Okan Buruk | Teknik Direktör

Osimhen varken de kaybettik Kocaelispor'a benzer şekilde,Osimhen'le alakası yok söylediğin konunun.Keza geçen yılda da Osimhen'in varlığına rağmen kötü oynadığımız 2 aylık bir dönem oldu,ama aldık maçları bir şekilde.

"Daha da sayarım da gerek yok. 4 sene boyunca rakiplerde all star karması yapsak yine bizim kadro ağır basar. Bırak daha iyi kadroyu denk kadrolarla bile yarıştırmadık kendisini"

Bu söylediğin karma bizden iyi olur,FB de 2023-24'te özellikle gayet de bizle yarışabilecek bir kadrosu vardı.Bu yılda da kötü değiller o kadar keza

İlk 2 sezon Osimhen yoktu,hatta 2. şampiyonlukta önemli bir süre gayet dar bir rotasyonla,Icardi'nin de yokluğuyla geçirdik ama 17 maçlık seri de o dönemde geldi mesela

FB'nin 2000'lerin ortalarındaki kadrosu,rakiplerine kıyasla herkesten çok çok üstündü ama domine edemediler fire verdiler arada.O işler kağıt üzerindeki gibi olmuyor,her şampiyonluk her kupa değerlidir.

Ben GS'nin bu senede de şampiyon olacağını düşünüyorum,sen mesela şunu diyebiliyor musun başka bir TD olsaydı da yine 4'te 4 şampiyon olurduk diye.

Sürekli kazanan,sürekli şampiyon olan bir takımı bir sonraki maça,bir sonraki şampiyonluğa hazırlayabilmek o kadar kolay bir şey değil

Senin rakip analizini de başka bir adam yapar,futbolcu analizini de başka bir adam yapar,maç analizini de başka bir adam yapar.TD bunların hiçbirinden o kadar iyi anlamak zorunda değil,ama çok iyi bir hazırlayıcı ve motivatör olmak zorunda bence.Okan Buruk da bunu şu ana kadar çok iyi yapıyor,periyodik düşüşler ise futbolun içinde var maalesef
O maçta da İcardi sahadaydı sorun bence İcardi. Osimhenin olmaması değil.
 
Okan Buruk'un oyun stilinden kaynaklı bu

Önde pres şablonlarını hazırlamadan "çıkın oynayın" der gibi sahaya çıkınca taktiği anında patlıyor

Hazırlıklı çıkınca da eşine az rastlanan parmak ısırtacak güzellikte bir futbol izliyoruz

Hiç ortası yok kendisinin,bu da benimsediği oyun stili ile alakalı bence
Sezon boyunca kaç maçta oldu peki bu dediğin? Bir elin parmakları kadardır. Vasat ve zayıf rakipleri yendiğimiz pek çok maçta bile git-gelli oyunlar izledik.

Özellikle kazandığımız Avrupa maçlarında Osimhen' in ekstra meziyetlerinin öne çıkması, doğru ve ideal bir oyun şablonuna sahip olduğumuz anlamına gelmiyor asla ki Juve her iki maçta da eksik kalmasa bir başarıdan söz edemeyecektik; adamlar eksikken bile dağıttı da Allah korudu.

Oyundaki temel sorunun takım boyunun çok uzun kalması olduğunu hep söyleyegeldim. Ön alan baskısını hakkını vererek yapabilen takımları izlemek büyük keyiftir ama bunu 60-70 metre takım boyuyla yapamazsın; zorlarsan bir müddet idare edersin belki ama sürdürülebilirliği yoktur; bir noktadan sonra oyuncularda sakatlık yahut yılgınlık oluşması kaçınılmazdır. Ön alan baskısı yapmaya çalışıyorsan, hücum ederken stoperlerin orta çizgiye kadar çıkması gerekirken sıklıkla geride kalıyorlar, üstelik Lemina da onlarla hizada konumlanıyor. Hücuma geçildiğinde top orada tutulamadığı için de hücumcular sıklıkla önde yakalanıp oyun dışında kalıyorlar.

