Henüz şampiyon olmadık ama büyük ihtimalle ya Samsun ya da Antalya maçlarında ilan edeceğiz gibi görünüyor kısmetse. Özellikle Avrupa için çok daha üst düzey bir hocaya ihtiyacımız olduğu konusunda düşüncem değişmedi. Amma ve lakin baktığın zaman 4 yıl üst üste şampiyon olmuş hocayı kimse göndermez, öyle bir risk alamaz. Buna da bir şey diyemiyorum. Bari yanına düzgün yardımcı antrenörler alın. Okan Buruk rehavete girdiyse ve rahat takılıyorsa eğer yanında onu uyarabilecek, hoca ne ayaksın diyebilecek adamlar lazım. Mesela Hasan Şaş tipinde adamlar lazım. Yabancı olsa da Melo bu tanıma uyan bir profil.
Geçen sene de bu sene de yaşadığımız saçmalıklar birbirine çok benzer. Ligdeki sözde rakiplerimiz sürünüyor, hele bir tanesi cenabetin önde gideni. Onca desteğe ittirilmeye rağmen kendi ayağına sıkıp duran, kıymeti kendinden menkul bir takım. Okan Buruk'un başarısı kadar, "Cenk var, Dzeko var, El Nesry var, Osimhen nerede oynayacak?" minvalinde acınası bir futbol aklına sahip sözde rakiplerimizin de, bu şampiyonluklarda payı olduğunu düşünüyorum. Bu 4 sene içerisinde Icardi ve Osimhen gibi santraforlara denk gelmesi, 300 milyon avroluk kadrolara denk gelmesi de hocanın büyük şansı. Fatih Hoca'nın dahi böyle bir şansı olmadı.
Selam renktaş, mesajına genel olarak katılıyorum ama "Fatih Hoca'nın böyle bir imkanı olmadı" algısı doğru olduğu kadar biraz da abartılan bir şey. Elimden geldiğince açıklayayım;
1) Fatih Terim 96-00 arasında iken zaten TR'de katı bir yabancı sınırı mevcut, 3-4 tane yabancıyla oynayabiliyoruz. Haliyle yerli oyuncuların üzerine bir takım kurulmak zorunda. Zaten bu nedenle asla piyasa değeri yüksek bir kadro olamıyoruz. Ama bunun haricinde o dönemde Galatasaray yönetimi gerek Popescu gerek Hagi gerek Taffarel olsun kendi mevcut sınırlarının çok zorlayarak bu isimleri Fatih hocaya getiriyor. Zira yerli oyuncular 3 ay maaş alamazken bu oyuncular maaşlarını günü gününe alabiliyordu yoksa başka türlü kalmazlardı kulüpte zaten. Fatih hoca'nın esas en büyük başarısı zaten yerli oyuncularla iş yapması oldu ki o dönem aynı zamanda altın jenerasyon elbette.
2) Fatih hoca 2002-2004 yılları arasında Galatasaray'daki 2. döneminde tam 25 milyon Euro bonservis harcaması yapıyor. Şimdi baktığımızda komik bir para ama o dönemler 45 milyon Euro'ya Ronaldo Real Madrid'e transfer oluyor. şimdi 220 milyon euro ile rekor bonservis Neymar'da, o zamanlar rekor bonservis galiba 65 milyon euro ile Zidane'da. Öyle bir piyasada Galatasaray 25 milyon euro harcıyor ki çok para harcıyor denilen Fenerbahçe ise sadece 35 milyon euro harcamış. Arada 10 milyon euro fark bulunuyor. Velhasılı kelam tabii ki o 10 milyon euro da yine o döneme göre fark yaratıyor o ayrı. Velhasıl o zamanın 25 milyon euro bonservisi bugünün bi 100-120 milyon eurosuna denk diyebiliriz. Özetle o dönem Galatasaray son iki sezonun Beşiktaş'ı kadar para harcadı, ki bu parayı da maalesef hoca çok kötü kullanıyor Fatih hoca, gereksiz saçma sapan bir sürü oyuncu getiriyor.
3) Fatih hocanın üçüncü döneminde Sneijder, Drogba, Eboue vs böyle isimler gelirken, Burak Yılmaz falan daha o dönem kimsenin almadığı maaşı alıyordu yerli oyuncular arasında. Hocaya gayet maddi anlamda para harcanmış bir takım veriliyor.
4) Okan hoca bu takımın başına geldiğinde 5-6 milyon euro bonservisle alınmış oyuncular vardı, İcardi kiralıktı. Bu kadronun kurulmasında Erten Timur çok çok büyük pay sahibi gerçekten. Az bütçeyle harika iş çıkarttı.
5) Okan hocanın 2. sezonunda biz bonservis harcaması yapamadığımız için -Sanchez hariç- OB'nin istediği oyuncuları alamadık, hepsi Fener'e gitti neredeyse. Şimanski, Fred... Paso bonservissiz oyuncu getirdik. Boey'i sattık, yönetim bek bile almadı.
6) OB para harcamaya 3. sezonunda başladı diyebiliriz ki aslında Sara dışında yine öyle çok yüksek maliyetli bir transfer yoktu. Bu sezon rekor transfer bedeli harcadık ama doğru, Osimhen, Singo, Uğurcan Çakır vs.
Bunca yazıyı ben hayır OB 3 kuruşluk kadroyla oynuyor demek için yazmadım tabii ki. Ama nedense Fatih hocaya hiç imkan sunulmadı veya çok imkansızlıklarla ve 2. lig topçularıyla çok büyük zaferler elde etti gibi bir algı var bu doğru değil. Fatih hoca da her başarılı teknik adam gibi elinde iyi oyuncular varken çok iyi iş yaptı, kötü oyuncular varken kötü sonuçlar aldı. Bunun aksi olmaz zaten.
Zira yazmadım ama Lucescu'ya Jardel alındı 16 milyon euroya. 2001 senesinde bu bonservis parası bugünün zaten Osimhen ücreti. Çok net. Yani zamanında Lucescu'ya uefa kupasını kazanan kadro + Osimhen teslim edildi de denilebilir bu açıdan. Ama kimse bunları konuşmuyor. Herkes Lucescu sanki ŞL'de çeyrek final yaptığında takımda full 2. lig topçusuyla yapmış gibi hatırlıyor. Hagi'nin yine efsanevi Monaco golleri + Jardel'in insanüstü golcülüğü vs -ki buna rağmen o sene ligde şampiyon olamadık.