Kerem; en sevdiğim, sporcu karakteri yüksek futbolcularımızdan biri. SL de sahne alması aslında biraz gecikmiş ve üstelik en büyük kulübe gelmiş olmasına rağmen, azmederek birkaç seviye birden atlamasına, hatta henüz yeterliliği tartışmalı iken, koskoca kulübün tarihinde ender yaşadığı zor sezonlardan birinde başrole soyunmak zorunda kalmasına rağmen o yükün altından alnının akıyla çıkmasına ancak şapka çıkarılır

; her yıl böyle 1-2 genç futbolcu bulan kulübün sırtı yere gelmez, o derece değerli!..
Mevki konusunda arada kalmış bir futbolcu olmasının dezavantajlarını yaşadığı zamanlarda hoşgörü eşiğimi yüksek tutuyorum...Detaya girersem çok uzayacağı ve bilinen şeyleri tekrar etme durumu oluşacağı için burada keseyim konunun o kısmını...
Hülasa; azmin bir ödülü olmalı, diye düşünüyorum. Zamanında yılışıklığı 'Ay ne sempatik çocuk!' diye yutturulmaya çalışılan Arda' nın 1. kaptanlığa getirilmesi aklıma geliyor da, F/P oranı en olumlu, kendisini geliştirmek için varını yoğunu ortaya koyan Kerem' e verilen 3. kaptanlık titrine laf edenleri, konuyu bir kez daha düşünmeye davet ediyorum nacizane (1. ve 2. kaptan yabancı iken, 3. nün yerli olması çok doğal; geçen yıl yokluğunda takımın küme düşeceği 2-3 futbolcudan biri varken de beğendiğim futbolcularımızdan, yeni gelmiş Abdülkerim yakışık almazdı mesela)...