Okan Buruk | Teknik Direktör

Kalacagı bariz ama bazi seylerini degistirmesi gerekiyor buyumek istiyorsak oda bariz. 1 transfer islerini profesyonel birileri halletmeli yoksa yine 2 adim geri 1 adim ileri gider 2. Set islsri duran top vs ben anlamam diyorsa yanina bu konuda uzman kisiler almalı pep , enrique arteta vs de bile varken gereksiz efelik yapmamalı. Bu is ekip işi takim oyunu işi.
 
gitmesini isteriz
 
Adama cok kızıyoruz belki ama görüp görebileceğimiz en buyuk fener düşmanı hoca kendisi bence adamdaki fener nefretini dusundukce jöle gibi oluyoruz
 
Henüz şampiyon olmadık ama büyük ihtimalle ya Samsun ya da Antalya maçlarında ilan edeceğiz gibi görünüyor kısmetse. Özellikle Avrupa için çok daha üst düzey bir hocaya ihtiyacımız olduğu konusunda düşüncem değişmedi. Amma ve lakin baktığın zaman 4 yıl üst üste şampiyon olmuş hocayı kimse göndermez, öyle bir risk alamaz. Buna da bir şey diyemiyorum. Bari yanına düzgün yardımcı antrenörler alın. Okan Buruk rehavete girdiyse ve rahat takılıyorsa eğer yanında onu uyarabilecek, hoca ne ayaksın diyebilecek adamlar lazım. Mesela Hasan Şaş tipinde adamlar lazım. Yabancı olsa da Melo bu tanıma uyan bir profil.

Geçen sene de bu sene de yaşadığımız saçmalıklar birbirine çok benzer. Ligdeki sözde rakiplerimiz sürünüyor, hele bir tanesi cenabetin önde gideni. Onca desteğe ittirilmeye rağmen kendi ayağına sıkıp duran, kıymeti kendinden menkul bir takım. Okan Buruk'un başarısı kadar, "Cenk var, Dzeko var, El Nesry var, Osimhen nerede oynayacak?" minvalinde acınası bir futbol aklına sahip sözde rakiplerimizin de, bu şampiyonluklarda payı olduğunu düşünüyorum. Bu 4 sene içerisinde Icardi ve Osimhen gibi santraforlara denk gelmesi, 300 milyon avroluk kadrolara denk gelmesi de hocanın büyük şansı. Fatih Hoca'nın dahi böyle bir şansı olmadı.
 
Henüz şampiyon olmadık ama büyük ihtimalle ya Samsun ya da Antalya maçlarında ilan edeceğiz gibi görünüyor kısmetse. Özellikle Avrupa için çok daha üst düzey bir hocaya ihtiyacımız olduğu konusunda düşüncem değişmedi. Amma ve lakin baktığın zaman 4 yıl üst üste şampiyon olmuş hocayı kimse göndermez, öyle bir risk alamaz. Buna da bir şey diyemiyorum. Bari yanına düzgün yardımcı antrenörler alın. Okan Buruk rehavete girdiyse ve rahat takılıyorsa eğer yanında onu uyarabilecek, hoca ne ayaksın diyebilecek adamlar lazım. Mesela Hasan Şaş tipinde adamlar lazım. Yabancı olsa da Melo bu tanıma uyan bir profil.

Geçen sene de bu sene de yaşadığımız saçmalıklar birbirine çok benzer. Ligdeki sözde rakiplerimiz sürünüyor, hele bir tanesi cenabetin önde gideni. Onca desteğe ittirilmeye rağmen kendi ayağına sıkıp duran, kıymeti kendinden menkul bir takım. Okan Buruk'un başarısı kadar, "Cenk var, Dzeko var, El Nesry var, Osimhen nerede oynayacak?" minvalinde acınası bir futbol aklına sahip sözde rakiplerimizin de, bu şampiyonluklarda payı olduğunu düşünüyorum. Bu 4 sene içerisinde Icardi ve Osimhen gibi santraforlara denk gelmesi, 300 milyon avroluk kadrolara denk gelmesi de hocanın büyük şansı. Fatih Hoca'nın dahi böyle bir şansı olmadı.

Juventus ve Liverpool deplasmanlarında öyle kötü duruma düştük ki hocayı bu yüzden bağrıma basamıyorum o maçlar içimde yara oldu. Kimse deplasmanda Liverpool'u yenmemizi beklemiyordu kalite farkı ortada ama 4-0 bitti diye de göbek atacak duruma düşmemeliydik.

En azından teknik ekip bir şekilde gelişmeli hoca kalacaksa bile.
 