Uzun takım boyunun yansımalarını özetlemeye çalışayım;

1. İkinci bölgede sayıca fazlalık sağlayamadığımız için defanstan pasla çıkamıyoruz. Sürekli Uğurcan, Apo ve Davinson' un mancınıklarıyla Osimhen' i bulmaya çalışmamız nadiren tercih olsa da büyük çoğunlukla acziyettendir. (Bu Osimhen için faydalı bir şey değil, sorulsa kendisi de söyleyecektir. Takım organize ataklar geliştirip ona ceza sahasında son vuruşu yapmak yahut topu etkili bölgede tutup diğerlerine servis yapmak kalsa daha iyi değil mi? Peki takım bunu ne sıklıkla yapabiliyor?).

2. Bahsettiğim topun bulunduğu bölgede sayıca eksik kalma hali, 2. ve 3. bölgede topu geri kazanma süresini de uzatıyor ve kaybedilen her top haddinden fazla tehlikeli geçiş hücumuna maruziyete sebep oluyor ki bireysel olarak da top kazanma yetisi çok yüksek oyunculara sahip değiliz o bölgede zaten.

3. Hücumdayken, gerek beceri eksikliği ve gerekse de ön tarafta yeterince çoğalamama hali nedeniyle topun orada tutulamaması büyük handikap teşkil ediyor, iş pinpona dönünce de hücumcular sıklıkla çok önde kalıyorlar haliyle.

Tüm bunların sonucunda belli düzeyde pas yapabilen, fizik-kondüsyon bakımından daha güçlü rakipler oyunu domine etmekte pek de zorlanmıyorlar.

Hocanın en büyük hatası; rakiplere ve elindeki oyuncu topluluğunun yeterlilik düzeyine bakmadan, her durumda kafasındaki lanet 4-2-3-1 i uygulamaya çalışması. Madem takım boyunu kısaltamıyorsun, 4-3-3 e geçip baskıyı ağırlıklı olarak 3. bölge ile sınırlarsın, bitti gitti. Dün sadece Yunus yerine İlkay olsa ve dediğim şekilde oynansaydı, İcardi' ye rağmen bile çok şey değişirdi. Çok sevdiğim Yunus sakatlık vs etkisiyle formsuz işte, ne diye inat edersin? İhtiyaç duyarsan yine sahaya sürer, 4-2-3-1 ine yine dönerdin; elinden alan mı vardı?..
 
bu arada rakipte kim var da bizde 11 oynasın konusunda hocanın hakkının yendiği yerler de var

apo, eren, barış, yunus gibi adamlar şu an iyi görünüyor size

3-4 yıl öncesine gittiğinizde bu admalar yerine rakibinizde şu an olan oyuncualrı isteyebilirdiniz

muhtemelen belçikadan brown mı gelsin eren mi gelsin desek çoğumuz brown derdik

muhtemelen italyadan osterwolde 28 yaşındaki apodan daha heyecan verici gelirdi

kanatta o tarihte saint maximin alıyoruz desek kimse kerem barış istemezdi
 
Ders ala ala GS Üniversitene profesör olacak hocamız herhalde bir kaç seneye.

Hep aynı hataları yaşayıp aynı tas aynı hamam devam etmemizden bıktım usandım artık. Hani en son ikinci Juventus maçından sonra çok ders almıştın kendini çok sorgulamıştın. Daha ne yaşamamız lazım şampiyonluk mu vermemiz lazım bir şeyleri anlaman için?
 
Valla ben de bunu Fifa'da yaşıyorum sdadsadsa

Baktım rakip 1-0 öne geçiyor, dayanamayıp full attack moduna geçiyorum ve genelde 1-5 falan yeniliyorum shajdgsasads

Dünyanın en kötü takımı gibi gözüküyoruz çünkü bizim ana oyun planımız baskıyla topu kazanıp ati ataklar yapmak.

Ve bunu yapamıyorsak bu ne demek? Rakipten topu kapamıyoruz yani rakip bizi koşturuyor demek

Haliyle kaybettiğimiz tüm maçlarda maalesef sahada aslında pek bir şey yapamamış oluyoruz.
Takım genel olarak çok kötü şut atıyor çok kötü orta kesiyor, sinekten yağ da çıkaramıyoruz bu sene
 
Sezon boyunca kaç maçta oldu peki bu dediğin? Bir elin parmakları kadardır. Vasat ve zayıf rakipleri yendiğimiz pek çok maçta bile git-gelli oyunlar izledik.

