Hocayı çok seviyor ve olağanüstü başarılı buluyorum ama oyun anlayışını benimsediğimi söyleyemem, en azından farklı durumlar için farklı çözümler denemeli diye düşünüyorum. Buna karşılık mevcut kadrodan tavan düzeyinde verim aldığına göre bizim bilmediğimiz, göremediğimiz şeyler var demek ki.
Bir tutturuldu, ''Ooov, acayip zengin kadro kuruldu, hoca hangisini oynatacağını şaşıracak, işi zor!'' diye; şimdilerde öyle olmadığını anlıyor büyük çoğunluk. Transfer sezonundan beri kadronun aslında dar ve belli mevkiilerin zaten eksik olduğunu, futbolu sahada isimlerin değil futbolcuların oynadığını söyleyegeldik birkaç kişi. Kadro planlamasında kendisinin ne ölçüde inisiyatif kullandığını bilemiyoruz.
Takım hücum organizasyonu bakımından yetersiz ve bunun hocadan çok kadro yapısıyla alakalı olduğu kanaatindeyim. Mesele sadece 3-5-2 / 4-3-3 değil yani. Bu futbolcularla çok organize hücum etmek zor. O yüzden işler iyi giderken de her hafta İcardi, Kerem veya bir başkasının adeta sihirli aksiyonlarıyla sonuca gidildi. Top bizdeyken bir türlü oyun akışkanlığı elde edilemedi; çok gol kaçırılmasının nedeni de hep doğaçlama ve anlık pozisyonlara girilmesi. Maç boyunca sürekli top kazan-top kaybet şekline dönüyor oyun; total enerji düştüğü anda da takım boyu uzuyor haliyle ve aciz sekanslar başlıyor ki defans hattı bu durumda büyük iş çıkarıyor doğrusu.
Solbekle birlikte en öncelik verilmesi gereken orta saha (Bence 6) transferi için kumar oynandığı yetmiyor gibi zaten hücum organizasyonu çok iyi olmayan, bireysel beceriyle sonuca giden bir takımda (Geçen sezon İcardi yerine standart bir forvet olsa, takım ilk üçe girer miydi şüpheliyim) bir de Kerem' i 10 numaraya devşirmek fikri hiç akıl karı gelmedi, gelmiyor ki Mertens de oranın ideal oyuncusu değildi. Madem 4-2-3-1 den devam edilecek, orijinal bir ofansif orta saha (10 veya 8,5 no) alınmak zorundaydı...