Juventus ve Liverpool deplasmanlarında öyle kötü duruma düştük ki hocayı bu yüzden bağrıma basamıyorum o maçlar içimde yara oldu. Kimse deplasmanda Liverpool'u yenmemizi beklemiyordu kalite farkı ortada ama 4-0 bitti diye de göbek atacak duruma düşmemeliydik.

En azından teknik ekip bir şekilde gelişmeli hoca kalacaksa bile.
Ben de benzer duygu ve düşüncelere sahibim rengim. Frankfurt, Juventus ve Liverpool deplasmanlarının yarası kabuk bağladı lakin izi kalacak. Hele ki Liverpool maçı :crushed: Uğurcan olmasa 9-0'lık maçtı o maç. Kalede Muslera'nın son dönemi ya da Günay falan olduğunu düşünsene o maçta.... Düşünmek dahi istemiyoruz değil mi ;D
 
Bu teknik ekip, yardımcıları geliştirelim muhabbetini hafife almak tek başına indirgemeci olabilir ama gerçeği ıskalamadan da şunları ekleyim.

ŞL round 16 ve sonrasında rakip olduğun takımlar milyar € bütçelere sahip oluyor. Çoğu da yabancı ortaklı olup artık projeye dönüşmüş organizasyonlar. Endüstrinin parçası haline gelmişler.

Yarı final göremeyen RM, MCity, İtalya şampiyonu Inter, İspanya şampiyonu Barça, Lpool, Chelsea, Newcastle gibi takımların teknik ekip yetersizliği yüzünden elendiğini söylemek abes olur zira her sezon birbirlerini kıracak bu organizasyonda takımlar. Ender başarılar da yok değil daha düşük bütçeyle finali zorlayanlar...

Çeyrek finale kalınamadı diye karalar bağlamanın manasız olduğunu düşünsem de şampiyon olup her sezon son 16'ya kalabilen çeyrek finali zorlayan takım olmak çok değerli. Bunun tadını çıkarmalı.

ŞL'de eşleştiğin takımlar artık sadece bir futbol kulubü değiller. Dev sermaye gruplarının parçaları. Milyar €'luk sermaye gruplarını 250-300 mio € bütçelerle alt etmen sürpriz olur. Papaz pilav yemez.

OB şamp olup ŞL'de bi son 16 daha yapıp çeyrek final hayali kurmamıza vesile olabilirse muazzam iş çıkartmış olur.

Galatasaray her sene ligde de şamp olmak zorunda. OB ligi bilen hoca olarak takımda kalmalı.

Ligi önemseyip Avrupa'da prestij için gelecek X bi yabancı hoca zaten şampiyon yapamadığında gönderilir sonu hüsranla biter sezonun.
 
Ben de benzer duygu ve düşüncelere sahibim rengim. Frankfurt, Juventus ve Liverpool deplasmanlarının yarası kabuk bağladı lakin izi kalacak. Hele ki Liverpool maçı :crushed: Uğurcan olmasa 9-0'lık maçtı o maç. Kalede Muslera'nın son dönemi ya da Günay falan olduğunu düşünsene o maçta.... Düşünmek dahi istemiyoruz değil mi ;D

Uğurcan iç sahadaki maçta sarı kart görseydi cezalı duruma düşecekti ve o maça Günay'la çıkacaktık. Muhtemelen de şu an bizimle 10saray diye dalga geçiliyor olacaktı. Liverpool 16'sı isabetli olmak üzere 30'dan fazla şut çekmişti. Sanıyorum Beşiktaş'ın 8 yediği maçla benzer istatistiklerimiz ama kaleci farkı tarihi rezaleti engelledi.

Şöyle bir şeyden kurtulmuş olduğumuza sevinip kurtulmamış gibi önlem almalıyız ki gelecekte bir daha böyle bir şey yaşanacak bir duruma düşmeyelim.

Edit: Aklıma geldi üşenmedim baktım. Liverpool'un mesela Bournemouth'u 9-0 yendiği maçta 12 isabetli şutları var..
 
Son düzenleme:
Henüz şampiyon olmadık ama büyük ihtimalle ya Samsun ya da Antalya maçlarında ilan edeceğiz gibi görünüyor kısmetse. Özellikle Avrupa için çok daha üst düzey bir hocaya ihtiyacımız olduğu konusunda düşüncem değişmedi. Amma ve lakin baktığın zaman 4 yıl üst üste şampiyon olmuş hocayı kimse göndermez, öyle bir risk alamaz. Buna da bir şey diyemiyorum. Bari yanına düzgün yardımcı antrenörler alın. Okan Buruk rehavete girdiyse ve rahat takılıyorsa eğer yanında onu uyarabilecek, hoca ne ayaksın diyebilecek adamlar lazım. Mesela Hasan Şaş tipinde adamlar lazım. Yabancı olsa da Melo bu tanıma uyan bir profil.

