pahalılığın artık sabredilemez noktaya gelmesi

Kansız devrim olmaz
Olur, oldu da, belki de (bana göre de) Atatürk'ün ender hatalarından sayilir hatta. O şu bu demesin kimse, o bahis edecekleri olaylar anca "küçük tatsızlıklar" seviyesindeydi, rahatsız olduğunuza göre, sizin (bahsedenler, o var şu var, bu var diyenler) açınızdan.
 
Türkiye'deki tek sorun malesef ekonomi değil. ayda 1000 usd maaş alsan da yine orada mutsuz olacaksın. Kültürel olarak muhafazakar bir ülkede yaşamak her zaman zor. dini olarak da muhafazakarlık var dolayısıyla 2x daha zor. kadın erkek ilişkisi de çok tutucu ki en önemlisi kadın erkek olarak iki taraf birbirine her anlamda ihtiyaç duyar, burada da sıkıntı var. şimdi ayda 2000 dolar da alsan orada mutlu olunmaz zaten.
İşte bu bağlamda yasalar,kanun ve genel kanı devreye girmek zorunda.Ama sen bunları elinin tersiyle itip "ben" moduna bağlarsan ortaya karışık menemen çıkar.MEB'e ayırdığın istikakı gidip başka yerlere aktarırsan ortaya büyük salgın çıkar hatta ölümler olmaya başlar.Ufak bir çocuk cinayeti diye ilgilenmeyip elinin tersiyle itersen yarın olaylar büyüdüğünde ne yapacağını bilemezsin.Ekonomi kötüye gitmeye başladığında önlem almayıp/alamayıp ne olacak moduna bağlarsan işi ,sonuçta o işin ipinin ucunun kaçtığını arkasından bakarak izlersin sadece.
Ayrıca ortada bir pasta var ise o pastayı adil olarak kesmek zorundasın, batılı ülkelerle aramızdaki en büyük fark işte tamda burada başlıyor.
Biz bu dediklerimi yeniden revize etmediğimiz sürece yıllar yılı bu konular üzerinde tepinir dururuz.
Düne kadar 100.000TL olan ev nasılda 4 000 000 TL bandına çıktı yada bizim yaşadığımız bölgede %25 boş konut var diyipte hala akıllı bina adı altında ne idüğü belirsiz binalar inşa etmeninde bir kanunu bir gerekliliği bir dayanağı olmak zorunda.ötesi saldım çayıra mevram kayıra olacaktır .İşte tamda bu noktadayız an itibariyle.
Ayrıca kadın-erkek ilişkisi ,din olgusu 15.yüzyıl ortaçağ mantığıyla ilerlediği sürece o konuda da maalesef ki hiçbir ilerleme sözkonusu bile olamaz.olamadı olamayacak.Bu olay resmen yeni nesilin Ateist olmasına kadar varıyor.Baskı nedeniyle çoğu ergen inançsız yetişmeye başladılar.
 
Son düzenleme:
d2
İşte bu bağlamda yasalar,kanun ve genel kanı devreye girmek zorunda.Ama sen bunları elinin tersiyle itip "ben" moduna bağlarsan ortaya karışık menemen çıkar.MEB'e ayırdığın istikakı gidip başka yerlere aktarırsan ortaya büyük salgın çıkar hatta ölümler olmaya başlar.Ufak bir çocuk cinayeti diye ilgilenmeyip elinin tersiyle itersen yarın olaylar büyüdüğünde ne yapacağını bilemezsin.Ekonomi kötüye gitmeye başladığında önlem almayıp/alamayıp ne olacak moduna bağlarsan işi ,sonuçta o işin ipinin ucunun kaçtığını arkasından bakarak izlersin sadece.
Ayrıca ortada bir pasta var ise o pastayı adil olarak kesmek zorundasın, batılı ülkelerle aramızdaki en büyük fark işte tamda burada başlıyor.
Biz bu dediklerimi yeniden revize etmediğimiz sürece yıllar yılı bu konular üzerinde tepinir dururuz.
Düne kadar 100.000TL olan ev nasılda 4 000 000 TL bandına çıktı yada bizim yaşadığımız bölgede %25 boş konut var diyipte hala akıllı bina adı altında ne idüğü belirsiz binalar inşa etmeninde bir kanunu bir gerekliliği bir dayanağı olmak zorunda.ötesi saldım çayıra mevram kayıra olacaktır .İşte tamda bu noktadayız an itibariyle.
Ayrıca kadın-erkek ilişkisi ,din olgusu 15.yüzyıl ortaçağ mantığıyla ilerlediği sürece o konuda da maalesef ki hiçbir ilerleme sözkonusu bile olamaz.olamadı olamayacak.Bu olay resmen yeni nesilin Ateist olmasına kadar varıyor.Baskı nedeniyle çoğu ergen inançsız yetişmeye başladılar.

