İzlediğiniz Filmler, Görüşleriniz ve Önerileriniz

IMG_6763.webp

lanthimos'u severiz. son filmleri eskisi kadar iyi olmasa da her zaman kredisi mevcuttur. lakin bu film hiç tat vermedi. 2 saatlik filmin ilk 1 saati monoton hatta sıkıcıydı. ikinci saatin başında biraz hareketlendi ama hikaye bir türlü rayına oturmadı. son yarım saatte ise 'bu film olmadı bari şakaya vuralım' gibi bir hava hissettim. dolu gibi gözüken boş bir film ya da filmin sürprizi buydu biz anlamadık.
 
IMG_6770.webp

serinin 3. filmi uc film arasinda en az begendigim oldu. fazla uzun ve fazla ciddi buldum. karakterlerin kisisel meseleleri ve catismalari dedektiflik hikayesinin onune gecmis. yer yer drama filmi izler hissi verdi. ayrica bu tarz filmlerde herkesin cinayet icin bir sebebi ve firsati olur, herkes sirayla supheli durumuna duser. bu filmde pek oyle olmadi. seri ilk filmin seviyesine tekrar cikamayacak gibi gorunuyor ama old school dedektiflik sevenler icin fazla alternatif de yok mecbur izliyoruz.
 
A Few Good Men, When Harry Met Sally, Stand By Me, The Princess Bride, This is Spinal Tap gibi filmlerin yonetmeni Rob Reiner evinde esi ile birlikte bicaklanarak oldurulmus.
 
10 sene kadar once Netflix'te bir yerli korku/gerilim filmi izlemistim. Bir grup polis dagbasinda bir yerde gecelemek zorunda falan kaliyorlardi ya da oyle birsey. Oldukca sapkin bir ahalisi vardi. Adini hatirlayamiyorum. Var mi bilen?
 
10 sene kadar once Netflix'te bir yerli korku/gerilim filmi izlemistim. Bir grup polis dagbasinda bir yerde gecelemek zorunda falan kaliyorlardi ya da oyle birsey. Oldukca sapkin bir ahalisi vardi. Adini hatirlayamiyorum. Var mi bilen?
Hatirladim. Baskin (2015).

 
Shelby Oaks

bayıktı

Mike Flanagan ismini görünce izledim

pek 1 haz alamadım

ama aklıma Poughkeepsie Tapes geldi

onu tekrar izledim

o iyi film
 
Wind River 6.5/10

Jeremy Renner'in anlasilmasi zor bir konusmasi var. Onun disinda hikaye biraz basit. Bedense Sicario'yu hatirlatti. Onu da hic sevmemistim.
 
Wind River 6.5/10

Jeremy Renner'in anlasilmasi zor bir konusmasi var. Onun disinda hikaye biraz basit. Bedense Sicario'yu hatirlatti. Onu da hic sevmemistim.

Arifcim, "zevkler ve renkler tartışılmaz" dedikleri tam da bu olsa gerek. Bahsettiğin bu yapım benim çok beğendiğim bir filmdir. Hatta kişisel "En İyi 250" listemdeki filmlerden biridir.

Bir filmi izlerken ondan beklentinin ne yönde olduğu da sonucu etkiliyor. Bu filmin türünde gizem, aksiyon, polisiye tanımları var. Bir aksiyon filmi olarak düşünüp izlendiğinde kesinlikle tatmin etmeyecektir.

Çünkü bu film bir etnik dramdır ve türü itibariyle de çok başarılıdır. Amerikan yerlilerinin yaşadığı haksızlıklar sonucu maruz bırakıldıkları güncel durumları, bu sıkışmış yoksul yaşam şartlarında geleneklerini sürdürme çabası ve kültür emperyalizmi sonucu geleneklerinden uzaklaşmaları anlatmaktadır. Yeni nesillerinin kültür dejenerasyonu sonucu yaşadığı kimlik bunalımını da güzelce işler. En önemlisi de birbirine neredeyse düşmanlık besleyen eski ve yeni amerikalıların dostluk kurabilmelerinin ne kadar zor ve ne denli nadir birşey olduğunu anlatır.

Yani aslında o film bir cinayet üstünden Amerikan yerlilerinin mevcut durumuna dikkat çeken, onların dramını yansıtan başarılı eleştirel bir bağımsız filmdir. Düşük bütçeli bağımsız bir film, bir "günah çıkarma" dır.

Ayrıca yardımcı rollerdeki oyuncuların harika oynadığı bir filmdir. Aynı şeyi malesef başrol oyuncusu Jeremy Renner için söyleyemiyorum. Filmin tek eksisi onun iyi bir aksiyon oyuncusu olup, malesef bir dram oyuncusu olmayışı.

Hele o son sahnesi efsanedir. O iki farklı ırktan iki babanın aynı acıyla bir olduğu o efsane kapanış sahnesi hep aklımdadır.

Benim şahsi puanım 8,5/10

 
Son düzenleme:
Arifcim, "zevkler ve renkler tartışılmaz" dedikleri tam da bu olsa gerek. Bahsettiğin bu yapım benim çok beğendiğim bir filmdir. Hatta kişisel "En İyi 250" listemdeki filmlerden biridir.

