Futbolu ciddi bir şekilde takip ettigim dönem Özhan Canaydın dönemiyle başlıyor, öncesinde basit taraftardim. Maçları izler, ne transfer takip ederdim, ne yöneticiler kim bilirdim. Hele ki Aysal döneminde çok yakinen takip ettim. Madem sen vakıfsin güzel kardesim, bize anlatabilir misin neden Riva izni
Futbolu ciddi bir şekilde takip ettigim dönem Özhan Canaydın dönemiyle başlıyor, öncesinde basit taraftardim. Maçları izler, ne transfer takip ederdim, ne yöneticiler kim bilirdim. Hele ki Aysal döneminde çok yakinen takip ettim. Madem sen vakıfsin güzel kardesim, bize anlatabilir misin neden Riva izni verilmediğini-ki o dönem gerçekten çok karşı çıkmıştım, mal varlığı satılmaması icin- FTnin TFF başkanı, Ali dürüst ve Abdulrahimle Ünal Aysalin kuyusunu neden kazdigini anlatabilir misin? Ünal Aysal dediğimiz adamın yanlışları olduğunu kabul ediyorum. Ama kulübün zamaninda yok olmamasini sağlayan ve ciddi manada ileri götüren, klasik Galatasaray siyaseti, ego ve konjonktür tarafından yenilen eski başkana saygım sonsuz. Gelse tekrar yapabileceğini düşünmüyorum. Ama suanki yönetim gibi her alanda ezilen Galatasaray olmayacağını biliyorum. Peşkeş cekilmeyecegimizi biliyorum. Birileri memnun olacak diye karsız anlaşmalarla arazilerimizden olmayacagimizi biliyorum.
Rahmetli Mustafa Cengizin yapılan bu saçma anlasmalar yüzünden neler çektiğini ve ne kadar uğraş verdiğini biliyorum. Onunda şansına başkan yiyen FT vardı ne hikmetse. Madem vâkıfiz Galatasaraya, Dursun dönemleri ile Aysal dönemleri arasında yapılan yanlışların ve doğruların kıyasıni isteyelim sizden. Aysal Galatasaray için neler yapmış 82 yılda, Dursun neler yapmış 72 yılda. Kim kâr elde etmiş, kim neler yapmış öğrenelim sizin değerli bilgileriniz vasıtasıyla
1. Riva iznini vermeyen kulüp kongresi; hesabını niye benden sorduğunu anlayamadım, uygun bulmamışlar demek ki. O Gayrımenkul Fonu kurulmuş olsaydı da meyveleri hemen toplanabilecek bir şey değildi bildiğim kadarıyla. İyi olurdu veya kötü olurdu demek doğru olmaz, detayları sonrasında konuşulacak ve şekillenecekti, proje doğmadan öldüğü için mevzu kapandı gitti.
Yanlış bilinen bir şey; hemen satış yapılsa ve para kasaya girseydi bile içine düşülmüş olan FFP kıskacına hiçbir faydası olmayacaktı. Orada baz alınanın ''Direkt futboldan elde edilen gelirlerle giderler arasındaki denge'' olduğunu biliyorsundur. Hele bazılarının kapıldığı ''Para yağacak, yeni Sneijder-Drogbalar gelecek!'' tarzı hayaller düpedüz cehalet eseriydi yani.
2. Kökten Terimperest ve Aysal düşmanı imişim varsayımından hareket etmişsin galiba; alakası olmadığını, alıntıladığın mesajda fazlasıyla ifade etmişim zaten. Tekrar okumanı rica ederim.
Bu başlıkta başka bir mesajımda, aksi yönde görüşlere cevaben, AİG olayında Ünal Bey' in kulübe çok önemli katkıda bulunduğunu söyledim. Oradan elde ettiği saygınlığın başkan seçilmesinde muhakkak etkisi olmuştur.
Daha seçim öncesinde verdiği harikulade mesajlara pek çokları gibi hayran olmuş, ''İşte GS yi büyük Avrupa kulübü yapacak adam!'' demiştim. Geneli itibariyle desteğimi Terim' i paketlediği zaman dahil olmak üzere sürdürdüğümü de yine mesajımda belirtmişim; daha ne yapmalıydım, tapınmalı mıydım?..
Keşke ipleri tamamen eline aldıktan sonra beklentilerimizi karşılasa ve doğru bir planlama dahilinde gerçekten o diline pelesenk ettiği 'kurumsallaşma' yı sağlayabilseydi. Son dönemde, kurumsallaşma adına işbaşına getirdiği profesyonelleri suçlayan, karşı suçlamalara cevap veremeyen de kendisi oldu. City' de filan astronomik bütçeler kullanmaya alışkın Mancini' yi, yerine getiremeyeceği vaadlerle işbaşına getirdikten itibaren yaptığı her hamle yanlış oldu, toparlamaya çalıştıkça daha da batırdı ve sudan bir bahaneyle -Fatih Altaylı' nın aylar öncesinde bizleri öfkelendiren iddiasını doğrulamak suretiyle- kaçıp gitmek zorunda kaldı.
3. Dursun Özbek savunucusu değilim ki Ünal Aysal-Dursun Özbek dönemlerini kıyaslayıp da hangisinin niye daha iyi olduğunu ispatlamaya yönelik uzun mülahazalar yapmam gereksin. Keşke her bakımdan güven veren başka bir ekip ortaya çıksaydı da meydan bunlara kalmasaydı.
''Vakıf olma'' lafımda gocunulacak bir şey yoktu aslında. Ben bu işlere zamanında gereğinden fazla kafa yorduğum ve senin argümanlarını zayıf bulduğum için öyle demişimdir, belki de çoğu konuda yanılıyorumdur. Herkesten daha iyi bildiğim iddiasında hiç bulunmam, kimin neyi ne kadar bildiğini kim bilebilir?..Yine de kusura bakma...