haklısın da olay sadece din değil bence. gençler ateist de olsa, özellikle erkekler; kız arkadaşları üzerinde karar verme hakkı olduğunu düşünüyorlar. onu giyme, bunla konuşma onu takipten çıkar gibi. bu tamamen ataerkil kafa yapısı yüzünden. isterse ateist olaun bu kafa yapısı değişmiyor. bir birey, başka bireyin hayatına müdehalede bulunamaz. bunu insanların kafasına sokmak gerekir.
 
d2


haklısın da olay sadece din değil bence. gençler ateist de olsa, özellikle erkekler; kız arkadaşları üzerinde karar verme hakkı olduğunu düşünüyorlar. onu giyme, bunla konuşma onu takipten çıkar gibi. bu tamamen ataerkil kafa yapısı yüzünden. isterse ateist olaun bu kafa yapısı değişmiyor. bir birey, başka bireyin hayatına müdehalede bulunamaz. bunu insanların kafasına sokmak gerekir.
Sende haklısında ondan daha büyük sorunları çözmemiz gerekiyor öncelikle .Çocuklarımızın karnını doyuramıyoruz. Önceliğimiz karın doyurabilmek olay çok farklı biryere gidiyor.Ekonomi olmadan hiçbirşey olmuyor "maalesef"
 
Sende haklısında ondan daha büyük sorunları çözmemiz gerekiyor öncelikle .Çocuklarımızın karnını doyuramıyoruz. Önceliğimiz karın doyurabilmek olay çok farklı biryere gidiyor.Ekonomi olmadan hiçbirşey olmuyor "maalesef"
hocam aslında ekonomi en kolayı, diğer her şeyi doğru yaptığında ekonomi kendisi kalkınıyor. ama her şeyi yanlış yapıp sadece ekonomiyi kalkındırmaya çalışırsan olmuyor.

öncelikli yapılması gereken türk iktidarının daha önce "ekonomik mucize" gerçekleştiren ülkelerin ne yaptığına bakması gerekiyor.

deli gibi fabrika kurarak yerli silah sanayi üreterek ekonkmiyi kalkındıramazsın. eğer bu şekilde işleseydi tüm komünist ülkeler zengin olurdu.

yapılması gereken ilk şey, acil bir kanun ile merkez bankası tamamen bağımsız bir yapıya kavuşturulmalı ve iktidar ile bir alakası kalmamalı. hemen ardından vergiler dibe kadar düşürülmeli. sonrası hukuk yine bağımsız olmalı. Peşinden yolsuzluk ile mücadele.

zaten bu durumda piyasaya olan güvenden yabancı yatırımcı gelip senin ülkeni kalkındıracaktır. böylece ülkeye giren bol dövizlerle istediğin yerli fabrika ve şirketleri de kurabilirsin. ancak ilkini yapmayıp, sadece yerli şirketler kurup yerli arabalar tanklar üreterek ekonominin kalkınmasını bekleyemezsin. ekonominin devlet müdehalesinde ve devlet elinde olduğu hiçbir ülkede ekonomik kalkınma olmamıştır. tek bir örneği yoktur. dolayısıyla, ekonomi tek başına çözebileceğimiz bir sorun değildir. bir sürü sorunun zincirleme olarak yaşanması neticesinde ekonomi çökmüştür. türkiye, fiili olarak hukuk devleti değildir ve ekonomisi yerli sanayinin kalkınmasına rağmen kötü gittmeye devam edecektir
 
hocam aslında ekonomi en kolayı, diğer her şeyi doğru yaptığında ekonomi kendisi kalkınıyor. ama her şeyi yanlış yapıp sadece ekonomiyi kalkındırmaya çalışırsan olmuyor.

öncelikli yapılması gereken türk iktidarının daha önce "ekonomik mucize" gerçekleştiren ülkelerin ne yaptığına bakması gerekiyor.

deli gibi fabrika kurarak yerli silah sanayi üreterek ekonkmiyi kalkındıramazsın. eğer bu şekilde işleseydi tüm komünist ülkeler zengin olurdu.

yapılması gereken ilk şey, acil bir kanun ile merkez bankası tamamen bağımsız bir yapıya kavuşturulmalı ve iktidar ile bir alakası kalmamalı. hemen ardından vergiler dibe kadar düşürülmeli. sonrası hukuk yine bağımsız olmalı. Peşinden yolsuzluk ile mücadele.

