Cevap: Leo Franco Florya'da mı?
Aylar önce Leo Franco’nun Galatasaray ile anlaştığını ve 2009/2010 sezonunda sarı kırmızılı formayı giyeceğini sizlere aktarmıştık. Artık Leo’nun Galatasaray forması giymesine sadece 8 gün kaldı. PEKİ LEO FRANCO KİMDİR? İŞTE GALATASARAY TARAFTARININ MERAKLA BEKLEDİĞİ LEO FRANCO ANALİZİ!
Asıl adı; Leonardo Noeren Franco
20 Mayıs 1977 San Nicolas doğumlu…
Kariyerine Arjantin’in İndepentiente takımında başladı.
Henüz 20 yaşında İspanya’nın Merida takımına transfer oldu.
Daha ne olduğunu anlamadan kendisini İspanya’nın Real Mallorca takımında buldu.
1998 ve 2004 yılları arasında İspanya Liginde 151 maça çıktı.
Real Mallorca takımı onun olduğu sezonlarda tarihinin en parlak günlerini yaşadı.
2 kez İspanya Ligini 3. sırada bitirdiler.
1 kez 5. oldular.
Leo’nun Galatasaray ile yolların ilk kez kesişmesi de Mallorca zamanına denk geliyor.
Sarı kırmızılıların 1999/2000 sezonunda UEFA KUPASI şampiyonluğu sırasında çeyrek finalde ki rakipleri Leo’lu Mallorca olmuştu.
Galatasaray ilk maçı deplasmanda 1-4 kazanarak turu orda geçmişti. Bu maçta en çok akıllarda kalan ise Leo’nun yediği 4 golden 3 tanesinin aşırtma olması.
Bugünlerde bu transfere karşı çıkan herkesin ağzına pelesenk olmuş bir laf “Bu adam bizden 3 aşırtma yedi nasıl kaleci bu?”
Bu basit yorumlara Galatasaray taraftarı fazla takılmasın. O zaman 23 yaşında olan Leo aradan geçen 9 yılda tecrübesine tecrübe kattı. Ayrıca Leo’nun 23 yaşında UEFA KUPASI ÇEYREK FİNALİ oynaması da ne kadar iyi bir kaleci olduğunu zaten ortaya koyuyor.
Bizim 23. yaşındaki kalecilerimiz genel olarak yan topa çıkayım mı, çıkmayayım mı? Diye düşünürken topu ağlarında görüyorlar. Ya da geri pasında kendi savunma oyuncusuna topu çarptırıp takımlarının gol yemesine sebep oluyorlar.
Onun için 9 sene önce olan bu 3 aşırtma olayına fazla takılmamak gerekiyor.
Leo 2004 yılında bu sefer daha büyük hedefler peşinde koşturan Atletico Madrid takımına transfer oldu.
2004 /2009 yılları arasında 148 lig maçına çıktı.
Atletico takımı bu 5 sezonda hep yukarı bir ivmelenme gösterdi.
Sırasıyla ligi 11. 10. 7. 4. ve 4. sıralarda bitirdiler.
Son iki sezon da Şampiyonlar Ligine katılma hakkını kazandılar.
Aslında 2008/2009 sezonun başında Leo takımda 2. kaleci konumuna düşmüştü. Transfer sezonunu genel olarak hareketli geçiren Atletico takımı kalesini takviye etmiş. Birinci kaleci olarak Fransız Gregory Coupet’i transfer etmişlerdi.
Ama Fransız oyuncunun balonu çabuk patladı. 4 Ekim 2009 günü Atlecio deplasman da Barca’dan 6 gol yedi.
Barca bu sezon fark atmadık takım bırakmadı ama bu maçta Coupet’in bireysel hataları gollerin birçoğuna sebep olmuştu.
Leo’nun önüne birinci kaleci olarak getirilen kariyeri başarılarla dolu Coupet 6 hafta da beyaz bayrağı çekti ve Vicente Calderon stadının rahat koltuklardan oluşan kulübesinin yolunu tuttu.
Aslında Coupet’in 6 hafta sonunda yaşadığı çöküş İspanya da kaleciliğin ne kadar zor olduğunu herkes bir kez daha göstermiş oldu.
Coupet’in kariyerini anlatmaya gerek yok. Lyon ile kaç kupa kaldırdığını kendisi bile unutmuştur. Şampiyonlar Liginin gediklisi olan Lyon ile sayısız maça çıktı. Ama İspanya da olay farklı…
İspanya Ligi sayısız kaleciye mezar oldu. Mesela bunlardan biri hepimizin yakından tanıdığı Rüştü Reçber…
Dünya kupasının en iyi 2. kalecisi seçilip İspanya da 3-5 hafta da beyaz bayrak çekmişti.
Rijkaard belki ona biraz ön yargılıydı ama Santander maçında yediği ilginç goller hala gözümün önünde!
İşte kaleci mezarlığı olmuş bu ligde Leo 300 maça çıktı.
Barca maçından sonra kaleyi aldı. Ve takımının ligi 4. bitirmesinde büyük rol oynadı.
İspanya da 300 maça çıkmış. Kaleciliğinin baharında henüz 32 yaşında olan Leo’yu bonservis bedelsiz almak büyük başarıdır.
Zaten son yıllarda transferde iyi işler yapan Galatasaray yönetimi bir kez daha doğru bir işe imza attı.
Leo ve Galatasaray’a hayırlı olsun.
Ali Fuat BÜYÜKKESKİN
www.turkspor.net