ve selamlar .
 
images


çakma brus willis her zamanki dandik rolünde, gerçi biraz kendini bulmuş görünüyor
ilk 15 dklık basmakalıp skript ve dialogları saymaz isek geri kalanı epey sürükleyici bi film idi, tiplemeler ve ses efektleri başarılı
 
Red dead redemption dizisi cekin adami hasta etmeyin
 
images


çakma brus willis her zamanki dandik rolünde, gerçi biraz kendini bulmuş görünüyor
ilk 15 dklık basmakalıp skript ve dialogları saymaz isek geri kalanı epey sürükleyici bi film idi, tiplemeler ve ses efektleri başarılı
goreceli elbette ~ jason'un en farkli buldugum isi ; redemption(2013) filmi . bu filmde ,klasik bold aksiyon tarzinin disina ciktigi bir rolde idi .

diger yandan ,

bu bahsini ettigin ^filmi henuz izlemedim . jason bi yana, yanilmiyorsam filmin yazimin da ^stallone ustadin imzasi var.

hatta, kendisinin yazdigi diger filmde de jason basroldu- homefront (2013 olmasi lazim) .
homefront'un sunulan dunyasi ve de hikayesi kagit uzerinde ilgi cekici idi. haliyle filmi izlemistim ve begenmistim. ancak , egreti diyebilecegim noktasi teknik di ; filmin - cast & hikaye - olarak basrol jason british aksan oldugundan, bu filmde giydigi karakterin dogasin da bi tik oturmamis buldum.(aksan) .
<- hikayesi , tipik 90lar kimi ^ van damme filmlerin den asina oldugum bir tarz oldugundan ,cast vs den bagimsiz ilgimi cekmisti .

bu arada ,
a workingman yonetmeni david ayer'in bir onceki isini begenmistim <-> the beekeeper.
bunda da basrol yine jason du :p .
< klasik jason statham aksiyon filmleri tarzinda bir dunyasi vardi .


saygi ve selamlar .
 
Son düzenleme:
Geri
Üst Alt