Özellikle kazandığımız Avrupa maçlarında Osimhen' in ekstra meziyetlerinin öne çıkması, doğru ve ideal bir oyun şablonuna sahip olduğumuz anlamına gelmiyor asla ki Juve her iki maçta da eksik kalmasa bir başarıdan söz edemeyecektik; adamlar eksikken bile dağıttı da Allah korudu.

Oyundaki temel sorunun takım boyunun çok uzun kalması olduğunu hep söyleyegeldim. Ön alan baskısını hakkını vererek yapabilen takımları izlemek büyük keyiftir ama bunu 60-70 metre takım boyuyla yapamazsın; zorlarsan bir müddet idare edersin belki ama sürdürülebilirliği yoktur; bir noktadan sonra oyuncularda sakatlık yahut yılgınlık oluşması kaçınılmazdır. Ön alan baskısı yapmaya çalışıyorsan, hücum ederken stoperlerin orta çizgiye kadar çıkması gerekirken sıklıkla geride kalıyorlar, üstelik Lemina da onlarla hizada konumlanıyor. Hücuma geçildiğinde top orada tutulamadığı için de hücumcular sıklıkla önde yakalanıp oyun dışında kalıyorlar.

Uzun takım boyunun yansımalarını özetlemeye çalışayım;

1. İkinci bölgede sayıca fazlalık sağlayamadığımız için defanstan pasla çıkamıyoruz. Sürekli Uğurcan, Apo ve Davinson' un mancınıklarıyla Osimhen' i bulmaya çalışmamız nadiren tercih olsa da büyük çoğunlukla acziyettendir. (Bu Osimhen için faydalı bir şey değil, sorulsa kendisi de söyleyecektir. Takım organize ataklar geliştirip ona ceza sahasında son vuruşu yapmak yahut topu etkili bölgede tutup diğerlerine servis yapmak kalsa daha iyi değil mi? Peki takım bunu ne sıklıkla yapabiliyor?).

2. Bahsettiğim topun bulunduğu bölgede sayıca eksik kalma hali, 2. ve 3. bölgede topu geri kazanma süresini de uzatıyor ve kaybedilen her top haddinden fazla tehlikeli geçiş hücumuna maruziyete sebep oluyor ki bireysel olarak da top kazanma yetisi çok yüksek oyunculara sahip değiliz o bölgede zaten.

3. Hücumdayken, gerek beceri eksikliği ve gerekse de ön tarafta yeterince çoğalamama hali nedeniyle topun orada tutulamaması büyük handikap teşkil ediyor, iş pinpona dönünce de hücumcular sıklıkla çok önde kalıyorlar haliyle.

Tüm bunların sonucunda belli düzeyde pas yapabilen, fizik-kondüsyon bakımından daha güçlü rakipler oyunu domine etmekte pek de zorlanmıyorlar.

Hocanın en büyük hatası; rakiplere ve elindeki oyuncu topluluğunun yeterlilik düzeyine bakmadan, her durumda kafasındaki lanet 4-2-3-1 i uygulamaya çalışması. Madem takım boyunu kısaltamıyorsun, 4-3-3 e geçip baskıyı ağırlıklı olarak 3. bölge ile sınırlarsın, bitti gitti. Dün sadece Yunus yerine İlkay olsa ve dediğim şekilde oynansaydı, İcardi' ye rağmen bile çok şey değişirdi. Çok sevdiğim Yunus sakatlık vs etkisiyle formsuz işte, ne diye inat edersin? İhtiyaç duyarsan yine sahaya sürer, 4-2-3-1 ine yine dönerdin; elinden alan mı vardı?..
Mustafa abi benim GS'de gördüğüm en iyi derbi performansı Okan Buruk'a ait,hem skor hem oynanan futbol olarak

Keza Lucescu'dan beri GS'yi Avrupai bir takım gibi hissettiğim ilk sezon bu oldu benim,Lucescu'dan sonra Avrupa'nın büyük takımlarına karşı en iyi performans net olarak Okan Buruk'ta bence,bu çok da tartışmaya açık bir konu değil

Juventus maçını eksik kalmasalar da yenerdik,ha 5 olur muydu olmaz mıydı onu tartışırız ama adamlar bizim üstün oyunumuz yüzünden eksik kaldı zaten.Gereksiz bir kırmızı değildi,Barış zorla aldı kırmızı kartı orada.

