2-3 Hafta kadar önce tercümanın rezalet olduğunu söylediğimde; Galatasaray'da çalışan birine hakaret edemeyeceğimi, ingilizcesinde hiç bir sorun olmadığını, çok iyi biliyorsam neden ben değil de o tercüman olduğunu, tercümanın gayet iyi ingilizce konuştuğunu söyleyen, birçok ukala çıkmıştı. Ben tercüman meselesinin ciddiyetine dikkat çekmeye çalıştıkça, bana olan tepkiler arttı. Hatta aynı şeyleri defalarca yazmamın itici olduğunu söyleyen, dolaylı yollardan hakaret edenler, alay edenler oldu.
Bunun üzerine burda sadece anlayabilecek bir iki insanla konuşmayı yeterli gördüm. Doğru söyleyeni 9 köyden kovmayacak insanlarla.
Herneyse sonunda Galatasaray klübünden dolaylı yoldan yöneticilere ulaştım. Direk ben olmasam da aracılar vasıtasıyla durumun ciddiyetine dikkat çektim.
GS TV'ye ve medyada Galatasaraylı olarak bildiğim bir kaç yazar mail attım. Bu yaptıklarım dinlenseydi ve toplu hareket edilseydi belki sonuç daha hızlı olurdu.
Geçen GS TV' de Rijkaard'ın idmanlarda taktiklerini de bu tercüman çeviriyordu. Çok byük bir dehşete kapıldım. Futbolcular tercümanın ağzından çıkacak her kelimeye inanmak durumundalar. Ve Rijkaard'ın sistemini normalde 3 ayda kavrayabilecekken bu adam sayesinde 9 ay da kavrayabilecek. Rijkaard'ın ne istediği yanlış çevirileceği için futbolcular bir türlü tam istenileni yapamayacak ve zaman içinde, Rijkaard; "bu kadar embesil bir futbolcu grubu" görmedim demeye başlayacak. Aynen GS TV muhabiri soru sorduğunda Rijkaard'ın hep bıyık altından pis pis gülmesi durumu gibi. Çünkü o saçma soruları soranın muhabir olduğunu sanıyordu. Oysa soruları saçma değil tercümanın çevirisi rezaletti.
Yeni bir sistem, bir felsefe getirilmek isteniyorsa ona uygun çevirmen de gerekir. Hem dili hem de futbolu iyi bilen. Kelime kelime çevirmek çeviri değildir. Yoksa UTANÇ VERİCİ bir durum meydana gelir.
Not. Rijkaard'ın ingilizcesi çok çok iyi değil ama; kendisini gayet net ve açık bir şekilde ifade edebiliyor. Burada Rijkaard'ın ingilizcesinden doğan hiç bir sorun yoktur.