zaten bu durumda piyasaya olan güvenden yabancı yatırımcı gelip senin ülkeni kalkındıracaktır. böylece ülkeye giren bol dövizlerle istediğin yerli fabrika ve şirketleri de kurabilirsin. ancak ilkini yapmayıp, sadece yerli şirketler kurup yerli arabalar tanklar üreterek ekonominin kalkınmasını bekleyemezsin. ekonominin devlet müdehalesinde ve devlet elinde olduğu hiçbir ülkede ekonomik kalkınma olmamıştır. tek bir örneği yoktur. dolayısıyla, ekonomi tek başına çözebileceğimiz bir sorun değildir. bir sürü sorunun zincirleme olarak yaşanması neticesinde ekonomi çökmüştür. türkiye, fiili olarak hukuk devleti değildir ve ekonomisi yerli sanayinin kalkınmasına rağmen kötü gittmeye devam edecektir
"Merkez bankasından tamamen bağımsız" sence bu mümkün mü açıkçası bence hayal ürünü.Mevcut konjektürde olay zaten bunun üzerine kurulu.
Bak çözüm şu halbuki;
1-Vergi düzeni değişmeli :Azdan az çoktan çok düzeni gelmeli ama herkese.
2-İnşaat işine artık lanet olsun denilip tarım işine dönmeliyiz.
3-ithalata teşvik değil ihtracata çok daha fazla teşvik vermeliyiz.
4-Gereksiz yada fazla olan tüm devlete ait yerleri azaltmalıyız,daha efektif kılmalıyız.
5-Zaruri ürünlerin tamamında inanılmaz yük binmiş olan ÖTV ÇTV KDV yi hafifletmeliyiz ki insanlar biraz nefes alsın.Bunu başka yerlerden çıkartmalı mevcut hükümet.Bunalttı bıktırdı usandırdı.
6-Piyasadaki denetimi arttırıp %500 kazanca bir çözüm bulmalıyız.
Vb. vb. daha çok arttırabiliriz ama bunun için öncelikle ivedilikle parlementer sisteme dönmeliyiz.
Öncelikle düşük maaş alan kesime bir rahat nefes aldırmak olmalı . 10000 TL maaş olmamalı.
 
Çiftçiler göründüğünden çok daha büyük bir sıkıntıda. Hükümetin tarım konusunda ciddi bir adım atması lazım yoksa o krizin altından kalkmak zor olur
 
"Merkez bankasından tamamen bağımsız" sence bu mümkün mü açıkçası bence hayal ürünü.Mevcut konjektürde olay zaten bunun üzerine kurulu.
Bak çözüm şu halbuki;
1-Vergi düzeni değişmeli :Azdan az çoktan çok düzeni gelmeli ama herkese.
2-İnşaat işine artık lanet olsun denilip tarım işine dönmeliyiz.
3-ithalata teşvik değil ihtracata çok daha fazla teşvik vermeliyiz.
4-Gereksiz yada fazla olan tüm devlete ait yerleri azaltmalıyız,daha efektif kılmalıyız.
5-Zaruri ürünlerin tamamında inanılmaz yük binmiş olan ÖTV ÇTV KDV yi hafifletmeliyiz ki insanlar biraz nefes alsın.Bunu başka yerlerden çıkartmalı mevcut hükümet.Bunalttı bıktırdı usandırdı.
6-Piyasadaki denetimi arttırıp %500 kazanca bir çözüm bulmalıyız.
Vb. vb. daha çok arttırabiliriz ama bunun için öncelikle ivedilikle parlementer sisteme dönmeliyiz.
Öncelikle düşük maaş alan kesime bir rahat nefes aldırmak olmalı . 10000 TL maaş olmamalı.


ben zaten kalkınmak istiyorsak dedim, bazen iktidarlar kalkınmak istemez bilerek. saydığın tüm maddelerin tamamı merkez bankasının bağımsız olmasından geçer. bunu yapmıyorsak diğerlerini yapmanın anlamı zaten yok. bazı ülkeler, özellikle sol iktidarlı ve sosyalist ideolojideji bir takım ülkeler bilerek ve isteyerek kalkınmak istemediler. çünkü bu şekilde bırakılmış bir halkı yönetmek, onların parasını yemek çok kolay. kalkınmış bir ülkede, refah bir ülkede bu kadar para da yiyemezler, bu kadar güç sahibi de olamazlar.

Ama dediğim gibi türkiyeye refah, öyle tank, helikopter, uçak falan üretmeyle gelmez. evet bunlar faydalıdır ancak ekonomik kalkınma sağlamaz. dünyanın en büyük bankalarından biri Santander bile türkiyeye gelmiyor bir adım yol ispanyadan.