"Oyundaki temel sorunun takım boyunun çok uzun kalması olduğunu hep söyleyegeldim. Ön alan baskısını hakkını vererek yapabilen takımları izlemek büyük keyiftir ama bunu 60-70 metre takım boyuyla yapamazsın; zorlarsan bir müddet idare edersin belki ama sürdürülebilirliği yoktur; bir noktadan sonra oyuncularda sakatlık yahut yılgınlık oluşması kaçınılmazdır. Ön alan baskısı yapmaya çalışıyorsan, hücum ederken stoperlerin orta çizgiye kadar çıkması gerekirken sıklıkla geride kalıyorlar, üstelik Lemina da onlarla hizada konumlanıyor. Hücuma geçildiğinde top orada tutulamadığı için de hücumcular sıklıkla önde yakalanıp oyun dışında kalıyorlar."

Topu kaptırdığımız senaryoda geride eksik yakalanmamak için böyle oynuyoruz bence
 
Osimhen varken de kaybettik Kocaelispor'a benzer şekilde,Osimhen'le alakası yok söylediğin konunun.Keza geçen yılda da Osimhen'in varlığına rağmen kötü oynadığımız 2 aylık bir dönem oldu,ama aldık maçları bir şekilde.

"Daha da sayarım da gerek yok. 4 sene boyunca rakiplerde all star karması yapsak yine bizim kadro ağır basar. Bırak daha iyi kadroyu denk kadrolarla bile yarıştırmadık kendisini"

Bu söylediğin karma bizden iyi olur,FB de 2023-24'te özellikle gayet de bizle yarışabilecek bir kadrosu vardı.Bu yılda da kötü değiller o kadar keza

İlk 2 sezon Osimhen yoktu,hatta 2. şampiyonlukta önemli bir süre gayet dar bir rotasyonla,Icardi'nin de yokluğuyla geçirdik ama 17 maçlık seri de o dönemde geldi mesela

FB'nin 2000'lerin ortalarındaki kadrosu,rakiplerine kıyasla herkesten çok çok üstündü ama domine edemediler fire verdiler arada.O işler kağıt üzerindeki gibi olmuyor,her şampiyonluk her kupa değerlidir.

Ben GS'nin bu senede de şampiyon olacağını düşünüyorum,sen mesela şunu diyebiliyor musun başka bir TD olsaydı da yine 4'te 4 şampiyon olurduk diye.

Sürekli kazanan,sürekli şampiyon olan bir takımı bir sonraki maça,bir sonraki şampiyonluğa hazırlayabilmek o kadar kolay bir şey değil

Senin rakip analizini de başka bir adam yapar,futbolcu analizini de başka bir adam yapar,maç analizini de başka bir adam yapar.TD bunların hiçbirinden o kadar iyi anlamak zorunda değil,ama çok iyi bir hazırlayıcı ve motivatör olmak zorunda bence.Okan Buruk da bunu şu ana kadar çok iyi yapıyor,periyodik düşüşler ise futbolun içinde var maalesef
Kocaeli maçında çift forvet oynamadık mı
Bir de
Takım Osi olmayınca 20 gömlek filan düşüyor
Nasıl alakası yok
Demek ki takımın TD'si o
 
Mustafa abi benim GS'de gördüğüm en iyi derbi performansı Okan Buruk'a ait,hem skor hem oynanan futbol olarak

Keza Lucescu'dan beri GS'yi Avrupai bir takım gibi hissettiğim ilk sezon bu oldu benim,Lucescu'dan sonra Avrupa'nın büyük takımlarına karşı en iyi performans net olarak Okan Buruk'ta bence,bu çok da tartışmaya açık bir konu değil

Juventus maçını eksik kalmasalar da yenerdik,ha 5 olur muydu olmaz mıydı onu tartışırız ama adamlar bizim üstün oyunumuz yüzünden eksik kaldı zaten.Gereksiz bir kırmızı değildi,Barış zorla aldı kırmızı kartı orada.

"Oyundaki temel sorunun takım boyunun çok uzun kalması olduğunu hep söyleyegeldim. Ön alan baskısını hakkını vererek yapabilen takımları izlemek büyük keyiftir ama bunu 60-70 metre takım boyuyla yapamazsın; zorlarsan bir müddet idare edersin belki ama sürdürülebilirliği yoktur; bir noktadan sonra oyuncularda sakatlık yahut yılgınlık oluşması kaçınılmazdır. Ön alan baskısı yapmaya çalışıyorsan, hücum ederken stoperlerin orta çizgiye kadar çıkması gerekirken sıklıkla geride kalıyorlar, üstelik Lemina da onlarla hizada konumlanıyor. Hücuma geçildiğinde top orada tutulamadığı için de hücumcular sıklıkla önde yakalanıp oyun dışında kalıyorlar."

