- 16 Haziran 2010
- 202.693
- 154.417
- 6.838
Noa Lang: "Benim için en büyük değişim, siyah-beyazdan sarı-kırmızıya geçiş oldu."
— Peki, sarı-kırmızıda kalmayı düşünüyor musun?
Noa Lang: "Gelecek ne gösterecek, hep birlikte göreceğiz."
Soru: "Ayran sevgisi nereden geliyor?"
Noa Lang: “Hollanda'da çok fazla Türk insan var. Orada da ben bir yerde yemek yediğimde döner yiyordum yanında da ayran içiyordum genelde. O açıdan benim için her zaman ayran hayatta olan bir şeydi. Buraya geldiğim zaman da ayran hayatımda devam etti.”
Soru: "Şampiyonluk maçında bir stres var mıydı?"
Noa Lang: "Hiç stresim yoktu çünkü ben oyunu değiştirebilen bir oyuncu olduğumu biliyorum. Bunu yapabileceğime inanıyorum. O yüzden oyuna girerken herhangi bir stresim yoktu. Oyuna girdim ve ikinci yarıyla birlikte şampiyon olduk. O açıdan baktığımda üzerimde bir baskı ya da stres olduğunu düşünmüyorum."
Soru: "Diğer takımlarda beğendiğin futbolcular var mı?"
Noa Lang: "Osimhen, Sane, İlkay, Barış, Yunus, Gündoğan, Gabi, Iso, Eren, Apo, Uğurcan, Patron, Singo, Sacha, Gala
Soru: "Türkiye’deki şampiyonluk yarışı hakkında ne düşünüyorsun?"
Noa Lang: "Ligde bir yarışma mı vardı? Bir istatistik gördüm. Bu sezon hep liderdik. Fenerbahçe ligde sadece 14 dakika liderlik yapmış. Bir yarış varsa kendimizle yarıştık. Bunun dışında yarış olduğunu düşünmüyorum."
-Şampiyonluk maçında neye sinirlendin?
Noa Lang: “Açıkçası babama kızdım. Onu sahaya indirmek istedim . Onu aradım, “baba neredesin?” dedim. “Buradayım” dedi ama sürekli aynı şeyi söylemeye devam etti. Burası neresi?” diye sordum, yine “buradayım” dedi. Görüntülü aradım ama yine net bir cevap alamadım. Bir noktadan sonra biraz sinirlenmeye başladım. Ama sonunda sahaya indirebildim.”
Soru: "Sakatlık dönemini nasıl atlattın?"
Noa Lang: "Yani kolay olduğunu söylesem yalan olur. Benim için gerçekten çok zordu. Özellikle ilk bir-iki-üç hafta ilaç kullanmadan o ağrılarla baş etmek mümkün değildi. Çok ciddi ağrılarım vardı ve o dönemde gerçekten çok zorlandım. Aslında son iki haftadır kendimi biraz daha rahat hissetmeye başladım. Öncesinde hiç rahat değildim. Sürekli o yarayla ve yaşadığım durumla mücadele etmek benim için çok yıpratıcıydı. İlk başta elimi bile kullanamıyordum. Ama şu an daha rahatım, daha iyi durumdayım."
Soru: "En çok yemek yiyen?"
Noa Lang: "Takımın en çok yemek yiyen ismi Gabriel Sara. Herkes benim olduğumu düşünüyor ama en çok o yiyor. Futbol oynamasaydı şişman olurdu."
Soru: "Takımın en enerjik olanı?"
Noa Lang: "Sallai. Herkesle uğraşmayı seviyor. Herkese şaka yapıyor, ona yapınca küsüyor (Gülerek). Bana uçakta battaniye ve yastık atıp hep uğraşıyor."
Soru: "Takımın en uykucusu?"
Noa Lang: "Leroy Sane. Tesise gelir, uyur. Antrenman yapar, tekrar uyumaya gider."
Soru: "Şampiyonluk kutlaması hakkında ne düşünüyorsun?"
Noa Lang: "Açıkçası biraz kızgındım çünkü direkt bir takım kutlaması yapamadık. Onu yarın yapacağız. Şaka bir yana. Sahada çok güzel bir atmosfer vardı. Güzel bir şekilde sevindik. Sonrasında Jakobs’un evinde bir kutlama yaptık. İlk defa evinde böyle bir kutlama yaptı, daha önce yapmamıştı. Sürpriz oldu herkes için... Ama ben PSV ile şampiyon olduğumda çok büyük bir kutlama yaşamıştım. O yüzden yarını da çok merak ediyorum, nasıl olacak gerçekten çok merak ediyorum."
Soru: "Takımda en çok anlaştığın isim kim?"
Noa Lang: "İsmail Jakobs ile aramız çok iyi. Aynı yaştayız, benzer yönlerimiz çok fazla. Daha önce karşılıklı oynadık. Benzer şeyleri seviyoruz ama farklı isimler de söyleyebilirim. Victor’la aram çok iyi, Leroy’la aram çok iyi. Mario Lemina’yı da söylemem lazım, söylemezsem bana kızabilir. Sacha’yı da söylemem lazım, Günay’ı da söylemem lazım. Yani takımda gerçekten çok iyi ilişkilerim var ama özellikle bu isimleri söyleyebilirim."
Noa Lang: "Galatasaray taraftarı çok büyük bir tutkuyla yaşıyor. Galatasaray taraftarında en sevdiğim iki şey var"
En neşeli?
- Jakobs
En ciddi?
- İlkay
En duygusal?
- Osimhen
En konuşan?
- Davinson
En enerjik?
- Sallai
En uykucu?
- Sane
En iyi giyinen?
- Ya ben ya da Jakobs
En kötü giyinen ?
- Sallai
En çok yemek yiyen?
- Sara