Sezon sonu itibari ile hemen gitmesini istiyordum Lucescu ismini çok istiyordum ama son 1 haftadır sakin kafayla düşününce gerçekten kalması gerekiyor.
Bu gün eşki'de hakkında çok güzel bir yazı okudum. Zamanı olan varsa okusun durumu çok güzel özetliyor,
"şampiyon kadroyu aldı" gibi sığ ve basit bir mantıkla eleştirilmemesi gereken teknik adam. o şampiyon kadro, rakipleri fb ve bjk şike sebebiyle sürünürken kurulan yaşlanmış ve doyuma ulaşmış bir kadroydu. o kadro geçen sene tamamen fenerbahçenin formsuzluğu sebebiyle başarılı göründü. sidik zoruyla çevrilen birçok maç vardı geçen sezon. bu sezonun başında fatih terim varken de oynanan futbol, geleceğin bu sezon için karanlık olduğunu alenen belli ediyordu zaten. çünkü artık oyuncularda belirgin bir bezginlik söz konusuydu.
2013 - 14 sezonu için terimin yaptığı -hatta yapamadığı ya da yapmadığı- kadro planlaması mancininin başına patladı. arsenalın paf takımını yenerek elde edilen emirates kupası her şeyi toz pembe gösterse de, terim bağıra bağıra kendini gösteren takım içi alternatif sorununa hiçbir çözüm bulmadı.
çift forvetli sistemle oynuyorken takımda sadece 3 forvet bulunması -ki forvetlerin biri damda biri şamda- bile yapılan planlamanın ne kadar baştan savma olduğunu gösteriyor zaten. kanatlarda oyuncu eksikliği olduğu halde sadece brumanın alınmış olması, amrabat gibi, dany gibi gereksiz oyunculara para dökülmüş olması vb terimin kadro planlamasındaki yetersizliğinin ve vurdumduymazlığının göstergesi.
2011 - 12 sezonunda rakipleri sürünürken şampiyon olamaması imkansızdı. o sezon sorunlu adamları takıma doldurup bir sezonluk verim de aldı. lakin geçen sezon drogba gelmeseydi, deplasmanda akhisarı bile yenemeyen bir galatasaray vardı. drogba transferi geçen sene galatasarayı şampiyon yaptı. yoksa terimin 2012 - 13 takımı da rezalet futbol oynuyordu ligde.
mancini tüm bu iki sezonun tükenmişliği, yorgunluğu, doymuşluğu ve yanlış planlamaları üzerine geldi. elinde kanat oyuncusu olarak amrabat, bruma ve aydın vardı. ikisi sezonu kapattı, biri oynasa bir oynamasa bir. çift forvetli sistemi bozmadan devam etti, bu sefer sneijderı dizilişte kanada yerleştirip merkez ağırlıklı oynatmaya çalıştı, yine eleştirildi.
şimdi hafızalar zayıf olduğu için atlanıyor. terim döneminde takımın bariz oyun içi sorunları vardı. duran toplar hem savunmada, hem hücumda rezaletti. melo tek başına duran top kaderi belirliyordu savunmada; drogba geldiğinden beri de frikikten gol atamaz olmuştu takım. kontra atağa çıkamıyorduk. 4e 2 pozisyonlarda oyuncular ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü çalışılmıyordu bu. takım kontrollü oyunu beceremiyordu. terim bunun da üzerine gitmedi. bam bam bam saldıralım dedi ama iki sezonda real madridden toplamda 11 gol yedi, toplam 3 maçta.
mancini geldikten sonra bir süre takım iyi savunma yapmaya başlamıştı. 3 5 2 de tutuyordu. lakin bu oyuncular artık bezmiş durumdaydı. istediğin dizilişi yap, saha içinde o oyuncuların performansına ve ruh durumuna bakar. oyuncuların hepsi sezon bitse de rahatlasak kıvamında oynadı.
toplamda mancini sefası sürülmüş, cefaya teşne bir takımı aldı kontrolüne. o yüzden şampiyon kadroyu aldı geyiği, sadece şark kurnazlığıyla hocayı eleştirmek için kullanılan basit bir terimspor argümanı.
gelelim mancininin bence karnesine. skor bazlı baktığımda, şampiyonlar ligine direkt katılım, türkiye kupası şampiyonluğu, şampiyonlar liginde juventusu saf dışı bırakarak gelen ikinci tur: başarılıdır. bahsettiğim psikolojik ve kolektif sorunları haiz bir ekibin bunları kazanması takdir edilmelidir.
mancini geldiğinden beri tek bir şey söylüyor, "bu takım benim takımım değil." juventus maçı kazanıldıktan sonra da söyledi bunu. çünkü bu takım onun takımı değil, planlamayı o yapmadı. ince ayrıntıları o tasarlamadı. oyun planına göre alternatif içeren bir kadro kurma şansı olmadı. basit zihinler sneijderla drogbayı görünce "tamam yauu bu kadro süper hoca kötü" kafasına giriyorlar. o kadar basit değil o iş.
sonrasında da "kadronun bu olduğunu biliyordu" geyikleri geliyor. mancininin ikinci söylediği şeyse şu: "bana bir proje sunuldu." mancini uzun süreli bir projeyle türkiyeye getirildi. sinan engin, ahmet çakar vb şark kurnazlarının eleştirileri bir yana, mancini kalibresinde bir adamı türkiyeye getirmek o kadar basit değildir. bu adam kadroyu biliyordu ama gelecekte kendine ait bir galatasaray kurma fikriyle buralara kadar gelmiş bulundu. devre arasında yapılan o genç oyuncu transferlerinin sebebi de budur. bu sezonu kurtarmak değil, gelecekte kendi takımını kurmak için yaptığı transferler. tabii sığ zihinler her şeyi "oh bugün de karnımız doydu" mantığıyla düşündüğü için yine aynı tavra giriyorlar.
tek tek maç bazında bakarsak elbette hata yaptığı çok şey var. fakat bu adam bu göreve, kendini mental olarak hazırlayamadan geldi. yönetim nasıl bir projeyle aklını çeldiyse -ki ayrıntıları bilmiyoruz- gelir gelmez juventus maçına çıktı. çok stresli bir maçla başladı galatasaray kariyeri. hem takımı sezon başında mental ve taktiksel olarak hazırlayamadı, hem kendisi mental olarak hazırlanacak süreyi bulamadı. burada da sorumlu kendisi değil. tüm bu zor şartlara rağmen bu adam 3 kulvarın 3ünde de asgari hedefine ulaşmışsa hem oyuncuların hem kendisinin hem yönetimin tebrik edilmesi lazım.
ha, diyorsanız ki "bu oyunu ben sevmiyom, her maç 100 şut çekmeliyiz," üzgünüm ama bir futbol takımı sizin hastalıklı takıntılarınız tatmin olsun diye kurulmaz. dünya futbolu 30 dakika top oynayıp sonra yorgunluk ve konsantrasyon kaybından real madridden 6 yiyen bir takımı reddeder. kontrollü oynayıp gerekirse 2 - 0 yenilen, ancak her an momentumu eline alabilecek ayaklara sahip dengeli bir takım ister.
haliyle mancini başarısız sayılamaz. esas başarısı ise gelecek sezon ölçülecektir.
paylaş
20.05.2014 18:20 zimbabweasillibaglamavirtuozu