Alpay Asma
Şef Gümüş Kıvrım
- 23 Kasım 2008
- 73.915
- 23.472
- 3.723
Öncelikle bu kadar sert bir başlıkla giriş yapmam beklenmiyor olabilirdi ama bunu şu an net olarak söyleyebiliyorum. Bunun altında yatan sebepleri de bu yazıda sizler ile paylaşmaya çalışacağım.
Dursun Özbek ile başlamak gerekirse başından sonuna kadar skandal kararlar ile dolu ve hem sportif hem de mali açıdan fiyasko bir sezon geçirmemizde başrolü oynamış biri olarak bugün takımın 3-4 hafta iyi gidişi ile kendine kredi kazandığını sanıyorsa yanılıyor. Zira Galatasaray taraftarı ne enayidir ne de değerlerini geçici başarılar uğruna satacak kadar da omurgasız.
Ancak yalan söylemeyi kendine düstur edinmiş olan bu zat geldiği ilk günden beri sportif ve idari onlarca yalan söylemiş, ve taraftarın zekası ile alay etmeye çalışmıştır. İbrahimovic'lerden, Messi'lere uzanan bir yalan skalasında hareket etmesine karşın kuruma saygıdan susan da yine taraftar olmuştur.
Futbolu hiç bir şekilde yönetemediği gibi mali tabloyu da düzeltemeyen sürekli zarar eden kurumu sportif olarak başarısızlığa iterek daha da fakirleştiren, bir yere tek bir çivi dahi çakamayan, kulübe Avrupa'dan men cezası aldıran süreci bilekliklerimiz ile savunduk pek kaale almadılar tarzı sulu ve bayat açıklamalar ile yöneten bir zat bugün 7 hafta da biraz saha içinde derli toplu gözüken bir sezona başlandı diye kendini bulunmaz hint kumaşı sanarak kulubün geleceği için doğru değerlendirilmesi elzem olan arsalar üzerinde kişisel menfaatlerini alet ederek karar verme cüretine nasıl erişebiliyor anlayamıyoruz?
FLORYA VE RİVA DA 1 KURUŞ PEŞKEŞ ÇEKEN HAİNDİR
Dursun Özbek'in Divan'da ve bugün yaptığı bütü konuşmaları takip etmiş biri olarak diyeceğim şudur ki devlet bizden bu arsaları (Riva için değeri neyse verip FLORYA İÇİN 3'te birine) peşkeş çekmemizi istiyor. Bunun karşılığında da KOZ OLARAK DA STADYUM VE YENİ YAPILACAK BASKET SAHASINI oynuyor. Üstü gayet açık biçimde eğer önümüzde ki süreçte sportif başarı ve tesisler için izin istiyorsanız seve seve o fiyatı kabul edeceksiniz diyor.
Birincisi bu yaklaşım oldukça yanlıştır. Hem uslüp hem de dayatma biçimi ile çağdışıdır. Ancak ülkenin her alanına sirayet eden zihniyetin devleti yöneten veya onlardan nemalanan çıkar gruplarına sirayet etmemesini beklemekte safça olurdu.
Yine de burada güçlü bir başkana yakışan sağlam bir duruş sergileyerek usturüpluca cevap vermek iken Dursun Özbek denen zat kendi içinde bulunduğu ve hatta bizzat yönettiği kurumun çıkarı yerine MAALESEF Kİ HER GALATASARAY BAŞKANI GİBİ KENDİ ÇIKARINI DÜŞÜNMEKTEDİR.
Alacağı bir fazla ihalenin, kazanacağı 1 fazla kuruşun hesabını yapan bu biatçı kitle bu camia da barındıkça kazanılan 1 şampiyonluk dahi bizleri mutlu etmeye yetmiyor, yetmeyecek.
NAZİFOĞLU NEDEN HAİNDİR VE HADSİZDİR?
Takım biraz toparlamışken prim yapma gayesinde gibi bulduğu kameraya konuşarak Ünal Aysal'ı hatırlatan kendi PR'ının peşinde olduğu belli olan bu kişi şu an taraftar tarafından da nasıl Aysal destekçi bulduysa o desteği görmektedir.
Hadsizdir çünkü bir yöneticiye çıkıp KONGRE FUTBOLCULARI VE ŞAMPİYONLUK MÜCADELEMİZİ ETKİLER DEMEK ONUN HARCI DEĞİLDİR?
Haindir çünkü Galatasaray markasının değerini sportif başarısını devlet ile olan bir anlaşmanın geleceğine endeksleyerek, şampiyon olacaksak o arsaları satarsak olacağız, aksi takdirde şampiyon olamayız diyerek yerle bir etmektedir.
Ne demek şampiyon olamayız? Devlet ile şampiyonluk için pazarlık mı yaptın da sen o zaman. Bu söylemden çıkan tam olarak budur ve bu lekeyi bu camiaya bulaştırmaya kimsenin gücü yetmez. Burası ne şikesini meşru göstermek için 40 takla atan Fenerbahçe, ne de şikeyi temizlesin diye kendini batıran başkanı TFF yolunda destekleyen romantik taraftarlara sahip Beşiktaş.