Geçen sene de bu sene de yaşadığımız saçmalıklar birbirine çok benzer. Ligdeki sözde rakiplerimiz sürünüyor, hele bir tanesi cenabetin önde gideni. Onca desteğe ittirilmeye rağmen kendi ayağına sıkıp duran, kıymeti kendinden menkul bir takım. Okan Buruk'un başarısı kadar, "Cenk var, Dzeko var, El Nesry var, Osimhen nerede oynayacak?" minvalinde acınası bir futbol aklına sahip sözde rakiplerimizin de, bu şampiyonluklarda payı olduğunu düşünüyorum. Bu 4 sene içerisinde Icardi ve Osimhen gibi santraforlara denk gelmesi, 300 milyon avroluk kadrolara denk gelmesi de hocanın büyük şansı. Fatih Hoca'nın dahi böyle bir şansı olmadı.

Selam renktaş, mesajına genel olarak katılıyorum ama "Fatih Hoca'nın böyle bir imkanı olmadı" algısı doğru olduğu kadar biraz da abartılan bir şey. Elimden geldiğince açıklayayım;

1) Fatih Terim 96-00 arasında iken zaten TR'de katı bir yabancı sınırı mevcut, 3-4 tane yabancıyla oynayabiliyoruz. Haliyle yerli oyuncuların üzerine bir takım kurulmak zorunda. Zaten bu nedenle asla piyasa değeri yüksek bir kadro olamıyoruz. Ama bunun haricinde o dönemde Galatasaray yönetimi gerek Popescu gerek Hagi gerek Taffarel olsun kendi mevcut sınırlarının çok zorlayarak bu isimleri Fatih hocaya getiriyor. Zira yerli oyuncular 3 ay maaş alamazken bu oyuncular maaşlarını günü gününe alabiliyordu yoksa başka türlü kalmazlardı kulüpte zaten. Fatih hoca'nın esas en büyük başarısı zaten yerli oyuncularla iş yapması oldu ki o dönem aynı zamanda altın jenerasyon elbette.

2) Fatih hoca 2002-2004 yılları arasında Galatasaray'daki 2. döneminde tam 25 milyon Euro bonservis harcaması yapıyor. Şimdi baktığımızda komik bir para ama o dönemler 45 milyon Euro'ya Ronaldo Real Madrid'e transfer oluyor. şimdi 220 milyon euro ile rekor bonservis Neymar'da, o zamanlar rekor bonservis galiba 65 milyon euro ile Zidane'da. Öyle bir piyasada Galatasaray 25 milyon euro harcıyor ki çok para harcıyor denilen Fenerbahçe ise sadece 35 milyon euro harcamış. Arada 10 milyon euro fark bulunuyor. Velhasılı kelam tabii ki o 10 milyon euro da yine o döneme göre fark yaratıyor o ayrı. Velhasıl o zamanın 25 milyon euro bonservisi bugünün bi 100-120 milyon eurosuna denk diyebiliriz. Özetle o dönem Galatasaray son iki sezonun Beşiktaş'ı kadar para harcadı, ki bu parayı da maalesef hoca çok kötü kullanıyor Fatih hoca, gereksiz saçma sapan bir sürü oyuncu getiriyor.

3) Fatih hocanın üçüncü döneminde Sneijder, Drogba, Eboue vs böyle isimler gelirken, Burak Yılmaz falan daha o dönem kimsenin almadığı maaşı alıyordu yerli oyuncular arasında. Hocaya gayet maddi anlamda para harcanmış bir takım veriliyor.

4) Okan hoca bu takımın başına geldiğinde 5-6 milyon euro bonservisle alınmış oyuncular vardı, İcardi kiralıktı. Bu kadronun kurulmasında Erten Timur çok çok büyük pay sahibi gerçekten. Az bütçeyle harika iş çıkarttı.

5) Okan hocanın 2. sezonunda biz bonservis harcaması yapamadığımız için -Sanchez hariç- OB'nin istediği oyuncuları alamadık, hepsi Fener'e gitti neredeyse. Şimanski, Fred... Paso bonservissiz oyuncu getirdik. Boey'i sattık, yönetim bek bile almadı.

6) OB para harcamaya 3. sezonunda başladı diyebiliriz ki aslında Sara dışında yine öyle çok yüksek maliyetli bir transfer yoktu. Bu sezon rekor transfer bedeli harcadık ama doğru, Osimhen, Singo, Uğurcan Çakır vs.

