teknik-taktik işlerini geçiyorum. geçtim 40 yıla yakın futbol hayatını, 15 yıllık teknik direktörlüğü olan adamın yunus'un 10 numaradaki zaafiyetini, sane'nin kötülüğünü, sara'nın yumuşaklığını filan görmeme ihtimali olduğunu düşünmüyorum. bence en büyük sıkıntısı adamcılık. evlatçılık filan değil çünkü barış varken sane'yi küstürmeyim diye sahaya atıyor mesela, sane'yi sağ kanat zorladım diye yunus'u 10 numaraya atıyor, osimhen'in kankisini etrafında dönemezken her hafta 11 yazıyor, jacobs bugün stoper oynasa 2 gol az yerdik apo gene değişilmez oluyor vs..
o kadar da riskli 1 oyun tarzı var ki azıcık iş adaletten çıkınca az iyi takıma karşı rezilleri oynuyor. normal kaybetmiyor, biraz direksiyonu kaybettiği gün hezimet çıkıyor. pres oyunu oynatıyor takımın osimhen'den sonraki en iyi 2 presçisi yanında, rakibin kontra oynayacağını biliyor kapalı savunmaya kabızlık ustası tüm adamları sahaya atıyor, daha geçen yıl salah'ın vedasında şov yaptırdı, bu sene gene göbekte apo'yla başlayıp aynı senaryoyu yaşatıyor. çok başarılı olabilecek ama prangalarından kurtulamayan 1 hoca. 4 yıl üst üste şampiyonluktan sonra en azından insanın onun gönlü olsun, bunun gönlü olsun diye kadro çıkarmaktan vazgeçmesi gerek. yarın puan durumuna bakınca hoca belki eleştirileri umursar ama puan durumuna bakmadan da takdir görmek istiyorsa öldürücü ezberlerinden vazgeçmesi şart.