Eleştiri bile bir destektir. Hatta doğru yorumlarsanız, yuhalamak ıslıklamak bile destektir. Çünkü size birileri yanlış yaptığınıza, düzelmeniz gerektiğine dair mesajlar vermektedir. Bunu doğru değerlendirirseniz, işleri yoluna koyma şansına sahipsiniz demektir. Ama yok aynı şeyleri deneyip düzelmeyi umut ederseniz dibe vurursunuz.
Esas kösteklik ise her koşulda şakşakçılık yapmaktır. Yanlış yapana yanlış yaptığını söylemeyip robot gibi olanları sadece seyretmekle yetinmektir. Bir taraftar takımını eleştiriyorsa takımını düşündüğünün göstergesidir. Bazı oyunculara nefret seviyesine gelmişse, onların varlığına tahammülü kalmamışsa, o oyuncuların takımına verdiği zararı gördüğü içindir.
Evet herkese karşı kenetlenelim, bir olalım, bunlar güzel şeyler. Ama ne olursa olsun destekleyelim demek değil bu, gerekirse aynı şeylere aynı tepkileri koyalım. Aynı sertlikte olalım. Yönetim, antrenör, bir şeyleri değiştirmeleri gerektiğini görsünler. Esas mücadeleyi kazanma yolu budur. Selçuk rezil oynasa da sırtını sıvazlayalım veya Burak takımın içine ettiği halde pohpohlayalım demek değildir kazanmanın yolu. Bu basbaya kurulu düzenin ekmeğine yağ sürmektir. Galatasaray'a daha çok zarar vermektir.
Bu taraftar Lauro'yu aldırmaktan vazgeçirip Muslera'yı zorla getirten taraftardır, bunu unutmayın. Bu takım bu kadar ucuz bir takım değil, bu takımda iyi oyuncular oynamalı, kaliteli isimler oynamalı. Kaliteden düşene de acımadan tekme vurulmalı gerekirse. Bunu hatırlatmaktır bizim esas görevimiz.
Sahada 60.dakikadan sonra Yekta, Yasin, Selçuk, Burak, Umut, Emre Çolak'ı aynı anda sahada görüp de içi acımayan Galatasaraylı varsa kendini bir sorgulasın. Avrupa'da ilk 10'a gireceğiz diyip, sahaya çıkardıkları, bizi hepsini birden aynı anda izlemeye mahkum ettikleri şu çapsızlara bir bakın. Ve bunu koşulsuz desteklemeyin! Sorgulayın, eleştirin, çok gerekiyorsa da yuhalayın ki, hak etmediğimiz şeyleri yaşamayalım. Ancak bu sayede Lauro'lar yerine Muslera'ları izleme şansımız olur. Yoksa bu köy takımından hallice kadroları daha çok izleriz, ondan sonra da kendimizi yiyip bitirmeye devam eder, kurulu düzenlerden dert yanarız.