Sportif Direktör Nedir veya Sevilla Neden Başarılı?

Sevilla, Monchi yüzünden başarili.

The secret behind Sevilla’s success? Meet Monchi, the transfer wizard | Football | The Guardian

Monchi was appointed as Sevilla’s sporting director in 2000 when the club faced a financial crisis and had just been relegated. On Wednesday they play in the Europa League final and four days later in the final of the Copa del Rey

Ramón Rodríguez Verdejo is running through the team written on the paper in front of him, smoke rising slowly from the cigarette in his right hand, a Coke bottle on the table. Andrés Palop in goal; a back four of Dani Alves, Federico Fazio, Martin Cáceres and Adriano; Ivan Rakitic, Júlio Baptista, Seydou Keita and Christian Poulsen in midfield; Luís Fabiano and Carlos Bacca up front. All men he signed, for little over €25m (£23.5m). All men he sold too, for around €170m.

Inside, Monchi explains: “Sixteen people cover a series of leagues. For the first five months we watch a lot of football but with no particular aim: we’re just accumulating data. Every month we produce an ideal XI for each league. Then in December we start watching players who appeared regularly in different contexts – home, away, international – to build the broadest possible profile.”Monchi pulls out his phone and, carefully reducing the image so the names can’t be seen, says: “That gives us this.” A colour-coded spreadsheet shows players by position. Around 250 potential targets, in all positions.

“The manager says: ‘I want a left-back who averages 11km a game, runs 800m at full speed, uses both feet.’ And from these, 10 will fit.”

Negotiations come next, where you have to know the market, have an alternative, and be realistic. “The guy selling a Seat Leon will claim it’s a better model,” Monchi says. “Kanouté wasn’t the first option; we were going after Fred, the Brazilian. We wanted [Kevin-Prince] Boateng before Keita. And if a player says: ‘Chelsea want me,’ I say: ‘What are you talking to me for, then?’ But if Swansea or Spurs want you, let’s talk. I sell the city, the club: a serious club that pays as promised, which sounds trivial but isn’t.”
 
guzel bir yaziymis, sukrru

burasi ilginc harbidanda

“Sixteen people cover a series of leagues. For the first five months we watch a lot of football but with no particular aim: we’re just accumulating data. Every month we produce an ideal XI for each league. Then in December we start watching players who appeared regularly in different contexts – home, away, international – to build the broadest possible profile.”

Monchi pulls out his phone and, carefully reducing the image so the names can’t be seen, says: “That gives us this.” A colour-coded spreadsheet shows players by position. Around 250 potential targets, in all positions. “The manager says: ‘I want a left-back who averages 11km a game, runs 800m at full speed, uses both feet.’ And from these, 10 will fit.”
 
Herkes işe komisyon olarak baktığı için bizde olmaz

Lanet gelsin Dursun ve Yonetime!
Dayak yiye yiye gideceksiniz!
 
sürekli yabancı sınırı ile oynayıp durursan Lig gelişmez tabiki.
Sportif Direktör denince Transferleri kovalayan yada yapan, takım içindeki sorunları çözen, Yurtdışındaki bağlantılarını kullanan birisi akla geliyor. Sevilla gibi düzenli külüp ve Liglerde 10 numara işliyor işte.
 
Sevilla'yı her yıl yeniden dizayn eden ve başarının baş mimarı sportif direktör Monchi.
Ci6uadzWgAIIAJP.jpg:large
 
Basarili olan, gercekten iyi zaten 8-9 tane sportif direktör var. Zaten onlari da Turkiyeye getirmek imkansiza yakin.
 
ÖNCEKİ perşembe akşamı üst üste 3. Avrupa Ligi Kupası için dev bir adım atan Sevilla, 190 milyon Euro'luk bir ekip.
Yani F.Bahçe’nin bugünkü, G.Saray’ın da geçen yılki kadrolarından çok fazla bir bütçeyle kurulmuş değil.