Soruna gelirsek, sence mümkün mü demişsin. Bence mümkün değil. Ben olması gereken şeyi söyledim kalkınmak için. Olacakları söylemedim.

Olacakları söylememi bekliyorsan daha önce de yazmıştım. Kendi fikrim,

Bence bir ülkenin gelişmiş olması için belli bir nüfus limiti ve belli bir zaman makası var. Bu makası kaçırdığı andan itibaren bir daha gelişmiş ülke olma şansını tekrar elde edemiyor ya da mucizeler gerekiyor.

bunun için belli bir nüfus eşiği var, belli bir nüfusu aşmadan önce gelişmiş olup sonra nüfus artarsa işler çok kolay. ama nüfus çok artıp gelişmiş ülke olamadıysan o nüfusla tekrar gelişmiş ülke olma şansını elde etmek çok zora giriyor.


Bana göre, elindeki halk kitleleriyle ve mevcut devlet sistemleriyle önümüzdeki 50 yıl gelişmiş ülke olamayacak ülkeler Türkiye, nijerya, filipinler, endonezya.
en az 30 yıl daha gelişmekte olan ülke olarak kalacaklar, brezilya arjantin Meksika.


bunun haricinde, şili, malezya, singapur gibi ülkeler, belki çin gelecek 10-15 yılda gelişmiş ülke olacaklar.

türkiyenin durumu çok kötüye gitmese de yerinde sayacaktır, ama ben kötüye gideceğini düşünüyorum. çünkü iyiye gitmesi için bir gerekçesi yok. hatta ekstra olaylar olursa failed state olabilir
 
Çiftçiler göründüğünden çok daha büyük bir sıkıntıda. Hükümetin tarım konusunda ciddi bir adım atması lazım yoksa o krizin altından kalkmak zor olur
Şuanki düşünce yapısında çiftçilerin iş yapması istenmiyor ki zor durumda olsunlar. Hiç fiyatına arazilerinin satılmasını oraya da bina inşa edilmesi bekleniyor. İşte tamda zihniyet bu noktada. Halbuki bizi düzlüğe çıkarabilecek en önemli etmenlerden başlıcası tarım ama o kafa yapısı öldü.Allah rahmet eylesin. "Üzülerek".
 
ben zaten kalkınmak istiyorsak dedim, bazen iktidarlar kalkınmak istemez bilerek. saydığın tüm maddelerin tamamı merkez bankasının bağımsız olmasından geçer. bunu yapmıyorsak diğerlerini yapmanın anlamı zaten yok. bazı ülkeler, özellikle sol iktidarlı ve sosyalist ideolojideji bir takım ülkeler bilerek ve isteyerek kalkınmak istemediler. çünkü bu şekilde bırakılmış bir halkı yönetmek, onların parasını yemek çok kolay. kalkınmış bir ülkede, refah bir ülkede bu kadar para da yiyemezler, bu kadar güç sahibi de olamazlar.

Ama dediğim gibi türkiyeye refah, öyle tank, helikopter, uçak falan üretmeyle gelmez. evet bunlar faydalıdır ancak ekonomik kalkınma sağlamaz. dünyanın en büyük bankalarından biri Santander bile türkiyeye gelmiyor bir adım yol ispanyadan.

Soruna gelirsek, sence mümkün mü demişsin. Bence mümkün değil. Ben olması gereken şeyi söyledim kalkınmak için. Olacakları söylemedim.

Olacakları söylememi bekliyorsan daha önce de yazmıştım. Kendi fikrim,
Katılıyorum.İşin en kötü tarafı çok ama çok uzun bir süre aldı bu basiretsizlik ,öncemizi ,şuanımızı ve hatta geleceğimizi bile karartma seviyesinde. Artık bunaldık herşeyden. Bir ışık istiyoruz ama maalesef o da yok.
 
Hizmet zaten pahali 1.dunya ulkelerinde o ayri bir konu,bizde usta yok herkes uni mezunu oldu degeri kalmadi

SM-A546E cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Eline cekic alan ustayim diyor, okuz yukuyle de para istiyor. Burasi Dogu Anadolu'dan kalkip Meksika uzerinden ya da gemilerden atlayip gelen "usta"larla dolu. Digerleri de kebap ustasi. Yersen.

Allah kurtarsin🫣

Saka tabi saygı duyarım ama bir Cukurova'li olarak bize ters be renkdas

SM-A546E cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Degilim. Dalgasina yazdim.
 
y.dısı iphone kayıt ücretleri 45 bin oluyomus

bi telefon kendinize alirken 2 telefon da hökümete hediye ediyorsunuz👌👏
 
Geri
Üst Alt