Bir filmi izlerken ondan beklentinin ne yönde olduğu da sonucu etkiliyor. Bu filmin türünde gizem, aksiyon, polisiye tanımları var. Bir aksiyon filmi olarak düşünüp izlendiğinde kesinlikle tatmin etmeyecektir.

Çünkü bu film bir etnik dramdır ve türü itibariyle de çok başarılıdır. Amerikan yerlilerinin yaşadığı haksızlıklar sonucu maruz bırakıldıkları güncel durumları, bu sıkışmış yoksul yaşam şartlarında geleneklerini sürdürme çabası ve kültür emperyalizmi sonucu geleneklerinden uzaklaşmaları anlatmaktadır. Yeni nesillerinin kültür dejenerasyonu sonucu yaşadığı kimlik bunalımını da güzelce işler. En önemlisi de birbirine neredeyse düşmanlık besleyen eski ve yeni amerikalıların dostluk kurabilmelerinin ne kadar zor ve ne denli nadir birşey olduğunu anlatır.

Yani aslında o film bir cinayet üstünden Amerikan yerlilerinin mevcut durumuna dikkat çeken, onların dramını yansıtan başarılı eleştirel bir bağımsız filmdir. Düşük bütçeli bağımsız bir film, bir "günah çıkarma" dır.

Ayrıca yardımcı rollerdeki oyuncuların harika oynadığı bir filmdir. Aynı şeyi malesef başrol oyuncusu Jeremy Renner için söyleyemiyorum. Filmin tek eksisi onun iyi bir aksiyon oyuncusu olup, malesef bir dram oyuncusu olmayışı.

Hele o son sahnesi efsanedir. O iki farklı ırktan iki babanın aynı acıyla bir olduğu o efsane kapanış sahnesi hep aklımdadır.

Benim şahsi puanım 8,5/10

En iyi 250 bayagi gebis bir liste hocam. Ben tonlarca film izlemis olmama ragmen o kadar say desen sayamam. Neyse.

Konu ve mekan olarak film degisik te diyemiyorum. Beyazlar ile kizilderililer arasindaki kulturel ve sosyoekonomik sorunlari beyaz perdeye tasiyan bin bes yuz elli besinci film oldugundan cok bir farklilik yaratmamaktadir. En azindan benim icin cunku benim sikca izledigim bir turdur bu. Ilk baslarda izlediklerim iyiydi ama artik daha eski bile olsa yeni bir sey gormuyorum maalesef. Belki senin gibi derin bir analiz yapamiyorum izlerken.

Oyunculuk desen acilii baba rolundeki JR iyiydi de diksiyonu ve zorlamali miy miy konusmasi cok eksi yazdi benim gozumde. Futbolcular gibi bakmiyorum ben aktorlere. Kazimcan solbekte idare eder ama sol stoperde asla denenmemeli diyebiliriz belki ama Russell Wilson sadece aksiyon filmlerinde iyi karakter agirlikli filmlerde oynayamaz diyemem. Kendi istemedigi surece. Mesela Eddie Murphy hep sarlatan gibi kocaman kahkahalar attigi Nutty Proffessor filminde de harikaydi gizemli ahci Mr. Church olarak ta. Her aktor bunu becerebilir mi? Hayir ama denemeden de bilemez. Ama Kazimcan'in batiracagini az cok tahmin edersin.
 
En iyi 250 bayagi gebis bir liste hocam. Ben tonlarca film izlemis olmama ragmen o kadar say desen sayamam. Neyse.

Konu ve mekan olarak film degisik te diyemiyorum. Beyazlar ile kizilderililer arasindaki kulturel ve sosyoekonomik sorunlari beyaz perdeye tasiyan bin bes yuz elli besinci film oldugundan cok bir farklilik yaratmamaktadir. En azindan benim icin cunku benim sikca izledigim bir turdur bu. Ilk baslarda izlediklerim iyiydi ama artik daha eski bile olsa yeni bir sey gormuyorum maalesef. Belki senin gibi derin bir analiz yapamiyorum izlerken.

Oyunculuk desen acilii baba rolundeki JR iyiydi de diksiyonu ve zorlamali miy miy konusmasi cok eksi yazdi benim gozumde. Futbolcular gibi bakmiyorum ben aktorlere. Kazimcan solbekte idare eder ama sol stoperde asla denenmemeli diyebiliriz belki ama Russell Wilson sadece aksiyon filmlerinde iyi karakter agirlikli filmlerde oynayamaz diyemem. Kendi istemedigi surece. Mesela Eddie Murphy hep sarlatan gibi kocaman kahkahalar attigi Nutty Proffessor filminde de harikaydi gizemli ahci Mr. Church olarak ta. Her aktor bunu becerebilir mi? Hayir ama denemeden de bilemez. Ama Kazimcan'in batiracagini az cok tahmin edersin.
Fikrine saygı duyuyorum Arif amacım sana itiraz etmek değildi. Sen beğenmemişsin tabiki de beğenmek zorunda değilsin. Ben derinlemesine analiz yapan bir eleştirmen değilim. Sadece benim beğendiğim bir film.

Yardımcı oyuncudan kastım FBI ajanı rolündeki Elizabeth Olsen ve kızın sevgilisi rolündeki John Bernthal di.

Bu arada Kazımcan örneği vermen de efsane oldu harbiden :ka:
 
Geri
Üst Alt