Sezon başında en iyi iki oyuncusu Bacca’yı Milan’a, Vidal’i Barcelona’ya satmalarına rağmen nisan tabloları yine harika: Avrupa Ligi’nde yarı finaldeler. İspanya Kupası’nda finalde.

Eğer bu iki yolla Avrupa bileti alamasalar bile yine lig sıralamasıyla Kupa 2’ye gidebilirler.

Son 10 yılda 4 UEFA Kupası, bir Süper Kupa, iki de İspanya Kupası kazandılar.

Üstelik bu dönemde 7 antrenör değişikliği yaptılar.

Ama değişmeyen bir şey vardı: O da sportif direktörleri Monchi...

Kulübe Sergio Ramos, Kanoute, Dani Alves, Navas, Reyes, Adriano ve Rakitic gibilerini kazandıran Monchi...

Peki Türk futbolunun kendi Monchi’sini bulma şansı var mı?

Bulmalı mıdır ya da?

Nedir bu sportif direktörlük sahi?

Ne iş yapar?

Avrupa’da her kulüpte var mıdır?

Türkiye koşullarında sportif direktörlük yapmak mümkün müdür?

NEDİR BU SPORTİF DİREKTÖRLÜK?

Ansiklopedik bir karşılığı olmamakla birlikte, sportif direktörlüğün tanımı aşağı yukarı şu: Sportif direktör, genelde eski teknik direktör ya da eski futbolculardan seçilir; hocayı asiste eder, yönetim kuruluyla köprü vazifesi görür.

Teknik direktör bütün mesaisini idmanlara, taktik çalışmalara ayırdığı için; onun yetişemeyeceği birtakım işler de sportif direktörün alanındadır: Oyuncu izleme ekipleriyle ilişkiler kurar, bütçeye, altyapıya, akademiye kafa yorar.

Genelde teknik direktör seçiminde de bulunur, hatta bulunmalıdır da...

Zira eğer sportif direktörün, teknik direktör seçen masada olduğu bilinirse, yeni gelen hoca da tam bir güven hisseder; sportif direktörle çatışma içine girmez.

TÜRKİYE’YE UYGUN MUDUR?

Kesinlikle evet. Hem de bu ülkenin sportif direktöre ihtiyacı, İngiltere’den filan birkaç kat fazla.

Ligdeki 18 takım içinde geçen yılki teknik direktörüyle yola devam eden yalnızca 3’ken, kulüplerin anlayış istikrarını sağlayacak yegâne pozisyondur sportif direktörlük.

Bu kadar teknik direktör hareketini yavaşlatabilecek adam da ‘sportif direktör’dür aslında.

Çünkü futbol tecrübeleri olmayan kulüp yöneticilerinin teknik direktörün başarısını ölçmede kullandıkları metot yanlış olabilir.

Ki bir ligde bir sezonda 30 teknik direktör çalışıyorsa, bu metodun doğru olduğuna kimse beni ikna edemez.

Futbolun içinden gelen bir sportif direktör, teknik adamın başarısını doğru ölçme konusunda da yönetim kurulunun ufkunu genişletebilir.

Belki de yönetim kurulunun 9’uncu haftada göndereceği bir hocaya sportif direktörün kazandıracağı bir 8 hafta, daha fazla ‘4 yıllık G.Saray-Terim’ evliliği yaşatabilir Türk futboluna...

PEKİ NEDEN UYMADI Kİ BİR TÜRLÜ BİZE?

Türkiye’de sportif direktörlük kurumunun tam olarak yerleşememesinin altında iki güçlü neden yatıyor: Birincisi, teknik direktörün sportif direktörü bir tehdit olarak görmesi.