Dursun Özbek ile başlamak gerekirse başından sonuna kadar skandal kararlar ile dolu ve hem sportif hem de mali açıdan fiyasko bir sezon geçirmemizde başrolü oynamış biri olarak bugün takımın 3-4 hafta iyi gidişi ile kendine kredi kazandığını sanıyorsa yanılıyor. Zira Galatasaray taraftarı ne enayidir ne de değerlerini geçici başarılar uğruna satacak kadar da omurgasız.
Ancak yalan söylemeyi kendine düstur edinmiş olan bu zat geldiği ilk günden beri sportif ve idari onlarca yalan söylemiş, ve taraftarın zekası ile alay etmeye çalışmıştır. İbrahimovic'lerden, Messi'lere uzanan bir yalan skalasında hareket etmesine karşın kuruma saygıdan susan da yine taraftar olmuştur.
Futbolu hiç bir şekilde yönetemediği gibi mali tabloyu da düzeltemeyen sürekli zarar eden kurumu sportif olarak başarısızlığa iterek daha da fakirleştiren, bir yere tek bir çivi dahi çakamayan, kulübe Avrupa'dan men cezası aldıran süreci bilekliklerimiz ile savunduk pek kaale almadılar tarzı sulu ve bayat açıklamalar ile yöneten bir zat bugün 7 hafta da biraz saha içinde derli toplu gözüken bir sezona başlandı diye kendini bulunmaz hint kumaşı sanarak kulubün geleceği için doğru değerlendirilmesi elzem olan arsalar üzerinde kişisel menfaatlerini alet ederek karar verme cüretine nasıl erişebiliyor anlayamıyoruz?
FLORYA VE RİVA DA 1 KURUŞ PEŞKEŞ ÇEKEN HAİNDİR
Dursun Özbek'in Divan'da ve bugün yaptığı bütü konuşmaları takip etmiş biri olarak diyeceğim şudur ki devlet bizden bu arsaları (Riva için değeri neyse verip FLORYA İÇİN 3'te birine) peşkeş çekmemizi istiyor. Bunun karşılığında da KOZ OLARAK DA STADYUM VE YENİ YAPILACAK BASKET SAHASINI oynuyor. Üstü gayet açık biçimde eğer önümüzde ki süreçte sportif başarı ve tesisler için izin istiyorsanız seve seve o fiyatı kabul edeceksiniz diyor.
Birincisi bu yaklaşım oldukça yanlıştır. Hem uslüp hem de dayatma biçimi ile çağdışıdır. Ancak ülkenin her alanına sirayet eden zihniyetin devleti yöneten veya onlardan nemalanan çıkar gruplarına sirayet etmemesini beklemekte safça olurdu.
Yine de burada güçlü bir başkana yakışan sağlam bir duruş sergileyerek usturüpluca cevap vermek iken Dursun Özbek denen zat kendi içinde bulunduğu ve hatta bizzat yönettiği kurumun çıkarı yerine MAALESEF Kİ HER GALATASARAY BAŞKANI GİBİ KENDİ ÇIKARINI DÜŞÜNMEKTEDİR.
Alacağı bir fazla ihalenin, kazanacağı 1 fazla kuruşun hesabını yapan bu biatçı kitle bu camia da barındıkça kazanılan 1 şampiyonluk dahi bizleri mutlu etmeye yetmiyor, yetmeyecek.
NAZİFOĞLU NEDEN HAİNDİR VE HADSİZDİR?
Takım biraz toparlamışken prim yapma gayesinde gibi bulduğu kameraya konuşarak Ünal Aysal'ı hatırlatan kendi PR'ının peşinde olduğu belli olan bu kişi şu an taraftar tarafından da nasıl Aysal destekçi bulduysa o desteği görmektedir.
Hadsizdir çünkü bir yöneticiye çıkıp KONGRE FUTBOLCULARI VE ŞAMPİYONLUK MÜCADELEMİZİ ETKİLER DEMEK ONUN HARCI DEĞİLDİR?
Haindir çünkü Galatasaray markasının değerini sportif başarısını devlet ile olan bir anlaşmanın geleceğine endeksleyerek, şampiyon olacaksak o arsaları satarsak olacağız, aksi takdirde şampiyon olamayız diyerek yerle bir etmektedir.
Ne demek şampiyon olamayız? Devlet ile şampiyonluk için pazarlık mı yaptın da sen o zaman. Bu söylemden çıkan tam olarak budur ve bu lekeyi bu camiaya bulaştırmaya kimsenin gücü yetmez. Burası ne şikesini meşru göstermek için 40 takla atan Fenerbahçe, ne de şikeyi temizlesin diye kendini batıran başkanı TFF yolunda destekleyen romantik taraftarlara sahip Beşiktaş.