Topu kaptırdığımız senaryoda geride eksik yakalanmamak için böyle oynuyoruz bence
Yanlış yapıyorsunuz işte. 90 dakikanın büyük kısmını bu şekilde oynamaya çalışmak enayilikten başka bir şey değil. Ön alan baskısı sadece öndeki oyuncularla yapılan bir şey değildir; ya gerektiği gibi yaparsın yahut başka bir oyuna dönersin. Formsuz Yunus varken, Lemina da geride bekleyen stoperlerin arasına gömülmüşken, değil Torreira Dünyanın en iyi B2B oyuncusunu oynatsan, merkezdeki koca boşluğu kapatamaz ve perişan olur.
 
Tutarlılık önemli. Baskıda öne çıkmıyor diye Nelsson' u dışlıyor ve gönderiyorsun, OK...Şimdi stoperler çıkamıyor ve Lemina' da çıkarsa dönemeyeceğini bildiği için onların arasına gömülmeyi tercih ediyorsa, ön tarafta da formsuz Yunus, fiziken zayıf Lang ve yürümeye bile mecali olmayan İcardi ile ön alan baskısına dayalı oyunla sonuç almayı nasıl umabiliyorsun? Bunu sormak için futbol allamesi olmaya filan gerek yok ki...
 
oknbal devreye girsinde bjk kazansın ya da berabere bitsin yoksa 15puan geriden gelen takıma şampiyonluk verecek.
 
Oyuncular ile arası gereğinden iyi, muhtemelen oyuncular kendisini bir hoca olarak değil abi olarak görüyor, çok da taktıklarıni sanmıyorum
Patronum bana her fırsatta zırt pırt izin verse, hep gülücükler atsa, durmadan şaka falan yapsa ben de takmam sen de takmazsın.
 
Hep güler yüz olmaz, topçuları hizaya sokman için zaman zaman bu şekilde küfürbaz haydoya dönüşmen lazım :

28722 (2).webp
 
lang yunus icardiyle dk 3 hücum pres
kaleciye oyun kurdurmama fln
ne saçma yahu
 
Hep güler yüz olmaz, topçuları hizaya sokman için zaman zaman bu şekilde küfürbaz haydoya dönüşmen lazım :

Ekli dosyayı görüntüle 319544

tabii canım buna katılıyorum da Okan hocanın agresif tarafını bizim pek görmememiz hiç olmadığı anlamına gelmiyor ki

bence otorite problemi yok, otorite problemi olan hocalarla yaşanılan sorunları zamanında çok daha acı şekilde tecrübe ettik maalesef

Rijkaard, Skibbe vs.
 
tabii canım buna katılıyorum da Okan hocanın agresif tarafını bizim pek görmememiz hiç olmadığı anlamına gelmiyor ki

bence otorite problemi yok, otorite problemi olan hocalarla yaşanılan sorunları zamanında çok daha acı şekilde tecrübe ettik maalesef
Saha dışında idare ediyor da asıl sıkıntı maç içi ve devre arasında. Guardiola ve klopp bile takım kötü futbol oynayınca raydan çıkınca agresif şekilde topçuları kalaylıyor. Bizim maç çevirememe sebebimiz bu bence, okan buruk takımı ateşleyemiyor mental olarak maç içinde.
 
Saha dışında idare ediyor da asıl sıkıntı maç içi ve devre arasında. Guardiola ve klopp bile takım kötü futbol oynayınca raydan çıkınca agresif şekilde topçuları kalaylıyor. Bizim maç çevirememe sebebimiz bu bence, okan buruk takımı ateşleyemiyor mental olarak maç içinde.


:asd: :asd: :asd:

Ya senin ne demek istediğini anlıyorum bu arada, ben hocanın aşırı koruyucu tavrından dolayı insanların gözü önünde mümkün olduğunda kimseyi hedef göstermemeye çalıştığını düşünüyorum.
 
Geri
Üst Alt