Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
gayri resmi diyor yani kayıt dışı hastalığı yaşayıp hastanelerde olmayan yada hastane kayıtlarına geçirilmeyen bir o kadar insan olduğunu söylüyor.
Dikkat çekmek istediği husus hastanelerin kapasitelerinin yeterli olduğunu söyleyen sağlık bakanlığı aynı zamanda bir bu kadar hastayı yok sayarak bir istatistik oluşturuyor diyor.

Burada Alpay Azap anlatmış bunu diyorsun galiba ama eve gönderilenlerin ağır vakalar olduğunu düşünmüyorum kendi adıma. Maximum bir bu kadar daha olabilir diyor artı onlarında takibini yapıyoruz demiş. Belki eklerler onlarıda dediğin gibi.

 
Virüsün ülkemizde görüldüğü ilk zamanlar. Babam bir aksam eve geldiğinde öksürüyordu. Önemsemedik Sonraki günler daha kötü olmaya başladı. Düşmeyen bir ateş. Yatıyordu sürekli. Biz ona ıhlamur, zencefil-bal karışımı, ilaclar vs. verdikce veriyorduk. Çare yok, toparlayamıyordu. 4-5 gün böyle geçti. Arada iyi gözüküyordu ama genelde ateşi 38 derecelerdeydi. İnanın Covid-19 aklımıza bile gelmiyordu. Bizi bulmaz diyorduk. Kendimize konduramıyorduk.

Babamın ateşi ve halsizliği geçmeyince ozel bir hastaneye götürdük. Doktor belli ilaçlardan yazıp gönderdi. (Öksürük şurubu falan) İki gün geçti, ilaçları kullandı. Çare yok.. Sonra yine aynı hastaneye gittik. Bu sefer farklı bir doktor baktı ve serum bağladılar. Yine birkaç ilaç yazıp gönderdiler. Doktor: "Test yaptırın derim ama hastaneler kalabalık, sıra bulamazsınız" deyip yonlendirmeyi yanlış yaptı maalesef. Evin yolunu tuttuk. Babam o akşam birazda olsa iyi uyuduğunu söyledi ancak gündüz tekrar ateşlendi. Bu böyle olmayacak. 26 Mart tarihinde ambulansı aradım ve durumu anlattım. Babam atesler icinde yatıyor,halsiz. Yediklerinden tat alamıyordu. Nihayetinde ambulans geldi. Beyaz giyen abiler babama birkaç soru sordular ve dışarı çıkardık. Babama eldiven ve yeni maske takıp ambulansa bindirdiler. Bağcılar Eğitim Araştırma'ya götürdüler. Biz de peşinden gittik.

Babam tekerlekli sandalyede ve halsiz bir bicimde, muayene için sıraya soktular bizi. Bekliyoruz ama babam iyi değil. Yardım kalabalığı ve doktorun kapısının önüne gittim. Babamı hızlıca muayene ettiler. Doktor sürüntü ve tomografi istedi. (O sürüntü alma olayı resmen işkence) Daha sonra tomografi çektiler ve doktor yatış verdi. Babamı bıraktık orada eve gittik. Moraller sıfır. Biz hâlâ "üşütmüştür ya" diyoruz. Babamın telefonu yanındaydı. Aradığımızda zor konusuyordu,nefes almakta zorlanıyordu. 2 gün sonra telefon çaldı. Hastaneden bir görevli, babamın yoğun bakıma alındığını ve imza atmamız gerektiğini söyledi. Hızlıca gittik hastaneye. Babamı entübe etmişlerdi. Entübe neydi ki ? Öyle böyle öğrendik durumu.

