- 1 Haziran 2011
- 847
- 54
- 988
Şansal Büyüka'nın Galatasaray'daki sorunları açıkladığı mesajı okurken aklıma geldi. Sistem ve Sabır başlıklı yazımı yazarken arada şöyle satırlar geçiyordu. "...Ferguson yaklaşık 4 yıldır teknik direktör olsa bile hala bazı oyunculardan gençtir ve onların saygısını kazanma konusunda sıkıntılar yaşamaktadır... İskoçya liginde şampiyon olmuşlardır. 15 yıldan sonra ilk defa lig Rangers veya Celtic tarafından kazanılmamıştır. Ferguson artık oyuncuların saygısını kazanmaya başlamıştır..."
Oyuncu ile teknik direktör arasındaki otorite sorunsalı bir ekibin başarısı için önemli bir noktadır. Yukarıdaki cümleler genç yaşta teknik direktör olan Ferguson'un bu otoriteyi kazanmada yaşadığı zorlukları özetler nitelikte. Prandelli bir kaç ay önce takımın başına geldi ve yanlış saymadıysam 11. resmi maçına çıktı. Sezon başında beklenmedik bazı oyuncular kadro dışı bırakıldı. Ayağının tozuyla kulüp yönetimi istifa etti ve sahadaki kaosun ortasında kaldı. Tüm bunlar sizin ilk yurtdışı deneyiminizde yaşanıyorsa cehennemin içinde yaşıyorsunuz demektir. Bu noktada kim olursanız olun ipleri ele almak zordur. Yönetim değişikliklerinde en çok etkilenenler de sahada hiyerarşi olarak yönetime en yakın olan teknik direktörler olur. Hatırlanacağı gibi Aysal'ın istifa sinyalleri verdiği günlerde ilk Prandelli'nin durumunu tartışılmaya başlanmıştı. Bu Prandelli konumundaki herhangi bir kişinin otoritesini kariyerinden, kişiliğinden bağımsız olarak mutlak derecede sarsar. Bunun sonucu ister istemez sahada teknik direktör oyuncu arasındaki ilişkilere de yansır. Şansal'ın açıklamaları da bu sürecin yansımaları hakkında bize ip ucu vermiş durumda.
Forumda taraftarın nabzını iyi tutmuşsam eğer taraftarın büyük geneli sahadaki oyuncuların performanslarından memnun değil ve hatta bir kısmı bazı oyuncuların iyi niyetinden dahi şüphe ediyor. Aynı profildeki kişilerin çoğu Prandelli'den de memnun değiller ama ironik şekilde sahadakilere göz dağı vermek istiyorsalar gelecek hafta AliSamiYen Arena'da Prandelli'ye yüksek desibelden destek vermeliler. Tek tek birilerini hedef alarak ıslıklamak çare olmayacağı gibi yarayı daha da derinleştirecektir. Stratejik davranmak en doğrusu olacaktır.
Taraftarın sahada kimin patron olduğunu oyunculara hissetirmesi gerek. Terim dönemlerinde oyuncuların kısmen otoriteye daha itaatkar olmalarının sebebi kötü giden durumda biletin teknik direktöre değil oyunculara kesileceğinin farkında olmalarıydı. Böyle bir destek hem Prandelli'ye kısmen özgüven vereceği gibi öte yandan oyunculara da bir gözdağı olacaktır. Teknik direktörün kişisel otoritesi ne kadar güçlü olursa olsun onun arkasında bu özel gücü hissetmeyen oyuncu bu otoriteyi bilerek ya da bilmeyerek pozisyonu gereği sarsar. Taraftarın doğru adımı atması gerek.
Oyuncu ile teknik direktör arasındaki otorite sorunsalı bir ekibin başarısı için önemli bir noktadır. Yukarıdaki cümleler genç yaşta teknik direktör olan Ferguson'un bu otoriteyi kazanmada yaşadığı zorlukları özetler nitelikte. Prandelli bir kaç ay önce takımın başına geldi ve yanlış saymadıysam 11. resmi maçına çıktı. Sezon başında beklenmedik bazı oyuncular kadro dışı bırakıldı. Ayağının tozuyla kulüp yönetimi istifa etti ve sahadaki kaosun ortasında kaldı. Tüm bunlar sizin ilk yurtdışı deneyiminizde yaşanıyorsa cehennemin içinde yaşıyorsunuz demektir. Bu noktada kim olursanız olun ipleri ele almak zordur. Yönetim değişikliklerinde en çok etkilenenler de sahada hiyerarşi olarak yönetime en yakın olan teknik direktörler olur. Hatırlanacağı gibi Aysal'ın istifa sinyalleri verdiği günlerde ilk Prandelli'nin durumunu tartışılmaya başlanmıştı. Bu Prandelli konumundaki herhangi bir kişinin otoritesini kariyerinden, kişiliğinden bağımsız olarak mutlak derecede sarsar. Bunun sonucu ister istemez sahada teknik direktör oyuncu arasındaki ilişkilere de yansır. Şansal'ın açıklamaları da bu sürecin yansımaları hakkında bize ip ucu vermiş durumda.
Forumda taraftarın nabzını iyi tutmuşsam eğer taraftarın büyük geneli sahadaki oyuncuların performanslarından memnun değil ve hatta bir kısmı bazı oyuncuların iyi niyetinden dahi şüphe ediyor. Aynı profildeki kişilerin çoğu Prandelli'den de memnun değiller ama ironik şekilde sahadakilere göz dağı vermek istiyorsalar gelecek hafta AliSamiYen Arena'da Prandelli'ye yüksek desibelden destek vermeliler. Tek tek birilerini hedef alarak ıslıklamak çare olmayacağı gibi yarayı daha da derinleştirecektir. Stratejik davranmak en doğrusu olacaktır.
Taraftarın sahada kimin patron olduğunu oyunculara hissetirmesi gerek. Terim dönemlerinde oyuncuların kısmen otoriteye daha itaatkar olmalarının sebebi kötü giden durumda biletin teknik direktöre değil oyunculara kesileceğinin farkında olmalarıydı. Böyle bir destek hem Prandelli'ye kısmen özgüven vereceği gibi öte yandan oyunculara da bir gözdağı olacaktır. Teknik direktörün kişisel otoritesi ne kadar güçlü olursa olsun onun arkasında bu özel gücü hissetmeyen oyuncu bu otoriteyi bilerek ya da bilmeyerek pozisyonu gereği sarsar. Taraftarın doğru adımı atması gerek.