Bunca yazıyı ben hayır OB 3 kuruşluk kadroyla oynuyor demek için yazmadım tabii ki. Ama nedense Fatih hocaya hiç imkan sunulmadı veya çok imkansızlıklarla ve 2. lig topçularıyla çok büyük zaferler elde etti gibi bir algı var bu doğru değil. Fatih hoca da her başarılı teknik adam gibi elinde iyi oyuncular varken çok iyi iş yaptı, kötü oyuncular varken kötü sonuçlar aldı. Bunun aksi olmaz zaten.

Zira yazmadım ama Lucescu'ya Jardel alındı 16 milyon euroya. 2001 senesinde bu bonservis parası bugünün zaten Osimhen ücreti. Çok net. Yani zamanında Lucescu'ya uefa kupasını kazanan kadro + Osimhen teslim edildi de denilebilir bu açıdan. Ama kimse bunları konuşmuyor. Herkes Lucescu sanki ŞL'de çeyrek final yaptığında takımda full 2. lig topçusuyla yapmış gibi hatırlıyor. Hagi'nin yine efsanevi Monaco golleri + Jardel'in insanüstü golcülüğü vs -ki buna rağmen o sene ligde şampiyon olamadık.
 
Son düzenleme:
Liverpool maçında hakem içimizden geçmemiş gibi yorumlar yapılıyor. Adamlar kolumuzu kırdı, parmağımızı kopardı. Hakemin gözü önünde ayağımıza bastılar. Bir de üstüne yatıyoruz diye hakem uyardı.

Aynısını PSG'ye de denediler ama hakem taraf tutmadı doğal olarak.
 
Aynı zamanda Osimhen zaten bunun 80 milyon eurosunu karşılıyor ama olsun toplam 4 senede Galatasaray 300 milyon euro harcarken, Fenerbahçe 296 milyon euro harcamış bonservise.

Arada sadece 4 milyon euro fark var. Aradaki 4 milyon euro farktan dolayı mı 4 sene üst üste şampiyonluk geliyor? 1 milyon euro başına 1 şampiyonluk denk düşüyor :d

Demek ki Fenerbahçe de bizimle aynı parayı harcayıp o kadar oyuncu alıyor, hocalar getiriyor. Getirdiği hocalar, aldıkları yıldız oyuncuları daha iyi kullansalarmış üstüne hakem desteği zaten meaşşalah diz boyu, buna rağmen şampiyon olamamışlar.

Ha diyorsanız hayır bu bir başarı kriteri değildir, önemli olan Fenerbahçe'nin yarısı kadar harcayıp yine de şampiyon olmaktır, o zaman başka.

Ne kadar ekmek o kadar köfte.
 
Ben de benzer duygu ve düşüncelere sahibim rengim. Frankfurt, Juventus ve Liverpool deplasmanlarının yarası kabuk bağladı lakin izi kalacak. Hele ki Liverpool maçı :crushed: Uğurcan olmasa 9-0'lık maçtı o maç. Kalede Muslera'nın son dönemi ya da Günay falan olduğunu düşünsene o maçta.... Düşünmek dahi istemiyoruz değil mi ;D
Sen hoca gidecekse 9 yiyelim, sampiyon olmayalim diyen taraftasın. Yeme bizi şimdi

Hoca sosyal medyayı onemsemiyorum derken senden bahsediyordu. Hâlâ konusuyorsun ihtiyar

Git ilaçlarını al. Güne güzel başla
 
Okancilar neredesiniz sizi boyle gunlerde gormek istiyoruz gelin hele su basliga
 
Yorumları okuyorum... herkesin kendince haklı sebepleri olabilir. @Alper Altun mesela takımın gelişmediğinden dem vuruyor. Başkası transferlere dem vuruyor vs.
4 sezon içerisinde bu sezon en kötü lig sezonuydu bunu kabul ediyorum. Ama bu biraz da rakibe göre oyuncuların ve takımın motivasyonunun kaybolduğu bir sene idi. Avrupa da başarı olmadığında işlerin kötü gideceğini oyuncular da hoca da çok iyi biliyordu. Bu yüzden lig maçlarının motivasyonu daha düşük idi. Cl de de gücümüz yettiğince başarılı olduk. Kötü oyunlar kötü sonuçlar olmadı mı oldu. Ama bunları da makul görmek lazım... en çok eleştirenler de burada mesela fener Avrupa da devam etsin yoruldun modundaydı. Eee fenere gelen bize de geliyor mantıken...
 
Son düzenleme:
Geri
Üst Alt