Oysa Sevilla’nın dâhi sportif direktörü Monchi, pozisyonunu şöyle tanımlıyor: “Ben kendimi antrenör için bir araç olarak görüyorum. Emery, bana istediği futbolcunun özelliklerini söyler, ekibimle o özellikte oyuncu ararım ben de. Sportif direktörün temel vazifesi, antrenörle koordinasyondur zaten.” İkinci sorun da, kulüp başkanlarının bu pozisyonu ekstra bir maliyet olarak görmeleri.

Dünyanın dört bir yanına maç izlemeye adam göndermeyi masraflı görmeleri Monchi, bunda da farklı düşünüyor: “Dünyanın hiçbir yerinde oyuncu izleme ajanımız yok. Sevilla merkezli küçük bir ekibiz, gerektiğinde Belçika’da, Fransa’da veya Şili’de maç izliyoruz. Dünyanın bütün ligleri televizyonda ve internetteyken gerçekten Güney Amerika’da arama-tarama ekibimiz olduğunu mu sanıyordunuz siz?”

Bu ülkenin kendi Monchi’lerini çıkarması gerektiğini düşünmeme neden olansa çok naif bir öyküydü aslında.

Yine Monchi anlatıyor: “Rakitic’in Bundesliga performansından etkilenmiştim. Hayır, sadece futbolcu olarak değil, karakter olarak da. Sevilla kentine ve takıma aidiyet duyacağını hissetmiştim bu genç çocuğun. Beni yanıltmadı: Sevilla’daki ilk gecesinde oturduğumuz restoranda bir garson kız ile tanıştı. Genç kızın adı Raquel’di... Halen görüşüyoruz Raquel’le. Ve tabii eşi Rakitic ve çocukları Althea ile birlikte.”

Sevilla nasıl Sevilla oldu sahi?

Dani Alves’leri, Rakitic’leri nasıl buluyor?

Tüm dünyada yüzlerce adamları mı var maç izleyen?

Futbolcu mu transfer ediyorlar kente, yoksa insan mı?

Rakitic nasıl oldu da uyum sağladı bu Barcelona’ya yahu?

Peki Arda da aynı mı hissediyor Rakitic’le?

Nasıl seçiyorlar oyuncuları, karakterlerini de izliyorlar mı?

Cevap tek bir küçük öyküde gizli sanırım: Bir kulübe sadece iyi futbolcular değil, aşık gençler lazım...

Ve o aşıkları seçecek gözler...

HER KULÜBE GEREKLİ MİDİR?

İdman organize eden, sonraki maça hazırlık yapan, oyuncularıyla bire bir ilgilenen herhangi bir hocanın kalan işlere vakit ayırması mümkün değildir.

Dünyanın kalan bütün futbolcularını nasıl takip edebilecek?

Sözleşmelerle-bütçeyle nasıl ilgilenecek?

Hocanın sonraki maçı veya bir sonraki ayı düşündüğü sırada; sportif direktör bir sonraki yılın planlarını yapan adamdır kısaca.

Uğur Meleke



Kulüpten ayrılacağını Sevilla kulübüne bildirmiş.

SPORT English sur Twitter : "ULTIMA HORA | According to @eldesmarque_sfc, Monchi has communicated to Sevilla that he will leave the club."
 

Mourinho Manchester United'a Director of Football olarak istiyormuş bu elemanı, teklif yapmış.

Monchi comunica que se va: ya maneja una oferta del United - AS.com


Bu elemandan önce Atletico Madrid'in sportif direktörü Berta'ya teklif yapmış Manchester ama kabul etmemiş, Atletico Madrid'de kalmak istiyormuş.


He went from being a banker to transfer market wizard: Berta turns down Man United to stay at Atletico - GianlucaDiMarzio.com - Il vostro sito di calciomercato.


Sportif direktör transferleri de konuşulacak sanırım bu yaz.
 
Sevilla sportif direktörünün transferleri.

Solda oyunculara ödedikleri bonservis, sagda ise oyuncunun satisindan kazandiklari bonservis bedelleri var.

CkBSMJMWkAAgIvA.jpg
 
Geri
Üst Alt