Tam 18 gün yattı yoğun bakımda. O yatarken ben hastalandım. Virüs aileme bulaşmıştı haliyle. Başta yediklerimden tat alamadım ve koku alma duyum neredeyse yoktu. Sonra halsizlik başladı. Tomografi ve kan testi yaptılar. Ve o öldüren sürüntü alma. Akcigerlerim kötü, CRP yüksek. Doktor bir sürü ilac verdi. Covid için kullanilan ilaclar. Eve geldim, halsizim. Ve o gece bir üşüme geldi. Donuyorum.. Aslında yanıyorum ama ateşlenince üşüdüğünü sanır insan. Yattım atesler icinde. Öksürük, halsizlik, tat- koku alamama, ishal, mide bulantısı ve ağrısı.. Kötüydüm. 6 gün sürdü böyle. Bir gece midemin bulantısıyla uyandım. Saat 2 civarı. Banyoya gitmeye çalıştım. Kendime geldiğimde annem burnuma kolonya tutuyordu, bayılmışım. Cok zor gunlerdi. Evde ben, annem ve kardeşim kaldık. Hastalık günlerimde annem kötü olmaya başladı ve hastaneye gittiler. Doktor yatış dedi. Bu arada babam pozitif çıktı. Annem de hastaneye yattı ve ilaç tedavisine başladılar. Onun sonucu da pozitif. İlaç içmekten midem bulanıyordu.

6. günün sonunda, sabah uyandığımda kusacagımı anladım. Dogru banyoya.. Sanki yuttuğum ilaçları çikardım. Hani o hapın acı bir tadı olur ya, iste o. O kusmadan sonra rahatladım ve toparladım. Hastalığı böyle atlattım çok şükür. Bana kardeşim baktı, hemsirelik son sınıftaydı, benimle staj gördü kısa da olsa.. Babam yoğun bakımdan çıktı. Annem de Bağcılar Hastanesi'nde olduğu icin ayni odaya koydular. Babam ve bizim icin en büyük şans, annemin orada olmasıydı. Babam narkozun etkisindeydi, şu an iyi. ikisi de virüsten kurtuldu. Annemi taburcu ettiler ancak refakatçi olarak kaldı. Babamda kalan tek hasar sol ayağının gücü olmaması. Yürümekte zorlanıyor. Nedense sağ bacağı iyi, sol sıkıntılı. Düzelecek inşaallah. Bütün doktor, hemşire, hasta bakıcı.. her kim varsa, Allah hepsinden razı olsun. Hepsine saygım sonsuz. Annem ve babam hâlâ hastanede, babam Pazartesi fizik tedaviye girecek. Sizlerden dua bekliyorum. Ve sizlere haddim olmayarak birkaç şey söylemek istiyorum. Bu hastalık normal bir şey değil. Tedbiri elden bırakmayın, maskenizi çıkarmayın, sosyal mesafe çok önemli, temizliğe önem gösterin. Beni bulmaz demeyin.. Evde TV izlemek, Yoğun bakım tavanını izlemekten daha iyidir. Fırsatınız varsa evden çıkmayın. Kalın sağlıcakla.
 
A.B.D ye yaptığımız yardım canlı yayınlanıyor koşun...
 
İngiltere ve ABD de nispeten düşüş yaşıyor
Bu aralar vakalarda yükselişte olan ülke Rusya onların da test sayısı çok fazla
 
Yasaklı illerde 1 Mayıs'ta market, bakkal ve manavlar 09.00-14.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek. Bu iş yerleri, 2 ve 3 Mayıs'ta kapalı olacak.

Ramazan münasebetiyle 30 Nisan Perşembe market, bakkal ve manavların çalışma saatleri 08.00-23.00 olarak belirlendi. Vatandaşlar, 1 Mayıs'ta araç kullanmamak şartıyla ikametlerine en yakın market, bakkal ve manava gidebilecek.
 
Çocuklarda Kawasaki hastalığına neden olduğunu düşünüyorlarmış ama emin değillermiş.

 
Almanyada bulaşıcı endeksi 0.7den 0.9a cikmis son birkaç gündür. Tedbirlere devam etmek lazım
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt